yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (4)
    • medya (2)

    1. 28 aralık 2011 günü, uludere(roboski)'de 34 sivilin tsk uçaklarından atılan bombalarla katledildiği katliam. bombaardımanı yapanlar ''pkk'lı sandık o yüzden bombaladık'' dediler. dosyaya takipsizlik kararı çıktı, yapanlar ceza almadı. sadece ''sınır kaçakçılığına göz yumdukları'' gerekçesiyle yaklaşık 20 kadar askere soruşturma açıldı. dönemin başbakanı rte bir özür bile dilemediği gibi ''tazminatsa tazminat'' dedi, genelkurmaya 'hassasiyetlerinden ötürü' teşekkür etti. medya olay olduktan ancak 12 saat sonra yayın yaptı. 'son dakika' haberi olarak.

    o zamanın chp milletvekillerinden Malik Ecder Özdemir, "Dehşete düşerek izledik. Çünkü olayın başından sonuna kadar her karesi, bu insanların kaçakçı olduklarını gösteriyor. Yanlarında katırlarla çıplak gözle görünüyor" dedi. nitekim yine o gün insansız hava aracını kullanan askerlerden yüzbaşı duran ispir, grubun askeri jet seslerini duydukları halde hareket değişikliği yapmadıklarını, durumun klasik terorist hareket tarzıyla uyuşmadığını soylerek bombalamaya itiraz ettiğini fakat diğerlerinin kendisini dinlemediğini söyledi.

    yazması çok kolay. ama aileler yok oldu. olaydan daha korkunç olan ise yapılan yorumlardı. ''ama kaçakçılık yapmışlar'' denildi belli bir kesim tarafından. kaçakçılığın cezası ölüm olmalıdır çünkü. 34 sivilin adeta bu iş bir oyunmuşçasına, basit bir hataymışçasına öldürülmesini normalleştirmeye çalıştılar. olay ege'de marmara'da olsa kıyameti koparacak insanlar, şırnak'ta olunca sadece ''ama'' dedi. kimisi 'oh olsun' demekten gocunmadı.

    (link: https://www.youtube.com/watch?v=Cwp8jjF8jf4 şu videoyu) atlayarak da olsa izleyin. katır sırtında taşınan, battaniyeye sarılı cesetleri görüyor musunuz? onların büyük çoğunluğu çocuktu işte, daha 18 yaşına girmemişlerdi.

    neredeyse katliamın 6. yılına gireceğiz ancak hala cevabını bekleyen bir soru var:

    vurun emrini kim verdi?

    ukte: (yazar: femme )

    edit:imla

    4 ekim 2016 21:40 5 ekim 2016 01:17

    2. Yeni bir kitaba başladım adı 'toprağın öptüğü çocuklar' yazarı Sibel oral. Okumanızı tavsiye ederim.

    Kitap elbette roboski katliamını anlatıyor, bunu anlamak için inanılmaz bir zeka gerekmiyor. Yoksa başlık oje sürmekken simlisi de vardır demek istemiyorum.

    Ha illa tanım istiyoruz diyenler için tanım: TSK'ya ait savaş uçaklarının 34 sivili ki 19u çocuk bunların, katletmesi. 28 aralık 2011, tarihte bir kanlı leke daha. Hiç bir savunma bunu haklı çıkarmıyor maalesef.

    5 ekim 2016 03:18

    3. Her yıl 28 aralık yaklaşınca paylaşımlar başlayınca fotoğraflarını gördükçe yüreğim paramparça oluyor. Yaşanan acı bir yana, verilen tepkiler düşünülünce iyice dayanılmaz bir hal alıyor.

