yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (10)
    • medya (5)

    1. anavatanı Avustralya olan paraket türü.

    7 adet evimde bulunmakta ve bir kedi sırnaşıklığındalar. kendini evin bir bireyi addedip sizinle pizza yemeye ve çay içmeye başlıyorlar. tavuk gibi yerlerde gezip uçmaya üşeniyorlar.

    14 aralık 2017 17:28

    2. Bir yıldır bir tane de bende var <3 Çok seviyorum böyle alıp koynuma sokasım geliyor ama hiiç sevdirmiyor kendini. Dokundurtmuyor bile.

     Bi de yavrumun nerdeyse tüm uzun tüyleri döküldü,  dökülmeyenleri de kendi koparıyor :( uçamıyor ağırlığını kaldıramadığı için  şapşik şapşik paytak paytak dolanıyor ortalarda. 

    14 aralık 2017 19:49

    3. aşığım, ölüyorum, bitiyorum. alyanak pikaçu ismi kendisinden köşe bucak kaçarken onsuz uyuyamıyorum. erkek arkadaşımda bu hastalığa yakalandı -hastalık boyutunda seviyoruz- 2 çift ve sürekli gelip giden yavrularla aşırı kocaman bi aileyiz. çok zeki hayvan olmasına bayılıyorum ama keşke yaramazlık yapıp çaya girmeye çalışmasa, kuyruğu yanıp bağırıyor :/

    14 aralık 2017 23:23


    4. 18 yaşına kadar bizle yaşamış, bahçemizde uyuyan oğlumuz çapkın da bir sultan papağandı.

    Çok akıllıdırlar, ilgi beklerler. Islık çalınsın onla konuşulsun. Hemen gözleri parlat değişik seslerle ıslıklara girişir danslar yapar kurban olduğum yalnızlar. Kafesi açılsın ister çok. Mümkünse yanına eş alın, özellikle üst girdilerden birinde okuduğum tüy yolma ağır depresyon belirtisidir kendini kanata kanata yolar bu gariplerim mutsuzluktan, çığlık çığlığa. 

    İlgi gösterin, kafesi açık olunca her yeri bok etmiyorlar zaten genelde kafesin tepesinde oturuyorlar. Değişik ikramlar yapın. bir arkadaş düşünebilirsiniz yanına. Buncağızları doğalarından ediyoruz petshoplarda doğuyor ölüyorlar, kafes artlarında yaşıyorlar bir de depresyona girip kendilerini canlı canlı yolmasınlar :( 

    15 aralık 2017 07:35 15 aralık 2017 07:37

    5. kuzenimin var bir tane. manyak mıdır nedir kendi tüylerini yoluyor, özellikle bacaklarının etrafındakileri. bas bas bağırıyor üstelik. yazık günah niye yapıyor hala anlamış değiliz.

    15 aralık 2017 15:45

    6. İki gün önce edindiğimiz yeni ev arkadaşımız. Nihai karar olarak ismini morty koyduk çünkü yüz ifadeleri aynı jdjns

    Aldığımız yerdeki adam bir ay önce petshopa geldiğinden beri pek ilgilenmediğini bu yüzden bir hafta-on günlük alışma sürecinin biraz uzayabileceğini söyledi. Zaten çok ilgi delisi kuşlarmış. Eve gelirken de Marmaray metro derken uzun bir yol katetti, o yüzden hala çok stresli. Sadece sevgilim ıslık çalarken biraz sakinleşiyor. Sanırım onu dev bir kuş sanıyor jdjks ben çalamıyorum, bana karşı daha soğuk.

    Bize yavaş yavaş alışsın diye (her yerde böyle yapılması gerektiği yazıyor) kafesinden çıkarmıyoruz, ellemiyoruz, ilgilenmiyoruz, arada sohbet ediyoruz sadece hafif uzaktan. O da sadece yemek yiyip kakalayıp oturuyor. Bugün iki kere cikledi, sanki oğlumuz ilk kelimelerini söylemiş gibi evde kendimizi kaybettik djjshs

    3 şubat 2018 16:53

    7. Bu da morty

    ilgili medya:
    1
    1 mart 2018 17:10


    8. Bu başlığa ard arda girdiğim üçüncü girdi ama az önce bebeklik resmine bakınca ne kadar büyüdüğünü farkettim Morty'nin. Her gün gördüğüm için bu kadar net anlamamıştım, şok!

