sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1)
  • medya (0)

1. (gbkz: çağan ırmak)'ın 2008 yapımı, türk sinema tarihi adına kültleşmeyi başarmış filmi.

film hakkında çok bir tanım yapmaya gerek yok aslında. izlemeyen yoktur. çağan ırmak benim çok sevdiğim bir yönetmendir. biraz gişeye oynadığından veya oynadığı düşünüldüğünden pek değer görmez sanat camiasında. ben severim. yalın bir tarzı var. bu da bir tercih. sanatsal değeri kazanmak için illa karmaşık olmaya gerek yok.

ıssız adam'ı ben de lisedeyken izleyip bir garip hissetmiştim. garip hissetmemin sebebi alper'in aile hayatından kendini izole edişinde kendimi bulmuştum. özellikle bir düğün sahnesinde birine sarılışı var, adam yanaklarından öpüyor. alper bir bahane bulup kaçıyor düğünden çıkarken de yanaklarını siliyor eliyle. hayatımda kaç defa yaşadım acaba o sahneyi, bilmiyorum. kısacası alperin bir yanı, çocukluğunda kendini odaya kapatışları, yemek yapma aşkı, eski plakları dinlerkenki o dalışları. diğer yandan ada apayrı bir boyut. ada’da bulduğum kendimden parçaları yazsam girdi bitmez.

gel gelelim ben filmde sadece karakterleri sevmiştim. bir de istanbul’da gezdikleri mekanları. işte liselisin ilk duygularını sen de istiklal’de, karaköy sahilde falan keşfetmişsin. sonra iki karakteri de çok sevmiş kendine benzetmişsin onlar da o mekanlarda aşkı yaşamışlar falan etkileniyorsun işte. onun dışında bir olayı yok demiştim.

---spoiler---

alper ada’yı niye terk etti? "kanında bir mikropla" yaşadığı için. o mikrop o zamanlar aldatma, başkalarıyla uç noktada şeyler yaşama isteğiydi. filmi izleyen insanların %90'ı hatta belki %95'i böyle düşündü. çünkü çağan ırmak burada çok büyük bir iki yüzlülük yaptı.

hem filmi toplumun konuşmaya ve görmeye alışık olmadığı bir grup sex sahnesi ile açıyorsun. ayrıntılı sex sahneleri çekiyorsun. hem de baş karakterin gay/biseksüel olduğunu ve bütün o "ıssız"lık muhabbeti ile bunun anlatılmaya çalıştığını saklıyorsun. bu bir iki yüzlülüktür bence.

evet, alper'in aslında gayliğini veya biseksüelliğini (bundan bile emin değiliz) bastırmaya çalışan, kendiyle savaşan bir adam olarak açıkça gösterseydi o film bu kadar sevilmezdi. bizim toplumumuz sevse bile söylemezdi ve gişede alkışlanmayı çok seven çağan abimiz bu kadar alkışlanmazdı.

filmi izleyenlerin azımsanamayacak bir çoğunluğu alper’in "kanımda bir mikropla yaşıyorum" derken aslında gizlemeye çalıştığı cinsel yönelimini kastettiğini bilmiyor. ha bu bir yorum, teori mi? bence değil. filmin başında zaten yazışılırken bunun mesajı veriliyor. alper’in sex sahnelerindeki o şiddet eğilimi falan hep erkekliğini kanıtlamaya çalışması.

mesela çocukları çok sevmesi ama hep uzaktan bakması, ada'nın "başkalarının çocuklarını ödünç alacaksın ve hep ıssız kalacaksın." demesi.

aslında bu açıdan bakınca insan çok duygulanıyor. film o zaman anlam kazanıyor. aslında ada alper'in sevebildiği tek kadındı ama sadece onunla da yapamıyordu. yönelimini kabul edip o şekilde yaşayacak cesareti de yoktu. bu yüzden hep ıssız, yalnız kaldı.

bu arada beni de bir arkadaşım aydınlatmıştı birkaç sene önce "aa ıssız adam mı? şu gay adamın bir kızla sevgili olmaya çalışıp olamadığı film. " demişti de bende yanan ışık bütün odayı aydınlatmıştı. az önce filmi tekrar izledim de youtube sağolsun. oradan esti. bilmeyen varsa yazayım.

alper gaymiş.....

----spoiler----

24 ekim 2018 22:58 28 ekim 2018 10:29