sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (490)
    • medya (1)

    490. yanaklarım oldukça kırmızı, çenemde ve yanaklarımda sivilce lekelerim mevcut. aslında göz altlarım çok problemli değil yani dinlenme ve uyku durumuma göre değişiyo görüntüsü ama zaten bb krem ya da fondöten sürüp göz altıma bi ten ürünü uygulamadığımda abzürt duruyo. e her yerimi kapattım yüzümün boyutları kayboldu derken bi kontür pudrası, allık veya bronzer sürüyorum böylece baya komplike bir hal alıyo. he baştan hiç kapatma o zaman o kırmızılıkları ve lekeleri derseniz haklısınız. ama onları kapattığımda kendimi daha güzel hissediyorum. gözüm alışmasın diye her gün makyaj yapmamaya çalışıyorum ama içimden her gün yapmak geçerken ten makyajını bırakmak şimdilik benim için bir hayal gibi duruyor. seviyorum o kapatıcının fondötenin pudraların verdiği blurlu görüntüyü ya

    18 nisan 12:46

    489. yani gönül ister ama mosmor ve torbalı göz altlarım istemez... 

    17 nisan 14:10

    488. yapmayı düşünmediğim eylem. Eskiden yüzümde sivilcelenmeye sebep olduğunu düşünür arada ara verirdim. Sosyaleczaci Gamze'nin "hiçbir fondötenin yüzümüzde sivilce yapmadığını-alerji yapadığı sürece- önemli olanın iyice yıkamak olduğunu söylediğinden beri, arada vermiyorum. Tek yaptığım kendi cildimle uyumlu fondöteni ve kapatıcıyı bulmak ve uygun temizleyiciyle arındırmak oldu.

    17 nisan 13:15

    487. Aldığım uygulamada en zor kararlardan biriydi. 2 yıl önce fondöteni ve pudrayı tamamen bıraktım. Her gün makyaj yapan ve bundan zevk alan biri olarak geçmeyen sivilcelerim için başka çarem yoktu. Roaccutane tedavisi oldum bu süreçte yüzüm olabilecek en kötü hale de geldi ancak sabrettim. Sivilceler gitti izleri kaldı. Hala da onlarla mücadele ediyorum. Hormonel rahatsızlığımdan dolayı arada çıkan yanardağ sivilceler de cabası. Ancak ben şu an aynaya bakınca kendimi çok beğenir oldum. Asla o tam ten makyajlı halim şu anki görüntümle yarışamazdı. Bunu söylerken çok ciddiyim. Çünkü şu an cildim içten parlıyor. Ten makyajına ayırdığımdan çok daha fazla zaman ve para harcıyorum. Eğer bunu yapmak istiyorsanız kararlı ve sabırlı olmanızı öneririm. Bana gerçekten tak etmeseydi ve kesin kararlı olmasaydım max 3 ay dayanırdım. Oysa güzel şeyler emek ve zaman istiyor.

    17 nisan 11:39

    486. yüzümdeki sivilceler geçtiğinde yapacağım eylem.

    17 nisan 11:20

    485. 5 liraya neden niye aldım bilmiyorum ama bir merdiven altı fondoten almıştım. aa fondotenim oldu diye seviniyordum yaş 15. akşamında doğum günü partisine sürüp gittim ve herkes türkiyede bu tonda kimse yok bunu neden aldın dediler. ben de o günden beri küstüm turuncu fondotenlere...

    16 nisan 22:29

    484. Bıraktım denemez tam olarak düğün dernek vs olduğu zaman yapıyorum hala.. bb krem kullanıyorum bu arada fondöten ağır geliyor bana. günlük çarşıya pazara giderken yapmamayı deniyorum bu aralar. Ve farkettim ki cildimdeki sorunlar baya düzelmiş aslında.

    16 nisan 20:32

    483. fondoten sürmeyi bıraktım dersem doğru olur. ten makyajını bırakmadım. fondoten yerine la roche'un renkli nemlendirisini sürüyorum genelde. hem kalıp gibi durmayan hem de sağlıklı duran bir cildim oluyor.

    16 nisan 10:21

    482. Hiç allık, bronzer ve highlighter almadım. Hiç kullanmadığım için de o ten ürünlerinin eksikliğini hissedemiyorum. Yüzümün kuruluğu azalırsa tek fondötenim olan mac-face and body kullanıyorum. 1 hafta düzenli kullansam bile yüzümde komedonlar çıkıyor ve alnım pütür pütür oluyor. galiba benim cildim alışkın olmadığı için böyle oluyor ama her şeye rağmen insan fondötenin verdiği parlaklığı ve blurlu görüntüyü istiyor bazen. Gözü alıştırmakla alakalı olduğuna inanıyorum. Ben de eyelinere alışmışım eyelinersiz pek dışarı çıkmıyorum. O yüzden bırakmak isteyenler de her gün birer malzeme eksilterek bırakabilirler bence. Hem gözünüz alışabilir zamanla. 

    16 nisan 09:25

    481. girdilerin bir kısmını saçma bulduğum gibi yazdığınız/gözlemlediğiniz birçok sanrıyı da çürütmeye geldim. (uzun olacak kusura bakmayın)

    öncelikle ten ürününü bıraktım dersem yalan olur, bırakmadım. sadece ten ürünüm bitti o yüzden kullanmıyorum. ben de kapanması gereken yerleri kapatıcı ile kapatıp makyajımı tamamlıyorum. bunun maddiyat boyutunu düşünürsek kapatıcılar daha erken bittiği için zararda oluyorum.

