yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (23)
    • medya (0)

    23. youtube boykotu da denebilir. ders videoları izlemek için girdiğim youtube’da kenarda önerilen videoları görüp her defasında tıklıyorum. bir türlü kurtulamıyorum bu youtube batağından. izlemek istemiyorum artık.

    ikiyüzlü spiritüelliklerinden, hayatta hiç bir zorluk görmediği halde sürekli şikayet etmelerinden, sürekli dedikodu yapmalarından. video çıksın diye koca bir çöplüğe dönüşmelerinden bıktım. “başkası yapsa ben bu videoyu izler miyim?” diye soruyor musunuz hiç kendinize? çoğu da youtube izlemediğini söylüyor zaten. inanın bana bunları izlemek yerine film dizi belgesel izlemek çok daha zevkli hem de genel kültür katıyor.

    reklam kültürünü beslemek, markaları beslemek birer marka askeri olmak bu işin ahlağı ve motivasyonu anladığım kadarıyla. ben işinde uzman insanların niş bir alana yönelik kanal açmalarını çok takdir ediyorum. mesela bir psikolog’un açtığı kanala denk geldim, bir yazılımcının kanalına, mimar, diyetisyen kanalına falan. bu insanlar gerçekten youtube’un hakkını veriyorlar. çünkü marka ya da takipçi yalakası değiller. onun dışında da eğer bozmadan gitmeyi başarabilirlerse iki üç tane iyi kanal var. 

    hepsi bir kenarda durabilir. ben çok uzun bir süre bu şımarık youtube dünyasından uzaklaşmak istiyorum.

    7 eylül 04:00

    22. Gerçekten çok enterasan entryler okumama neden oldu başlık.

    Boykot nedir niye yapılırdan başlamayacağım.

    Söyleyeceklerimin burada kalabalığı oluşturanlar tarafından anlaşılamayacağına da neredeyse Eminim. Ya sananeciler gelir; sen işine bak derler, ya da şikayet ettikleri tüm o detayları savunuyorum sanıp söylenirler.

    YouTuber değilim. Hiç olmak istemedim ama obur bir YouTube kullanıcısıyım. Gerek işim yüzünden, gerekse farklı disiplinlerdeki meraklarım sebebiyle çok video izlerim. Takip ettiğim YouTuberları bırakın boykot edip izlememeyi, yeni paylaşımları için genelde heyecanlanırım ve uygun zamanı kollarım videoyu açıp izlemek için. Neden?

    Çünkü o insanlar benden tek bir kuruş almadan çok değerli bilgi ve tecrübelerini paylaşıyorlar. Hiç bir kitap, dergi satın almadan, oturduğum yerden kalkmadan, hiç bir yere üye olmadan, para ödemeden bu hizmeti alıyorum. Bu mükemmel bir şey. İnsanlık tarihinde bilgiye erişimin bu kadar kolay ve ucuz olduğu başka bir dönem olmadı. Çok ama çok şanslı hissediyorum kendimi.

    Burada adı geçenlerin bir kısmını biliyorum. Dedikodusu yapılıyor sadece. E mantıksız değil tabi çünkü o isimlerin konuşulacak katma değeri olan bir paylaşımları yok denecek kadar az. Onlar da zaten konuşulsun (pozitif şekilde konuşulmasına gerek yok) istiyorlar. Konuşulmak, negatif de olsa etkileşim demek ve YouTube algoritması gereği bla bla bla.

    Ama anlamadığım bu kadar kızılan isimlerin hala daha merak ediliyor olması. Çok klişe ama doğru maalesef; izleme. Kimsenin kimseye tahammül etmek zorunda kalmadığı, mecburiyetlerin minimuma indiği bir çağda yaşıyoruz. İstemezseniz apartmanızda karşı kapı komşunuzla selamlaşmıyorsunuz. Bu büyük bir özgürlük. Bizden önceki jenerasyonun “elalem ne der” ve “ayıp” duvarları çok daha yüksekti. O sebeple videoyu açıp açmama ihtimalinin %100 kişinin kendi insiyatifinde olduğu bir işte konu neden boykot noktasına kadar geliyor, neden hiç tanışılmayan insanlar hakkında ağır laflar ediliyor, sinirleniliyor, kızılıyor ve küsülüyor anlayamıyorum.

