yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (7)
    • medya (0)

    7. Yaşadığımı düşündüğüm, kendimi etiketlememeye çalıştığım ama bunu bir türlü başaramadığım durum. Şu günlerde daha az yükleniyorum kendime öfkem tamamıyla biz kadınları kendi bedenine düşman eden, kendi bedenine yabancılaştıran sisteme. Çocukluğumdan beri nerden öğrendiğim vajinaya herhangi bir şey girdiğinde bunun imkansız, çok acılı bir durum olduğu. Nerden öğrendim bilmiyorum. Ama cinsel organım nasıl, nereden idrar yapıp nereden haz alıyorum. Nerden regl oluyorum? Nerden birleşiliyor ? Bunu hiç öğrenmedim. Bu öğretilmedi. Yok sayılan bir organdan bahsediyorum. Çok baskıcı bir ailede de büyümedim. Ki neye göre kime göre ? Ebeveynlerin görevi çocuklarına rehberlik etmek değil midir? Çocukken ilk öğrendiğimiz gözümüz yanağımız dilimiz nerde iken cinsel organımıza yokmuş muamelesi yapılması ne kadar baskıcı değil tartışılır. İçimi dökmem lazım. Evli değilim. Yıllar önceki bir ilişkimde erkek arkadaşım çok kısa sürede birleşmek istediğini ifade etti. Hazır değildim bunu dile getirdiğim için ben Kezban, tutucu vs oldum. Bu etiketlemelerle birlikte kendimin ne istediğine bakmadan olalım dedim ve olmadı. Yaklaşık bir sene bir duvar hissettim. Yapamadım. İlişkide türlü hakaretlere maruz kaldım ve karşıdakinin buna hakkının olmadığının bile farkında değildim. İlişki bitti. Psikoterapi seanslarına başladım. Tek başına Türkiye'de bekar bir kadın olarak vajinismus muyum? Sorusuyla devam ettim yoluma. Hep değilsin cevabını aldım. Bu bir çift problemidir. En son süreçte terapistim kendimi tanımam adına cinsel organ kontrolü yapmamı istedi, ayna ile. Önce kendimizi tanımamız gerektiğine vurgu yaptı. Şu yaşımda bu kontrolü yaparken vajina girişim neresi onu bulamadım. Sonra maket üzerinden tanıdım sonra tekrar kontrol. Daha az etiketsiz, daha kendimi tanıyarak ilerliyorum. Şu anki erkek arkadaşımla çok daha kapsayıcı, şefkatli bir ilişkim var. Özgürce sevişebiliyorum. Hani birleşmeyecek miyiz baskısı olmadan. Yine denedik. Yine olmadı. Her olmadığında yine kendimi etiketlemeye kalktım, sevgilim o etiketlerden kurtardı beni. Daha şefkatli daha anlayışlı geldi. Hala canım yanıyor, hala hazır değilim, hala kafamda oturmuş yanlış inanışlar var. Ama bu geçecek biliyorum. Kendimi tanıyarak, kendimden cinselliğimden korkmayarak, tü kaka saymayarak geçecek. Zamanla ve sabırla. Neden yazdım bunları? Ben bu süreçte o kadar yalnız, yapayalnız ve bir tek ben böyleymişim gibi hissettim ki. Aynı problemle baş başa olan hemcinslerimin belki okuyunca yalnız olmadıklarını hissetmeleri için. 

    15 mayıs 08:27

    6. böylesi önemli ve toplumda sık görülen bir sorunla ilgili bu kadar az girdi olması aslında hayret verici.ama bir yandan da neden böyle bir sorunun bu kadar sık görüldüğünü bence açıklıyor.konuşmuyoruz,gizliyoruz,korkuyoruz,utanıyoruz.

