sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (8)
  • medya (0)

1. duygusal bir yoğunluğun doğurabildiği bir sonuç, insani bir eylem.

ağlamak güzeldir, süzülürken yaşlar gözünden, demiş sezen aksu. bir de "ağla, açılırsın" var, bence çok doğru, zira ben ne pms dönemimi beklerim ne de merkürün ileri geri gitmesini, ağlayasım varsa hiç durmam.

her ağlak bilir ki o dakikalar, saatler süren göz yaşları rahatlatır rahatlatmasına ama ne yazık ki etkisi kısa sürer. abartırsanız gözler şişer, kızarır, yanar; burun tıkanır, baş çatlar (gizlinot: e daha ne olsun :() yine de severim ben keratayı, Allah'ın bir nimeti gibidir bence. ağlayamamak mesela çok daha kötüdür herhalde.

6 şubat 2015 01:50

2. transitte başıma gelicekken kendimi tutmuşluğum vardır. gerizekalılarla uğraşıyorum evet.

7 şubat 2015 05:26

3. hayatım boyunca her koşulda yaptığım çok yaptığım eylem. belli bir eşiği geçen her türdeki duygu yoğunluğu bende ağlama etkisi yaratıyor, mutluluk, üzüntü, öfke her türlü duygu.. öyle ki kendiliğinden başlıyor, sanki patlayan bir musluk gibi bir türlü durduramıyorum. gözyaşlarım akıyor akıyor duygusal patlamam bitene içim kuruyana kadar ağlıyorum. bu sanırım vücudumun sigortası, aşırıya kaçmak üzere olan duygularla başa çıkma yöntemim. belki de bu sayede hayatta kalıyorum, sinirle stresle böyle başa çıkıp içimden söküp atıyorum bilmiyorum. bazen de en olmayacak yerlerde ağlayıp, kendimi güçsüz gösteriyormuşum gibi geliyor, bu durumlarda kendime çok kızıyorum ama elimden bir şey gelmiyor gerçekten engelleyemiyorum. umarım ağlamamam gereken daha profesyonel ortamlarda başıma gelmez. erkek arkadaşım ağlamayı istediklerini elde etmek için kullanan kadınlara şahit olmuş birkaç kez, bazen benden de böyle şüphelendiğini hissediyorum ama gerçekten bu benim asla engel olamadığım bir şey, asla bilerek isteyerek ağlamadım kimseye. burayı okursa bilsin istedim. ağlamak güzeldir, yine de belki bu kadar sulu göz olmamayı dilerdim.

9 eylül 2016 23:01

4. içimden geldikçe ağlıyorum, gerçekten rahatlatıyor. içimizde biriktirdiklerimizi sanki bir anda döküyormuşuz gibi hissettiriyor bana. konuşmadan bile dert anlatmak gibi bir şey. çok nadir ağlayanları anlayamıyorum, içine atmak gibi bir şey oluyor çünkü bu ve psikolojiye hiç iyi gelmez. tabii ben çoğu zaman 3 dakikadan sonra tıkanmaya başlıyorum orası ayrı

10 eylül 2016 00:02

5. her durumda ve her yerde o his geldiyse hiç kasmam direk ağlarım sonrası huzue sonrası bulutların üzerindeymiş hissi.

kendimi tek engellediğim durum tartışmalar. eğer biriyle tartışıyorsam eskiden sinirden hemen ağlamaya başlardım şimdi karşı tarafı ağlatırım yine de benden bir damla göz yaşı akmaz.

tanım: tartışma esnasında olmuyorsa geri kalan her yerde kimi zaman sevinçten kimi zaman mutsuzluğun dibinde dolanmaktan kimi zaman da sebep yokken yaşanmasında şahsen sakınca bulmadım hadise. (hadise?)

10 eylül 2016 00:20

6. bazen üzüntüden, bazen sevinçten, bazen başarısız korkusundan ama en çok da çok sinirlenip kendimi ifade edemeyince ağlıyorum. mantıklı olmaya çalışan, fazlasıyla duygusal bir insanım. içimde tutmak istemiyorum hissettiklerimi. zihnimin gerisine attıkça üstüne faiz biniyor, daha çok zarar veriyor bana.

ağlamak çoğu insan için güçsüzlük göstergesi. benim için tam tersi. her seferinde daha kararlı bir şekilde doğruluyorum. hayatımda kırılma noktası olarak kabul ettiğim bazı kararları tabir-i caizse höyküre höyküre ağladıktan sonra aldım. hiç birinden de pişman değilim, çok isabetli oldular. ağladıktan sonra zihnim daha berraklaşıyor. daha iyi muhakeme edebiliyorum bazı şeyleri. en son bugün ağladım, şu an acayip rahat hissediyorum (gizlinot: ağlamaktan gözleri şişmiş emoji )

10 eylül 2016 00:22

7. Dertleri hep içime attığımdan mütevellit uzun zamandır yapmadığım eylemdir. Bir yerde patlayacak gibi hönkürebilirim durduk yere en ufak birşeyde artık

10 eylül 2016 00:30

8. En son persembe gunu pazarda bir kosede kabak satan teyzeye agladim. Kilo tartari yok-iki minik plastik yuvarlak kabina koyup tartmaya calisiyor,verecek duzgun poseti yok-birbirinden alakasiz ve cesitli boyutlarda burusuk burusuk poseti vardi o da birkac tanecik cebinden cikarirken utaniyordu kuzum. Annemle kendisinden alisveris yaptik biraz da sohbet ettik tek basina kalip haftalik harcligini kazaniyormus helal teyzeme bazilari gibi dilenmiyor,kosesinde sessizce alici gelmesini bekliyor. Her hafta gidicem kurban olurum senin masmavi gozlerine utangac bakislarina. Gosteris icin micin yazmiyorum kizlar benim aldigim bir kilo yarim kilo kabak teyzemizin hayatini degistirmeyecek elbet,onu cok takdir ettim ve duygulandim yuregimi ciz ettirdi masumiyeti. Agladim evde. Biraz daha agliyorum

Edit : bir suslumuzun onerisi uzerine yerini belirtiyorum,antalya varsak koprusu kapali pazari giris kismi kizlar (persembe gunleri)

25 eylül 2016 01:12 25 eylül 2016 02:01