sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (8)
  • medya (0)

1. Giysilerimizi yıpratmadan daha uzun süre kullanabilmek adına yapabileceklerimizi içerir.

bu aralar takıldığım bir konu bu. Bu başlık altında deneyimlerimizi paylaşabiliriz. Sözlükteki tüketmiyoruz kampanyasına da destek olacağını düşünüyorum çünkü yıpranan giysilerin yenisi almak istiyoruz, yıpranmazsa daha az tüketiriz diye düşünüyorum. Yıkama, kurutma, saklama, ütüleme vs. Her konudan yorumları bekliyorum.

Belki çok bilinen bir şeydir ama ben henüz fark ettim. Tişörtlerin, bluzların vs. İçerisinde gövde kısmındaki etiketleri (kumaş bilgisi, üretim yeri bilgisi vs. Yazan) kesmemek ürünü yıpratıyor. Ütü yaparken iz çıkarıyor hatta bazen ince giysilerde potluk bile yapıyor. Kumaşını bildiğimiz ürünlerin etiketini keserek yıpranmasını bir nebze engelleyebiliriz.

Girdi girerken lütfen herkesin çamaşır konusunda çok deneyimli olmayabileceğini göz ardı etmeyelim, böylelikle yeni yeni öğrenen süslülere de yardımcı olmuş olacağız. 

12 mayıs 2018 22:06

2. Siyahlar için özel deterjan kullanmak dışında taktiğimin olmadığı başlık. Takipteyim.

12 mayıs 2018 22:19

3. Yeni aldığım her giyeceği (beyazlar hariç) yıkamadan önce en az 1 saat tuzlu soğuk suda bekletiyorum, eğer mümkünse bütün gece. Seneler önce bu yöntemin boyayı kumaşa iyice işlettiğini, yıkanırken daha az boya akıttığını, bu sayede de rengini daha uzun süre muhafaza edebildiğini öğrenmiştim.

Eğer bir giyeceği sadece bir kere giymişsem hemen kirliler sepetine atmıyorum. Eğer pek terlememişsem, üstüne bir şey dökülmemişse, iyice bir çırpıp havalandırıp dolaba geri koyuyorum. Böylece gereksiz yıkamaları azaltarak yıpranma payını da azaltmış oluyorum.

Ütü yaparken de kumaş pantolonlar hariç hemen her şeyi tersten ütülerim, üst kısımdaki yıpranmayı ciddi manada azaltıyor. Ütü demişken, giysinin etiketinde yazandan biraz daha düşük bir ısıda ütülüyorum. Bu yıpranmayı azaltmanın yanı sıra bi miktar enerji tasarrufu da sağlıyor.

Renk koruyucu deterjan konusuna değinildiği için onu tekrar etmiyorum. Yeni yöntemler için ben de takipteyim :))

12 mayıs 2018 22:42

4. Kotları tersini çevirip en düşük derecede yıkamak ve yine tersten ütülemek, baskılı tişörtlerin baskıları zarar görmemesi için tersten ütülemek. mümkün olduğunca kurutma makinesi kullanmamak.

12 mayıs 2018 23:05

5. Gereğinden fazla sıklıkla yıkamamak. Hem çekebiliyor, yıpraniyor, malı esniyor/bozuluyor, rengi soluyor vs..

12 mayıs 2018 23:17

6. yıkama talimatlarına birçok kişi gibi elbette ben de özen gösteriyorum. bunun yanında kot pantolon ve tişört gibi çok sık yıkanan kıyafetlerimi mutlaka tersinden yıkarım. aslında üzerinde yazı, çeşitli baskılar olan tişörtler başta olmak üzere pek çok giysiyi tersinden yıkıyorum ben. kotları renklerine göre ayırarak, ağartılmış görüntüsü olanları daha uzun süre aynı şekilde kullanmak için düşük ısıda, hatta çoğu zaman soğuk suyla az deterjan ve çok az da yumuşatıcı ekleyerek yıkıyorum. renklerine göre deterjan konusunda siyah ve renkliler için deterjan olmasından çok kumaşın cinsine göre seçiyorum. hassas çamaşırları renk koruyucu deterjanla yıkıyorum özellikle son zamanlarda. eskiden pek koyamazdım, ama artık kotlara özellikle yumuşatıcı koyuyorum çünkü kumaşı gereği bir nebze daha sert bir kumaş kot kumaşı. yumuşatıcı da makineden kaskatı şekilde sert çıkmaması için bu arada. yumuşatıcı kullanmayanlar onun yerine sirke de kullanabilir tabii. beyaz sirke özellikle rengini koruma konusunda oldukça etkili.

kurutma aşamasında yine her zamanki gibi tersten kurutup, kururken de çok fazla mandalla tutturmamaya dikkat ediyorum. bunun dışında fermuar ya da düğme gibi detayı olan pantolon ve bluzlerimi makineye atarken mutlaka kapalı olmaları gibi birkaç basit noktaya da dikkat ederim.

