sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (27)
  • medya (0)

1. şu an izmir'de bir devlet üniversitesinde lisansımı da tamamladığım okulda yüksek lisansımı yapıyorum. yüksek lisansı kazanmayı ne kadar istediğimi bilen bilir. buraya da yazmıştım, tüm süslüler desteklemişti çok mutlu olmuştum.

gelelim yüksek lisans deneyimlerime;

bir kere lisansla çok farklı. aynı okulda olmama rağmen çok daha farklı bir ortamda gibi hissediyorum. ben bir alt dönem mezunlarıyla başladım yükseğe. yeni insanlarla tanıştım. hocalar aynı hepsi tanıdığım insanlar. ama yüksek lisansta derslerden çok daha keyif aldığımı daha çok anladığımı fark ettim. 15 kişilik bir seminer odasında oluyor derslerimiz. lisansa göre çok daha esnek ders saatleri. hocalarınızın her an bir işi toplantısı çıkabilir ve dersi iptal edebilir. resmi sınav haftası dışında sınav olursunuz konular yetişmediğinde. sınav tarihlerimizi biz belirledik mesela, saatine kadar.

hocalarla daha aktif bir iletişiminiz olur genelde. 80 kişilik amfilerde ders alırken ders sonunda koşa koşa kaçmıyor hocalar. ekonometri ana bilim dalının yöneylem bölümündeyim ve yöneyleme özel dersleri 4 arkadaş beraber alıyoruz. çok verimli kesinlikle bu şekilde olduğu için. keza 15 kişilik derslerde de aynı verim devam ediyor.

yalnız son iki haftada bana yeter artık diye nidalar attıracak kadar felaket geçen bir sınav haftası var ki. böyle bir sınav yok arkadaşlar. en kısa süren sınavımız 2 saat en uzunu hiç abartmıyorum yerimizden dahi kalkmadan tamı tamına 5 saatti. başım döndüğü için kalan sorumu yapmadan çıktım.

sınavlarda tabii ki yardımlaştık (gizlinot: swh). bizi sınıfta bırakıp alın işte size sınav, nasıl yaparsanız yapın diyen hocalarımız da oldu gözünü üzerimizden ayırmayan da ama genelde rahat bırakıyorlar. çünkü 5 saat süren sınavda kim kasar ki.

neyse özetlemem gerekirse, lisanstan çok daha yoğun, zorlu ama derslerde daha bilinçli olduğunuz, akademik kariyerin ne demek olduğunu tam anlamıyla öğrenmeye başladığınız bir dönemdir yüksek lisans. akademik kariyerin ilk ve en önemli adımı olduğunu herkes biliyordur tabii ki ama hocaların tavsiyelerinden biraz bahsederek bitirmek istiyorum yazıyı. eğer akademik kariyer istiyorsanız yüksek lisansa başladığınız ilk dönemlerde, tez aşaması ya da doktora döneminde olan kişilerden çok daha fazla şansa sahip olursunuz kadrolara yerleşmek için. o yüzden yüksek lisansa başlamadan ya da başladığınız dönemde elinizde güzel bir yds (gizlinot: en az 65) ve ales puanı (gizlinot: en az 85) olmasına gayret edin.

çoğu üniversite yüksek lisanstan mezun olmuş ya da doktora yapan kişilere pek sıcak bakmıyormuş. çünkü onlar için doçentlik kadrosu açmak zorunda kalacakları için. bu yüzden ders aşamasındaki öğrencileri yetiştirmek istiyorlarmış. vallaha ben demedim çok değerli kadir hocam bana bunları söyledi. hem de okula gelmek için bindiğimiz dolmuşta (gizlinot: swh).

bu arada öyp kalktı torpiller havada uçuşacak deniyor. hayırlısı be gülüm diyoruz..

30 kasım 2015 20:15 30 kasım 2015 20:18

2. yapamadığımdır. tüm dersleri verdim, sadece tez kaldı ama artık bıktım. yani buraya kadar getirip emek verip bırakmak da koyuyor ama akıl sağlığım şu an daha iyi olduğundan bir nebze içim rahat.

