yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (10)
    • medya (4)

    1. içine girip çıkmak istemediğim çocukluğum, ergenliğim, oyunlarım,okulum şarkılarım, dizilerim.

    şimdi bana eşlik eden: https://www.youtube.com/watch?v=2Vq1pdAHBcs

    3 eylül 2016 01:04

    2. doğduğum çocukluğumu doyasıya yaşadığım muhteşem yıllar. yeniden atsalar beni 90lı yılların içine çıkmasam bir daha :))

    3 eylül 2016 12:26

    3. bu gece (link: https://www.youtube.com/watch?v=CPKVMPmyN_A gözyaşlarım anlatır) ile yad ettiğim yıllar.

    13 ekim 2016 02:37


    4. bazen hiç bitöeseydi diyorum... herşey o kadar saf ve güzeldi ki.. herşey değerliydi

    13 ekim 2016 16:44

    5. ayda yılda bir sucuk yiyebilecek kadar fakir olduğumuz ama borcumuzun olmadığı yıllardı.

    şimdi belki her gün sucuk yiyebiliriz ama osursak borç olarak geri dönüyor.

    benim için 90'lı yılların tanımı budur.

    13 ekim 2016 19:39

    6. hayatımın en güzel ve en mutlu zamanlarını yaşadığım yıllar.

    13 ekim 2016 19:52 13 ekim 2016 19:54

    7. Müziğiyle, dizileriyle, sepya makyajıyla, hatta şimdi tekrar moda olan tasma kolyeleriyle güzel dönemdi. Güzel anılarımı barındırır.

    13 ekim 2016 20:11


    8. benim için azımsanmayacak sayıdaki ilkleri bu yıllarda yaşadığımdan mıdır bilinmez ama her şeyiyle ciddi ciddi çok özlediğim yıllar. çocukluğum, ergenliğim , ilk aşk , en iyi arkadaşla yapılan türlü komik saçmalamalar , kurulan ilk dostluklar , en fenası da en iyi arkadaşlardan birini henüz çocuk yaşta kaybederek ölümle tanışmak gibi acı tatlı pek çok ilki 90'lı yıllarda yaşadığım için hepsinde o yılların anısı var bende.

    her şey bir yana en çok o yıllardaki temiz duyguları , her şeyin şimdiye oranla daha bir yalın daha bir anlamlı oluşunu, basit şeylerle mutlu olabilmeyi, hatta yerli yabancı fark etmeksizin o yıllardaki şarkıların bile sadece ritmden ibaret olmayıp bizde bıraktığı derin anlamı kısaca o yılların ruhunu özlüyorum ben galiba.

    14 ekim 2016 02:41

    9. Size 90’lar Ankarasını anlatayım mı?

    Şimdi anne tarafımın zengin ve baba tarafımın da nispeten orta direk diye adlandırılan yıllarıdır benim için; anne tarafıma gittiğimizde doğal gaz var. Bizim evde yakmaya kömür yok. 

    Ama küçük şirin evimizi hep sevmişimdir. Ankara ayazında çatırdayan gece kondu çatısından kaç kere korkarak uyandım hatırlamıyorum.

    Mahalledeki herkes aynı durumdaydı; ama mutlu çocuklardır. Mamak Yokuşu’nda kışın leğenle kayar ayakkabılarımız kar suyundan ıslanana kadar içeri girmezdik. Donan eller de çabası; o sobanın ısısıyla sızım sızım sızlayan parmaklarımın acısını düşününce hissedebiliyorum. 90’lı yıllarda önce iki özel kanal açılışıyla filmler başladı. 

    Pazar günleri banyo yapar sobanın yanına oturur. Stardaki parlament sinema gecesi filmlerini beklerdik. :) 

    Okula Ankara ayazında yürür; kıçımız dona dona giderdik. Peki dönüp baktığımda bu kadar kötüyse herşey neden gülümsüyorum.

    Keşke biri beni tekrar o yıllara fırlatsa, donsam üşüsem. Bir ayakkabıyla iki kış geçirsem ama yine o dönemde yaşasam. 90’lar çocukluğum, özlemimdir benim... 

    4 ekim 2018 21:41 4 ekim 2018 21:42

    10. şu son 1 yıldır filan, geriye dönük 90'larda yetişkin olma nostaljik arzusuna takığım. bir çocuk ve ergen olarak net şekilde hatırladığım, ama büyük olmadığım yıllar bunlar benim. bugün yetişkin gözüyle baktığımda, çok net bir saflık barındırdığını söyleyebilirim o yılların. özellikle de 1994'e kadar, yani ilk yarısında. 1995'ten sonra bence bir dejenerasyon oluşmaya başladı, ortamlar piçleşmeye, insanlar birbirinden kopmaya başladı. komşuluk/arkadaşlık/dayanışma gibi kavramların giderek azalarak son bulmaya başlaması da bu döneme rastlıyor.

    ben illa ki gelişen teknolojiye bağlıyorum bir şeyleri. teknoloji geliştikçe insanlar daha da yalnızlaştı ve birbirlerinden kopuk yaşamaya başladılar, aslında tam tersi olması gerekirken...

    90'lı yılların ilk yarısına değin geçerli olan ve hayatı zorlaştıran bazı sert ve keskin tabular da vardı tabii. mesela bakirelik... kadının boşanması filan tabu. karşı cinsle ilişkiler asla bugün olduğu kadar rahat ve teklifsiz değil. cinsel konular öyle pek tartışılamıyor. adını burada anmazsak olmaz, aslında (gbkz: duygu asena)'dan başka kadın erkek ilişkilerinden cinselliği de içerecek şekilde sansürsüz bahseden yazar yok. nitekim bazı şeylerin böyle üstü açık değil de ancak kapalı yaşanabildiği bir ortamda, kadınlar şüphesiz ilişkilerinde yine bir dolu engele tosluyordu. fakat evlilik fikri baskındı. "seks partneri olalım, takılalım, birlikte yaşayalım, 5-10 yıl çıkalım ya da nişanlı kalalım" gibi nosyonlar o günlerde genel geçer kabul görmüyor, norm olmayı bırak... çoğu kişi -özellikle kadınlar- ilk kez evlilikte yaşıyor cinselliği! ve ne olmuş ama, o evlilikler de hep sürmüş, meyveleri biz olmuşuz. boşanmaların yaygınlaşması ancak 2000'li yıllardan itibaren söz konusu. (2010'lar desen kargalar kahkaha atmaya başlar, hiç girmeyelim.)

    saygı, emek ve fedakarlık vardı 90'larda. biz bunları kaybettik. bencil ilişkiler yaşamaya başladık, karşımızdakinin çıkar ve ihtiyaçlarını gözetmeden. haliyle tıpkı bir alışveriş gibi herkes alacağını alıp vereceğini de verdikten sonra ilişkiler bitiyor.

    o hiç haz etmediğim muhafazakarlık, başarılı ilişkiler ve evlilikler getirdi (problemsiz olmasa da). uygulanmasından pek ümitli olduğum fikirlerse maalesef çakozladı.

    doğrusu şimdiki aklımla, evet 1993 yılında yetişkin olabilmek için bir şans isterdim. sanırım (gbkz: torun) görme şansına sahip böylece de son nesil olurdum.

    22 nisan 21:36 22 nisan 21:38