yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (9)
    • medya (0)

    1. dansımız,saygımız, yemeklerimiz özellikle hamurişlerimizle meşhuruzdur. kafkasya halkları 19. yüzyılın ilk yarısında osmanlıya sürgün edilmişlerdir. bunun temel nedeni ise, rusların emperyalist politikasıdır. bu sürgünde tahmini 30 bin kişi açlık ve hastalıktan kırılmıştır. osmanlıya gelen göçmenler şimdiki ordu, samsun, tokat, amasya, sinop, yozgat, düzce, bolu, adapazarı, kocaeli gibi, o zamanlar boş durumda olan yerlere yerleştirilmiştir. çerkeslere o dönemin şartları gereği küçük ölçekli ve dağınık yerler tahsis edilmiş, belli yerlerde öbeklenmelerine, özellikle toplulaşmalarına fırsat tanınmamıştır. o yüzden biz çerkeslere ülkemizin her yerinde rastlayabilirsiniz. kültürümüzü tanıma ve yemeklerimizi tatma fırsatı bulabilirsiniz.

    9 ağustos 2014 17:23

    2. Bir çoğumuz özellikle kabardeyler mabed olarak gördükleri kayseri(gizlinot: uzunyayla) de yaşar yada oralıdır.sürgün sonrası dünyanın bir çok yerine dağılmış bir halk olduğumuz gibi üzücü bir gerçekte var.yemekler konusunda tamami hamur daha fazla hamur ve biraz daha fazla hamur ve patates içerikli olup hep ince belli olmamiz beklenir.bir çerkes dans ekibindeyseniz ve gösteriye çıkacaksanız o kadife elbisenin içinde incecik güzel durun isterler ama gösteriyi kutlamak için önünüze koydukları hamur içerikli yemekte yenmeyecek gibi değildir...sonra çerkes kızları ince belli olur.yalan anam (gizlinot: tabii hepsi benim gibi panda değil ) (gizlinot: farkettimde ekip kızlarının hepsi zayıf)(gizlinot: bir ben mi yiyom kiz o yemekleri siz neden zayıfsınız zilliler)

    12 aralık 2015 02:49

    3. bir asetin olarak hamur işi konusuna son derece katıldığımdır:) patateslisine velibak deriz tam türkçe harfler ile. gabın vardır sonra efendime söyliyim, fıccın vardır bi de ya canım çekti :(

    çerkesler türkiyenin her yerinde vardır ancak sülale olarak benim çerkezlerin yoğun olduğunu bildiğim şehirler, kayseri, yozgat, maraş, muş, artvin, düzce, sakarya, bursa, sivas'tır.

    son olarak çerkesler de aileler, aşiretler gibi sülaleler vardır. bu sülaleler akrabalık yolu ile birbirine bağlanır, bu sayede çok alakasız bir yerden hiç tanımadığınız biri ile tanıdık ve hatta akraba çıkabilirsiniz, çıktım oradan biliyorum :)

    12 aralık 2015 11:22


    4. tokat'ta da hatrı sayılır nüfusa sahiptirler bu yüzden çok arkadaş dost hatta aileye girenler de vardır. ben yemeklerini çok severim istanbul'a gittiğimde taksim'deki (gbkz: fıccın)'a mutlaka uğrarım. kadınları da erkekleri de fiziksel olarak şanslı bir topluluk ama kadınları biraz erken yaşlanırlar. çok ilginç gelenekleri vardır daha önce belirttiğim gibi çocukluğumdan beri dostum olduğundan bu geleneklere ve düğünlerine tanıklık edebildim bir de birbirlerini çok tutarlar ben bu konuda onlara gıpta ile bakıyorum. kurdukları derneklerde müziklerini- danslarını -dillerini gelecek kuşaklara aktarıp bunun dışında o birlik beraberliği de sağlıyorlar , ekonomik sıkıntı çekenlere yine kendi içlerinde yardımcı oluyorlar bence alkışlanası ve örnek alınası bir tutum yaptıkları. sanırım kendilerine bu kadar düşkün olmalarının nedenleri; zamanında çok büyük acılar çekmiş olmaları, vatanlarından sürülmeleri ve bu acıları nesilden nesile aktararak tarihlerini nereden geldiklerini hiç unutmamış olmaları. milliyetçiliğin elbette aşırısı kötü bu türk için de kürt, ermeni, çerkes için de geçerli. ben de çok milliyetçilik yapan kendini üstün gören kibirli olanlarıyla karşılaştım ama onlarla muhabbet içinde olmak ya da olmamak benim seçimim sonuçta ben olmamayı seçerek bu tür muhabbetlerden uzaklaşırım. kimse doğduğu toprakları aileyi kültürü seçemiyor; o yüzden aklı selim kişiler için milliyet bir ayrımcılık nedeni kişiliğe katkısı olan artı bir özellik değildir çok takmaya gerek yok yani kısaca. neyse ya hayrına bir şipsi pasta yapan olsa da yesek .