30 kasım 2015 21:04

3. paranın tatlı gelmesi üzerine yapmayı ertelediğimdir, öncesinde mezun olur olmaz yükseğe başlarım diyordum ama para kazanmak iyiymiş ya işe adapte olup tezsiz yaparım hayalleri kuruyorum.

30 kasım 2015 21:27

4. geçen haziran ayında mezun olduğum öğrencilik derecesi. yüksek lisansın, lisans eğitiminden çok farklı, çok öğretici olduğu kesin. asıl tez dönemine girdiğinizde saatlerce makale okuyup, literatür taradığınızda olayın ehemmiyetine daha da varıyorsunuz. bana öyle olmuştu en azından. ama en iç rahatlatıcı kısmı tezin teslimi ve onayın imzalanması. jürinizde olan bütün hocalara tek tek sarılmak, öpmek falan istiyorsunuz. en nihayetinde konunuzda bir kademe daha uzmanlaşıyorsunuz. resmen fikrinizin, ufkunuzun genişlediğini hissediyorsunuz. bu güzel bir şey sanırım. ama bitmiyor sayın süslüler daha bunun doktorası da var.

30 kasım 2015 22:08

5. Ders dönemini sorunsuz halledip tez dönemini üç yıldır bitiremediğim eğitim durumu.

Daha bir tez önerim bile yok. Popomu kaldırmam lazım acilen. Bir gün bitireceğim ama inanıyorum dhsksjd.

30 kasım 2015 22:33

6. -çok şükür ki- 1 yıl 5 ay önce bitirdiğimdir.

darısı hepinizin başına :)

30 kasım 2015 22:54

7. Lisansta 'oku bilgi edin' mantığı varken yüksek lisansta 'oku bilgi edin ve yeni bir şey üret' mantığı var. Yeni bir şeyler üretmek gerçekten zormuş bunu anladım. Bu aralar inanılmaz stresliyim bu yüzden.

Bir de işsizken yüksek lisans yapmak gerçekten lükse kaçıyormuş. Çünkü yol, kitap falan inanılmaz masraflı.

Yine de neyse başladım bakalım umarım bunca emeğe değer...

17 aralık 2015 19:46

8. yapmayı düşünenlere tavsiyelerim var.

öncelikle yapacağınız okulu iyi seçin, mümkünse orda halihazırda okuyan insanlarla iletişime geçin. elbet çok iyi lanse eden de olacak çok kötü lanse eden de. siz bu ikisini harmanlayıp kafanızda o okula dair bir şema oluşturun. yüksek lisans, okulla iş ortamı arasında kalmış bir ortama sahip oluyor bazı okullarda. dolayısıyla burda da mobbing olabiliyor. siz kendimi geliştireceğim, literatüre katkı sağlayacağım derken bu saçmalıklarla uğraşmak zorunda kalabiliyorsunuz. o nedenle okulun ve hocaların tavrı önemli.

mülakatlarda, heyecan ve istekle aklınıza bazı ihtimaller sorular gelemeyebilir. ama mutlaka gelmeli. örneğin onlar sizin onlara neler vaadedeceğinizi sorduktan sonra siz de onların vaatlerini sorun. sonuçta bu karşılıklı bir iş, kimse 2 senesini boşa harcamak istemez. sonra benim gibi sitede görünen ders içerikleriyle, önünüze konan ders içerikleri arasındaki farka şok olabilirsiniz. sonra bazı hocalar "size niye bu dersleri veriyorlar anlam veremedim" derken "ne işim var benim burda allahım" demekle geçebilir günleriniz. dolayısıyla size vaadedilen şeyler önemli. iyi öğrenin.

eğer düzgün bir okul seçtiyseniz, klişe olacak ama derslere daha ilk günden çalışmaya başlayın. bu gerçekten önemli. kaliteli bir müfredat kümülatif ilerler. önce temeli oluşturur, sonra binayı örer, en son çatıyı yerleştirir. genelde temel çok basit göründüğü için önemsenmez ama daha sonra kendinizi temeli zayıf bir evin üstüne çatı koymaya çalışmakla uğraşırken bulursunuz bir anda. o nedenle ilk günden çalışın. böylece tez konunuza daha çok vakit ayıracak zamanı ve kafayı bulursunuz.

bunu ben yapamıyorum, ama yapan arkadaşlarımın bunun ekmeğini nasıl yediklerini çok gördüm. hocalara yanlayın. yani tabii öyle yalakalık şeklinde değil, bunu direkt anlarlar zaten. hoş bazılarının hoşuna gider o ayrı ama kişiliğinize aykırıysa onu yapmak yerine hocanıza sürekli kendinizi ispat edin bir şekilde. atıyorum onun ilgilendiği konuyla ilgili bir makale yollayın, görüş alın. sınıfta bir istekte bulunduğunda direkt atlayın ve yapın. böyle yapan arkadaşlarım şu an tübitak projesi hazırlıyorlar.

