sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (4)
  • medya (0)

1. Merhaba;

Ünlü bir reklamın sözünü paylaşıyorum ilk olarak “ en önemli giysiniz cildiniz”. 

yıllar süren kozmetik maceralarında birçok kadın gibi kozmetik ve dermokozmetiğe deli gibi para harcadım. Önem derecesi hiç bitmiyordu. Makyajı vardı, temizlemesi vardı, bakımı vardı derken maaşımdan önemli bir bölümü bu sektöre yatırıyordum. Bu arada mesleğim Türkiye standartlarına göre oldukça iyi. Bunu söylememi yanlış anlamayın lütfen, sadece parasızlıktan ziyade kozmetik sektörüne olabildiğince az para kaptırmayı amaçladığım için bu yazıyı yazıyor olmam. 

İlk önce makyajımı daha doğal yollarla çıkarmaya başladım. Şu an bir pamuğa gül suyu ve üzerine üzüm çekirdeği yağı sürerek makyajımın tamamını çok güzel bir şekilde çıkarıyorum (cildim yağlı bu arada, farklı cilt tipine göre farklı yap kullanılabilir). Aktardan aldığım yağ 10tl idi. Gül suyu da 20 tl. Daha önce makyaj temizleme suyum bir ayda anca dayanırdı. Şu an bir buçuk aydır ikisi de yarıya kadar bile inmedi. Yüz temizleme jeli olarak indirimden aldığım Nivea detox u kullanıyorum. Ondan önce aldığım 200 tl ilk yüz temizleme jeliyle aynı etkilere sahip. Bakım kremine 250 tl vermiştim. Şu an üzüm çekirdeği yağını yüzüme masaj yaparak kullanıyorum. Çok daha aydınlık ve nemli bir yüze sahibim. Peelingimi eski ve kılları yumuşak olan bir diş fırçası  ve kahve telvesiyle yapıyorum. Maskem ise aktardan aldığım 5 liralık yeşil kil ve maden suyu.

Dax supergro başlığı altında saçlarımın yarısının boyalı olduğunu ve çok kuruduğunu belirtmiştim. Ne denediysem kar etmemişti. Bir 300-350 tl harcadım sanırım. En son aktardan aldığım badem yağını saçımı yıkamadan önce 3-4 saat beklettim. Sonra bir sitede okuduğum BİM’in (şaka yapmıyorum) a plus hindistan cevizli saç kremini aldım (10tl). Banyodan çıkınca da nemli saçlarıma pantenenin geçen gün 12 liraya aldığım yağını sürüyorum. Ve saçlarım inanılmaz derecede yumuşak ve parlak. Resmen hiç oryalle açılmamış ya da zarar görmemiş gibi. 

Sabahları aç karnına bir videoda izlediğim yatın limon kabuğu rendesi, limonun suyu, bir çay kaşığı kuru zencefil ve yarım bardak suyu aç karnına içiyorum. (Bir hafta yapıp 7-10 gün ara yapıyorum. Midesi rahatsız olanlar lütfen denemeyin!). vücudumdaki ödemi ucuz ve kısa yolla atıyorum.

Tabii ki profesyonel olarak cilt bakımı çok ayrıdır. Ben hiç yaptırmadım ama dermapen i merak ediyorum. 

Fakat aldığımız çoğu markanın içeriği birçok kimyasal maddeden oluşuyor ve deli gibi para harcatıyorlar. Bir kere batağa battığınız zaman kurtulması çok zor oluyor. Farklı önerileriniz ve uygulamalarınız varsa ve bilgilendirirseniz sevinirim. Güzel kalın...

4 mart 23:22

2. Benim için hindistan cevizi yağıdır. Makyajımı bununla çıkarıp ardından biodermanın yağlı ve karma ciltler için olan yüz yıkama jeliyle yıkıyorum. Makyajı bundan daha iyi çıkaran başka bir şey görmedim. Haftada bir aktardan aldığım kil ile yüzüme maske yapıyorum. Yüzüm çok kuruduğundan çare yine hindistan cevizi yağı. Duşta beyaz sabun ve nemlendirmek için yine hindistan cevizi yağı kullanıyorum.  Saçlarıma haftada iki kere yine bu yağla maske yapıyorum. Bitti gitti. Şişe şişe kozmetik bulundurmayı artık hem yorucu, hem de para tuzağı olarak görüyorum. Saçlarım ve cildim hiç olmadığı kadar güzeller. 

5 mart 01:22

3. tasarruf denince benim anladığım şey, bilimsel araştırma ile desteklenen içeriklerin, marka ve imaja para verme azaltılarak kullanılmaya devam edilmesi. (bkz: the ordinary) bu şekilde patlamadı mı zaten?

biraz etken madde araştırırsanız, eczanelerde satılan bazı ürünlerin fiyatları fırlamış bakım ürünleri ile aynı içerikleri paylaştığını görebilirsiniz. retinoik asit, üre içeren kremler, azelaik asit, vs. bunlar hep cilt bakımının baş tacı ürünleri; fiyatları el yakmıyor ve ulaşım kolay. ancak tasarruf diye orta çağa dönmenin ve mutfakta ne bulunursa bunları yüze sürmenin doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum.

5 mart 17:00

4. Ter kokusunu azalmaK için duşta kol altlarımı karbonatla yıkıyorum aynı zamanda kol altı renginide beyazlatıyor.

Mısır unuyla ayda bir cildime peeling yapıyorum.

Avokadoyu çok seviyorum ama malum pahalı olduğu için yarımşar dilim olarak yiyorum her gün. Kabuk kısmında biraz bırakıp temiz yüzüme ve ellerime sürüyorum yumuşacık yapıyor.

İşim sebebiyle hergün makyaj yapıyorum her akşam 3 disk pamukta silmek için kullanıyorum. Çok fazla pamuk tükettiğimi farkettim o yüzden artık tonik sürdüğüm yada çok kirlenmemiş olan pamukları biriktirip ojelerimi silmek için kullanıyorum pamuk tüketimim yarı yarıya azaldı.

Dişlerimi beyazlatmak için çok fazla kimyasal kullandım ama en büyük etkiyi aktardan aldığım misvaktan gördüm. Dişlerimi fırçaladıktan sonra birde misvakla dişlerimi iyice temizliyorum hem fiyat hem performans açısından beni memnun etti.

Kuru şampuan 40 tl ve çabuk bitiyor. Benim çabuk yağlanan saçlarım yok ama acil durum için artık kuru şampuan değil talk pudra kullanıyorum.

Edit: Bu ne ya? Başlıkta doğal yöntemlerle tasarruf etmeye çalışan herkes ne kadar çok eksilenmiş? Sebep ne? Sabah uyandığımızda yüzümüze 30 tane ürün sürmüyoruz diye mi? Hayır amaç gerçekten anlamadım sadece benim değil bir çok girdinin nesini beğenmediniz mesajlarınızı bekliyorum.

6 mart 11:52 7 mart 09:40