    Hayatımdaki en güzel şeysin sen Mortiş.

    ilgili medya:
    1
    9 temmuz 2018 00:24

    9. sultan papaganlarının ataları gri renkli olanlardır.bütün mutasyonlar bunların eşleşmesi sonucu farklı ülkelerde lab ortamında oluşmuş.dişiler tek ses ötüyorlar erkekler melodik ötebiliyor.internette konusmasının zor oldugunu okudum ama konusan sultan papaganı da çok gördüm.yavru sultan papaganlarını eğitmek çok kolay büyük olanları dal darı ile ele alısabiliyor.bazı petshoplar ithal sultan papaganı satıyor bu kuslar fazla ömürlü olmuyor çabuk hastalanıyorlar.

    geceleri loş ortamda uyumayı seviyorlar araba farı,karanlıkta tıslıyorlar bazen korkup kanatlarını çarpıp kanatabiliyorlar.sultan papağanı beslemek isteyenler büyük bir kafes almasını oneriyorum.baslarını oksatmayı çok seviyorlar.

    bazı türlerde cinsiyet tayini kolay.griler yavru değilse eğer yüzleri sarı maskeliler erkek, gri maskeliler dişi oluyor.çilli yani pearl olanlar yavru değilse eğer %90 dişi oluyor.erkek olanların çilleri kayboluyor.

    kanatlı veterinerleri pelet yem verilmesini öneriyor pelet yem pahalı oldugu için ben karısık muhabbet kusu yemi ve çok az çekirdek veriyorum.fazla çekirdek ve yaglı tohumlar şişmanlamasına yol açıyor.haftada bir kez haslanmıs yumurta maması veriyorum çok seviyorlar ve onlar için yararlı.

    9 temmuz 2018 04:55 9 temmuz 2018 04:56

    10. 3 yaşına girmek üzere grey white face (gri tüylü, yüzünde benek olmayan beyaz) bir erkeğine sahip olduğum kuş türü. öncelikle, bu türün erkekleri konuşuyor. dişileri ise konuşmuyor. hatta kuşların cinsiyetlerini ötüşlerinden anlayabiliyorlar. dişiler pek melodik ötmezken, erkekleri şarkı söyler gibi resmen.

    bu 3 sene içerisinde tabii her günümü birlikte geçirdiğim için bolca tecrübe edindim. bu kuş nasıl beslenir? huyu suyu nasıldır? zorlukları nelerdir? bunları anlatayım biraz.

    öncelikle sultan papağanı besleyecekseniz petshop'lardan değil, evde üretim yapan kişilerden alın lütfen kuşu, mümkünse bilezikli olsun. sağlıklı bir kuş olduğundan emin olursunuz.

    cinsiyet seçimi yapmanız gerekiyor. yani, "hiç susmasın, sabah akşam şakısın ötsün şarkı söylesin, aşkım desin" falan derseniz erkek almalısınız. ha derseniz ki "kafam kaldırmaz benim o kadar sesi" o zaman dişi almalısınız. bu arada kuşumu çok fazla sevmeme rağmen bazen beni bile çileden çıkarttığı oluyor ötüşleriyle, yani her zaman şarkı söylemiyorlar. bazen saatlerce rahatsız rahatsız irrite edici şekilde ötüp sinirlerinizi bozabiliyorlar.

    sultan papağanları çok cana yakın hayvanlardır. gerçekten, eve girdiğiniz anda bağıra bağıra öten, odadan çıktığınızda bütün gücüyle ötüp sizi çağıran, resmen size bağımlı olan hayvanlar. ve çok fazla ilgiye muhtaçlar. yani kuşu aldığınız zaman ilgi göstermeniz gerekiyor, öyle kendi haline terk ederseniz mutsuz olur ve bunalıma girer, sonrasında kendini yolmaya başlar falan derken bir de bakmışsınız kuşunuz ölüvermiş... bu yüzden ilgilenin.

    "ilgilenemedim, sokağa salayım" derseniz de kuşunuzun ölüm fermanını imzalamış olursunuz. o kuş hep suyunu yemini sizin vermenize alışmış, kafeste olduğu için kanatları diğerlerine göre güçsüz kalmış bir kuş olacak. haliyle birkaç saat içinde kedinin birine yem olma olasılığı çok yüksek. bu yüzden aldıysanız ama bakmak istemiyorsanız salmak yerine sahiplendirin.

    peki nasıl beslenir? meyve, sebze yiyorlar çok güzel bir şekilde. tabii hepsini değil, internetten ne yiyip ne yiyemediklerine mutlaka bakmalısınız (elma çekirdeği zehirlidir örneğin). bunun dışında, paraketler için satılan karışık yemlerden alabilirsiniz. düzenli olaran vitaminlerini de vermeniz göz çıkartmaz.

    kafesi büyük olmalı. muhabbet kuşu kafesine sultan papağanı konmaz. ne kadar büyük olmalı? hayvan kanatlarını açtığında sağa sola değmeyecek kadar büyük olmalı (min 50-60cm genişliğinde). kafes yuvarlak olmamalı, yön duygusunu yitirmesine sebep olur hayvanın.

    ihtiyaçlar tam liste:

    - büyük bir kafes (min 50cm genişliğinde 45cm yüksekliğinde). ayrıca kafesin kapakları iyi kilitlenebiliyor olmalı, ne kadar zeki olduklarını görünce şaşıracaksınız... (başıma geldi, çiftleştirmek için aldığım dişi kafesin kapağını dışarıdan açıp bizimkini çıkarttı.)