    28 aralık 2011'de üniversite okuyordum. Yurttan çıkıp kenardan gazete aldık arkadaşımla. Sabahın erken saati zaten. Ben çok okumazdım arkadaşın gazetesi, bir an manşete bakayım dedim. Manşet hazırlarken insanlığını kaybetmiş gazetelerden biriydi, haberi okurken beynimden vurulmuşa döndüm. Her cümlede şaşkınlık üzüntü öfke karışıyor katlanıyor anlatamam nasıl bir şey. Yolda yürüyoruz o esnada. Arkadaşım bakıp "başın sağolsun" dedi. Kafamı kaldırıp yüzüne baktım o ne demek anlamaya çalıştım, toparladı "yani tabi ki hepimizin başı sağolsun" diye. Ölen biz değiliz kafası burda dursun, bu arkadaşın kağıda matbaaya bürünüp gazete olmuş hali için (link: http://m.bianet.org/bianet/insan-haklari/143110-bir-yil-once-gazetelerde-roboski şuraya ) alayım sizleri.

    Şimdi sınırdan ve şartlardan bahsetmek istiyorum. Uludere ırak sınırında bir ilçe, roboski de yine sınıra yakın bir köy. Dağ, taş, elverişsiz iklim, mayın, ve evet ne hakla kaçak! Gerekirse aç kalınır ölünür. Ve evet arkadaşlar onlarca yıldır hep devletten habersiz kaçakçılık yapıyorlar benim gariban askerimi uyutuyorlar evet. Asker hiç görmedi bunları. Tabi nerden bilsin devlet insanların gece kaçağa gidip sabaha karşı döndüğünü. İlk defa 28 aralık 2011'de gördü ve terörist sandı, o yolu yüzlerce insanın kaçağa giderken kullandığını bilmiyordu ki. Hayır aniden görmedi bir saniye, istihbarat üzerine. Sanırım en korkunç detay da buydu.

    Şimdi bunları bir kenara bırakalım. O kadar çocuk, o kadar can, katledenin umrunda olsa zaten katletmezdi. Ne ilk ne son, yüreğimiz yanıyor sorguluyoruz öfkeliyiz. Sonra bir bakıyoruz birileri (link: https://cdn.suslusozluk.net/gorseller/34677_11266_1476855508_571249.jpg bunu) hazırlayacak kadar vicdanını yitirmiş, akıllı hissediyor ve daha korkunç olanı haklı buluyor. Sonra bir başkası gazeteci kimliği ile (link: http://mobil.hurriyet.com.tr/sayin-kacakci-19614987 şu hesabı) yapıyor. Köyün perişanlığına rağmen kendisi bu hesaba baya inanıyor. Bu kafayı bir gazeteci (!) yaşıyor ve yaşatıyor. Evet her biri ayda 15 bin lira kazanıyordu evet. Bu kazanç ise bu katliamı üzülecek bir şey olmaktan çoktan çıkarmıştı. Kazanacağını kazanmış bırakın ölsün.

    Bu sene 5 yıl olacak, ben hala katır sırtına bağlanmış çocukları gördükçe ağlıyorum. 100 yıl geçsin yine ağlarım. O kaçağın şartlarını bilen insan "yae ama onlar da devletin vergisi ama devlet ama kaçak" demez. Ancak gerçek bir çaresizlikte yapıldığını bilir. Ve tek vergi kaçakçısı katledilen bu çocuklarmış gibi vergi duyarlılığını artık hayatta olmayan çocuklar üzerinden yapmanın anlamsızlığını da bilir. Yaşayan vergi kaçakçısı bulamayınca ölenler üzerinden duyar kastık, mecbur. Vergi önemli çünkü, ya evet 34 sivil öldü ama ama vergi. Çocuklar hak ettiklerini mi buldular ne dersiniz?

    5 aralık 2016 09:23 6 aralık 2016 09:48

    4. Üzerinden tam 5 yıl geçmesine rağmen, sorumluları hala yargılanmamış üzerine yargılanan roboskililer olmuştur. Bu olay Türkiye'de adaletin olmadığını, net bir şekilde tekrardan kanıtlamıştır... Şehit ünvanına bile layık görülmemiş, üzerine illegal ve kaçakçı yakıştırılması yapılmıştır katledilenlere... ama biz ne bugün, ne de yarın asla unutmayacak ve unutturmayacağız... er yada geç hesabı elbet sorulacaktır....

    28 aralık 2016 10:31