    Bu bir sektör. Gittikçe büyüyen bir sektör. İster kabul edelim ister etmeyelim. Ekrandaki kişinin Emeğini emek olarak görmeyip burun kıvırabilirsiniz, sizin kadar ders çalışmadan, üniversite bitirip diploma sahibi olmadan bunu yapmasına da içerleyebilirsiniz. Ama bu gerçek. Alaylı ya da mektepli fark etmez, bu sektörde insanlar yaptıkları paylaşımlarla büyük küçük paralar kazanacaklar. Siz, size uygun olanı alıp geçin. Ruh halinizi kimsenin böyle bozmasına izin vermeyin rica ediyorum. Görgüsüz mü o kız. Kapatın geçin, bir daha da açmayın. Arkadaşlarınıza da böyle yapmıyor musunuz? Kim ki size ters düşen hareketler sergiliyorsa, cezasını kesmiyor musunuz? İrtibatı koparın gitsin. Arkasından konuşmaya, zaman ve enerji harcama değmez yapmayın.

    Reklamcılık ve sosyal medya buluşması ortaya böyle bir şey çıkardı. En çok emek harcayan en çok parayı kazanır düzeni yok dünyada. Hiç bir zaman olmadı, kuvvetle muhtemel bundan sonra da olmayacak. Felaket bir sistem, haksızlıklar ve hukuksuzluklarla dolu yaşamlar.. bu arada haksız paralar kazanmak diyince benim aklıma seneyi devriyesi de yaklaşan 17 Ağustos depreminde yıkılan binaların müteahhitleri geliyor. Yanlış tedavi uygulanan ya da ameliyatı sırasında Bedeninde gazlı bez unutulan hastalar, hatalı üretilen bir ticari uçağın yüzlerce insana mezar olması geliyor. Youtuberlara sıra gelmiyor gerçekten. İşini o kadar berbat yapan hukukçular, mühendisler, bürokratlar, öğretmenler var ki... üstelik onların bu kötü performansları bir nesli etkiliyor, toplumun geleceğine yön veriyor. İzlediğiniz YouTuber reklam yapıyorsa ve istemiyorsanız kapatın, samimi ürün yorumu yapmıyorsa kapatın, yanlış ya da eksik bilgi veriyorsa kapatın. Üzerinde bu kadar konuşup enerji harcamayı bırakın, düşünmeyin bile. Değerli zamanınıza yazık.

    Benim şu çok kısa olmayan hayatımda karşılaştığım ve kafama taktığım haksız kazançlardan biri bile o youtuberların reklam geliri değil maalesef. Listemin en başında devlet kadrolarını işgal edenler var mesela. Sonra vatansever askerleri bir bir içeri tıkan, hem onların hem ailelerinin hayatını karartan leş hakimler ve savcılar var. Sonra sıfır liyakatla ve sıfır bilimsellikle  hareket eden üniversite rektörleri, milletin iradesini hiçe sayan ysk üyeleri var. Var da var. Bu memlekette youtuberlara gelene kadar daha çook boykot edilecek ve taşlanacak “meslek” grubu var. Üstelik youtuberları istemezseniz görmez, duymaz ve bilmezsiniz ama saydığım diğer herkesin marifetleriyle hayatınız ve geleceğiniz bir güzel kararır.

    8 temmuz 20:33

    21. mesela diyelim ki barış özcan'in videolarını izliyorum; neden bu adamın videolarını izlemeyi kesip boykot edeceğim ki?

    şu boykot dediğiniz şeye makyaj kanallarını, Enes Batur ve türevlerini boykot ediyoruz desenize.

    arayip da bulana YouTube'da faydalı kanallar da var. sanırsın mühim bir şey izliyormuş gibi de boykot ediyoruz!! lan zaten makyaj kanalı izliyorsun boykot etsen ne.

    let the linç begin.

    8 temmuz 15:44

    20. çok uzun zaman önce girdiğim boykot. bir tek ece yi izliyordum oda zaten artık sürekli video atmıyor. bunları izlemek yerine belgeller açıyorum. ya da hintli bir adamın videolardan elde ettği gelirle yardıma muhtaç insalara yaptığı yemek videosunu izliyorum. grandpa kitchen adı izlemek ve kendimizce tuzumuz olsun derseniz. en azından iyi bir amaca bağlanıyor. bizim yıtıbırlar gibi ' ay o kadar yoğun bir hafta ki video çekemedim ' diye egoistce şeyler duymuyorsunuz.

