sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (90)
  • medya (1)

90. 1 yıl kadar deneyimlediğim ve en rahat hissettiğim döneme denk gelen eylem. apartta kalıyordum fakat tek kalıyordum ve dairede kalan diğer arkadaşım da pek uğramadığı için yalnız gibiydim. sorumluluk almak, paranı yönetmek, yemek yapmak gibi şeyler bile çok iyi hissettiriyordu çünkü "benim" param, yemeğim ve sorumluluğumdu. istediğim zaman dışarı çıkıp istediğim zaman dönebilmek, istediğim yemeği yapmak veya yapmamak, kimseye hesap vermemekve en önemlisi istediğim gibi davranabilmek çok güzeldi. benim gibi kendi alanına düşkün ve evde vakit geçirmekten hoşlanan biri için çok güzel vakitlerdi.

11 aralık 21:44

89. Şu an için tek hayal ve hedefim. 

29 kasım 01:56

88. (link: https://m.youtube.com/watch?v=9c1cF-5YaMg Tık)

28 kasım 21:14


87. türkiye'de bazı bağnaz kesimlerce ciddi sorun oluşturan bir mevzu. 19 yaşımdan beri (bir dönem ailemle olsam da) üniversite dolayısıyla yalnız yaşıyorum. buna arkadaşlarımla yaşadığım, yurtta kaldığım dönemi de katıyorum. (birlikte kaldığımda illalllahh ettirip yaka silktirenler oldu) bir süreden sonra insanın kendini tanıyabilmesi adına yalnız yaşaması taraftarıyım. bunda okul dönemleri hariç olabilir, belli bir yaştan sonra demek istediğim. hayatı anne baba yanında tanıyamıyor insan. ben şu an bile ailemin yanına gittiğimde hiçbir işe elimi sürmüyorum, kukumav kuşu gibiyim. kendi evime döndüğümde anlıyorum bazı şeyleri. yalnız yaşamak ayıp değil aksine nasıl ki işte pişmek lafına tecrübe denir bu da ondan. öyle saçma insanlar gördüm ki her yerde görülebilirler... mesela söyledikleri şeyler;

ee hadi mezun oldun ailenin yanına dönsene

boşuna masraf kapat evi (kimin neyi nasıl ödediğini bilmeden cahilce konuşur)

napıyon kızım orda gelmiyorsun yoksa çocuk mu doğurdun gizliyon ha ha ha(!!)

senin ev müsait sana gelelim yaa ne yapacaz dışarda (her gün dışarda ama)

neden biriyle kalmıyorsun sıkılmıyor musun hep böyle (neden sıkılayım? illa biriyle mi olmam gerek? kendi kendime yetemez miyim? sorunları anlatsam da anlamaz ki bunu soran)

......

gibi gibi sayılabilir. özellikle erkekler tarafından yol geçen hanı gibi görülür. o tipik sapık zihniyet sanır ki her gün evde parti, her gün evde biri. kadın evde tek kalıyorsa oooo neler neler düşünür insan..

maalesef burası türkiye. bu zihniyet eğitimle de değişmiyor eğer temelden hatalıysa. her şey ailede başlar. bana ailem çok şükürler olsun ki hiçbir konuda kısıtlama yapmadı aksine görmemi öğrenmemi kendim tecrübe etmemi istedi, aldığım her karara saygı duydu ve destekledi, yine de uyarılarını eksik etmedi değil.

ailenleyken; fatura derdi, hastalık, yemek, çamaşır, ütü derdin yok. mikimmil hayat. ama ya yalnızken? hele ateşler içinde yatarken. eczaneye dahi gidecek gücü bulamayıp kendini zorlayıp çıktığında markette baygınlık geçirmek gibi. evde bir şey yoksa -kızım kalkıp sen gideceksin- gibi zorlayıcı motivelerle kendini iteklemek gibi.

üniversite kazanıp şehir dışını tercih edip ben ailemi özledim diye sürekli ağlamadım mesela ya da birilerini beklemedim gelip bana baksın diye. tercih senin, buna katlanmak zorundasın dedim kendime. aile ile aynı şehirde olsanız da bir müddet sonra kendi evinizi açmalısınız (tabii imkan varsa, okul durumları bittikten sonra veya çalışmaya başlayıp o gücü bulduğunda)

bir de eğer bir erkek sürekli aile yanındaysa sizi anlayamaz, yalnız yaşamış olsa bile tembel olanlar var. evi bilmem ne götürengillerden. erkek de kadın da bu hayatı tecrübe etmedikçe siz onlara uzaylı gibi görünüyorsunuz.

ve en çok da şunu anlarsınız, etrafınızda herkes varken kimsenin gerçek yüzü görülmez.

27 eylül 12:30 27 eylül 12:57

86. Daha önceki girdilerimde de defalarca yazmışımdır ailemle yaşadığımı ve maddi imkanım olsa yalnız yaşamak istediğimi. Bir süredir kısmen bunu yapıyorum, annemler memlekete gitti, kira mira derdi olmadan o gün yiyeceğim kadar yemek yapıp yiyerek, sessiz sakin evde kitap okuyarak günümü gün ediyordum ta ki bugüne kadar. 

Midemi üşütmüşüm, işe gidemedim. Sabahtan beri yataktan çıkamıyorum çıktığımda üşüyorum çünkü, ay sonu olduğu için ve iki üç aydır yalnızsın nasılsa kazandığını tüket mantığıyla sefa sürdüğüm için beş kuruşum kalmamış, dolapta bir süredir bir şey yok ve işyerinde yediğim çorba ile günü geçiriyorum iki haftadır. Her neyse yataktan kalkıp hastaneye gidemedim  tabii.. yakınlarda arayıp çağıracağım kimse de yoktu, arkadaşlarımın hepsi işinde gücünde. Bugün yalnızlığın diğer yüzünü de dibine kadar hissettim ve bir kap çorba edebiyatının o kadar da edebiyat olmadığını anladım. Anneciğim olsaydı misler gibi bakardı ama onlarla da çok yaşayınca sıkılıyorum.

Memnuniyetsizlik ve uyumsuzluk karakterimdir. 

(gizlinot: Canım anam gel çorba yap biraz şefkat göster sonra git ama kurban olduğum piremsesim)

26 eylül 22:40

85. çok kalabalık bir ailede büyüdüm hep. bizim ev hep kalabalıktı, hep gürültülüydü, hep akın akın misafirimiz vardı. buna rağmen ben hep sessizliği ve yalnızlığı seven bir insan oldum. çoğu zaman bu yüzden kalabalığın içinde kendimi yalnız hissettim. kendime vakit ayıramadım, kendimle baş başa kalamadım, bir problemim varsa oturup ağlayamadım. yalnız yaşamayı çok istiyorum. daha nasip olmadı ama en büyük hayalim sanırım. artık bir şeyleri sadece kendim için yapmak istiyorum.

11 eylül 13:33

84. sanırım hiç yapamayacağım bir şey. çünkü korkuyorum (gizlinot: -bu girdi kendimden 11 yaş küçük kardeşimin yanında yatarken ve flaş açık yazılmıştır-) an geliyor hiç korkmadığım zaman da oluyor ama bu iki gün falan sürüyor. aklım çıkıyor yalnız kalcam diye. denemeyi çok isterdim kendi ayaklarının üzerinde özgür bir biçimde yaşamayı ama eminim ki çok uzun sürmezdi.

11 eylül 03:13


83. Hayatımın en güzel dönemiydi. 18 yaşımdan itibaren yalnız yaşadım çünkü korkularım yoktu, müdahaleden hoşlanmazdım, özgür olayım isterdim ve kalabalık sevmezdim, o nedenle yalnız yaşadığım 10 yılı çok çok çok sevdim. Bir de nihayetinde hep yalnız olduğumuza, yalnız kalacağımıza inanıyorum. yani araya başka insanlar, anne baba, ev arkadaşları, sevgili, eş, çocuklar girebilir ama yalnızlık bence doğal durum. 

Yalnızlık ruh halinizi etkilemiyorsa (bazıları için gerçekten ağır olabilir, yalnızlıktan nefret edenler de var sonuçta) mutlaka şansınızı zorlayıp yalnız yaşayın, kendi hayatınızı kurun. 

Bir de mümkünse en azından birkaç yıl yalnız yaşamış biriyle gelecek düşünün. Annesinin evinden çıkmamış, tek başına tüm ev sorumluluğu almamış erkekler gerçekten temel becerilerden yoksunlar ve onlarla birlikte yaşamak çok yorucu. Yumurta bile kıramaması ya da yaptığı dandik salatadan sonra mutfağı savaş alanı gibi bırakması kısa bir süre tatlı ve romantik gelebilir ama hiç değil. Yalnız yaşayan erkeklerin hemcinslerine göre bildiği/daha iyi yaptığı şeylerin bazıları:

Temel tuvalet temizliği (klozet kenarındaki sarı lekeler yalnız yaşayan erkeklerde daha az, tuvalet fırçası kullanımına da aşinalar)

Nevresim değiştirebilmek

Çamaşır makinesini çalıştırabilmek, renkliler ve siyahları doğru ısıda ve ayrı yıkayabilmek.

Ütü 

Kıyafetleri katlama, gardırobunu düzenli tutmak

Yemek yapabilmek, hazır yemeği mikrodalga fırında ısıtabilmek (fırın kullanmak daha advance bir düzey)

Seri ve etkili market alışverişi yapabilmek. Doğru ürünleri doğru miktarlarda seçmek. 

Sofra kurabilmek.

Bu işlerin gerçekten çok vakit aldığını bilip yardımcı fikrini desteklemek. 

11 eylül 00:31

82. hayatın sunduğu en güzel dönemdir. bir seneyi aşkın bir süredir yalnız yaşıyorum ki yaklaşık üç sene bunun hayalini kurarak geçirmiştim. hayallerimdeki gibi olmadı belki ama yalnız olmanın ne kadar bana göre bir şey olduğunu da öğrendim. mesela ben çok titiz bir insan değilimdir. ama ev arkadaşlarım varken onların istediği zaman temizlik yapmak zorunda kalıyordum/hissediyordum. şu an kendimi temizliğe ne zaman hazır hissedersem yapıyorum.

yalnız değilken -ister ailemle ister ev arkadaşlarımla yaşadığım zamanlarda- birisini davet ederken bir kere daha düşünürdüm. kaldı ki ailemle yaşıyorken erkek arkadaşlarımı eve davet edemezdim mesela. ama yalnızken 'ovv kanka hadi gel dedikoduya evde devam edelim' diyebiliyorum. ne zaman uyuyacağıma, ne zaman yemek yiyeceğime, ne yiyeceğime, hatta duvara ne kadar uzun bir süre boş boş bakacağıma dahi ben karar veriyorum. bunlar yalnız yaşamın en güzel yanları.

tabi bir o kadar da kötü yanı var. mesela eve girmeden önce almam gerekenlerin listesini tekrar tekrar kontrol etmeliyim. yoksa pazar kahvaltısını hazırlamışken ekmek almaya da ben gitmek zorunda kalıyorum. ya da anahtarı evde unuttuğumda birinin gelip kapıyı açmasını beklemek yerine çilingir arıyorum her yerde.

her şeye rağmen bence evlilik öncesi her insanın böyle dönemi olmalı ki kendiyle yalnız kalıp neleri isteyip neleri kesinlikle istemediğinin kararlarını vermeli, kendiyle tanışmalı.

9 eylül 21:44

81. Bir tek çocuk olarak istemezdim. Tanımadığım / tanıdığım biriyle yaşama tecrübesi daha iyi bence. Arkadaş ya da yurt arkadaşı gibi. 

28 temmuz 14:56