yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (12)
    • medya (0)

    12. (link: https://m.youtube.com/watch?v=zlviStCMzFk Yalan)

    sözleri Mete Özgencil'e, müziği Yıldız Usmanova'ya ait olan ve candan Erçetin'in seslendirdiği şarkı.

    7 nisan 18:45

    11. zannımca en rahatsız edeni aileye söylenen yalandır.

    kim istemez ki her şeyi rahatlıkla anlatabileceği, konuşabileceği, dertleşebileceği bir aileye sahip olmayı? şahsen ben isterdim. tabii ki bu demek değil ki her şeyi oturup açık açık konuşalım, fakat en azından yalan söylemek zorunda kalmasaydık keşke.

    soru-cevap kısmında çok görüyorum "ailem 20:00'de evde ol diyor, bıktım bundan" vs diye yakınanlara "ailenizi eğitmeniz lazım, inat et, geç gel zamanla alışırlar" diyenleri. keşke her aile böyle olsa. şahsen ben yurtta kalırken bile babamın bana koyduğu giriş saati ennnn geç 21:00'di. ki yurdun kendi saat sınırı 23:00'tü... 9'u bir geçireyim bakalım, babam 2 dakika sonra başlardı "sen bu saatlerde ne yapıyorsun dışarda kız başına, laf olacak, söz olacak" bilmem ne... ailem hiç de yobaz bir aile değildir halbulki, sadece bu konuda oluyor o "kız başına" lafı. gören de pavyona, gece kulübüne falan gidiyordum sanır, yurda 10 dakikalık mesafede bir yerde kahve içiyor bile olsam kötü bir şey yapıyormuş gibi hissederdim onların bu lafları yüzünden. bazen bi' planım olduğunda yurttayken arardım, sonra çıkardım dışarı (gizlinot: gurur duymuyorum). babamın altıncı hissi mi çok kuvvetli, yoksa bi yere kamera taktırdı da beni mi izliyor bilmem, aramayan adam saat 22:00'de beni arardı ne zaman o saatte dışarda olsam. (gizlinot: ki bu hala oluyor) sonrası kavga kıyamet. iki ucu b.klu değnek dedikleri bu olsa gerek, yalan söylesen bi' dert, söylemesen bi' dert. ilkinde vicdanın içten içe seni kemirir durur. sanki yanlış bi' şey yapıyormuşsun gibi hissedersin, halbuki yaptığın şey çoğu gencin, hatta çoğu insanın yaptığı şey. ikincisinde de yine onca lafı işit, yine kendini kötü hisset. insan ne yapacağını bilemiyor.

    bir de genelde çok sıkı aileler tarafından yetiştirilenlere büyüyünce bi' şeyler oluyor. e çocuğu yasaklarla büyütürsen dışarda gördüğü her şey onda merak uyandırır ve en sonunda yanlış yollara, kötü alışkanlıklara iter. yasaklar her zaman daha cezbedicidir. hatta black mirror'ın bir bölümü vardı arkangel diye, onu izlediyseniz bahsettiğim şeyi daha iyi anlayabilirsiniz.

    biraz çenem düştü, girdi çok uzun oldu ama bu konuda gerçekten biraz doluyum ve ne yaparsam yapayım vicdanımın beni rahatsız etmesinden çok sıkıldım. belki bu girdiyi okuyup kendini görenler olur, o kader ortaklarıma da bi' selam çakıp girdimi sonlandırıyorum. keşke hem ailelerimizi, hem de bizi memnun edecek bir yol bulabilseydik.

    6 nisan 2019 00:01

    10. Onlada karşı hissedilen sorumluluktan mı yoksa sadece onlara büyük yalanlar söylediğimden mi bilmiyorum ama aileyesöylenen büyük bir vicdan azabı yaratıyor.Eger yaptığınız şey yapmaya hakkınız olan bir şeyse ve onun için söylediğiniz yalanları devamlı hale getirirseniz vicdan azabı yok olup gidiyor.en azından bende öyle oldu ve benim kadar hassas birinde bile bu oluyorsa herkeste olur diye düşünüyorum.

