sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (7)
  • medya (0)

1. Yaparken; bilmediğimizden dolayı zarar görmediğimizi düşündüğümüz fakat gerçekte zararlı statüsünde vuku bulan olaylardır.. :) her nekadar hepimiz az çok amatör olarak bu işlerle ilgilensekte çoğu şeyde araştırmaktan ziyade kulaktan dolma ilerliyoruz.. ben bu başlıkta araştıran bilgili deneyimli süslülerin bize yardım edebileceğini düşündüm ..

ed: kastım göreceli olmayan ! bilimsel :) gerçeklerden bahsetmektir..

örneğin;

+ bebe şampuanıyla makyaj silmek : evet belki zarar vermiyor diye düşünüyoruz (nede olsa bebek için) ama bu şampuanın ph i makyaj çıkartmak veya cildimizin kirini temizlemek için uygun değil o bebeklerin saçlı derisi için tasarlanmış bir ürün.. cildi ekstra hırpalar ve kurutur.. hatta kirpik bile dökebilir.. :(

gibi.. şimdiden teşekkürler..

10 kasım 2015 19:48 10 kasım 2015 20:39

2. affınıza sığınarak editlemek yerine gözüksün diye bir ileti daha giriyorum.. üstte yazdığım doğru bilinen yanlışın sağlamasını yapmak için araştırma yaptığımda tanınmış bir vlöggerin kendisine dalın sepeti hediye gelmesiyle birlikte makyajınızı köpürterek dalinle çıkarın yazmış.. bebek şampuanı da değil arkadaş direkt dalın.. bak suan çok kızdım.. :) (bide takip ediyor idim ınstadan.. peh )

10 kasım 2015 22:57

3. en fazla cilt bakımı hakkında duyduklarımızdır muhtemelen.

çok duyduğum cahillik akan cümleler:

"yüze sürülen kremin yaşlanmaya hiçbir faydası olamaz."

lisede biyoloji dersinde naptıklarını merak ediyorum bu tiplerin. hücre seçici geçirgendir. haliyle yüze sürülenler cilt tarafından emilir. etkilerini de iyi ya da kötü; az ya da çok ürüne ve etkin maddelerine göre zamanla görürsün. böyle bir şey olmasa ilaç kategorisindeki merhemler eczanelerde neden satılıyor?

"alkol yağlı cilde iyi gelir"

alkol hiçbir zaman hiçbir yerde vücuda iyi gelmez. oral yolla alındığında vücudu dehidre ettiği gibi cilde sürüldüğünde kurutur ve hücreleri yıpratır. alkol yıkıcıdır.

"kremlerin içeriğindeki parfüm sadece alerjik ciltlerde reaksiyona yol açar."

alerjik ciltlerdeki reaksiyon cilt yüzeyinde görülürken, hassas olmayanların tepkisi görülmediğinden zararsız bulmak kocaman bir yanlıştır. parfüm; kozmetik sektörünün en dandirik içerik unsurlarındandır. 1. sınıf hiçbir bakım ya da kozmetik ürünü yapay koku içermez. kullandığım chanel fondötenin parfüm içermesi onu 2. sınıf yapıyor. ortalamanın üstünde etiket fiyatı olan her ürün 1. sınıf değil.

son olarak bir de "detoks" gerzekliği var. detoksu böbreklerimiz, karaciğerimiz yapar. koltukaltı bile zararlı radikalleri vücuttan atamazken yüzünüzden detoksu nasıl yapıyorsunuz yahu? ciltten arındırılabilecek şeylerin adı "kir"dir. başka bir şey değil. detoks toksinlerden arınmak ise, toksinler kanda birikiyorsa yüz arındırarak bu gerçekleşemez.

12 mayıs 2016 15:00

4. satış elemanlarının iyice yayılmasına neden olduğu yanlışlar.

"genç yaştaki insanlar anti-aging ürünleri kullanamazlar, cilde ağır gelir."

gayet kullanabilirler. anti-aging ürünlerinin içinde normal kremden farklı olarak antioksidanlar bulunur genelde, örneğin c vitamini ve bazı çay ekstraktları. 1-2 yaşında bir bebek olmadığınız sürece bu içerikleri yüzünüze sürmenizde hiçbir sakınca yoktur. cilt siz 29 yaşınızı bitirip 30 olduğunuzda bu içeriklerin birden faydalı hale geleceğine karar vermiyor. anti-aging ürünlerin amacı cildin yaşlanmasını engellemek, yani ortada daha bir sorun yok iken müdahale edebilmektir. kırışıklık oluştuktan sonra zaten ancak botox, lazer gibi işlemler ya da aha, retinoik asitle çözüm sağlanır.

bu "cilde ağır gelmek" kavramını zaten hiç çözemedim, çözemeyeceğim de.