    8 temmuz 13:04

    19. Birkaç haftadır hiçbirini izlemiyorum. Evrenle ilgili belgesellere sardım. Bilgi edinerek vaktimi iyi değerlendiriyorum. Hepimiz iş yaparken ses olsun diye açarak gerçekte kim olduğunu bilmediğimiz insanlara para kazandıracağımıza belgeselleri, müzik videolarını, eski/yeni dizileri veya hoşumuza giden başka türden videoları izlemeyi huy ediniriz umarım. Kullanmadıkları ürünleri önerenler, "seçtiğiniz ürünleri deneyeceğim." diyerek oda dolusu kolileri görgüsüzce gösterenler, "Çok yoruluyorum, tatile ihtiyacım var." deyip gezmekten evin yolunu unutanlar, aylar boyunca aldığım maaşı biriktirsem ancak denk düşecek kazancı Tek reklamla -Bana göre hak etmeden ve çabasızca- ceplerine indirenler olmadan yaşıyordum, bundan sonra da yaşarım. Sevdiğim iki üç isim kalmıştı, Artık içimden onları da izlemek gelmiyor. Benim kozmetik mağazaları gezerek fiyatları öğrendikten, onlar video çekmeden merak ettiğim ürünleri deneyip fikir edindikten, Yeni çıkan ürünleri haftalar sonra dile getirdiklerini gördükten sonra ve onlar günlük hayatlarında ellerinde onlarca ürün olmasına rağmen tek tip makyajdan ötesine gidemezken ben kısıtlı imkanlarımla para biriktirerek aldığım, onların sahip olduklarının çeyreğine tekabül eden ürünlerle farklı tonlarda makyajlar yapıyorsam hiçbir "güzellik" kanalına abone olmamın anlamı yok.

    8 temmuz 12:58

    18. Kendi ruh sagligim icin son 3 senedir uyguladigim boykottur. Oncelikle hicbir zaman dis gorunusune cok onem veren biri olmadigimi belirteyim. Yanlis anlasilmaya sebebiyet vermek istemem, bunun yanlis oldugunu dusunmuyorum, sadece sahsim nazarinda kendimi oldugum gibi gayet begeniyordum ve memnundum. Cilt bakimim her gun degildi ancak yine de cildimin temizligini belirli araliklarda yapar ve bu durumdan rahatsizlik hic duymazdim. Arzu ettigim zamanlarda ise bir rimel, eyeliner ya da goz kalemi ve dudak parlaticisi ile gayet basit ama kendime cok yakistigini dusundugum bir makyaj yapardim. Ta ki bu "beauty influencer" tayfanin iceriklerini izlemeye baslayana kadar. Ne mi degisti sonrasinda? Yeni ve farkli seylerle tanismanin getirdigi heyeca ile birlikte kendini "yeterince" guzel gorememe, hep bir kusur bulma kisacasi bir tatminsizlik ve mutsuzluk hali. Belki bu senin kendi zayifligin diyeceksiniz, ki haksiz oldugunuzu da soylemem, ancak kendimi icinde buldugum bu hoslanmadik donusum icerisinden tek cikis yolu, benim icin, bu insanlari takibi birakmakti. Bahsedilen insanlar, sadece Turk youtuberlar icin konusmuyorum butun dunyadaki beauty community dahil, sadece basit icerik ureticileri degil, trendler yaratiyorlar ve bu trendler zamanla toplumda normlara donusuyorlar. Bu olusan normlar ise guzellige, bedene, kadina dair algilari etkiliyor. Bu durumu gercekten cok urkutucu ve uzucu buluyorum. 22 yasima kadar kaslarimdan hicbir rahatsizlik duymayip aksine gayet begenip bir anda kendimde en nefret ettigim yerlerden birine donusmesini korkutucu buluyorum. Surekli bu trendleri takip etmek zorundaymislik hissini korkutucu buluyorum. Kendini oldugu gibi seven insanlarin, kendini sevmesinin her gecen gun daha cok zorlasmasini korkutucu ve uzucu buluyorum. Siz bireysel olarak bu akimlardan etkilenmeseniz bile cevrenizden birkac kisinin kendini kaybetmis olmasi yetiyor. Size her defasinda nasil daha guzel olursunuz tavsiyelerini, fikirlerini sormamaniza ragmen, veriyorlar. Halihazirda beden dismorfisi ve yeme bozukluguyla mucadele eden biri olarak, bu duzenden kendimi, ruh sagligimi korumak adina guzellik ve lifestyle'ci youtube tayfasini hayatimdan uc yil oncesinde cikardim. Hersey eskisi gibi mi, tabi ki de degil ancak kendimi daha cok kendim gibi hissediyorum ve bundan rahatsizlik duymuyorum. Goz altlarim mor ise gidince herkesin onlara bakip ne kadar kotu gorundugunu dusundugune dair kafamda binbir senaryo kurmuyorum. Makyaji diledigim zaman diledigim gibi yapiyor, cildimin tenimin her zaman "kusursuz" gorunmek zorunda olmadigini dusunerek cilt bakimimi da icimden geldigi gibi yapiyorum. Bu girdiyi de benim gibi olan diger susluler icin yaziyorum. Yalniz degilsiniz ve herkes gibi olmak zorunda degilsiniz.  Link'e sosyal medya ve guzellik algimiz uzerine etkisine dair ilgi cekici bir Huffingtonpost makalesi ekliyorum. (link: https://www.huffingtonpost.co.uk/entry/instagram-influencers-beauty_n_5aa13616e4b002df2c6163bc?fbclid=IwAR0wqP8_XTCx0pt0unfccUSMDWCPLa7LNeHTUW_fMB79EgwhSvtCnRuqzoY&guccounter=1&guce_referrer=aHR0cHM6Ly93d3cuZmFjZWJvb2suY29tLw&guce_referrer_sig=AQAAAAQGI_qdfenLPLQBfqNC6F3FzeIl9tuGDpcslkz_A_hd1LgySyDHvdRpykyRKZ5UxBN-mDIpsGw_0PaWBKkkhk6n6sRN1pZxU0iyuIRS9JCtENnmzVy_O-fxvIb4BhSRRyIrjX7VR-kwbUXJl6VreWYrE3yD2tSX1fJnGquiwBkW Instagram Influencers Are All Starting To Look The Same.)