    12 aralık 2015 22:58

    5. türklerin verdiği isimle çerkesler, yani Adigeler, anadolu'ya çok bayıldığından gelmemiş. rus soykırımı sırasında nüfuslarının üçte biri katledilmiş, rus tarihine göre geri kalanı da rusya-osmanlı anlaşması ile sürgün edilmiş. türk tarihine göre ise (her ne kadar arap dünyası kabul etmese de kendini halife ilan eden) osmanlı, müslüman kardeşlerini kurtarma niyetliyle bizi rus zulmünden kurtarıp anadolu'ya yerleştirmiş. bu para karşılığı yapılan kurtarma operasyonu sırasında yolculuk sırasında geriye kalanların yarısı denizde telef olduktan sonra, kelaynak gibi geriye kalanlar kritik bölgeleri müslümanlaştırmak için belirlenen, tabir-i caizse tampon bölgelere yerleştirilmişler (hatta denizde can veren atalarına saygıdan bir çok adige aile hala balık yemez) bu bakımdan türkiye azınlıklarının içinde bu toprağa ait olmayan, "göçmen" sıfatının karşılığı olan tek millet adigelerdir. türklerin bir türlü barışamadığı ama bin yıllardır, hatta bazısı türklerden de önce burada olan kürtler, araplar, ermeniler, rumlar süryaniler bu coğrafyanın milletleriyken bizler bildiğin taşıma suyuz.

    o yüzdendir ki bazıları ne kadar ırkçı söylemlerle hakkımızda atıp tutsa da, bir uyduruktan çerkes ethem hikayesini yüz yıldır sürdürse de, türklerle en çok kaynaşmış, hatta türklerin bir kolu zannedilecek kadar yerlileşmiş (kendini üstün görmek dediğiniz, herkesi türk sanmakta vücut buluyor işte), hiç bir zaman Anadolu üzerinde bir hak iddia etmemiş, 1864'ün getirdiği ve hiç azalmamış minnet duygularıyla asimilasyona direnmemiş, sığınmacılığını her an her ferdiyle kabul etmiş bir millet adigeler. biz evlatlarımıza isim verirken kendi anne babalarımızın ismini kullanamamaya sessizce boyun eğmiş, dilini konuşamamış, hatta bazen (link: http://bianet.org/bianet/dunya/128087-ulus-devletler-anadilleri-yok-etti ubıhça) gibi dünyadan silinmiş, anadilini bilen biriyle konuşunca "terbiyesiz hadsiz" diye yaftalanmış insanlarız.

    türkler (laz ermeni arap kürt rum süryani falan çıkınca artık her kimse o kastettiğiniz, bu hem atatürkçü olmaka övünüp hem bize burun kıvıran türkler - çünkü atatürk'ün türklük tanımında ben de, kürt de, süryani de pek ala türküz), hiç soykırıma uğramadıklarından bizim içimize işlemiş yok olma korkusunu anlayamazlar, geçenlerde smithsonian'da bununla ilgili bir makale vardı, soykırım ve kölelik gibi olayların yarattığı travma genetik olarak çocuklara aktarılıyormuş. sanırım tam da o yüzden, soyunu kaybetme korkusuyla benim gibi kırma adige çocukları bile yemeğini, dedesini, onun babasını, onun babasını, evlerini, kilerini, düğünlerini dinleye dinleye büyür. düğünlerde, bayramlarda, tanıdık bulduğu yerde artık hiç kimsenin tam olarak yazmayı bilemediği dilini kulaktan öğrenmeye çalışır. büyük dedemin beslan'daki valiliğinden sonra, anadolu'ya sivas'ın köylüsü olarak yerleşmeyi kabul ettiğinde yanında getirebildiği kadar eşyası, hala babamın, amcamın, halalarımın evlerinde baş köşede durur, ana vatanımızı bir gün bile unutmayız.