    - jumbo boy tül (döke saça yiyorlar)

    - mümkünse büyük bir suluk (yoksa normal suluk da olur)

    - akıllı yemlik (internette kimisi demiş kullanamıyorlar diye ama çok rahat kullanıyorlar)

    - ahşap tünek (bu çok önemli, tünekler ahşap olmalı)

    - 1kg paraket yemi (versala laga tavsiyem, gold wings de alabilirsiniz)

    - kuşlarmultivitamin (petshoplarda var)

    - b vitamini (petshoplarda var, tüy dökümüne yardımcı)

    - parazit spreyi (yılda 2 defa sıkıyorum ben. bunu kullanırken iyi havalandırın ve kuşunuz odada olmasın)

    - banyoluk (yıkanması için. kendiniz yıkamayın sakın.)

    - kalamar kemiği (bu aynı zamanda kum görevi görüyor, kum almanıza gerek yok. hem daha sağlıklı)

    - dal darı (resmen uyuşturucu etkisi yapıyor, sevmeyen görmedim. bayılıyorlar tek kelimeyle)

    - sıcak bir ortam. avustralya kökenli kuşlar oldukları için soğuğu sevmezler ve bağışıklık sistemleri zayıf olduğundan hemen hasta oluyor bunlar. buna dikkat edin, sakın ceyranda bırakmayın.

    bu yukarıda saydıklarımdan en pahalısı kafes olur. kafes de 1 kere alıyorsunuz, ben 3 senedir aynı kafesi kullanıyorum (zaten değiştirince hoşlarına gitmiyor). o da 100-150tl arası bir şey. diğer alacağınız şeyler 60tl'yi geçmez. sonrasında ise aylık masrafı 20-25tl gibi bir rakama denk geliyor. yem zaten 2 ay falan gidiyor az tüketiyorlar.

    diyelim ki papağanı aldınız eve geldiniz her şeyiniz hazır. hemen başına üşüşmeyin, ilgilenmeyin pek. bırakın azıcık kendi halinde takılsın. 10 gün boyunca kafesinden salmayın bu arada, evi tanımadığı için korkar ve uçarken bir yerini kanatabilir, çarpıp kendine zarar verebilir. 10 gün sonra sizden daha iyi tanıyacak bulunduğu ortamı merak etmeyin :)

    sıra geldi kuşumuzun güvenini kazanmayaa. sultan papağanının güvenini kazanmak zordur. ama bir kere kazandığınız zaman yeterlidir. bunu yavaş yavaş yapmalısınız. aşağıda birkaç taktik veriyorum:

    - kuşa her zaman usulca yaklaşın, hafif ve güzel bir ses tonuyla ismini söyleyin kafesin yanına gitmeden. ani hareketler yapmayın, korkarlar. ilk 2-3 gün yanına çok gitmeyin, günde biraç sefer kendinizi gösterin usulca yakından, hafif ses tonuyla devam edin.

    - kuşunuzu yavru aldığınızı var sayıyorum (min 45 günlük, yem kırabilir halde), elinizle kafesin içine ufak ufak çekirdek uzatın, yem uzatın. elinizden yesin. kafesten salana kadar, ufak ufak yanına gitme dozunu artırarak bu şekilde devam edin. kuş önce elinizden yemeye biraz tereddüt edecektir ama alışacak merak etmeyin. güvenecek zamanla.

    - 10 günün sonunda kafesinden salın ama peşinden koşmayın. eğer yanınıza gelmiyorsa bırakın kendi haline. kafesine sokmaya da çalışmayın, elbet susayıp acıkacak ve o kafese girecek.

    - tekrar kafesinden saldığınız zaman hala yanınıza gelmiyorsa yemle omzunuza çekebilirsiniz. ya da parmağınıza almaya çalışın. parmağınızı yavaşça kuşun göğsüne doğru yaklaştırırsanız çıkacaktır zaten parmağınıza. ancak parmağınıza almadan önce uyarayım, parmağınızı ısırır gibi bir hareket yapabilir. bunun sebebi elinizi ısırmak istemesi değil, çıkacağı dalın sağlamlığını kontrol etmek istemesi :) korkmayın

    - ısırma olabilir. ısırırsa elinizi çekmeyin. ısırdığında elinizi çekerseniz hayvana bunu öğretirsiniz ve her seferinde sizi ısırır

    uzun bir entry oldu. yazmayı unuttuğum elbette çok şey var. başlı başına dünya. daha fazla bilgi almak isteyen yazarlar mesajla ulaşabilir.

    26 ekim 2019 21:23 27 ekim 2019 08:36