yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (33)
    • medya (0)

    33. 3.5 senedir mutlu mesut yaşadığım ilişkidir. uzun süreli türk sevgilim oldu diyemem, kısa kısa flörtlerim oldu, konuştuğum insanlar oldu. ama portekizli, alman, meksikalı, fransız, amerikalı flörtlerim de oldu yurtdışında yaşadığım zaman.. benim sevgilim italyan ve çevremdeki arkadaşlarımın sevgililerinden kendi sevgilimin değerini o kadar iyi anlıyorum ki. kesinlikle kalıba koymak istemiyorum yok türk erkeği böyledir yok türk erkeği şöyledir diye. benim abim de mesela kıskanç değildir eşine karşı, istediği zaman dışarı çıkar eder geç gelir, evde yemeği yapar etrafı temizler,bulaşık yıkar. ama yine de içinde o yetiştiği kültürün izleri var. ben sevgilimle ne kadar aynı dili konuşmasakta deli gibi eğleniyorum ve karşısında kendim olabiliyorum. bu saatten sonra bilemiyorum türk biriyle yapabilir miyim ama bu rahatlığa ve kafa yapısına alıştıktan sonra zor..

    15 ağustos 16:32

    32. Türk erkeğinin hayatındaki kadına sürekli psikolojik şiddet uyguladığını fark etmeme sebep olan ilişki türü.

    Ben kahve teklifini adam yabancı diye kabul etmemiştim, yakışıklı diye gittim buluşmaya. Daha önce türk sevgililerim de olmuştu. Yani kafamda spesifik bir türk erkeği mi ıyk modu yoktu giderken.

    Ama datelerimiz yavaş yavaş ilişkiye dönerken ben fark ettim ki erkek olan bir arkadaşımla mesajlaşırken görür de yanlış anlar mı diye korkmuyorum.

    Arkadaşlarımla dışardayken eve geç dönünce karşı taraf saçmalamaya bunun altında mana aramaya başlamıyor.

    Cinsellik için baskılanmıyorum. Sevişeceğiz, sevişmezsek bak ayrılırım ha tavırları yok. Adama neden bir şey demediğini sordum aldığım cevap sen ne zaman istersen o zaman olur.

    Benden önce kaç kişiyle yattın gibi zeka saçan sorular yok. Adam bununla ilgilenmiyor.

    Ben bir şey başardığımda komplekse girmek yerine benimle gururlanıyor. Türk erkeği yanındaki kadının kendisinden başarılı olmasını kaldıramıyor mesela. 

    Bu liste daha sürer gider. Bu ilişkiden sonra bir aydınlanma yaşadım resmen.

    Biz türk kadınları olarak ailemizin bize baskı uyguladığını fark ediyoruz ama bu sevgili baskısını idrak eden sayısı çok az bence.

    İmkanı olan denesin. Türk erkeği kaçmıyor onunla ilişki size daha cazip gelirse yola öyle devam edersiniz.

    Not: avrupalı bir erkeği baz alarak yazdım. Diğer yabancılarla deneyimim olmadı.

    15 ağustos 10:33 15 ağustos 10:35

    31. Daha önce flört ettiğim 3-4 farklı milliyetten erkek tanıdım.(Her şeyden önce daha önce Türk kızı tanımamışlarsa ve seküler bir ailede yetişmişseniz sizi görünce şok olabiliyorlar).Şunu söyleyebilirim ki belki çok gelişmişlikten belki gelişmişliğin verdiği bağımsızlıktan İskandinav erkekleri kadınlara krşı çok kibar ve eğitimli oldukları halde doyuma ulaşmış ve çabuk sıkılan tipler olabiliyorlar.Abdli flörtlerimde ise empati yoksunluğunu çok gördüm mesela.Örneğin sizi birgün çirkin buldular mı bunu çok net belli edebiliyorlar.Ya da yanınızda o an olmak istemiyorlarsa bunu söyleyebiliyorlar.Hepsinde (Avrupa ve abdliler için konuşuyorum)Türk erkeklerinden farklı olarak şunu farkettim ki iletişim kurmak daha kolay,kafaları daha rahat ay pot mu kırdım diye kıvranmıyorsunuz.Ancak ırktan bağımsız söylüyorum ki yabancı biriyle birlikte olmak insana çok şey katıyor.İlişki daha keyifli bir hal alıyor.Daha anlayışlı yapıyor sizi.

    4 mayıs 22:55

    30. alttaki girdiye katılıyorum yabancısının da çomarı var yani hemen atlamamak gerek.

    ben bir çoğunun türk erkeğinden medeni ve temiz olmasını seviyorum açıkçası

    4 mayıs 22:34

    29. Yabancı da (franzız italyan ve makedon) türk de sevgililerim oldu. Insan kendi dengini buluyor bence nerede olursa olsun. Tabii ki kültür kodları yerleşmiş derinlerimize. Kültürel farklar hem bazı anlaşmazlıklara hem de eğlenceli öğretici bir sürece zemin hazırlıyor. Kültür farkı bir türkle de yaşanabilir farklı yetiştirme tarzlarından gelmişsinizdir mesela..

    Yabancı erkeklerle ilişkiyi sizin de onların ülkesinde yaşadığınızda daha rahat sürdürebiliyorsunuz. Benim gözlemlerim bu yönde oldu en azından. Fransız erkek arkadaşımla istanbul'da yaşıyorduk bir dönem ve herşey kabus gibiydi.

    4 mayıs 19:49 4 mayıs 19:50

    28. bir yabancıyla üç beş ay ilişki yaşayıp, tüm yabancı erkekleri modern sananları, türk erkeğini çöpe atanları ben var anlamamak. bu kulaklar neler duydu almanından, fransızından, italyanından. çok tanımadan seetmeyin siz onların modernliğine.