    Yakın zamanda söyleyeceğim yalanı düşünüyorum ve içim burkuluyor,onun azabını baya bir süre yaşarım herhalde.Keşke zorunda bırakılmasak. 

    16 aralık 2017 15:55


    9. Psikolojik rahatsızlık olan boyutu bir yana, lisedeyken çok sevdiğim bir öğretmenim,biraz da hümanist oluşundan, insanların aslında yalancı olmayıp yalana itildiğini, yalan söylemek zorunda kaldıklarını söylerdi.

    Aslında kendimden yola çıktığımda gerçekten böyle, bayıldığım için insanlari yanıltmak için değil, toplum baskısı, bir takım dini manevi değerler, ailemin otoriter tutumu vs yüzünden bir şeyleri saklamak/doğru olmayanı söylemek zorunda kalıyorum.

    Girdimin amacı kendimi aklamak değildi slfld şimdi bağlıycam, eğitimle haşır neşir biri olduğum için şunları söyleyebilirim ki, eğer çocuğunuz yalan söylüyorsa farkında olmadan üzerinde baskı kurmuş, çocuğa yaptığı şeyin yanlış olduğunu düşündürmüş olabilirsiniz. Bunu mutlaka sözel olarak ifade etmenize gerek yok çocuklar ses tonumuzdan, mimiklerimizden de anlıyor birçok şeyi.

    Demem o ki, çocuğunuzun yalan söylediğini farkederseniz yalan söyleme! Diye çıkışmayıp, başka şekilde olmuş olabilir mi, acaba şöyle mi oldu, doğruyu anlatmak ister misin, dürüst davranacağına güveniyorum gibi cesaretlendirici sözlerle özgüvenini kırmadan yalan söyleme davranışından vazgeçirebilirsiniz

    Çenemin düştüğü bir girdinin daha böylece sonuna geldik, iygeceler ey sözlük ahalisi ^^

    14 ağustos 2016 23:54

    8. bu devirde söyleyemeyen yok, hepimiz bir şekilde birilerine hatta bazen kendimize bile yalan söylüyoruz. yalan söylemek istemediğimiz, dürüst olmak istediğimiz insanlar da genelde en değer verdiklerimiz değil mi? kalpten yakın olduğum insanlarla aramda hiçbir tereddüt olmasını istemediğim için özel hayatımda dürüstlüğe ehemmiyet veriyorum. neyse o işte, yalan insanı yalnızlaştırıyor bir yerde karşı taraf bilmese de siz ondan bir şeyler sakladığınızı biliyorsunuz ve bu insanı yavaş yavaş tüketen bir mesafe yaratıyor. elalemi boşverin, kapılar kapandığında kimlesiniz, boşverin kan bağını birlikte aile olduğunuzu hissettiğiniz kişiler kimlerse onlara ve size yapmayın bunu. bazen ben kendime sesli şekilde hayatımdaki gerçekleri söylüyorum, kendimi bile kandırmamak için, ayrıca bu yöntem insanı fazlasıyla olgunlaştırıyor, farkındalığınız artıyor.

    14 ağustos 2016 23:28

    7. Şayet kısıtlayıcı ve despot bir aileye sahipseniz profesyonelleşebileceğiniz nadide alan. Yani ailenin vesilesiyle.

    14 ağustos 2016 23:12

    6. bende sürüyle örneği bulan şey. ay bu tarz hikayelerle dolu aşk hayatımdan bi kesit daha sunmak isterim.

    bir kere de ya sen bana naptın ya ben uzun zamandır hiç böyle hissetmemiştim resmen ciddi ilişki insanı oldum diyen adam da ayrılırken geri dönüp baktığımda bi ilişki göremiyorum demişti.

    hah doğru başlığı buldum sonunda.

    bu arada ben ortamlarda genişliğiyle bilinen bi insanım niye benimle tanışan her bey hi dedim diye önce internetten damatlık sipariş ediyor sonra sen beni anlamıyorsun, biz şimdi neyiz tribine girip beni terk ediyor.

    sorun hakikaten onlarda değil bende galiba,benden daha iyisine layıklar ve ben onları hak etmiyorum sanırsam ki.

