yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (36)
    • medya (0)

    36. 1 aylık bir ilişkiden sonra taze taze gözlemlerimi yazayım hemen. yalnız, buradaki bahsi geçen kişi 4 senedir türkiye'de yaşayan, ankara yerine "angara" diyecek kadar asimile olmuş, bizim çoğu huyumuza aşina olmuş bir amerikalı.

    hemen (gbkz: sex and the city) moduna giriyorum. şimdiye kadar çeşit çeşit erkek gördüm, birçok flörtüm ve sevgilim oldu. çok mutlu olduklarım da oldu, çok mutsuz olduklarım da. son yıllarda erkeklerde beni en bezdiren şey ne istediklerini bilmemeleri oldu. ilişkiler çok ama çok laçkalaştı. yok hoşlanıyomuş da ama ilişkiye hazır değilmiş, yok istiyomuş da istemem yan cebime koymuş, yok ilk adımı kadın atmalıymış da, aman efendim biz kadınlar onun 3 kuruş parasına ve kıytırık kariyerine göz dikmişiz de bilmemne. amaaaan. valla naz çekmekten, sürekli kıvıran, olayı 7 sezonluk uzun metrajlı (gbkz: aşk-ı memnu)'ya çeviren heriflerden b-ı-k-t-ı-m. ne kadar bıktığımı özellikle itiraf girdilerimden görebilirsiniz. ibretlik insanlara denk geldim.

    neyse ki yabancılarda cinselliğe bakış çok daha farklı olduğu için ve bizim toplum gibi bakışmanın 3 sezon sürdüğü, sürekli yanlış anlamalarla ve bol bol 3. kişilerin araya girmesiyle örülü saçma sapan dizilerle zehirlenmediklerinden olsa gerek, drama sıfffffffffır. bunu önceki yabancı flörtlerimden de biliyorum. adam ciddi bir şey aramıyorsa bunu çok net önceden söylüyor. lönk diye söylemese bile, size bunu hissettiriyor. istiyorsa da bunu çok net hissettiriyor. olay sakız gibi uzamadan bir sona bağlanıyor. bu netlik çok hoşuma gitti. ilk kez 4 ay flörtleşip 2 hafta "nolcak bu iş? bu adam benden ne istiyor?" diye saçlarımı yemeden laps diye başladım bir ilişkiye. ilerisiyle ilgili konularda da çok net. seneye yurt dışına gitmek istiyorum diyorum, ben uygun bir iş bulamazsam gelmem diyor. "şimdiden benden ayrılmayı mı planlıyorsun kaltak!!!!" diyen yok, "15 gün görüşemeyiz benim sınavlarım var" diyorum, "15 gün nereye kayboluyorsun, bana 1 saat bile ayıramaz mısın, böhühüğ ama arkadaşlarınla görüşüyosun!!!" diye darlayan yok. sınırlarıma, kararlarıma ve tercihlerime saygı duyulduğunu dibine kadar hissediyorum. dramasızlığı da buna bağlıyorum açıkçası. herkes herkesin hayatına ve tercihlerine saygı gösterip onları olduğu gibi kabullenince, ilişkiden önce saçma sapan dramalara gerek kalmıyor.

    bizim erkeklerin en büyük sorunu da bu. seks için reddedilmekten korktukları için, reddedilmek istemedikleri için inanılmaz fazla numara çeviriyorlar. bir bakıyorsun aşık, bir bakıyorsun meğersem değilmiş. aşık rolü (gizlinot: değil), ciddi ilişkiye giden flört rolü (gizlinot: onu yapmazsa yüz bulamaz çünkü), çok bayılıyorum ama bizimkisi imkansız rolü (gizlinot: o engellerle uğraşmak istemiyor) (gizlinot: seni istemiyor) vs. vs. ay yazarken bile içim şişti. hep şey düşünmüşümdür, bence (gbkz: yetişkin) bir (gbkz: birey) olmanın önkoşulu, kendi eylemlerinin sorumluluğunu almaktır. bizimkiler sorumluluk almadan o eylemi yapmak istiyor. dolayısıyla ne yetişkin ne de birey olabiliyorlar.

    ayrıca "hangi aşamada ne yapmalıyım da kızı köpek edeyim?", "bunu yaparsam totosu kalkar", "bunu demek için çok mu erken? evleniyoruz sanmasın haa" gibi kaygıları olmadığı için, 3. günden sizden diş fırçanızı evine getirmenizi, 5. günden küçük bir bavul yapıp eşyalarınızı evinde tutmanızı isteyebilir. beğendiğini laps diye söyler, aynı şekilde beğenmediğini de. çünkü korku yok, anlatabildim mi? adam istediğini yaşayacak, istediğini hissedecek ve bunu ifade edecek. ilişkiler ise bunları uyumlu insanlar için vardır, ali cengiz oyunları çevirip uyumluymuş gibi yapan insanlar için değil.