    bu hastalıkla ilk tanışmam(hastalık denir mi bilemiyorum yanlışsam affola) üniversite çağında oldu.ablamın bir arkadaşı-kendisi de ya ünv okuyor ya da yeni mezundu- yeni evlenmişti.bir türlü ilişkiye giremiyordu ve üstelik kayınvalide evinde kalıyordu.çok zaman geçmedi kızcağızın intihar ettiğini ve maalesef vefat ettiğini öğrendik.şok olmuş,üzülmüş,şaşırmıştım.o zamanlar vajinismus kelimesi hiç kullanılmıyordu ama şu an görüyorum ki kızcağızda vajinismus vardı allah rahmet eylesin.

    ve ikinci tanışmamız...çok yakından tanıştık kendisiyle...evlendim.ve senelerce ilişkiye giremedim.önce kendiliğinden düzelir umudu,sonrasında dayanamayıp paylaştığın bir iki yakın arkadaştan haydar dümen taktikleri.sarhoş olma,sakinleştirici ilaç kullanma,vajinayı merhemlerle uyuşturmayı deneme.olmadı olmadı olmadı.çevreden ve üstü kapalı bir şekilde kayınvalideden çocuk baskıları...psikolog yollarına düştüm.bulunduğum şehirde olmadığından haftada bir 3 saat gidiş 3 saat dönüş ve psikologla max 10 dakikalık görüşmeler.parmak egzersizleri derken ne zamanki penis egzersizine geldik orda tıkandım.o haftaki görüşmede psikolog da bunu yapmadan gelme deyip hiçbir şekilde yardımcı olmayıp postalayınca psikolog macerası uzun bir süreliğine sonlandı.o arada eşime nolur beni boşa yalvarışlarım,ağlama krizleri,depresyon.ve kayınvalideyle her ne kadar konu çocuk olmasa da alttan alttan konunun çocuk olduğunu hepimizin bildiği büyük bir kavga.kavganın üzerinden 1 sene geçmeden ölümden döndüğüm bir rahatsızlık ve böylece üzerimdeki baskının içlerinde hissettikleri pişmanlık duygusuyla azalması.o arada yumurtalıklarda kist teşhisi ve benim havalara uçmam.kistin boyutunu ve tedaviyi oyalayabilmek ve bir süreliğine de olsa çocuk baskısını susturabilmek adına kayınvalideye bire bin katarak anlatmam.baktım olmuyor bir umut ilk tecrübeden 4-5 sene sonra tekrar psikolog yolları ve bir noktaya gelince yine tıkandım.üstüne pandemi patladı.internet üzerinden araştırmalarım yine başladı.3 seansta çözüyoruz diyen doktorlardan birinde karar kıldım.ne kaybederim ki en fazla muayene ve seans ücreti-her ne kadar tuzlu olsa da.

    gözümü kararttım.eşimle işyerinden bir hafta izin aldık.ve 2. seansta-yazıyla yazıyorum ikinci seansta çözdük.7 senelik evlilik ve 3 gün içinde çözüldü.şu anda 27 haftalık hamileyim.

    çok uzattım biliyorum.istedim ki bir umut olsun vajinismuslu süslülerime.çünkü biliyorum kimseyle paylaşamıyor sürekli ağlıyor kendinizi suçluyor belki bazen canınıza kıymayı düşünüyorsunuz.en kötüsü de hiç çözülmeyecek diye düşünüyorsunuz.umudunuzu kaybetmeyin.çözeceksiniz.