    4 mayıs 19:43

    27. hayatımın en güzel en huzurlu ilişkisini bir fransızla yaşadım.diyeceğim o ki türk kadını bu ülkede harcanıyor malesef.türk erkeğinin egosu ,bozuk psikolojisi ve bitmek bilmeyen sanki ilkel çağda avlanıyorcasına her gördüğünün peşinden koşması yıldırıyor bir yaştan sonra.kadını bir birey olarakta görmemesi sexist söylemleri ve yaklaşımıda cabası.

    4 mayıs 18:50

    26. İnsanları genellemeyi sevmiyorum, elimden geldiği kadar uzak duruyorum bundan, zaten sadece bir yabancı erkek arkadaşım oldu. Türk erkekleriyle kıyaslamak gibi bir amacım da yok ama genel hatlarıyla türk erkeği bana hiçbir açıdan hitap etmiyor. Sözlükte girdileri okumadım ama genel olarak yabancı erkeklere ‘çok rahat’ bakış açısı var. Ben buna kesinlikle katılmıyorum her insanın karakteri farklı evet karakteri şekillendiren en önemli faktör aile ve çevre özellikle coğrafya fakat herkes birbirinden farklı. Kendisi her konuda sohbet edebileceğim bir bilgi birikimine sahipti, kibar, beyefendi ve aynı hayat görüşünü paylaştığım biriydi. Fikirlerime sonuna kadar saygı duyup beni destekliyordu. Bence bir insanın duruşu kavgada kalitesini bozmamasından anlaşılır o da kesinlikle öyleydi. Özetle kendisiyle iyi ki tanışmışım

    Edit: devamını tamamlamadan yayınlamışım, anlaşamadığımız tek bir nokta oldu bunda da devam etmeyi gerekli bulmadım ve bitirdik. Fakat bana çok şey kattığına inanıyorum, erkeklerin kibar ve dürüst olabileceğine kendisiyle inandım resmen. Buradan kimseye mutlaka hayatınıza yabancı bir erkek girsin diyemem erkekleri de böyle sınıflandırmak istemem fakat geçmişe dönüp hatırladığımda sinirlendiğim, üzüldüğüm hiçbir anım yok.

    Not: kendisiyle aynı evde yaşamadım fakat anlattıklarından öğrendiğim kadarıyla kız kardeşiyle yaşıyordu ve ev temizliği yapmaktan asla ve asla gocunmuyordu. Sanırım beni en şaşırtan yanı bu olmuştu, normalde bizim alıştığımız türk erkekleri evde bir kadın varsa temizliğe karışmayı pek istemiyorlar benim gözlemlediğim bu da ataerkil toplumdan kaynaklanıyor maalesef. Fakat bu durum beni inanılmaz etkilemiş ve kalbimden vurmuştu resmen. 

    20 nisan 23:43 20 nisan 23:51

    25. yine birilerinin keyfi birilerini germiş anlaşılan.

    benim de bir belçika bir romanya vatandaşıyla olmak üzere 2 kez deneyimlediğim ilişki türüdür. ikisi de birbirlerinden oldukça farklı ilişkilerdi, tabi doğu-batı avrupa arasında tonlarca fark var ve sonuçta bahsettiğimiz 2 farklı insan. evet, ortak konuşabildiğiniz yabancı dilde ikinizin de belirli bir seviyenin üstünde olması elzem. öbür türlü ne doğru düzgün espri yapabilirsin ne kendi hislerini düşüncelerini olması gerektiği gibi ifade edebilirsin. hayat da öyle geçmez zaten.

    yalnız bunun dışında bana göre herhangi bir türkle ilişki yaşamaktan farkı yok. sayacaktım başta "işte anlayışlı olmak lazım çünkü zaman farkı var, hayat anlayışı farkı var, maddi durum farkı var bik bik" e türkiye'de yok mu bu? herkes aynı değerlere göre mi yetişiyor, aynı kültürel-ekonomik-sosyal-psikolojik seviyede mi? aksine baya hepimiz birbirimizden farklıyız, ama az ama çok. saygılı olmak, anlayışlı olmak, seninkinden farklı düşüncelere ya da değer yargılarına açık fikirlilikle yaklaşmak sadece yabancı biriyle ilişki yaşayanların yapması gereken şeyler değil bence. ha yok açık fikirli yaklaşamam ben diyen de kendi değerlerine en yakın bulduğu insanı seçiyor, herkes bir şekilde benliğine uygun olanı buluyor sonuçta.

    bu naçizane fikirlerimden bağımsız; o belçikalıyı baya sevmiştim ben, o da beni baya sevmişti. sonra ayrılıklar, aldatılmalar aman efenim küçük tat kaçmaları yaşandı ama geçirdiğimiz vakit gerçekten çok güzeldi. birlikte yaşadığımız ilk zamanlarda hep benim türkçe mesajlaşmalarımı okurdu kendisi, bir gün geldi şey dedi ya bu "amk" ne demek ki sürekli kullanıyorsun. dedim ben bu konu üzerine 2 saat konuşabilirim derin bir mevzu. konuştuk tabi anlattım, o da başladı amk kullanmaya beni güldürmek için. güldüm de uzunca zaman. o başka birinin olana kadar güldüm buna, sonrasında hiç gülmedim. şimdi elimde bir defter kaldı o zamanlardan, ben türkiye'ye dönerken yazıp vermişti. "sana hoşçakal değil görüşmek üzere diyorum çünkü bu bir veda değil" demişti, altına da dev puntoyla eklemişti: "seni seviyorum amk". (gizlinot: mahkemeye versem seni asarlar)

    12 nisan 12:07 12 nisan 12:11

    24. Geldi yine üstteki trolletin.

    12 nisan 00:30