    bir başka olumlu yanı da cinsellik. kadına oral yapmayı bu kadar normal gören 1 erkek görmemiştim daha önce. bizdeki modeller a) bunu (gbkz: hediye) gibi görüp, özel günlerde yapan model; b) kadın orgazmını bir takıntı haline getirip, illa orgazm olana kadar sürekli yapmaya çalışan model; c) assssla yapmayan model. ahaha ya offf. duyan da... neyse.

    sonuç itibariyle özgürlüğüne ve kişisel alanına çok düşkün, buraları korumak için 7 düvelle çene yarıştıracak kadar asi olan bendeniz, bu örneği gördükten sonra yabancı olmayan biriyle yapamaz gibime geliyor. yanlış anlaşılmasın, şimdiye kadar hiç ekşici erkeklerin ters simetriği gibi "ıyyy törk örköklöröö" diyen biri olmadım. erkeğin akıllısını severim, ne kadar çok şey paylaşabiliyorsam o kadar çok severim. ancak bazı şeyler ortak kültürel paylaşımdan da öte. orayı telafi etmek mümkün, ama bu saygıyı tekrar edinmek çok zor. (gbkz: kendine vakit ayırmak) başlığına bir bakın. herkes bunu yapmak istediğini söyleyip, çevresinin anlamadığından yakınmış. buna (gbkz: default) olarak saygılı olduğunu düşünüyorum batılı erkeklerin. adamın fabrika ayarı bu. diğerini değiştirmeye kim uğraşacak?

    tabi, burda bir sudan çıkmış balık oldum ilk başta. benim okulum şöyle böyle diye uzun uzun açıklıyordum ki bir baktım adam zaten açıklamadan önce "senin önceliklerine saygım var. okulunu bitirmeni en çok ben isterim" demiş. veya kız arkadaşlarımla tanıştırdım. arkadaşlarım ben tuvalete gittiğimde "bizim kızla ilgili merak ettiğin bir şey var mı?" demişler. bu da "hazır olmadığı bir şeyi sizden öğrenmek istemem. hazır olunca kendi anlatır" demiş. herkes şokkkk. ben olsam merak eder sorardım be bir şeyler. kanımda var (gizlinot: swh).

    en kötü yanı kültürel farklar -ki o da inanılmaz eğlenceli oluyor. mesela iki tane iyelik eki öğrenmiş, hepsini yanlış kullanıyor. benden "seksi selfie'si" istiyor. her şeyi padişahın sol ibrikçi başıymış gibi söylüyoruz artık; ahmet'in kalemisi, ayşe'nin okulusu, fatma'nın doğumgünüsü... hâlâ domates çorbası yerine "domates çorba" diyor ama. ahaha 40 yıl düşünsem böyle bir dilbilgisi hatası icad edemezdim. keşke vaktimiz ve sabrımız olsa da çoğul özne görünce çoğul fiili yapıştırmasıyla (gizlinot: sular kesildiler), olur olmaz yerlerde "allah allah yaaa" demesiyle, her cuma "hayırlı cumalar rabbim inş amin" gibi anlamsız cuma mesajları paylaşmasıyla falan dalga geçebilsek. bir de geçen gün buluştuk, evlere dağılırken akşamın 11'i olmuş saat. onun otobüsünün olduğu yere geldik, benim daha yürümem gereken yol var. "hadi görüşürüz" diyip çekip gitti herif. sap gibi kaldım ortada ühühü. yol boyu da güldüm bu duruma. nasıl normal geliyormuş birinin beni durağa bırakması. neyse ki ölmeden eve gelebildim. yol ortasında dilli milli baya sarılıp elleşerek öpmeye çalışıp, bizi taşlatacak olması da cabası. ama sağolsun, bütün cuma'larımı ve (gbkz: milli bayramlar)ımı hiç sektirmeden kutladı. kabotaj bayramımı kutlamayı unutursa kavga çıkartmayı planlıyorum (gizlinot: swh).

    özetle, güzel bir şey yabancı biriyle ilişki yaşamak.

