1.
vahşetin diğer adidir benim için.
Kadinlara, erkeklere, cocuklara, hayvanlara kısaca tüm canlilara nasil davranacağımı islam sayesinde öğrenmedim. Tamamen kendi aklim doğrultusunda vicdanlı bir insan olmayı seçtim. Benim asla asirlar önce ortaya çıkıp kitabı yazilmis dini anlamaya calismaya vaktim yok. Su evrende öğrenecek, kesefedecek o kadar cok sey var ki. Oturup da iki kadin bir erkege esit diyen dinin neyini arastiriyim ben. Hemen de kılıfı hazırlanmış. (bkz: gerçek islam bu değil ) Neymis kadin merhametli davranirmis bla bla bla. Nereden bu kanıya vardilar acaba. Hem cok merhametsiz kadinlar da yasiyor yeryüzünde. Kisaca cinsiyete indirgenemez bir şey bu. Hadi diyelim öyle düşünülmüş. Yahu islamda kadini erkekten aşağı ceken tek unsur bu mu? Her an sayabiliriz burada. Ama eminim hepsine tatli tatli bir kılıf bulurlar.
Edit: bir de şeye bayılıyorum. İslama ters düsen herşeyi yapip (bana gore ters değil bak, islama göre) sonra savunmaları... yok yani oluru yok.
25 ocak 2017 18:08
25 ocak 2017 18:27
2.
kelime anlamı barış olan bir dindir. keşke gerçekten majör olarak barış yapanların dini olarak kalsaydı.
3.
Artık adı altında yapılan işler, adı altında konuşan kişiler baymış din. Ayrıca türkiye cumhuriyeti ülke sınırları içerisinde doğduğunuzda kimliğinize yazılıyor, sizde benim gibi 10 dakikalık kısa bir işlemle sildirebilirsiniz.
Kuranı da, kitabı mukaddesi de okudum. Mezopotamya, mısır, roma ve yunan mitoloji ve inançlarını da keza.
Din yüzyıllardır insanları kandırmak, onları birleştirmek için, ayrıca insanların bilmediği açıklayamadığı olaylara kısa yoldan sebep bulabilmesi için kullanılmıştır. Bilim tarihine bakınız, mısır ve Mezopotamya gök cisimlerinin tanrılar olduğunu düşünürdü. Buna karşı çıkan, 'günahkar' idi..
Uzun yıllar çoğu doğal afet tanrının cezasıydı.. ölüm tanrının takdiri, yaşam tanrının isteğiydi..
γενηθητω φως.. ışık olsun. Dedi tanrı ve oldu dediler. Adem ve havva dediler, tanrının dünyayı gün gün oluşturduğunu anlattılar..
Daha sonra darwin ile dalga geçtiler, türlerin kökeni yayımlandığında. Hatta bir din adamı incilden yola çıkarak, m.ö 4004 yılında dünyanın oluştuğunu söyledi, buna da inandılar. Daha sonra bilim, marie curie ve uranyum sayesinde yaş hesaplama yoluna gitti, bilinen en eski fosillerden birinin tam 562 milyon yıl yaşında olduğu açıklandı.
Aynı bunlar gibi, bilim bizi aydınlatacak.
Eğer düşüncelerime katılmıyorsanız Eksilemeniz de önemli değil, aksine mesaj atarak mantık çerçevesinde konuşabiliriz.
4.
Pedofillerin dini olmayandır. Pedofili bir hastalık olup her çeşitten her ırktan her dinden her cinsiyetten insan bu hastalığa sahip olabilir. Bir dini tanımlarken onun inancı, bunun dini gibi tanımlamalar da ancak cahiliyeti gösterir.
5.
Alakalı alakasız ayetlerin pedofili ile ilişkilendirildiği dindir. Eşleriniz sizin tarlalarınızdır ayeti çeşitli boyutlardan tartışmaya açık olup pedofili açısından bakıldığında alaka kurmanın nasıl mümkün olduğunun anlaşılamadığı bir örnektir. İnanç sahipleri kitabı okumamakla suçlananilir ancak ben defalarca okudum, vereceğiniz akla ihtiyacım yok.
6.
İyilik de kötülük de bireyseldir. Din, mezhep, ırk nasıl bir kötülüğü topluluğa yıkarsınız. Dinler insan hayatını daha yaşanılabilir, daha nizamli kılmak için varlar bence, aksi de din değildir. Ha diyorsanız bana ağır geliyor inanmazsınız. Ama inanmadığınız ya da işinize gelmeyen şeylere çamur da atmayın bir zahmet.
7.
yaptıkları pislikleri ve saygısızlıkları inandıklarını iddia ettikleri dini kullanarak yapanlar yüzünden önyargı ile yaklaşılan dindir. nasıl ki kendini iyi yetiştirmiş eğitimli bir insanın bu durumunu inandığı dine bağlamıyorsak budist tapınağında ezan okuyan salağı da pedofilileri de buna bağlayamayız. saçma sapan yetiştirilmiş bir insan taşkınlık yapacaksa bahane bulur yapar bir şekilde zaten. dini alet eder başka bir şeyi alet eder bulur bir şey. hz. aişe'nin 9 yaşında evlendiğini iddia etmek ortadoğu pedofililerinin işine geldiği için öyle bir şey çıkarılmış ve öyle kabul edilmiş. ama aslı yok, hz. aişe peygamber efendimiz tarafından istendiğinde zaten 15-16 yaşlarındaymış ki o coğrafya ve devir için kadınların evlilik çağı yaşları. üç dört yıl sonra falan evlenmişler bu da 18-19 yapar. Bir gün çarşıda bir hırsız, Hz. Ömer'in sarığını çalıp kaçtığında hırsızın peşinden koşan, “Allah şahit ki onu sana verdim, sen de kabul ettim, de! De ki Cehennem ateşi sana dokunmasın!” diye bağıran koskoca halife hz. ömer varken, kızı yanına girdiğinde saygıdan ayağa kalkan, açken karnına taş bağlayan hz. muhammed varken, yanına bir metre yaklaştırmayan, ancak elini eteğini öptüren altından tahtlarında oturan lüks araçlı tarikat şeyhlerinin yaşadığına gerçek islam demek de ne bileyim.