"benim hocam değil ki ne uğraşacağım" demeden tüm hocalarla tanışın. kimin nerede nasıl bir katkı sağlayabileceğini bilemezsiniz. network denilen olay akademik hayatta çok önemli. yine bunu lisanstan beri yapmış bir arkadaşım bu sayede araştırma görevliliği teklifi aldı.

araştırma görevliliği demişken, fırsat buldukça ales'e tekrar tekrar girin ve notunuzu yükseltin. okulunuzda açılacak olan ilanlara anında başvuru şansı tanır bu size ve yüksek lisans yaparken çalışma imkanı da bulabilirsiniz bu şekilde.

yüksek lisansa başlarkenki araştırma hedefinize takılıp kalmayın. atıyorum siz x konusu üzerinde çalışmak istiyordunuz ama derslerde vs y konusu da dikkatinizi çekmeye başladı. y konusunu iyi araştırın, daha çok ilginizi çektiyse ona geçin. hatta x ve y'yi birleştirebiliyorsanız daha nefis.

mobbing demiştim ya başta, o sırf hocalardan olmayabiliyor. kendi çıkarları için sizin hakkınızı yiyebilecek çok insan var üstelik öyle çaktırmadan yapıyorlar ki kendinizden şüphe ediyorsunuz ben mi fesatım diye. buna izin vermeyin. zaten yeteri kadar yük olacak üstünüzde, bir de bu yükü kaldırmaya çalışırsanız batarsınız arkadaşlar. bana bakmayın doğuştan ezik bir yapım olduğundan ses çıkaramıyorum ama siz daha ilk günden kimseyle aşırı samimiyete girmeden ve hepsine rest çekebilecek bir mesafe koyarak ilerlerseniz bunu yapabilirsiniz. o insanlara direkt köpek çekin demiyorum elbette, sakın öyle bir şey yapmayın zaten. aranızda sırf iş ilişkisi olsun, sınırları belirleyin. siz sınırları belirlerseniz onlar mobbing yapmaya yüz bulamayacak zaten.

20 ocak 2016 14:44

9. Bugün mülakatına girdiğim (gizlinot: giren ben olmayabilirim so hard ahshahd) , bir alanda uzmanlaşmanızı hedefleyen ve bunu bilimsel bir tezle sonlandırmanızı sağlayan program.

Mülakatların bu kadar teknik bilgilerle dolu olduğunu bilmiyordum ama neredeyse lisansta gördüğüm her dersten sorular aldığım, sağlı sollu vurdukları bir gün oldu. Nitekim bizi sürekli birilerine kendimizi beğendirmek zorunda bırakan sisteme söverek çıktım, fazla kaptırmışım kendimi kayboldum okuldan çıkınca.

not: yüksek lisansa kabul edildim, hatta dersleri bitirmek üzereyim. gtü fen bilimleri ile ilgili sorusu olanı mesaj kutucuğuma beklerim.

27 ocak 2016 17:00 20 temmuz 2017 14:30

10. yapmak istediğim hede.

ortalamam 3'ün üstünde bu dönemde 3.90'ı görmüş durumdayım ama kabul edilir miyim emin bile değilim. ales'ten korkuyorum çünkü. Galatasaray üniversitesi'nde yapmak istiyorum ancak kendileri birazcık (gizlinot: 5 aşamalı ) zorluyor. yalnız şunu duymuştum bilen varsa aydınlatsın, kendi okulunuza başvurduğunuzda şansınız artıyormuş. bu doğru mu merak ediyorum. ama şu da var kendi bölümümün yüksek lisansı ile lisansta aldığım dersler aynı. e ne anladım ben bu işte.

27 ocak 2016 17:24