    2 kasım 00:00 2 kasım 00:04

    35. Yabancı erkekle ilişki güzeldir çünkü yeni bir kültürü tanırsınız. En güzeli de, yeni yemek tarifleri öğrenirsiniz. Onun dışında bu başlığa yazılan çoğu yabancı erkek (genelde de Batılı erkek) güzellemelerinde sampling bias (örneklem yanlılığı) olduğunu düşünüyorum. Türk vatandaşları olarak Türkiye'de Türk erkeğinin iyisini de beterini de işte, okulda, sokakta görüyoruz. Halbuki yabancı erkeklerle ilişkimiz daha belirli çevrelerde oluyor. Bu çevrelerde tanıştıklarımız da genelde eğitimli, küresel bir bakış açısına sahip, liberal değerleri benimsemiş insanlar oluyor. Kısacası nüfuslarını toplasan neredeyse yarım milyar edecek Batı toplumunun bütün erkeklerini elimizdeki kısıtlı örneklem ile yargılıyoruz. Halbuki bunların tecavüzcüsü, kadını hor göreni, istismarcısı yok mu? 'Me too' hareketi ile kimlerin neler yaptığını gördük neticede - daha feminist yasalar ne yazık ki daha feminist erkeklere sebep olmuyor. Hepimiz aşağı yukarı incel'lerin nereden çıktığını da biliyoruz. Yanlış anlaşılmak istemem, Batı'da bir kadın olarak hayat daha kolay. Ama benim gibi Türkiye'de liberal bir çevrede büyüdüyseniz iki grup insan arasında çok da fark görmüyorsunuz. şu anki sevgilim iskandinav ve önceki Türk sevgililerimden pek de bir farkı yok açıkçası. Daha geleneksel bile olabiliyor zaman zaman. Kısacası erkek seçerken milliyet üstünden değil ama değer yargıları üstünden seçmek en iyisi. Bu değer yargılarına sahip insanlar da her toplumda bulunabiliyor.

    23 ekim 20:06 23 ekim 20:07

    34. karşınızdakinin erkek oldugunu unutmayın demeye geldim.

    aldatamama kısmına hiç katılmıyorum. hatta türk erkeklerinden daha fazla aldattıklarını düşünüyorum (ki türk erkeklerini de sevmem). aldatma kültüre göre değişiyor. mesela, güney amerikalı, yunan, türk falan ikinci bir ilişki yürütür. japon olayın içine duygular girmedikçe yaptığı hiçbir şeyin aldatma oldugunu düşünmez zaten. orta ve batı avrupalının da aldatma anlayışı tek geceden ibaret. ikinci bir ilişkiyle uğraşmayı bunlarda görmedim. telefon alma, bir daha arayıp sorma gibi aksiyonlara girmediklerinden yakalanmıyorlar da. arkadaşları zaten söylemiyor.

    23 ekim 14:16

    33. 3.5 senedir mutlu mesut yaşadığım ilişkidir. uzun süreli türk sevgilim oldu diyemem, kısa kısa flörtlerim oldu, konuştuğum insanlar oldu. ama portekizli, alman, meksikalı, fransız, amerikalı flörtlerim de oldu yurtdışında yaşadığım zaman.. benim sevgilim italyan ve çevremdeki arkadaşlarımın sevgililerinden kendi sevgilimin değerini o kadar iyi anlıyorum ki. kesinlikle kalıba koymak istemiyorum yok türk erkeği böyledir yok türk erkeği şöyledir diye. benim abim de mesela kıskanç değildir eşine karşı, istediği zaman dışarı çıkar eder geç gelir, evde yemeği yapar etrafı temizler,bulaşık yıkar. ama yine de içinde o yetiştiği kültürün izleri var. ben sevgilimle ne kadar aynı dili konuşmasakta deli gibi eğleniyorum ve karşısında kendim olabiliyorum. bu saatten sonra bilemiyorum türk biriyle yapabilir miyim ama bu rahatlığa ve kafa yapısına alıştıktan sonra zor..

    15 ağustos 16:32

    32. Türk erkeğinin hayatındaki kadına sürekli psikolojik şiddet uyguladığını fark etmeme sebep olan ilişki türü.

    Ben kahve teklifini adam yabancı diye kabul etmemiştim, yakışıklı diye gittim buluşmaya. Daha önce türk sevgililerim de olmuştu. Yani kafamda spesifik bir türk erkeği mi ıyk modu yoktu giderken.

    Ama datelerimiz yavaş yavaş ilişkiye dönerken ben fark ettim ki erkek olan bir arkadaşımla mesajlaşırken görür de yanlış anlar mı diye korkmuyorum.