8.
en çok müslüman diye geçinen 'şeyhci şıhcı' insanların zarar verdiği dindir.
ben gerçekten gördüklerim karşısında inanamıyorum. sapıklık, taciz, tecavüz, hak yeme, şatafat, hor görme, dışlama bunlarda. ama gelin sorun inandıkları din gereği mükemmel onlar. tek gerçek onlar. onların bildikleri hep doğru vb vb. iyide arkadaş sen kendi beynini kullanmıyorsun, araştırmıyorsun, şeyhin şıhın sözüyle oturup kalkıyorsun. en önemlisi kuranın ne demek istediği üzerine hiç düşünmüyorsun bile. hakka hak, doğruya doğru demiyorsun. sen nasıl dindar veya en iyi dinin yayanı veya temsilcisi olabilirsin ki?
müslüman çoğunluğa sahip ülkeler sefalet içinde şuan. ortadoğu bir bataklık. suudi arabistanın islam ülkesi olduğuna inanmak ve doğrulamak akıl yoksunluğudur. evet diyorum en çok islama zarar verenlerdir müslüman adı altında geçinenler.
ha biz türkiye daha beter bir hâl aldık zaten. eskiden baş örtüsü sorunu vardı. ki 50 yıldan fazladır bu ülkeyi hep sağ cenah yönetti. şimdi ise tesettür sorunu var. bu ülkede tarikat adı altında şeyh şıh müsveddeleri yüzünden mahvolan gençler var.
sinirlendim yemin ederim. bu durumda olmamıza (ister türkiye olsun ister dünya) kim sebebiyet veriyorsa ve destekliyorsa allah belasını versin.
18 aralık 2018 00:19
18 aralık 2018 00:28
9.
kutsal kitabı olan kuranı kerim'de yazan ayetleri dile getirdiğimizde karşı argüman olarak "ama orada şu söylenmek istenmiş, sen yanlış yorumlamışsın" denilen dindir. her seferinde bu cevap. arkadaşlar gayet açık ve net olan şeylere bile cevabınız bu. cidden mi ya? koskoca tanrı bir kitap gönderecek ve kendini ifade etme sorunu yaşayacak öyle mi?
bir de bunun "o dönemlerde öyleymiş, o döneme göre yazılmış" versiyonu var. mesela diyoruz ki kadınlar neden bu kadar aşağılanıyor ya da 2. sınıf insan muamelesi görüyor? veya kız çocuklarıyla evlenmek neden caiz? cevap; o zamanlar öyleymiş. arkadaşım sen koskoca dünyaya bir kitap indiriyorsun, tüm zamanlara ait olacak bir kitap bu ve savunman bu mu yani? benim açımdan tamamen kul yapısı olmasa da sonradan değiştirildiğine kesinlikle emin olduğum dindir. mantıklı cevaplar alamadığım sürece de böyle kalacak.
10.
Seküler aklı ikna edemeyen hiç bir inanç gelecekte şimdikinden daha kalabalık olmayacak; bu çok açık bir çıkarım. Yoksa daha çok kurandan ayet paylaşıp, modern dünya kural ve kabulleriyle arasındaki çağ farkını anlatır anlatır dururuz.
Kadın erkek arasındaki adaletsizliklere hiç girmiyorum, yeterince bahsedilmiş, başka bir şey diyeyim:
Bugün artık kilise Evrimin dinleriyle çelişmediğini kabul etti. Pek çok açılım yaptı, yapmaya devam ediyor. İslam ve Diğer dinler (ya da inançlar) da bu açılımları yapmak zorundalar.
Kanıtlar (fosiller ve kayalar) ortadayken hala daha ilk insana ve dünya yaşına yedi bin yıl derken inandığı allah’tan Korkması lazım bir insanın, ya da onu terk etmesi lazım; zira ya onun sözünü yanlış anlıyor ve anlatıyor ya da taptığı şey bir yalancı.
Bu konuyu harari çok güzel anlatıyor. Özellikle “technoreligion” kavramından bahsettiği röportajı harikulade. Serdar kuzuloğlu’nun dünya halleri sitesinden bulunabilir (gizlinot: altyazı var mıydı hatırlamıyorum) bahsettiğim röportaj. Özeti şu: insanlar yüz yıllar önce her sıkıntıda din görevlilerine giderlerdi; yağmur yağdırmak için, ekonomik problemler ya da sağlık sorunları için vs. Ancak Zamanla son çare olarak din görevlilerinin kapısını çalmaya başladılar, çünkü artık sağlıkları için doktora, ekonomi için bir uzmana danışıyorlardı. Serbest ayağı gelişen bilim ve teknolojik yenilikler olan pergelin sabit ayağı dine referanslandığı müddetçe, iki ucu arasındaki mesafe daha da açılacak ve bu kargaşa ve kavga son bulmayacak. Insanları bir araya getiren tutkal olmak bir dinin misyonu iken, nasıl olur da pergelin açısını arttıran ve insanları kutuplaştıran bir role bürünür anlamak zor.