sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (21)
    • medya (0)

    21. yurtdışında fakir bir öğrenci olarak benim uyguladıklarım;

    - dışarıda asla suya para vermiyorum, her zaman yanımda şişem var ve yaşadığım yerde çeşmeden su içiliyor. bazen canım soda çektiği zaman, gazlı su alıyorum bunu yaptığımda da marketlerin kendi markalarını ya da okulun gazlı su otomatını kullanıyorum. 

    - kahvemi ya da çayımı da olabildiğince yanımda taşımaya gayret gösteriyorum, 2 sene önce arkadaşım çok güzel bir termos hediye etmişti sağolsun. 

    - yemek yapma konusunu beni en zorlayan kısım oluyor genelde keza tek başımayım, dolayısıyla yemeklik bir şey aldığım zaman bir süre onu yemem gerekiyor. mesela en son 2.5 kg patates aldım en küçük paketlenmiş bu olduğu için, kolay bozulmasa da bir süre patates kombinasyonlu yemekler yapmak durumundayım. benim durumumda donmuş sebzeler kurtarıcı oluyor, istediğim kadarını yapıp gerisini buzluğa koyabiliyorum böylece ve donmuş sebzeler taze sebzelere kıyasla çok daha ucuz. domates vs gibi şeyleri de konserve kullanıyorum yemekler için keza taze domatesle yemek yapmaya kalksam batarım malesef.

    - market alışverişlerinde lokal pazarları tercih ediyorum, türk pazarı kuruluyor haftada 2 gün mesela oraya gidiyorum; özellikle akşam saati gittiğim ve türkçe konuştuğum için genelde ''öğrenci misin?'' sorusunun ardından ya güzel bir indirim, eğer şanslıysam da bazen bedavaya bile bir şeyler aldığım oluyor. geçenlerde bir sürü avokado verdi bir amca sağolsun ^___^

    - yine yemek alışverişi konusunda genelde her şeyden bir çeşit alıyorum mecburen; bir çeşit peynir, bir çeşit zeytin vb gibi keza bitmiyor ve bozuluyor. bir de marketlerin kendi ürünleri markalı başka bir ürüne göre bazen yarı yarıya bazen üçte biri fiyatına olacak fiyat etiketlerine sahip. çok farklarını da anlamadığım için genelde marketlerin kendi ürünlerini tercih ediyorum. 

    - dışarıda uzun süre takılacaksam yemeğimi, birkaç saat duracaksam atıştırmalığımı yanımda götürüyorum yine. genelde muz oluyor atıştırmalık, en uzun süre tok tutan ve en kolay şekilde tüketilen meyve bence. yemekte de genelde basit karbonhidrat olarak pirinç + protein şeklinde, artık havalar çok sıcak olduğu için bitkisel proteine geçiş yaptım. 

    - bazen yemeği salata ile değiştiriyorum, sosunu koymadığınız sürece çok kötüleşmiyor zaten. yemek hazırlayamadıysam da genelde tercihim marketten salata almak oluyor, oldukça ucuz burada büyük boy hazır salatalar. 

    - çantamda sürekli olarak bez poşet var, zaten hep paralıydı burada poşetler o yüzden geçiş yaparken sıkıntı yaşamadım. poşetimi unuttuysam markete girmeden hemen girişteki kolilerden alıyorum elime. bez poşete de para vermedim hiç, tüm etkinliklerin baş tacı gibi bir şey; her etkinlikte birileri mutlaka hediye ediyor. 

    - sosyalleşmekten de geri kalmıyorum elbette, yaşadığım yerde birçok sanat etkinliği var; bedava olanlarına denk gelmeye çalışıyorum mutlaka. arkadaşlarla bara gideceksek barda çok sarhoş olmalıyım diye bir ruh haline bürünmemeye çalışıyorum, sosyal içici olarak takılıyorum genelde ki bu 1 ya da 2 biraya denk geliyor. 

    - okuldaki etkinliklere ve konferanslara vaktim varsa ve ilgimi çekiyorsa mutlaka gidiyorum çünkü mutlaka bir goodie bag ya da içki/atıştırmalık sağlanmış oluyor. hem sosyalleşiyorum, bir şeyler öğreniyorum hem de o günkü yemek derdinden kurtuluyorum açıkçası. yemek yapmaktan da sıkılıyorum bazen. 

    - eskiden çok fazla abur cubur ve kola tüketiyordum; artık bunları çok canım çekmedikçe tüketmemeye çalışıyorum keza günde 1-2 içecek içip birkaç abur cubur tüketmenin bana ayda ortalama minimum 100-120 euroya denk geldiğini farkettim. hem sağlıklı da değil, ha canım çok çektiği zamanlar mutlaka ben de alıyorum ama günlük olarak tüketimimi kestim diyebilirim. kilo vermem de cabası. galiba içecek olarak sadece club mate harcamam var, o da her gün değil. 

    böyle anlatınca gerçekten tlc cimrileri gibiymiş gibi oldu ya da kötü besleniyormuşum, eğlenemiyormuşum gibi. aksine hem daha sağlıklı yediğimi hem de daha çok sosyalleştiğimi düşünüyorum eskisine kıyasla. kendimi avutuyor da olabilirim bittabi. 

    18 haziran 02:30

    20. ihtiyacın tanımı: eksikliği hissedilen her şey.

    bi şeyi elzem olmadıkça eksiklik hissetmezseniz, almazsınız. harcamadığınız her parayı harcamış gibi köşeye atıp, biriktirip altın alın. o parayı bi yere bağlamadıkça yapılan tasarrufun anlamı olmaz. yemekten, makyajdan ettiğiniz tasarrufu kıyafete gömerken bulursunuz kendinizi. ooo süper param var diyip harcama yaparsınız. maalesef insan yapıyor bunu..

