sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (30)
  • medya (3)

30. diziye başlayalı daha çok yeni oldu hatta daha ikinci bölümdeyim.-lol- genelde dizileri izler ondan sonra buraya bilgi girerim ama bu dizi için bekleyemedim malesef ki.

benim önerim dizi hakkında bir şey okumayın.misal burada yazılanları dizinin konusunu vs okusaydım birinci bölüm sonunda bu kadar şok olmazdım.

bazı diziler vardır ki hakkında hiçbir şey okumadan izlendiğinde ilk bölümden sizi daha fazla sarar.bu da öyle bir dizi.gerçi bu dizi hakkında yazılanları okusanız bile eminim ki çok seveceksiniz çünkü gerçekten başarılıydı.ne bayat drama ne bayat espriler ne de çok fazla klişe var.bana çok hayatın içinden ve güzel geldi bu sebeple.

ilk bölümden beni bu kadar etkileyen bir dizi son zamanlarda hiç olmamıştı.daha önce başlamadığım için baya kızdım kendime.

izleyin,izlettirin.müthiş!

29 kasım 09:55

29. Hayatımda izlediğim en güzel dizilerden biriydi. Ve en çok ağladıgım diziydi. Hiç bitmese keşke.

16 kasım 20:09

28. izlerken en çok zorlandığım ve en çok ağladığım dizi. 3. sezon başlamış 2 kere açtım ama izleyemedim. ben de babamı kaybettiğim için izlerken kahroluyorum ama eski güzel günleri de hatırlattığı için dayanamayıp izliyorum. çocukların küçüklük dönemlerini izlerken gülümseyerek ağlıyordum. mutluluktan hiç ağlamadım hayatımda ama tam olarak böyle bir şey oluyor sanırım.

---spoiler---

yeni sezondan değil ama eskilerden en çok içimi acıtan sahnelerden birinden bahsetmek istiyorum. Kevin'ın üzdüğü herkesi bir listede topladığı bölüm. ve onlarla arasındaki sorunları tek tek çözmeye karar verdiği. Son isme kadar pek çok isim görüyoruz orada. Beth, Randall, Charlotte, Sophie… Her birinin yanına küçük bir tik koyuyor özür diledikten sonra. Sonuncusunu görünce ağlamaya başlıyor. Son isim babası... mezarına gidiyor, kendiyle yüzleşiyor, özür diliyor... hayatta hiçbir şeyin ertlenmemesi gerektiğini bir kez daha öğreniyoruz maalesef.

----spoiler---

17 ekim 10:00


27. dokuz bölüm izledim. bırak ağlamayı gözüm bile dolmadı. ben mi öküzüm bilmiyorum. güzel dizi fena değil. vaktiniz bolsa izleyebilirsiniz. biraz sulu zırtlak duygusallık barındırıyor. o açıdan bana çok hitap etmedi, bıraktım. jack'in karısına olan aşkı falan çok abartılı geldi, üç çocuktan sonra hala karısına ilk günkü gibi bakması falan.. bilemiyorum. mutsuz bi ailede büyüdüğüm için aile dizileri sarmıyo sanırım.

16 ekim 14:51

26. öyle bir hale geldi ki artık jack'in olduğu sahneler başlar başlamaz insanın gözleri doluyor. yurtdışında koskoca bir "duygu sömürüsü dizisi" olarak anılıyor. ama seviyoruz işte yapacak bir şey yok.

16 ekim 14:29

25. milo ventimiglia seni çok seviyorum

5 ekim 00:40

24. Bazı müzikler vardır, veya yiyecekler ilk duyduğumuzda ya da tadınıza baktığımızda aşık oluruz ya. Bu dizi de bende aynen öyle bir tat bıraktı. İlk bölümü o kadar beni içine çekti ki üç günde 10. bölümü izlerken buldum kendimi.

Hüznü, komediyi, sıcaklığı ve daha bir sürü duyguyu içinde barındıran gerçekçi bir dizi. Uzun zamandır dizi, kitap, film gibi şeylere dikkatimi veremeyen ben, kaptırdım gidiyorum bu diziye. Kısaca mutlaka başlayın derim pişman olmazsınız.