    adigelerin vatan hasreti, toprağımızdan ayrılışımız çok dramatik olduğundan olsa gerek yıllardır kapanmamış bir yara. bu yüzden son yıllarda yatışmış olan, eski Adige topraklarında yıllarca bir durup bir devam eden 1. 2. Çeçen savaşları, Abhazya Savaşı, 2004 2008 Güney Osetya savaşları sırasında Adige türk gençleri sık sık sinop'tan gizlice takalarla abhazya'ya geçip buradan kendi topraklarında süren savaşa gidip geldiler. binlerce genç, para verip kaçmaya çalışmadığı, görevi olmayan bir askerliğe kendi ayağıyla gitti. (bu arada çok gariptir, 2008'de güney osetya savaşına rusya 70 bin askerle girip 21 şehit veriyor. Osetya ise 3 bin askerle girdiği savaşta siviller dahil 2 bin kişi kaybediyor, 30 bin kişi göç ediyor. düşman gürcüler ise 30 bin kişi, rus ordusunun yarısı ve teknolojik olarak taş devrinden biraz iyi durumda. soy kırımın üzerinden 150 yıl geçmişken rusların hala bu bölgede adigeleri ve osetleri sistematik olarak göçe zorladığını görmek için tarih bilgisine gerek yok.)

    kimlik olarak ne türklüğümü ne osetliğimi bırakamam. nasıl türkiye'de soran herkese oset göçmeniyiz diyorsam, yaşadığım bu memlekette de herkese türküm, aslen göçmeniz babam oset diyorum. bizim dilimiz, ailemiz, mutfağımız, adetimiz, görgümüz farklı. neden yok olmaya göz yumayım? kendi tarihini bilmeyen ev sahiplerimizi mutlu etmek için ben neden birinden birini seçeyim? hiç üşenmiyorum, bir kelime türküm diyip geçmek yerine mutlaka bu açıklamayı yapıyorum. dilimi hiç konuşamasam da kimliğimi taşımak, tamamen asimile olmamak için önemli geliyor bana. insanı hayvandan ayıran şey bu, kimlik. üstelik bazen rastgele yerlerde bizim gibi 1864'ten sonra Suriye'ye Ürdün'e Lübnan'a yerleşmiş insanlarla tanışmak insana hiç göremediği bir vatan için garip bir hasretlik hissettiriyor.

    bu arada çerkes yemekleri iran, rus ve kafkas mutfağına çok yakındır. mantıyı, çerkes tavuğunu, pideyi gözlemeyi yiyip aynı şeyin adı gabin, fıççin, velibak olunca burun kıvıran arkadaşları babanemin mutfağına beklerim.

    13 aralık 2015 10:38 13 aralık 2015 11:26

    6. Üniversite yıllarımda bir arap alevisi, bir Kırım tatarı, bir adige, iki Yörük; yıllarca aynı odayı paylaştık. Birbirimizden o kadar çok şey öğrendik ki... göçler, soykırımlar, dışlanmalar, kapı işaretlemer... yemekler, danslar, diller, şarkılar...

    Ama düşünüyorum da, Türkiye' de yaşayıp da acı çekmeyen tek bir ırk, tek bir etnik köken yok. Çerkes' seniz gavursunuz, aleviyseniz dinsiz, Kürtseniz hainsiniz zaten.

    Biz tek bir odaya koca dünyayı sığdırdık ama koca ülke hattâ koca dünya insanlara dar geliyor. Garip.

    13 aralık 2015 11:44

    7. Dahil olduğum millettir . Günümüz güneybatı Rusya'sından gelen bir milletiz. Anavatan'a göç her geçen gün artıyor. Türkiye'de beyaz tenli olmamız ile, dansımız ve çerkes tavuğu ile biliniriz. Fiziksel özellik olarak ince belli olarak biliniriz kız, erkek. Dünyanın en çok kabul edilen ırk teorisine göre beyaz ırka 'Caucasian' (gizlinot: Kafkasyalı) denir. Çerkesler ise kafkasyanın iki otonkton (gizlinot: Varlığının en eski kanıtı o bölgeye dayanan) ırklardan biridir.

    4 temmuz 2019 18:08


    8. Gerçekten çok ilginç adetleri var, hatta bazıları çok katı diyebiliriz. Şimdi bildiğim her şeyi buraya yazmayım ama bana en tuhaf ve üzücü gelen kardeşler arasında büyükten küçüğe bir evlenme sırası olması. Yengem çerkes ve 5 kız kardeşler. Ailesi ablası evlenene kadar dayımla evlenmelerine izin vermedi çok uzun bir süre. Şimdi de en küçük kardeşi evlenmek istiyor ama bir büyüğü evlenmediği için yıllardır bekliyor sırasının gelmesini(!). Bu tarz zor durumda olanlara sabır diliyorum gerçekten.

    10 ağustos 2019 02:02

    9. anneannem ve annemin babaannesi çerkesmiş. bana da genlerden az da olsa düşüyor sanırım. kültür açısından anneannemin gençliğine denk gelmediğim için fazla bilgim yok sadece çok güzel hamur işleri var. özellikle patatesli mantıya benzer hıngal (kabin) dediklerine bayılıyorum (gizlinot: üff canım çekti)

    10 ağustos 2019 11:33