    12 nisan 14:08

    5. şu başlığı tekrar canlandırıp canladırmama noktasında tereddüt ediyordum ama yine pişmanlık hissi duydum açıkçası. ne anlatılmak isteniyorsa üst perdeden anlatılıyor ve farkında olmadan insanı daha da geriyor. etrafım da elbet başta ailem olmak üzere eğitim seviyesi çok yüksek olmayan kişiler vardı ama yine etrafıma bakınca o kadar da baskı altında yetişmiş biri olmadığımı düşünüyorum. hatta babamla olan ilişkim bile çoğu kız arkadaşıma nazaran daha rahattır. kısacası baskıcı bir ailede büyümedim ama ister istemez pek çok kadının maruz kaldığı davranışlara maruz kaldım. bunlardan birincisi de henüz ilk okula bile gitmeden önce yaşadığım taciz. ki bu taciz mevzusunu da daha düne kadar bu tarz bir yerde dahi dile getirmiş insan değilim, pek çok yakın arkadaşım da bilmez hatta. hali hazırda insanın hayatında biri olmadığı ama istediği noktasında da daha bir kuruntu yaptığı, yaş ile birlikte ifade etmekte zorlandığı bir konu. kadınlar kulübünde, aynı adlı başlıkta gerçekten birbirine destek olan çok kadın görüyordum eskiden. ki oradaki çoğu kadın da evllidir, hatta yeni evliliği bile geçmişlerdir. bir de şuradan bakmak lazım ki yurdum erkekleriyle ilişkiye girmek şöyle dursun, flört etmek-duygusal bir ilişki yaşamak bile çok zor artık. tabi duygusal bir his aramadan yaşayanları tenzih ediyorum. hal böyle olunca pek de kolay bir süreç olmuyor kendisi. sadece biraz daha empatik bakılacağını düşünerek dile getirmek istemiştim düşüncelerii konuya dair.

    14 temmuz 2020 14:01


    4. Çevremde iki kişide gördüğüm, birinin çözmüş olduğu diğerininse hala cebelleştiği olay.

    İlk arkadaşım uzun uğraşmalar, milim milim zorlamalar ve rahatlama hareketleri yapmanın sonucunda bir iki yıllık denemenin sonunda normal bir cinsel hayata sahip oldu.

    İkincisi ise daha ürkek biri ve sanırım bu konuda daha çok zorluk çekecek.

    İki arkadaşımın da ortak yanı seksi kafalarında çok büyüterek büyümüş olmaları. Ayrıca bu ne kadar önemli bilemem ama ikisinde de çok büyük daddy issues var.

    13 temmuz 2020 16:56

    3. merak ediyorum doğrusu, kadınların bu kadar çok olduğu bir ortamda hiç mi bu skıntı ile mücadele eden yok? herkesin cinsel yaşamı mükemmel mi, ya da öyle mi başladı? hoş cinsel yaşamı olmayan insanın da yaşadğı durum olabiliyor. fakat burası gibi bir yerde kendisine ait bilgi ve girdilerin azlığı şaşırtmadı değil.

    daha çok psikolojik olduğu söyleniyor ki çok doğru fakat öyle bir ruh haline sokar ki bende fiziksel sorun da var dersiniz. bir de şayet kötü bir tecürbe yaşamış iseniz üzerinizden kolay kolay atamadığınız bir travma olarak kalacaktır. sosyal yaşamıma etkisi yok ama özel hayat korkusu olarak geri dönüşü olduğunu düşünüyorum.

    13 temmuz 2020 14:49

    2. İki yıl kadar çektiğim durum. Bir kitap okuyarak geçmişti.

    (bkz: nusret kaya ) (bkz: iyileşme kitabı )

    3 kasım 2016 22:06

    1. zor bir durumdur. kadın istekli olmasına rağmen ilişki sırasında vajinanın penisin girişine izin vermemesidir. gerek toplumsal baskılardan, gerek korkutmalardan kaynaklanır. yok efendim ilk ilişki çok ağrılı olur, canın çok yanar ya da evlenene kadar namusunu koru kimseye dokundurtma gibi psikolojik dayatmalar kızın beynine kazınır ve korktuğu gece korktuğu gibi de gerçekleşir. eşiyle ya da sevgilisiyle terapi alması durumunda gayet normal bir cinsel hayatı olabilir.. korkmayın kızlar bu sizin eksikliğiniz ya da yeteneksizliğiniz değil bu sizi böyle yetiştirenlerin ayıbı. siz de eşinize harika dakikalar yaşatabilecek çok çekici insanlarsınız, üzülmeyin sakın(gizlinot: öptüm hepinizi)

    21 mayıs 2016 01:33 ed.8 haziran 2016 00:42