kurutma makinesi çok büyük bir kolaylık, ama ben çamaşırlar için özellikle de yıpranmasın diye gözünün içine baktığımız parçalar için kullanmayı pek doğru bulmuyorum. bunun dışında yine yıkama esnasında, özellikle de sıkma aşamasında devir hızını 600 devir civarında tutmaya özen gösteririm. çarşaf, nevresim vs gibi büyük parçaları 800 devirde sıkması için ayarlıyorum. onun üstüne de pek çıkmam. program kendi yüksek devir hızı verse bile ben yine de düşürüyorum. bu da giysilerin renginin solmasını, ipliklerinde zamanla kopmaların olmasını büyük oranda engellemiş oluyor. bu arada düşük sıcaklık ve düşük devir daha fazla enerji tasarrufu anlamına geliyor. her ne kadar yeni nesil makineler buna dikkat ederek üretilse de, tüketici olarak bizim de en azından yıkama aşamasında dikkat edeceğimiz birkaç küçük detay daha uzun süre ilk günkü gibi kullanmamıza neden oluyor aynı zamanda. makineden 1200 devir ve hatta bazen daha yüksek devirde yıkayıp çıkardığı pamuklu kumaştan bir gömleği, bir de çabuk kurusun diye kurutma makinesine atıp sonra ya bu gömlek neden bu kadar çabuk eskidi diyen bir erkek arkadaşım var. bu girdi onun çamaşır yıkarken yaptıkları ve bizim ne yaparsak daha doğru bir şekilde çamaşır yıkarız konulu araştırmalarımız ile bol keyifli sohbetlerimiz üzerine yazılmıştır. girdimi sana adıyorum güzel insan(gizlinot: lol).

12 mayıs 2018 23:25

7. denim kumaşlar yıkanırken yumuşatıcı kullanılmaz etiketine de bakarsanız fark edeceksiniz. fermuarlı giysileri yıkarken fermuarı kapatmak gerekli. mont gibi sürekli yıkanamayacak giysilerinize sigara kokusu gibi kokular sinmişse votka ve suyu karıştırıp spreyli şişeye koyun, giysinizin üstüne püskürtün ve havalandırın, koku gidecektir. kazaklarınızdan tüy bulaşan pantalonlarınızı yıkamak yerine tüy toplayıcıyla tüyleri toplayın. kazaklarınızı sererken çamaşırlığın üstüne yatay olarak serin, dikey olarak sererseniz esneyip uzuyorlar. Hassas bir kumaşı ütülemeniz gerektiğinde üstüne ince bir yastık kılıfı gibi düz bir kumaş serip onun altından ütülemeyi deneyebilirsiniz. beyazlarınızdaki lekeler için de 60 derecede yıkama artı beyazlar için kosla oxi hemen hemen tüm lekeleri temizliyor, tekrar tekrar yıkamaya çamaşır suyuna falan gerek yok.

13 mayıs 2018 12:06

8. en önemli yıpratmama taktiğim (gizlinot: biraz yorucu olsa da) çamaşırlarımı elimde yıkamaktır. zaten bir tek ter kokusu veya ufacık lekeler var diye yıkıyoruz, o da iki suya sokup çıkarmayla halledilecek şey. Ama makine defalarca çevirdiğinden kıyafet eskiyerek çıkıyor. Eğer acilen yıkanması gerkiyorsa veya zaten uzun zamandır giydiğim bir kıyafetse makineye atarım.

Eğer makineye siyah pantolon attığınızda pantolonun üstünde deterjan kalıntıları kalıyorsa elinizde yıkayın sorun kalmıyor. Bu deterjan kalıntıları bir tek benim başıma mı geliyor onu da merak ediyorum.

her şeyi tersten ütülerim. böylece renklerin solmasını ve olası bir yanma ihtimalini aza indirmiş oluyoruz.

kıyafetleri kuruturken mandal izi çıkmasından nefret ediyorum. buna çare olarak da en iyi çözüm askıya asarak kurutmak. en azından çok değerli kıyafetler için yapılabilir.

kazakları kuruturken de dolapta saklarken de sakın asmayın. dolapta katlayarak, kuruturken sererek kurutun. aşağıya doğru sarkmasını engellemiş olursunuz.

çamaşırları kuruması için fazlasıyla güneşin altında bekletmeyin. hani unutursunuz falan. fazla beklediğinde güneş renklerini ağartıyor.

denildiği gibi ütü yaparken yanacak diye korkuyorsanız üzerine ince bir kumaş serip öyle ütüleyin, özellikle ipek veya saten gibi kıyafetleri.

ceket veya kumaş pantolonlar da ütülendikten sonra parlama yapıyormuş bunu önlemek için de üzerine ince bir şey örterek ütüleyin.

14 mayıs 2018 09:09 14 mayıs 2018 09:11