sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (3)
  • medya (0)

1. kendimi her açıdan normal doğuma hazırlayan bir gebeyim ve internette doğumla ilgili araştırma yaparken bu hikayelerle karşılaştım.

öncesinde normal doğumu düşünmek bile istemezken bu hikayeler beni çok cesaretlendirdi.

o yüzden daha önce doğum yapmış arkadaşlardan, başlarından geçen "pozitif" doğum hikayelerini kimseyi korkutmadan anlatmalarını rica ediyorum.

bu arada önemli olan bir başka noktada sezeryanı kötülememek. çünkü son dakikada sezeryana dönebilir durum ve gebe bu doğum şeklinden korkmuşsa yine kendini gergin hissedebilir.

şimdiden anlatan herkesin ağzına sağlık :)

12 mayıs 2016 12:04

2. öncelikle sağlıklı doğumlar dilerim (yazar: soltane ghalbha) ^_^ baştan belirteyim biraz uzun yazacağım.

ben 16 yaşımda yumurtalığımda 21 santime 12 santimlik bir kistle ameliyata girip üzerine 6 ay da kemoterapi görüp bir yumurtalığımı kaybettim. etrafımda çoğu kişi anne olamayacağımı ya da bunun için tedaviye ihtiyaç duyacağımı falan düşündü ama doktorum hep diğer yumurtalığımın sağlıklı olduğunu ve doğurganlığımda hiç bir sıkıntı olmadığını söyledi. derken evlendim istediğim zamanda da hiç bir sıkıntı yaşamadan hamile kaldım. başından beri sezaryen doğumdan korktuğum için normal doğum istedim. 96 kiloyla hamile kalıp doğuma 110 kilo girdim, dolayısıyla hem kilomdan hem geçirdiğim ameliyattan dolayı gene herkes sezaryen bekliyodu benden ama ben hep normal doğum istedim. doktorum özel hastanede olmasına rağmen normal doğum taraftarıydı ancak son ana kadar net bişey söylenemiyo çünkü doğum şekli ne anneye ne de doktora bağlı değil, tamamen bebeğin sağlığına ve pozisyonuna bağlı.

hamileliğim boyunca yüzdüm, günde yarım saat 45 dk arası. mevsim döndüğünde de olabildiğince yürüyüş yapmaya çalıştım, otururken bağdaş kurdum, kısacası normal doğuma yardımcı olacak bütün kas gevşetme egzersizlerini yapmaya çalıştım.

bi sabah uyandığımda su patladı, sancısız. uzanıp kıkırdayarak arabanın hazır olmasını bekledim. su geldiğinde saat sabah 06:45 idi, hastaneye gittik vardiya değişim saatiydi. ebeler başta çok tersti, normalde terslerim öyle insanları ama kendimi geçtim bebeğimin hayatı onların elinde. sakince "bakın bu benim ilk doğumum ve korkuyorum, ne yapacağıma dair hiç bir fikrim yok, benden ne isterseniz onu yapmaya da hazırım, doğumuma yardımcı olur musunuz lütfen" dedim. ebe benim yumuşaklığıma şaşırdı ve "gel kızım şöyle otur, korkacak bişey yok, şimdi sana serum takıcaz, dışarıda seni bekleyenlerden bebeğin bohçasını ve hasta bezi iste, doktorun da birazdan burada olacak" dedi.

biraz sonra doktorum geldi, elimi tuttu yanıma oturdu "epidural istemiyormuşsun, neden" dedi. jinekolog olan bi arkadaşımın epidural doğumlarda nereye baskı yaptığını bilmeden ıkındığın için bel fıtığı olma olasılığının yüzde yüz olduğunu söylediğini anlattım. yanlış hareket eden her insanın fıtık olma ihtimalinin olduğunu, kilonun ve ayakkabı bağlama şeklinin daha büyük riskler olduğunu söyleyip bana anestezisti çağırdı. anestezist yapılacak işlemi bütün ayrıntısıyla anlatıp belimden epidurali bağladı; ilk anda belinizden başlayıp omurga boyunca devam eden bir serinlik hissediyorsunuz ama o kadar. ben epiduralden önce sancı çekerken bir ara uyuyakalmıştım, sanırım sancıdan dolayı vücut dinlendirmek istedi beni. epiduralden sonra sancı bitiyo, sadece sancı gelme aralığında baskı hissediyosunuz o da rahatsız etmiyo. ara ara yürüyerek açıklığı artırmaya yardım ediyosunuz derken açıklık 8 santimi bulunca doğumhaneye alıyolar.

doğumhanede ıkınma konusunda pek başarılı olmadığım için doktorum "doğru yere baskı yapamıyosun, bebek doğum kanalına girdi eğer ben yardım etmezsem sağlıksız bi durum oluşabilir, biraz canın acıyacak ama bunu yapmak zorundayım" dedi ve karnımın üstünden bebeği kanala doğru itti ve ebelerden birine buna devam etmesini söyledi. her duada olduğu gibi "tek avazda" çıktı bebeğim. saat tam 13:45'ti :)

bebeği temizleyip giydirdiler, doktor benim dikişlerimi tamamladı, "yeniden hamile kalmayı düşünür müsün" diye sordu, "siz doktorluk yaptığınız sürece ben doğururum :)" dedim. o da gülümsedi. doğumhaneden çıktığımda eşim "seni bu kadar iyi beklemiyodum" dedi.

dikişlerim fazla olduğu için iyileşme sürecim 20 gün sürdü ancak bu süre zarfında yürümede ya da merdiven inip çıkmada hiç bir sıkıntı yaşamadım. evimiz tribleks, her gün en az iki üç kez inip çıktım.

bebeğim şu an 1,5 yaşında, sağlıkla büyüyo, isteyen herkese nasip olsun. eğer hem benim hem bebeğin sağlığı el verirse ikinciyi de normal düşünüyorum. korkacak hiç bir şey yok, sakin olup her şeyi doktorunuza bırakın ^_^

edit:şunu da ekleyeyim, epidural eskisi gibi değil; "prenses doğum" diyorlar ve ben doğumhaneye yürüyerek gittim. ayaklarını hissetmeme gibi bi durum söz konusu değil yani

12 mayıs 2016 13:19 12 mayıs 2016 13:23

3. Birileri çıkıpta

hayııorluuu foruuoomlaaoor dememiş hayret :))

sezeryan doğum sanıldığı gibi

yarım kalmak diye nitelendirilen

hiçbirşey kaldıramıyorsun yaz kış çorap giymen gerek

cam silerken bile dikkat etmelisin

ani hareketler yapmamalısın !!

şehir efsaneleri olan bir doğum şekli değildir,en azından benim için

inanın normal doğum psikolojisini kaldırmadığım için mutluyum

sadece siz doktorunuzun ne dediğini anlayıp uygularsanız herşey güzel gelişiyor.

Sonra bi bakmışsınız bebeğiniz kucağınızda,..

asla korkulacak birşey değil, yarımda kalmıyorsunuz :)

12 mayıs 2016 16:54