    -lisedeyken çok güzel, ışıl ışıl, pürüssüz, yanakları doğal allıklı bir cilde sahiptim. zaten hormonlar tavan cildin de sinyalini veriyor tabi. arkadaşlarımdan inanılmaz iltifat alırdım. hiç unutmam bir lise arkadaşım porselen bebek gibi cildin var derdi. o zamanlar yaptığım tek "cilt bakımı" akşamları "dove sabunla" yüzü yıkamak ardından nivea nemlendirici sürmek ve yatmak. evet sadece bu iki unsur pürüssüz olmaya yetmez elbette. diyorum ya azizim "hormonların" dışa vurumu diye.

    -üniversiteye geçtiğim zaman tek makyaj malzemesi göz kalemi, rimel ve lip balm olan ben fellik fellik ten ürünü arayışına geçmiştim. işte o zamanların ünlü youtuber ablası londradabirtürkkızı ile tanıştım. missha perfect coverı da onun sayesinde tanımıştım. aslında makyaja dair ne varsa onun sayesinde öğrendim de diyebilirim. missha'nın online sitesi de yok bi satıcıdan aldım geçtim. içerik araştırma falan o zamanlar hak getire tabi. bu bb kremle üniversite yıllarımı geçirdim arkadaşlar. kaç kutu bitirdiğimi hatırlamıyorum bile, yapısı fondöten kadar kalın zaten. o yıllardaki "cilt bakım rutinim" ise neutrogena'nın eski temizleme sütü ile makyaj çıkartılır ardından johnsons baby ile iki kere hart hart yıkanır ve nivea nemlendirici (gizlinot: nivea nemlendirici ile uzun soluklu bir ilişkimiz olmuş kabul ediyorum) ile nemlendirilip yatırılır. haftada 2 kere de peeling yapardım hem de iri tanecikli. işte şu an tam 4,5 yılda cilt ph'ımın içine eden ve çizen beni görüyorsunuz arkadaşlar...

    --> Şimdi sorun bana ilk ten ürünü kullandığında yüzüne bir şey oldu mu, sivilce bastı mı, lisedeki o bebek yüzün ömrünü doldurdu mu diye?

    cevap: hayır. aksine üniversitede de sık sık cildime iltifatlar aldım. hatta bu bb kremi sürdüğüm günlerde defalarca yüzümdeki ürün soruldu, ki benim yüz tüylerim vardır, sarartırım ten ürünleri hoş durmaz aslında. bu arada çevremdeki arkadaşlarım da bu bb kremden almışlardı. hepsi bendeki gibi durmadığını söylemişti. benim cildim karma olduğundan gün içinde parlama yapardı, bu onların gözünde güzel görünüyordu galiba, ben de bilmiyorum.

    -şimdi işsizim, yeni ayrıldım. (gizlinot: buradan işsiz olan ve iş arayan süslülere selam olsun) bu yüzden de depresyona girdim denebilir. evden pek dışarı çıkmadım. cildimi koreliler gibi temizliyor ve arındırıyorum. yani şuan ki "cilt bakımım" çift bazlı temizleme-eksfoliasyon-tonik-esans-serum-yağ-nemlendirme şeklinde sıralanabilir. tabi bunların hepsini her gün yapmıyorum. cildimin ihtiyacına göre ayarlamaya çalışıyorum. içerik okumayı da yeni yeni öğrendim.

    -->şimdi sorun bana "ee sen bilinçlenmişsin, ten ürünü de kullanmıyorsun, nasıl cildin hala lisedeki gibi mi?" diye.

    cevap: hayır. lisedeki gibi değil arkadaşlar. hormonlarıma baktırdım, d vitamini hariç hemen hemen normal seviyedeler. cildim bir ara o kadar sapıttı ki hiç cildiyeye gitmeyen ben gittim ve kortizon içeren kremler ayrıca bir de antibiyotik kullandım. mayın tarlası gibiydi. cildimin geldiği durumu siz hayal edin. bunca tıbbi müdahaleye rağmen geçti mi peki? hayır geçmedi. aksine hiçbir işe yaramadığı gibi sanki daha kötüye gitmişti. bunların en büyük ama en büyük nedeni ise biliyorum ki "stres" idi.

    sonuç olarak "ten ürününü bıraktım cildim şöyle mükemmelleşti, şöyle harika tepkiler gösterdi, şöyle ışıldadı, şöyle türkan şoraylaştı, şöyle oldu böyle oldu" diyenler için sadece şunları söyleyebilirim. ya ten ürününüz iyi değildi veya cildiniz alerjik reaksiyon gösterdi ya da tam anlamıyla arındıramıyordunuz. ten ürününüzü bıraktığınız için de cildiniz zahmet edip kendine gelivermiş arkadaşlar aslında olan bu.

    cildinize gereken temizliği, bakımı, hassasiyeti verdiğiniz sürece ten ürünlerinin size olumsuz bir etkisi olmayacaktır. bir de bütçeniz varsa gidersiniz medikal bir ortamda güzelce cilt bakımınızı da yaptırırsanız sizden kraliçesi olmaz.

    ee madem buraya kadar okundu o zaman benim ekstra dört tavsiyem olacak:

    1.herkesin kullandığı havludan uzak durun

    2.bol bol bol bol bol su için

    3.sık sık yastık kılıfınızı değiştirin

    4.bol bol da temiz hava alın (bu biraz garip oldu ama ev ortamı bakteri kaynıyor arkadaşlar. ben ne zaman 1 hafta evden çıkmasam cildimin ne kadar kötüleştiğini kendim gözlemledim).

    16 nisan 03:33

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar