girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (7)
  • medya (0)

7. * güzellik salonlarında saç/cilt/vücut bakımı yaptırmak yerine bunları evde kendimiz yapabiliriz. Evde manikür, saç kesimi, saç boyamak da buna dahil.

* kültürel açıdan kendimizi sınırlandırmak çok zor biliyorum ama internette ücretsiz etkinliklerle ilgili o kadar çok şey var ki. Mesela ben yarın bayrampaşadaki axis avm'de ücretsiz gökhan türkmen konserine gitcem. Avm'lerde sürekli ücretsiz konserler var. Belediyelerin uygun fiyata tiyatroları da güzel bir seçenek . Bunların dışında nette bol bol farklı alternatifler var ücretsiz olarak.

* zor biten ürünler için stok yapmamak. Zamanında 6 tane şampuan stok yapmıştım. Tabi ki bi kısmının kullanma tarihi geçmiş. Para da boşa gitti.

* kıyafet konusunda şöyle bişey diyim, annem gençliğinde dikiş nakış kursuna gitmiş. Kumaşçıdan 1 liraya kumaş parçası alıp bana elbise dikiyor. O kadar güzel oluyor ki mağazadan alınmış gibi. Kot pantolon ve tişört dikemiyor ama sorun değil çünkü ben zaten elbise giymeyi seviyorum :) sizin de çevrenizde terziliği iyi olan biri varsa bu durumu değerlendirebilirsiniz.

Edit: eklemeler yapıldı

11 ağustos 12:00 11 ağustos 12:07

6. *kıyafete, kozmetiğe para verirken çok çok iyi düşünün. Önce ihtiyacım var mı bunsuz yaşayamaz mıyım diye düşünün, sonra yerine alabileceklerinizi. Ben genelde yemek düşünüyorum. High-end kozmetik aşığıyım, durulmaya karar verdim.

*cilt bakımı çok basit bir şey aslında gereksiz şeylere para yatırmayın. Dr.Dray'in kanalını önerebilirim.

*bu kurla vergiyle teknolojik alet alınmaz. Zaten ülkede herkes yeni çıkan iphonelara saldırdığı için de biraz bu haldeyiz. Bozulmayan hiçbir cihazınızı değiştirmeyin. 

*paranızı yattığı gibi çekin evde saklayın, günlük ne kadar yeteceğini düşünüyorsanız o kadar alın, nakit parayla alışveriş yapın. Bankalar para vermemeye başlar mı bilinmez çünkü. Hırsızlıklar da yaşanabilir. Güvenli bir semtte oturmuyorsanız bu maddeyi yapmayın. Para çekerken etrafa göstermeyin, yurtta-öğrenci evinde kalıyorsanız paranızı saklayın.

*kredi kartı borçlarını kapatın ve borç almayın. Faizler artabilir. Faizler önceden artmış olsaydı bu günlere hiç gelmeyecektik ama tayyib'in etrafındaki müteahhit takımı düşük faizli kredi çekip hakkari'nin ilçelerine son model valilik binaları inşa etmeliydi, bu takım zenginleşirken tüm türkiye fakirleşmeliydi.

*paranızın büyük bölümünü mutfağa ayırın ve kendi yemeğinizi yapın. Her hafta en az 2 kez kırmızı et, 1 kez balık yememiz lazım. Bence bu krizde en önemli şey beslenme. Çoğu kişi makarnayı basacak. Ben her yerden kısıp mutfağı stabil tutmaya çalışacağım. Kurban bayramı da geliyor, kurban kesiyorsa aileniz çok iyi. Dolar 7-8'lere çıkarsa bulgur, yağ, dondurulmuş sebze stoğuna başlayacağım. 

*her ay gelirinize göre bir miktar ayırıp dolara çevirin. 100-200 liralık bir yatırımdan bahsediyorum çok değil.

*söylemesi kolay biliyorum ama sigara içiyorsanız bırakın, alkol tüketimini minimuma çekin.

*pahalı mekanlara çağırılınca gitmeyin. Bir çay bile içseniz 7-8 lira bayılırsınız haftada 3-4 kez çıksanız 30-40 lira ediyor bu parayı biriktirip dolar yapmak daha mantıklı.

*yerli markalardan alışveriş yapın. flormar'dan filan bahsetmiyorum. Tişörtlerimi kafttan alıyorum mesela ben. Zara'dan 80 liraya basic tişört almak saçma.

*televizyonu kaldırın eğer izlemiyorsanız arada açıyorsanız. Akşamları da korkmuyorsanız karanlıkta oturabilirsiniz, ben ekonomik kriz çıkmadan önce de böyle yapıyordum. Ama hırsızlığın olduğu bir muhitte iseniz yatarken bile bir ışığınız açık olsun derim.

*suya da dikkat edin. Elinizi/vücudunuzu köpüklerken suyu kapatın, tazyikli açmayın, sebzeleri akan suda uzun uzun yıkamaktansa sirkeli suda bekletin gibi gibi.

*ek işe girebiliyorsanız girin. Öğrenciyseniz de iş bakının. Öğrenciyim ve hayatımda hiç çalışmadım. Bu sene düşünüyorum ama. 

*elinizdeki gereksiz gördüğünüz eşyaları satmaya çalışın. Kozmetik, giyim. Bunlar alınmaz ilerde şimdiden paraya dönüştürün.

Başlığı takip edeceğim ve aklıma yeni bir şeyler gelirse ekleyeceğim, ömrümdeki 10 yıllık gençlik döneminin bu iktidara ve dünyanın bu yıllarına denk gelmiş olması o kadar üzücü ki.

11 ağustos 10:09

5. Bence bu başlığı canlı tutma vakti geldi.

*İnanıyorum ki hepimizin dolabında çok uzun süre yetecek kıyafetler var. Bence kıyafet alışverişlerinden uzak durma vakti geldi. (Ben en son 2017 Aralık ayında mont almıştım başka da bir şey almadım)

*Son kullanma tarihi geçmeden yeni bir ürün, makyaj malzemesi vs. alınmamalı.

*İnsanın eline ne kadar geçerse malesef o kadar çok harcıyor bu sebeple diyelim 1600TL kazancınız var. Onu 1500TL kazancınız varmış gibi düşünüp her ay ona göre harcama yapın ve mutlaka her ay kenarı bir miktar para atın görmeyin. Gücünüz yetiyorsa her ay 1 gram altın yapmaya çalışın.

*Dışarıda yemek yemeye servet ödemeyin. Hem paranız gidiyor hem de sağlığınız. Üşenmeden pratik yiyecekleri evinizde hazırlayıp yanınızda getirin.

*Sinema, tiyatro, konser vs. gibi aktivitelerinizi sınırlandırmaya çalışın. Arkadaşlarınızla belediyelerin çay bahçesinde bile buluşabilirsiniz ya da parka gidip çimlerde oturup temiz hava alın. Cidden sinema vb. çook pahalı geliyor bana gidemiyorum artık. Eskiden 1 gün içinde öğrenci harçlığımla 2-3 filme birden girerdik. Şimdi ayda 1 sinemaya gitmek bana lüks geliyor.

*Gerekirse ek iş bulmaya çalışın. Evden yapabileceğiniz şeyler olabilir. Hiç olmazsa 1-2 sene birikim yapmaya çalışın.

*Evlenebilirsiniz, çocuğunuzu sünnet edebilirsiniz fakat bunları şatafatlı bir şekilde yapmamaya çalışın. Hatta elinizden geldiğince kutlamalı olayları, doğum günü vb. yapmayın.

*Kredi kartı borçlarınızı kapatıp kırıp atın. Sadece nakit alışveriş yapın. İnanın ben çok uzun süredir yapıyorum ve kendimi çok daha iyi hissediyorum.

*Mesela ben saçlarımı uçlarından düz kestiririm genelde ve bunu ablama yaptırırım. Böylelikle kuaföre vereceğim en az 15-20TL cebimde kalıyor. Ağda işimi de kendim yapıyorum. Tüm vücut en az 60TL sanırım cepte kalıyor. 10TL lik ağda malzemeleriyle kendim alıyorum. her tarafı. Kaş bıyık için de aynı şey geçerli.

*Sadece kendiniz değil bunu çevrenizdekilere de aşılamaya çalışın. Sizi sürekli pahalı mekanlara çağıran durumu iyi olan arkadaşlarınızla gerekirse bahane üretip görüşmeyin bir süre ya da açıkça kusura bakma param yok gel şuraya gidelim diyin, bundan utanmayın.

*Aynı şey yaşadığınız ev için de geçerli. Gereksiz yere pirize takılı aletleri çekelim, musluğu gereksiz açık bırakmayalım,çiçekleri sıcağın altında değil sabah çoke rken ya da akşam sulayalım, artık internette bütün marketlerin haftalık indirim broşürleri var. Bunları takip edip ne nerede ucuzsa oralarda alalım. Emin olun 1TL oradan 3TL şuradan derken ciddi rakamlar çıkıyor ortaya.

Tabiki bu hep böyle devam etmeyecek sevgili süslüler. Aşacağız bu günleri. Unutulmaması gereken en önemli şey ne olursa olsun bu hayata 1 defa geldik ve insanız, tabiki kaçamaklar yapacağız. Çok katı bir şekilde de yaşanmaz ama elinizden geldiğince dikkatli olarak hayatın tadını çıkartın kendinizi strese sokmayın.

11 ağustos 09:27


4. çekilin hemen tavsiyelerimi yazacağım. sen kimsin a.q diyebilirsiniz. az çok ekonomiden anlayan, daha önce ki ekonomik krizler hakkında detaylı bilgisi olan (sosyoloji okumak) bir kardeşinizim. tabi ki her şey kendi kararınız.

ilk olarak dolarınız varsa bozdurmayın. bunun ülkeye menfaatle alakası yok. vatandaş önce kendi geleceğini sağlama alsın ki vatanı korumaya gücü yetsin.

dolar daha da artacak, bunu bilmeyen var mı artık?

eğer dolar 8 e dayanırsa eve erzak depolayın. çok fazla ürün karaborsaya düşecek ve fahiş fiyatlardan satılacak. bunların başında büyük ihitmalle patates, bakliyat, makarna gibi ürünler gelecek.

kozmetik alışverişi yapmak istiyorsanız bu hafta sonu veya bayram indiriminde alacağınız her şeyi alın. ileri de doların artışıyla mac gibi markalar dahil her markaya zam gelecek. flormar bile fiyat arttıracak. stok yapmak işe yarayabilir. kasım-aralık türkiye için zor bir dönem olacak buna hazırlıklı olun.

sırf zara diye bir tişörte 70-80 lira vermeyin, o parayı köşeye atın. köşeye atarken de şahsi tavsiyem tl olarak kalmasın, değer kaybeder.

artık ne kadar tl si olan değil ne kadar doları olan zengin.

giyim alışverişi gibi konularda dolap gibi uygulamalara bakın. az parayı doğru şekilde harcamak asıl maarifet.

bankalarda döviziniz olmasın. hükümet cidden çıkmaza girdiği anda banka hesaplarına el koyabilir. sizin dişinizden tırnağınızdan arttırdığınız para bir anda hiç olabilir. yastık altı en iyi seçenek.

kredi borçlarınızı hemen kapatmaya bakın, gereksiz harcama yapmayın. faiz oranı arttırılacak gibi geliyor bana. bankadan kredi çekmeyin 2-3 ay. araya ciddi bir fark koyacaklar. cazip gelecek tekliflerin altında sizi büyük borca sokmaya çalışacaklar.

bir de kimseye benim şu kadar param var şu kadar dövizim var diye laflarda bulunmayın. nasıl bir döneme gireceğimiz belli değil. en yakınınız bile size bir yanlış yapabilir. dolar 7 lirayı geçtikten sonra her şey çok farklı olacak.

eğer sosyal hayata kadar inerse kriz, hırsızlık vakaları çok fazla olacak. bu yüzden sizin bilginiz size kalsın. boşverin millet sizi aç sansın bir şey olmaz.

10 ağustos 17:09 10 ağustos 17:11

3. Bu başlığı canlandıralım süslüler. 

Ülkece ihtiyacımız var bu önlemlere.

10 ağustos 15:32

2. Koşarak gelen ekonomik kriz dolayısıyla birbirimizle paylaşmanın faydalı olabileceğini düşündüğüm önlemler. Ilk girdideki yazarımız gibi ben de artık mecbur olmadigim şeyleri almamaya özen gösteriyorum. Para biriktirmeye çalışıyorum, biriktikçe de biraz dolar almıştım. Tl cinsinden biriken paranın alabildiği şeyler giderek azalıyor çünkü.

12 temmuz 11:45

1. ukte (yazar: kathleen)

Türkiye'de yaşamasam dahi bir ayağımın orada olmasından dolayı almaya çalıştığım önlemlerdir. 

1- %90 indirime dahi girmiş olsa, onsuz yaşayabildiğim hiçbir şeyi almamak. Bu hem kendimin yapmaya çalıştığı ekonomik boykottan dolayı hem de yarın ne olup olmayacağımı bilmediğim için yaptığım önlem. 

2- Bankada para tutmamak. şu saatten sonra her şeyin bir insanın iki dudağının arasından çıkacak söze bağlı olduğu ve bankada paramın güvende olduğunu düşünmediğimden dolayı yapmak zorunda hissettiğim bir durum.

3- Biriktirdiğim parayı dövize çevirmek. para birimimiz meksika pesosu karşısında dahi değer kaybedip erirken, en azından elimde olan paranın erimemesi için uygulamaya çalışıyorum.

4- sosyal aktiviteleri kısıtlamak. önceden ayda 10 kez dışarda bir şeyler yapıyorsam, bunu ayda bire düşürmek. çünkü bir kahveye minimum 10 lira, bir çaya 5 lira verecek kadar zengin değilim. bu gidişatla da olamayacağım.

5- yeme ihtiyacı için az ama öz alışveriş yapmak. artık bir sebzeyi pişireceğime inanıyorsam alıyorum, yok eğer 3-4 gün sonra pişiririm diye düşünüyorsam almıyorum. yapacağım yemeklere önceden karar verip, alınacak meyve sebze miktarını ona göre ayarlıyorum. böylece hem buzdolabım düzenli kalıyor hem de yiyecek israfından kurtuluyorum.

6- elektrik ve suyu minimum düzeyde kullanmak. akşamları bildiğiniz mum ışığında oturuyorum. tabi bu birazda migrenim olmasından da kaynaklanıyor. Bulaşık ve çamaşır makinesini asla tam dolmadan çalıştırmıyorum. uzun duşlar almayı bıraktım. bir nevi kısa kısa ama sık duş alıyorum ve sabunlanırken suyu mutlaka kapatıyorum. baktığımız zaman 5 dakikalık bir duş sırasında yaklaşık 60 litre su harcanıyor ve ben bunu en aza indirmek istiyorum.

kısacası nereden kısabilirsem oradan maksimum miktarda kısmaya çalışıyorum. birikim yapmaya çalışıyorum. çünkü şu bir gerçek ki ekonomik kriz kapıda ve ben bu krizi en az hasarla atlatmaya çalışmayı hedefliyorum. eminim diğer yazarlardan da faydalı önlemler gelecektir. 

25 haziran 16:29