    8 temmuz 12:50

    17. Valla iste secimde oy verdim dedi ama vermedi diye instagramini engelleyip youtube videolarini gorunce kaldir secenegine bastiklarim belli. Zaten kotu icerik ve bos konusma, birbirinin tanittigi urunu ovme dongusunden dolayi hic de merak etmiyorum

    Ece targit ve cansular

    23 mayıs 19:38

    16. bir arkadaşım ünlü bir markanın bölge müdürlüğünü yaptı bir dönem. bildiğim kadarıyla youtuberlara koli koli ürün yollayan bir marka değil. neyse, bir gün konuşurken bu youtuberlar, pr listeleri, ürün yollama vs konusu açıldı. kendisi aynen şunu iletti; "o videolarında yaa sağolun xx ailesi diyenlerin çoğu ürün ürün diye yalvarıyor. bizim markaya da sürekli yazanlar vs var".

    resmen arka planda 3 tane ürün dilenip, sonra da sürekli ego show yapmalarından aşırı tiksindim. 1-2 kişi kaldı izlediğim, onlar dışında kim varsa ilgilenmiyorum artık.

    bizim sayemizde var oldular, yine bizim sayemizde silinip gidebilirler.

    23 mayıs 03:10

    15. kimsenin kendi kendini yok ettiği yok maalesef. bu şahısların bilinçli takipçileri varsa onun katbekat fazlası bilinçsiz hiçbir şeyden haberdar olmayan takipçileri mevcut aksi takdirde bugün bu kadar para kazanabiliyor olmazlardı. boykot maalesef 3-5 kişinin ben artık takip etmiyorum demesiyle olacak iş değil, etkili bir boykot çağrısı ancak bu kişilerin varlık gösterdiği sosyal mecralar üzerinden tatmin edici kitlelere ulaşabilir, mesela instagram. 

