yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (9)
    • medya (0)

    1. parfümdür. vedat ozan'ın parfümler kitabında okumuştum ve çok mantıklıydı yazdığı şey. parfümler çok lüks markalara ulaşmanın nispeten ucuz yolu diyordu. yani kalkıp bir givenchy çantaya 10 bin lira veremeyebilirsin ama 200 lira verip bir givenchy parfüm alabilir ve sen de givenchy'nin müşterisi olabilirsin. ulaşılabilir lüks sanırım böyle bir şey oluyor.

    27 kasım 2015 23:06

    2. çok ünlü markaların kozmetik ürünleridir. chanel bir çanta binlerce lirayken chanel bir oje 100 tl. Chanel marka bir şeye sahip olmak ise paha biçilemez birçok kişi için. Bu örnek hermes, dior, gucci gibi markalarla da çeşitlendirilebilir. (gizlinot: aklıma marka gelmediği için internetten baktım. fakirlik.)

    27 kasım 2015 23:24 27 kasım 2015 23:25

    3. ulaşılabilen şey sadece trend olan renk olur ve bu da yeterli olabilir. Ulaşılabilir lüks, yani ulaşılabilir trend. Trendi de bu markaların belirlediğini düşünürsek eğer.

    Üstteki entriye aldığım eksiye istinaden şunu yazıyım : ben de ulaşılabilir lüks için zara veya benzeri markaların indirimini bekliyorum. ve ben de pantone bu yılın rengi gridir, burgundidir diyince etkileniyorum. Ve genelde ornegin gri bir kazak alacaksam, ben aldigimda coktaan sezon sonuna yaklasmis oluyor.eger ki halihazirda birkac yillik gri kazak varsa evde, iste o guzel bir şans. yani benim de gayet içinde olduğum tüketim veya celinme sürecini eleştirdim.kendimi de eleştirdim.

    Bu arada pantone nötr renk olarak beyazı seçebilirmiş yeni sezonda. (gizlinot: Carkin bir dişlisi bildirdi swh)

    30 kasım 2015 08:21 30 kasım 2015 09:48


    4. bence sektörde bir konumlanmadır. mesela 10 bin liraya alamayacağınız pırlanta takının benzerini birkaç yüz liraya swarovski'den alırsınız ama o lacivert kutu bile size kendinizi özel hissettirir. ya da rolex alamazsınız ama Michael kors saat alırsınız. x hoteli'nde kalamazsınız ama restaurantında yemek yersiniz gibi gibi...

    edit: aklıma geldi, damak çikolata da bu kategoriye girer bence.

    30 kasım 2015 09:14 30 kasım 2015 09:23

    5. Bence yüksek fiyatlı ürünlerin uygun fiyatlı muadilleri

    30 kasım 2015 10:12

    6. chanel/dior çanta alamayıp, chanel/dior makyaj malzemeleri alanlar bunun en iyi örneği.

    bir dikili ağacı olmayan, kuş kadar maaşı sımsıcak bir kalbi olan "ben" için ise annenin kendisine yılda 1-2 kez aldığı vakko kıyafetleri, beymen ıvır zıvırları ortaklaşa kullanmak.

    "çalışan anne"si olanlar bilir.

    onların zamanında iyi kıyafet "vakko" demekmiş.

    şimdiki gibi yabancı menşeili markalar bu kadar yaygın değilmiş.

    o yüzden bir saplantı oluyor sanırım.

    mesela bugün işe annemin 30 yaşındayken kendisine aldığı siyah vakko ceketle geldim.

    ha ben gidip kendi paramla alabilir miydim ? aslaaa asdjkhsdajkhasjk

    böbreğimi falan bırakmam lazımdı sanırım.

    bir de annesi, bi dönem butik işletmiş şanslılardanım.

    gidip yurtdışından victoria's secret getirirlerdi. (sene 2007 falan)

    butik kapandı, ortağıyla malları paylaştılar, bizim evimiz hala etiketi üstünde taş gibi kıyafetlerle dolu.

    onları giyiyorum (allahtuttuğunualtınetsin)

    en son geçen kış "bana özel" beymen bi elbise aldı.

    yani o üstümdeyken merdivenden düşsem, carrtt diye ses gelse, "umarım yırtılan ağzımdır" diye düşünürüm askdjlkasjd

    yoksa malum yani, dolabımda kendi paramla aldığım kıyafetlerin markaları zara, mango, h&m, pull an bear, ipekyol, twist falan filan.

    bir de konuyla alakasız ama onların devrinde mal-mülk sahibi olmak şu andan daha kolaymış ki kredi çekmek gibi olayları yokmuş.

    bankaların kredi falan vermediği yıllar...

    ben mesela şu anda kredi çekmeden falan (ki krediyle de zor) ev-bark sahibi olamam.

    ev ya.

    ev almak.

    çok özeli yazmak oldu ama benim çapım bu.

    allarazıolsun, sayelerinde 2 beymen, bi şey gördük.

    başımızda çatımız oldu.

    yoksa g*tümüzde yamayla geziyorduk afedersin.

    30 kasım 2015 12:16 30 kasım 2015 12:17

    7. ne kadar ekmek o kadar köfte. cüzdan kabardıkça rakımı düşer lüksün.

    18 nisan 17:09


    8. Sıcak duş. 

    18 nisan 17:58

    9. Kışın buz gibi havada dışardan eve titreye titreye geldiğimde hemen en yumuş pijamamı giyip pofidik yorganın altına girip sıcacık biz şekilde dizimi izlemek.. (gizlinot: Bunu biraz fazla abartıyorum galiba sözlük, hayatımın %90 ı yorganın altında yatarak geçiyor resmen swh)

    18 nisan 21:36