yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (234)
    • medya (0)

    234. rus edebiyatına tabi çoğu eser diyebilirim. bir karakterin birden fazla ismi oluyor orijinal isim ve kısa halleri , rusça bilenler bilir . o yüzden bu eserleri okurken kafalar bir miktar karışabiliyor. bu da okunan kitabı okuması zor bir hale büründürüyor.

    6 mayıs 15:48

    233. isimlerin sürekli birbirine karışması sebebiyle gabriel garcia marquez - yüzyıllık yalnızlık ve bir de neden bilmiyorum, çok sevmeme rağmen, ne zaman başlasam bir türlü devamını getiremediğim Yuval Noah Hararı - sapiens kitaplarıdır benim için.

    6 mayıs 14:11

    232. Cengiz Aytmatov ' Gün Olur Asra Bedel' ne hikayesi beni sürükledi ne kozmonotluk o yıllardaki iç savaş ve aynı zamanda değişik insanların adları.

    Yarısına gelince pes ettim. Okunmuyor arkadaş

    6 mayıs 07:45


    231. alev alatlı - schrödinger'in kedisi (kabus)

    çok ağır dili ve olay örgüsü olan postmodernizim akımıyla yazılmış bir kitap. zor okunan değil okunamayan, atlaya zıplaya bitirmeye calıstığım ama başaramadığım bir kitap.. ama internetten baktığımda seveni de çok..

    hala koalisyon, yeni dünya, pir gibi kelimeler gördüğümde bu kitap yüzünden karnıma ağrılar giriyor.

    6 mayıs 01:28

    230. benim adım kırmızı - orhan pamuk. romanın anlatıcısı bazen bir insanken bazen bir hayvan hatta bir renk olabiliyor. ilk okumaya başladığınızda odaklanmakta zorlanabilirsiniz ama biraz zaman verirseniz sürüklenip gidebilirsiniz. çok iyi bir tarihi suç romanı

    5 mayıs 20:01

    229. Tamamen kitabın çevirmenine, eğer yerliyse editörüne bağlı bir durum.

    Okuması zor geliyor ama illa okumak istiyorsanız başka bir yayınevinin baskısını deneyin derim, farkı göreceksiniz.

    5 mayıs 19:00

    228. Hakan günday kinyas ve kayra

    5 mayıs 18:51


    227. Yazılanları okuyunca epey şaşırdıklarım var. Bazıları keyifle okuduğum adeta içtiğim kitaplar, mesela kurtlarla koşan kadınları üç kere okudum hatta kitabı ödev konum olarak belirleyip feminizm dersinde aa yı garantilemiştim. Bu farklılıklar bana şunu düşündürdü, sanıyorum ki her kitabın bir dönemi var, bazı kitaplara çok fazla anlam yükleyip ilk sayfalarda aradığımızı bulamayınca hevesimiz kaçıyor veya başka bir kitap aklımıza takılabiliyor veya o sıra dolu kafamız o kitabı kurtarmıyor, dili ağır diye düşündüğüm ve beni soğutan bir kitap olmuştu saatleri ayarlama enstitüsü ama aynı dönemde yazılmış bir başka "ağır olarak nitelendirilen" kitaptan çok keyif almıştım. Mesneviyi okuyorum yanımda mutlaka sözlük, defter kalemle ders gibi çalışarak. Yani sözüm o ki bence her kitabın bir zamanı var ve bitirmek için mücadele göstermek bizi sıkıyor bir ara kenara attığınız bir kitabı başka bir zamanda tek solukta okuyorsunuz. Ruh hali vs çok etkiliyor bence.

    5 mayıs 18:07

    226. (gbkz: sofi'nin dünyası) - lise döneminde okudum 1 senede bitti çünkü ara verdikten sonra bazı yerleri tekrar okumam gerekti. okurken hissettiğim baş ağrısını hala hatırlıyorum, güzel kitaptı.

    Aklından bir sayı tut - ilk ve son kez okuduğum polisiye roman. Bu kitabı okuyunca polisiye, cinayet türü romanları sevmediğimi öğrendim.

    Anton Çehov 6. Koğuş ve Kuyucaklı Yusuf bu iki kitap beni depresif ve üzücü hissettirdiği için okumakta ve bitirmekte zorlandım.

    5 mayıs 17:31

    225. Madame bovary, vadideki zambak, günaha son çağrı, eylül, kurbağa güncesi olay örgüsü açısından okumakta zorlandığım kitaplardı. Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey ise yazım dili ve üslup açısından okurken tahammül edemediğim bir kitaptı. 

    5 mayıs 17:19 5 mayıs 17:24