2 ekim 18:43 2 ekim 18:46


23. canım dizimin 3. sezonunun başlaması şerefine ben de hakkında bir girdi yazayım dedim. en sevdiğim dizilerden biri. güzel, pozitif insan ilişkilerine aç kaldığımız şu dönemde o sıcaklığı başarılı ve naif bir şekilde sunuyor. keşke ben de bu ortamda olsaydım dedirtiyor bana. 70-80-90'ları gösteren sahneleri de çok seviyorum, geçmişe nostaljik bir yolculuk oluyor. aile olmak ne demek diyenlere benim cevabım bu dizidir. iki sene önce çok kötü zamanlar geçirdiğim bir dönemde, biraz olsun kafa dağıtmak için yeni başlayan dizilere göz atarken buldum ben bu diziyi. daha sadece ilk bölümü yayınlanmıştı, bir bakayım dedim. bakış o bakış. daha ilk bölümünde beni içine çekti. kafa dağıtacağım derken daha çok ağladım gerçi ama olsun. ağlayacaksam da böyle naif güzelliklere ağlayayım bari.

26 eylül 19:09

22. methini sıkça duyduğum dönemin annemin vefatına denk gelmesi ve herkesin ağlatıyor yorumu üzerine izlemeyi ertelediğim diziydi. beynimi meşgul etmesi için dizi arayışındayken burda çokça adının telafuz edilmesinden ilgimi çekmişti ama amacıma hizmet etmek yerine işleri daha da beter eder diye merakımı dizginledim. onun yerine hakkımı şöyle dolu dolu 2-2.5 saatimi yiyecek bir türk dizisinden yana kullandım ve utc izledim(gizlinot: swh) sonunda bu yaz yayınlanan tüm bölümleri izledim ve 3. sezonu heyecanla bekliyorum bu eylülde. daha önce hiç aile draması izlememiştim. pek de tarzım olduğunu söyleyemeyeceğim ama bir çok yönden beğenimi kazanan bir dizi oldu. yorumların aksine ben her bölüm o kadar ağlamadım ama karakterlerine bu kadar ısındığım ve benimsediğim bir dizi de olmadı sanırım. gerçeklik duygusu çok kuvvetli dizinin. milo misal jack oldu benim gözümde tamamen. başka bir yapımda başka bir karakterde yadırgayacak gibiyim. ağlamadım dedim ama her karakter için üzülüp acı çekmişliğim var sanki bir yakınım gibi. fakat tek bir şikayetim var o da erkek karakterler mükemmele yakın şekillendirilmişken en gıcık olunası karakterlerin kadın olması üzücü. kasıt aramalı mıyız bilmiyorum. ha erkeklerimiz bu dizideki erkek karakterleri görüp ibret alacaksa amenna ancak nerde diyorum. bundan sonrası spoiler içerir.

-------------spoiler---------------

dizinin pilot bölümü çok güzel kurgulanmış bence. tamamen farklı tarzda diziler olmalarına rağmen benzer tadı modern familyde de almıştım. bölümün sonunda karakter bağlantılarının açığa çıkışı falan benzerlik içeriyor. hangi karakterden başlasam bilemedim. hepsi benim bebeklerim. kevindan başlayayım.

erkek karakterler içinde en zayıf halka kevin gibi dursa da sığ görüntüsünün altında özünde çok iyi bir insan olduğunu oyununu terkedip randallı teselli ettiği bölümde görmüş olduk. kate küçüklüğünden beri koruyup kollaması olsun falan havai mavai ama iyi çocuk bu kevin dedirtiyor. jackle rebeccanın çok iyi ebeveynler olması kevinin çocukluk ve ergenlik döneminde geri planda kalmış olduğu gerçeğini değiştirmiyor. o hırçınlıklar o asilikler falan hep ondan. randall'a üveyliğini hissettirmemek adına rebecca işin ayarını kaçırıyor bana kalırsa. rebeccaya zaten çok kızgınım ve ona laflar hazırladım.