    22 mayıs 20:50

    14. Bu konuda deneyimlerimi aktarmak isterim. Ben univdeyken ve hic bu konuları bilmezken ve de o zamanlar zaten bu camia yeniyken izlerdim. Zaten o zaman olan kişiler belli. Bi ara denizin paylastiklarina sarmistim. Ne atsa izlerdim ilginç gelirdi ve kozmetik sevmeye başladığım için de zevk alirdim ama bir kere bile duygu özaslan izlemedim. Hic ilgimi çekmedi ben daha çok lbtk, deniz falan izlerdim. Duygunun 1 videosunu izlediysem bile asla aklımda değil. Neyse yıllar geçti vs derken akıllandım tabi ki :D onların sadece youtube kanali olan insanlar olmadigini, bu isten para kazandıklarını ve egolu olduklarını gordum. Denizde vs bu olmadi tabi de duygu ozaslan, damla biliç tarzı tipler türedi yeni nesil olarak. Kara listem su şekilde oluştu. Zaten youtube izlemeyi bırakmıştım. Ama malum burda başlıkta görünce ve bazen zeka seviyesini aşağı çekme ihtiyacı duydugumda bakıyorum. Ama asla düzenli izlemiyorum . Öncelikle damlayı da meraktan 1 dk izleyip kapadım. Aşırı bilmiş, asla komik olmayan vasat bir tip. Bide demez mi ben restoranta gidince damla hanim diye kapıda karsiliyolar beni :D duygu zaten ne is yaptığı belirsiz ve uzanamadigi ciğere de mundar diyen biri. Akademisyen ve memur hayati sıkıcıymış da sen acaba o seviyede misin a1 seviye ingilizcenle . Yani kendin nesin ki milleti elestriyosun acayip çelişkiler var. Yazsam günler yetmez. Merve özkaynak ise bikotbitisort, yorum ifşa sayfalarına yazdigi yorumlarla aşırı avam ve ben bilirim havalarindaydi. Güya youtube kanalındaki sevimli hanim kizken, yorumlarda aşırı cazgır olduğunu ve basit olduğunu gördük. Zaten video içeriği leş. Enes batur tayfası zaten asla bana hitap etmiyor. Neyse hayatımda sude alkış, damla kalaycik türevi tipler izlemedim belki 1 dk meraktan bakmisimdir . Saçımı duzlestirirken falan ses olsun diye arıyorum yeni insanlar ama eski tat yok yani. Onun yerine müzik açıyorum. Gelelim markalara. Rebook duyguyla işbirliği yaptı ama duygu hayatında kaç dk spor yaptı? Aşırı tembel biri mi bana ilham olacak? Markayı alacağım varsa bile asla almama kararı aldım. Onun dışında starbuckstan 120 liraya termos aldım bi baktım markalardan gelenler videolarında duyguya beleş gelmiş ve stsrbuckstan haftanın 4 günü kahve alıyorsam 1 e indi. Damlaya vs gelenleri gördüm derken alacak marka kalmadı ve boyle boyle neyin reklamı yapiliyosa almamaya başladım. Sevdiğim markalar arada kaynadı mesela mac reklamı mi yapiliyor . Mactan her ay urun aliyosam artik ürünü sadece ihtiyacım varsa almaya basladim . Daha çok rival de loop gibi kiyida köşedeki markalara yöneldim bu vasifsizlara urun yollamadiklari için. Keske sadece youtubeda kalsalardi da boş egolarıyla bizi youtubedan da, markalardan da sogutmasalardi. Ben simdi boş beleş bir egosu olan, asla spor yapmayan( sonuçta marka işbirliği yapıyolar ama hepsi bingil bingil . İnsan takipciye saygısından posturune dikkat eder. Bunlar saldıkça salıyor. ) , sürekli her gittikleri yerde ilgi bekleyen, en kötüsü de makyaj hakkında ufak bi kursa bile gitmemiş insanların dediklerini neden ciddiye alıp egolarını sisiriyim? Sonuç olarak boykota sonuna kadar katiliyorum. Sadece youtube ekranında kalsalardı da boş egolarını ve gerçek karakterlerini, vizyonsuzluklarini görmemiş olsaydık yine izlerdim ama artik asla. Su aralar sadece beni güldüren videolar izliyorum ne denk gelirse . En azından espiri için biraz mesai harcayan kanallar var . Onlar en azından bisey sunuyor guldurerek . Bunların topluma ne katkısı var anlamış da değilim bize tester verilmezken bunlara hediyeler yağacak kadar? Bunlardan ilham alan ve o ürünü bunlar tanıttı diye alanlar da 100 kişiden 1 kişidir allah bilir. Yani boş ve cahil konusmalariyla bana ne katıyorlar ki bu kadar mukafatlandiriliyolar ? Azalarak biterler umarım. Ego kaf daginda ama üretim sıfır.

    22 mayıs 20:38