    17 haziran 20:32

    19. Az yemek. Gerçekten son zamanlarda paramın suyunu çekmesiyle fark ettim ki ben paramı "yiyorum". Tatlılar, kalıp kalıp peynirler falan öyle bi pahalılanmış ki her zamanki yeme şeklim beni kurtarmıyor. Tasarruf için yemekten kısma taraftarı değilim ama hem gereksiz hem sağlıksız olduğu defalarca kanıtlanmış şeyleri yiyerek fakirleşmektense az yemek çok daha iyi. Hazır peynirler, tereyağları, işlenmiş etler, tatlılar hiçbirinin faydası yok insana. Günde 10 lira bile kurtarsanız yeme alışkanlığınızdan, ayda 300 yapar. Gider üst baş alırsınız, kilo da verirsiniz. Ben deneyeceğim bu ay hadi bakalım.

    17 haziran 19:40

    18. Peynir, yoğurt, yumurta gibi şeyler alınca iki marketi falan karşılaştırmak..

    17 haziran 18:02

    17. Şehrinizde ki toptancı tarzı ama perakende ürün satan yerleri araştırın. Özellikle buralara gitmeyin yolunuz o taraflara düşerse gidin. (gizlinot: Yakıt-akbil tasarrufu.)Çünkü genelde merkeze uzak yerlerde oluyorlar. Bir de toptancı tarzı bir yer diye herşey ucuz olmuyor. Market fiyatlarını biliyorsanız karşılaştırıp alın.

    17 haziran 15:01

    16. Şampuan, ped, saç kremi vs. Gibi sürekli kullanacağım ürünlerde bile stok yapmıyorum. Çünkü yerim yok ama yine de bu işi gayet ucuza kapatıyorum.

    Peki ne yapıyorum?

    Herkesin mahallesinde temizlik dükkanları vardır. Ben önünden defalarca geçtiğim bir tanesini gezdim geçen gün. Aman yarabbii, gratisin bizi kazıkladığını biliyordum da marketler de kazıklıyormuş meğerse. Kesinlikle şans verin, bir dolaşın, fiyatları karşılaştırın. Ürün çeşitliliği de sizi şaşırtabilir. 

    En basitinden şöyle söyleyeyim le petit marseillas’in duş jelini kullanıyorum. Gratiste 22 lira civarıydı sanırım büyük boyu, küçük boyu da 15 falan. Ben bu bahsettiğim dükkandan 13 liraya alıyorum büyük boyunu ve indirim falan da değil normal fiyat. 

    Tekrar kabaca rakam vermem gerekirse gratisten yapacağım 80-90 liralık alışverişi buradan 40’a mal ettim. Hem de stok derdi olmadan, aman indirim kovalayayım derdi olmadan.

    Tavsiye ederim. Tabi ev temizliği için kullanılan ürünler de bu tip yerlerde de daha ucuz. 

    17 haziran 14:18 17 haziran 14:20

    15. Kısa masefeleri yürümek

    Termosta çay/kahve ile dışarı çıkmak

    Eve Bimden 10lu kağıt mendil alıp çantada her zaman bir paket bulundurmak

    Deterjan, bebek bezi ve diğer bazı temizlik ürünlerini dan diye girdiğim supermarketten değil de kargo ücretsiz ise trendyol indirimi veya gittigidiyor tarzı yerlerden almak(gizlinot: Marketteki fiyatlari bilip karsilastirma yapmadan olmaz bu ama)

    Kahvaltıyı mutlaka evde yapmak. Hazirlayamazsam bir muz bir bardak süt ile geçiştirmek pahasına evde yapmak.

    Kaban mont bot gibi nispeten pahalı şeyleri mutlaka indirimden almak

    14 ocak 21:27

    14. okula giderken suyumu yanımda götürmek. Yani 1 tl tasarruf. yani gerçekten hakkıyla yapılan ufak tefek tasarruf

    14 ocak 20:45

    13. benim için:

    -kahvaltıyı evde hazırlamak

    -kahvemi evden görütmek

    -suyumu yanıma almak +1

    -ikinci üniversiteye kaydolup hem okumak hem öğrenci kimliğine sahip olmak böylece her aktivitede öğrenci bileti almak, istanbul kartı öğrenci tarifesinden kullanmak (hatta spotify bile öğrenci indirimi yapıyor) kültür tüketimimi böylece sürdürebiliyorum.

    -kindleım olduğu için yeni kağıt kitap almamak

    -drug storelardan sadece indirimlerde alışveriş yapmak

    -doğalgazı sadece evdeyken belirli saatlerde açmak (bu sene aşırı pahalı hale geldi)

    -bankacılık işlemleri için enpara.com kullanmak (çok güzel kampanyaları da oluyor mesela netflix ve spotify harcamalarının yarısını karşılıyor)

    -birikimli hayat sigortası ile her ay ödediğim prim tutarını vergiden indirmek (böylece her ay 50 usd'yi çok daha düşük bir fiyattan almış gibi oluyorum)

    -poşet almamak için çantamda her zaman bez bir şeyler taşımak

    bundan daha fazlası büyük tasarruf olur benim için.

    14 ocak 18:27

    12. Abur cubur yemeyi bırakmak. Hem çok pahalandı hem de çok sağlıksız. Korkunç içeriklere sahipler.

    Suyu evden alıp çıkmaya +1

    Bb kremi süngerle değil elle uygulamak. (gizlinot: Sünger çok ürün emiyor :()

    14 ocak 00:08