    14 ağustos 2016 22:55


    5. arkadaşımla aynı yere iş başvurusu yapmıştık. onu mülakata çağırmışlardı, beni çağırmadılar. mülakata bende gittim, adamlara arkadaşımla aynı gün aynı pozisyona başvuru yaptığımızı fakat benim telefonumun 1 haftadır bozuk olması sebebiyle (gizlinot: yoo telefonumu daha yeni almıştım ) arayıpta ulaşamamışsınızdır diye bende geldim dedim. sonuç olarak ikimizide işe almadılar. (gizlinot: serin hikaye )

    12 ağustos 2016 23:39

    4. sabah gözümü açıp telefona baktığımda sevgili (yazar: bilasbiras) ın ekran görüntüsüyle bana (link: http://www.suslusozluk.net/n/123180/ şu) entry i attığını görünce konuşmamıza bile gerek kalmadan aklımıza gelen kişiyi yazmak istedim ben de.

    bu eylemi gözünüzün içine baka baka hiç yüzü bile kızarmadan yapan insandan korktuğum kadar hiçbir şeyden korkmam. bunu yapabilen insandan her şey beklenir bence.

    lisede en yakın arkadaşlarımdan biri de(yazar: saclariminapsam) ın anlattığı gibi biriydi. kendi kendine hikayeler anlatıyordu. sevgilisi varmış gibi yapıyordu, ya da etrafında duyduğu insanların anlattığı şeylerden özenip kendisi de yaşamış gibi harmanlayıp olayları bize anlatıyordu. hatta bir gün bize hayali sevgilisinin attığı mesajı göstermişti. o gün şüphelerim iyice artınca (yazar: bilasbiras)ı da yanıma alarak bu şahsın telini açıp kurcalamaya başladık. bizim lisede telefonlar zemin katta duvara monte edilmiş kutuların içine konmak zorundaydı. ortak kullanıyorduk 5 kız bu dolabı. gittik açtık mesajı, mesaj bilgilerine tıkladık bir de ne görelim kendi numarasından kendine mesaj atmış. hatta kendi numarasını da sevgilisi gibi kaydetmiş. o günden sonra biz de toplaşıp rehberlik odasında bu durumu ona anlattık. hala yalan söyleyerek kapatmaya çevirmeye çalıştı. bu kişiyle bu olaylara rağmen arkadaşlığımızı sürdürsek de bir yerden sonra olmadı. dediğim gibi rahatça yalan söyleyebilen insanlardan uzak durulmalı elbet bir gün sizin kötülüğünüz için de yalan söylemeye başlayacak. bence hastalık gibi bir şey.

    uzun süredir sevgili olduğum kişi de gözüme baka baka yalan söyledi. hatta sorduğum halde bunu sen mi yaptın dediğim halde bin bir yalanı tek ayak üstünde sıralayıp bir de beni inandırmak için ne oyunlar yaptı. yani bunları göze alabilen insanlar bu yalanların çıkmayacağını hiç öğrenilmeyeceğini sanıyorlar ama maalesef her yalan çıkıyor er ya da geç.

    ufak tefek bazı kişilerin iyiliği için hepimiz yalan söyliyoruzdur. ama bu iş alenen insanların gözünün içine bakılarak sıkılmadan yapılıyor ve alışkanlık haline getiriliyorsa kesinlikle hastalık boyutunda demektir.

    böyle insanlara ikinci bir şans vermemek gerektiğini acı tecrübelerle öğrenmiş oldum.

    27 nisan 2015 16:46 27 nisan 2015 16:51

    3. Bunu söyleyen kişi aptalsa komik duruma düşer.

    Herkes ufak tefek yalanlar söyleyebilir ama aptal kişinin hayatı yalan olursa insanlar onun kötü biri olduğunu düşünür. Belki de sadece çok fazla aptaldır.

    Mesela birçok kez maaş (gizlinot: mayış) aldığını ve çok kültürlü olduğunu iddia eden yalancı aptal, bordro yerine borduro yazar. Türkiye'de borlar limilimilimi bordur bordur bordur o tey tey tey!!!

    27 nisan 2015 10:57