    Arkadaşlarımla dışardayken eve geç dönünce karşı taraf saçmalamaya bunun altında mana aramaya başlamıyor.

    Cinsellik için baskılanmıyorum. Sevişeceğiz, sevişmezsek bak ayrılırım ha tavırları yok. Adama neden bir şey demediğini sordum aldığım cevap sen ne zaman istersen o zaman olur.

    Benden önce kaç kişiyle yattın gibi zeka saçan sorular yok. Adam bununla ilgilenmiyor.

    Ben bir şey başardığımda komplekse girmek yerine benimle gururlanıyor. Türk erkeği yanındaki kadının kendisinden başarılı olmasını kaldıramıyor mesela. 

    Bu liste daha sürer gider. Bu ilişkiden sonra bir aydınlanma yaşadım resmen.

    Biz türk kadınları olarak ailemizin bize baskı uyguladığını fark ediyoruz ama bu sevgili baskısını idrak eden sayısı çok az bence.

    İmkanı olan denesin. Türk erkeği kaçmıyor onunla ilişki size daha cazip gelirse yola öyle devam edersiniz.

    Not: avrupalı bir erkeği baz alarak yazdım. Diğer yabancılarla deneyimim olmadı.

    15 ağustos 10:33 15 ağustos 10:35

    31. Daha önce flört ettiğim 3-4 farklı milliyetten erkek tanıdım.(Her şeyden önce daha önce Türk kızı tanımamışlarsa ve seküler bir ailede yetişmişseniz sizi görünce şok olabiliyorlar).Şunu söyleyebilirim ki belki çok gelişmişlikten belki gelişmişliğin verdiği bağımsızlıktan İskandinav erkekleri kadınlara krşı çok kibar ve eğitimli oldukları halde doyuma ulaşmış ve çabuk sıkılan tipler olabiliyorlar.Abdli flörtlerimde ise empati yoksunluğunu çok gördüm mesela.Örneğin sizi birgün çirkin buldular mı bunu çok net belli edebiliyorlar.Ya da yanınızda o an olmak istemiyorlarsa bunu söyleyebiliyorlar.Hepsinde (Avrupa ve abdliler için konuşuyorum)Türk erkeklerinden farklı olarak şunu farkettim ki iletişim kurmak daha kolay,kafaları daha rahat ay pot mu kırdım diye kıvranmıyorsunuz.Ancak ırktan bağımsız söylüyorum ki yabancı biriyle birlikte olmak insana çok şey katıyor.İlişki daha keyifli bir hal alıyor.Daha anlayışlı yapıyor sizi.

    4 mayıs 22:55

    30. alttaki girdiye katılıyorum yabancısının da çomarı var yani hemen atlamamak gerek.

    ben bir çoğunun türk erkeğinden medeni ve temiz olmasını seviyorum açıkçası

    4 mayıs 22:34

    29. Yabancı da (franzız italyan ve makedon) türk de sevgililerim oldu. Insan kendi dengini buluyor bence nerede olursa olsun. Tabii ki kültür kodları yerleşmiş derinlerimize. Kültürel farklar hem bazı anlaşmazlıklara hem de eğlenceli öğretici bir sürece zemin hazırlıyor. Kültür farkı bir türkle de yaşanabilir farklı yetiştirme tarzlarından gelmişsinizdir mesela..

    Yabancı erkeklerle ilişkiyi sizin de onların ülkesinde yaşadığınızda daha rahat sürdürebiliyorsunuz. Benim gözlemlerim bu yönde oldu en azından. Fransız erkek arkadaşımla istanbul'da yaşıyorduk bir dönem ve herşey kabus gibiydi.

    4 mayıs 19:49 4 mayıs 19:50

    28. bir yabancıyla üç beş ay ilişki yaşayıp, tüm yabancı erkekleri modern sananları, türk erkeğini çöpe atanları ben var anlamamak. bu kulaklar neler duydu almanından, fransızından, italyanından. çok tanımadan seetmeyin siz onların modernliğine.

    4 mayıs 19:43

    27. hayatımın en güzel en huzurlu ilişkisini bir fransızla yaşadım.diyeceğim o ki türk kadını bu ülkede harcanıyor malesef.türk erkeğinin egosu ,bozuk psikolojisi ve bitmek bilmeyen sanki ilkel çağda avlanıyorcasına her gördüğünün peşinden koşması yıldırıyor bir yaştan sonra.kadını bir birey olarakta görmemesi sexist söylemleri ve yaklaşımıda cabası.

    4 mayıs 18:50