randall ve williamın hikayeleri ayrı ayrı üzüyor beni. jack zaten canımız ciğerimiz ama williamı da en az jack kadar sevdim ben ve onun ölümü de çok üzücüydü. jack mükemmel erkek diye lanse ediliyor ancak randall da mükemmel erkek ve kocanın vücut bulmuşu adeta. yıllar sonra babasına kavuşması ama erken kaybetmesi, çocukluğunda ve ergenliğinde yaşadığı kimlik arayışı karakteri sarıp sarmalama hissi uyandırıyor. peki ya william. dram puanı 10/10 olan bir hikayeye sahip. ona ayrılmış olan bölüm en sevdiğim bölüm oldu kesinlikle. rebeccanın williamın varlığını gizlediği için yatacak yeri yok. randall tabi mükemmel bir insan olduğundan üvey annesinin hayatından çalan bu hatasını bile affedebilme büyüklüğünü gösterdi. ben olsam affetmeyebilirdim. hele de yıllar sonra bulduğum öz babam birkaç ay sonra kanserden ölseydi. randallın eşiyle olan uyumu da çok güzel birbirlerini dengeliyorlar. beth'in badassliğini, karizmasını seviyorum. dizideki en sevilesi kadın hatta. toby herkesin sahip olmayı isteyeceği bir sevgili. eğlence, romantizm ne ararsan var adamda. ben de fazla kilolu bir ergenlik geçirdiğim halde kate ile bir bağ kuramadım nedense. onunla empati yapmayı beceremiyorum. biraz da drama queen buluyorum sanırım. üstelik babası mükemmelliğinde sevgili buldu hala bikbik.

rebeccaya çok kızgın olsam da miguel'in demesi onlar jack ve rebecca. birinden bahsedip diğerini atlamak olmaz. allah isteyen herkese rebecca ve jack bağlığında yuva nasip etsin. rebeccanın jackin içki problemi karşısındaki tutumu da örnek teşkil edecek düzeyde. jackin öleceğini ilk sezondan beri biliyorduk zaten ama öldüğü bölümü izlemekten çekinmiştim kendi acımı kanırtır diye. ama ilginç şekilde iyi geldi bile diyebilirim. jackin cenazesinin yakıldığı bilgisi önceki bölümlerde verildiği halde yangında öldü sandım önce. derken kapıda belirdi sevindim ölmedi diye. sonra en beklenmedik anda işler yoluna girecek diye ümitlendiğim anda öldü. aynı hayat gibi. aynı annem gibi. doktor başınız sağolsun dediğinde ben de rebecca gibi kalakalmış önce idrak edememiştim. hissettiklerimi ekranda izlemek yalnız olmadığımı yaşadıklarımın normal olduğunu hatırlattı sanırım.

10 eylül 15:42 23 ekim 01:03

21. en kısa sürede izlediğim 40dklık dizi oldu...

bu dizinin çok ayrı bir ruhu var, gerçekten karakterleri hep içinizde yaşatıyorsunuz. her bölüm ağlamaktan başıma ağrı giriyor. illa hüzünlü değil, mutlu sahnelerde de ağlıyorum. özellikle 2x14te bir paket mendilim abartısız bitti. bir de üçüzleri tek tek ele aldıkları bölümler vardı, orada kevin'ın bölümü de muhteşemdi. dizi genel olarak harika zaten, konuların bağlanması.. (gizlinot: randall'ın kızının gelecekteki hali olan sahne.. evlat edinme ile ilgili olan)

jack pearson ile evlenmek istemeyen yoktur heralde? bi o kadar da rebecca ile olan ilişkisine aşık olan da...

günümün belli zamanlarında aklıma geliyor.kafayı mı yedim diyorum hatta bazen.

ne tarz mı dizi seviyorsun diyenlere artık this is us tarzı diyorum. umarım türk versiyonu falan çekilmez diye dua ediyorum.

-

-

-

-

--spoiler--

evde kettle fişleri çeker oldum :( hiçbir eşyanın fişi takılı kalmamalı, bir de pil önemli bir şey..

--spoiler--

8 eylül 23:58