23 şubat 2017 10:48

5. eski sevgili ile iletişimi tamamen kesin, kafasını karıştırmayın derler. bunun doğru bilinen yanlış olması öyle kuvvetle ihtimal ki. nasıl mı anladım ?

daha bir ilişki bile yaşamamıştık biz onunla. hiç sevgilim dememiştim ona. güvenmiyordum bir ilişkiye başlamak istemeyeceğim biriydi. ona rağmen iyi vakit geçirdik. elde edememe gibi durumu da yoktu. yani ona ondan tatlı gelmiş olamazdım çünkü öpüşmelerimiz de olmuştu. kabul ettirmek için aylar geçti filmler izlendi çiçekler alındı sürprizler yapıldı. ama olmadı. başka ilişkilere savrulduk.

bir ayrılık döneminde denk geldik. konuşmaya başladık. asla geri dönme onunla münasebet gibi düşüncem yoktu. ayrı da olsam sevgilime sadıktım. o ise göreyim seni hadi ama basit bir görüşme sadece deyip duruyordu.

hayatında bir kadın vardı. fotoğraflarını görmüştüm. ki olmasa da gitmezdim çünkü sevgilimle barışacaktım içten içe bunu diliyordum ve bunun bir sorun olmasını istemiyordum. kızla ilgili bilhassa hep iyi şeyler söylüyordum. güzel kızmış, çok iyi biri demekki ne güzel falan.

sonra bir gün döküldü biliyor musun o kız kimseye güvenmiyordu, inanmıyordu. hani sen bana hiç inanmamış haklı olarak güvenmemiştin ya (gizlinot: kendisi birçok kızla konuşurdu aynı anda) sende kendimi ispat edemedim, bulamadım ben. onda kendimi ve onu tamir ettim. bir sene sürdü onu kendime ve aşka inandırmam. çok zor oldu dedi. ilişkilere küsmüş bir kadındı falan. neden anlattığını anlamadan dinledim üzülmedim ve üzüntü belirtisi vermedim aksine kız adına da onun adına da sevindim.

görüşmedik bir süre. sonra beni bir gün aradı. bittiğini söyledi kızla ilişkisinin. çok üzüldüm iyi de neden dedim. o kadar uğraşmışken ? zaten bir süredir tartışıp duruyorduk dedi. hallederdiniz dedim. bana acımasızca kıza yaptığı ayrılık metnini okudu durdu. kalbim çıktı neredeyse.

kıza demiş ki biz seninle hiç biz olamadık. iyi de nereden çıktı bu dedim. bana seninle konuşunca anladım. onunla hiç biz olamamışız, dedi. beynimden kaynar sular döküldü. sanki benim yüzümden bir kadının üzülmesine deli gibi üzülüyor ama aynı anda da kurtuldu bu pislikten bak bir eski sevgili sesi bile yetiyormuş terk etmesine diye düşünüyordum. dön desem hadi gel desem tamamdı belki de. kendi kararın saygı duyarım dedim.

o gün erkeklerden bir kez daha iğrendim. kızı inandırıp tekrar yıkabilmişti ve bu acımasızlığına beni vesile etmişti. ki kıza onların ilişkilerine imrenerek bakan bendim.

benim sevgilimin eski sevgilisi varsa lütfen arasın, kafası karışacaksa başta karışsın yıllar sonra gelip bana biz olamadık demesin.

yalancı hislerle yalandan ilişkiler yaşayan adamlar öyle çoklar ki. ayırın, ayrılın.

17 mayıs 2018 02:40 17 mayıs 2018 07:33

6. hamileyken saç kesilmez..

Ne alaka? Kim çıkarıyor böyle bağnaz bağnaz şeyleri anlamıyorum.Bakımlı olmak her zaman mümkün buna hamilelik de dahil,kestirmeniz gerekiyor ve hamileyseniz gidiniz kestiriniz.Yıpranmış,kırılmış,kurumuş artık saç denecek yeri kalmamış şeylerle yaşamak zorunda değil kimse.Toplum bi zahmet çenesini kapatıversin.

17 mayıs 2018 22:44 18 mayıs 2018 00:11

7. izlediğimiz tv programlarının reytingine etkimiz olduğunu sanmamız.

eğer evlerimizde reyting şirketleri tarafından dağıtılan Reyting ölçüm cihazlarından yoksa (gizlinot: ki Türkiye’de başvuran kişilere dağıtılan toplam 2000-2500 Reyting cihazı varmış.) izlediğiniz programa Reyting kazandırıp kaybettirmiyormuşsunuz. sadece kanalın reklam gelirlerine faydanız oluyormuş, o kadar. Yani Türkiye’deki programların/dizilerin genel reytingi, rastgele seçilmiş 2000-2500 ev tarafından belirleniyor imiş. 

11 şubat 22:23