sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (9)
  • medya (1)

1. Efendim gitmeyin bu bahçeye gidilmesin gidilmesin bitsin artık. Çocuklarınızı da götürmeyin. Çocuklara hayvan sevgisi aşılamanın en bin çeşit yolu var. Bunun için masum canlılara zulüm yapılan bu mekanı seçmeyin. Hayatımda bir kere gittim yıllar yıllar önce. lisedeydim. Aklımda ne mi kalmış; kendi etrafında çapı bir metre kadar olabilecek hayali bir daire üzerinde kesintisiz dönen bir ayı, tüm gün yer değiştirmeden kalkmadan dışarıdakilere tepki vermeden ama uyumadan öylece duran bir aslan, zorla kapatıldığı camekanın camına şuursuzca ve sürekli saldıran bir timsah, kapkaranlık barakasından hiç çıkmayan bir zürafa... Sizlerin psikolojisi bozulsun olsun delirin hatta. Yeter ki biz sizi izleyelim. Çocuklarımız size meyve atsın kuruyemiş falan versin. Yok canım zaruriyetten falan değil öylesine zevk için yapalım biz bunu. Üşüyelim tüyünüzü yolalım. Ya da kürkünüzü komple yüzelim. Şööyle sıcacık bir goril kürkü kaban yapalım kendimize. sizin üşümenizin bi ehemmiyeti yok biz seçilmiş üstün varlıklarız tabi ki o tüyler bizim hakkımız. Canımız krokodil çanta istesin derinizi yüzelim. Yok canııııım ne öldürmesi o kadar cani miyiz canlı canlı yüzelim. Dişinizden çok tatlış küpeler boncuklar yapalım. Ne var canm fil dişi bilezik de mi takmiyağ??? Yeryüzünde insandan daha vahşi tek bir canlı türü yok. Hayır, hayvan hakları savunucusu değilim. Hatta hiç bir hayvana kişisel bi sempati beslemem hatta dokunamam bile. Ama sevmek sevmemek ayrı mesele bir canlıya zulmetmek apayrı. O hayvanlar bu bahçede mutlu değiller. Altı üstü üç beş saat eğlenmek için doğal ortamlarından koparmayalım zavallıları. Biz gitmezsek onlar da hayvanları paZarlamaktan vazgeçerler.

2 aralık 2015 20:01

2. küçükken gitmiştim o zaman bile o hayvanların kafeslerde olması beni üzmüştü hatırlıyorum aklımca acaba nerden kaçabilirler diye senaryolar kurmuştum.sonra büyüdüm hayvanat bahçelerinin ne kadar acımasız yerler olduğunun iyice farkına vardım.şimdi asla gitmem hiçbir hayvan biz onlara bakabilelim diye kafeslere konmayı hak etmiyor.hele o su parkları o kadar üzülüyorum ki benim canım acırken o yunusları gördükçe insanlar nasıl gidiyorlar bu yerlere nasıl eğleniyorlar aklım almıyor.

son olarak geçen gün (bkz: şule karaok ) son videosunda (bkz: land of legends ) ı önermişti ben de internetten baktım hazır belek tarafındayken giderim diye ama burada da su parkı olduğunu görünce vazgeçtim ben aquaparkına gidecektim lakin bu tarz su parkları barındıran hiçbir yere gitmem.ben bir kişiyim belki gitmemem hiçbir şey ifade etmez ama bir kişinin bile gitmemesi o vahşete ortak olmaması hiç yoktan iyidir.

13 eylül 2016 20:40

3. Doğanın parçası olan bir hayvanım ben.kendi doğamda yaşarken bir anda iğnelerle uyutulup bir kafese tıkıldım.kendime geldiğimde nerede olduğumu bilmiyordum.bir takım insanlar belli saatlerde yemek veriyordu.yine bazı saatlerde daha çok insan oluyordu etrafımda,beni izliyorlardı,ellerindeki kameraları bana doğrultup şaşırıyorlardı.ben tuhaf mıydım? Neden buradaydım? İnsanları şaşırtmak için mi? Kafesime 'yaklaşmayın' gibi ibareler asmışlardı,yaklaşmamaları gerekiyorsa ben neden buradaydım? Neyse yaklaşmalarından ben de korkuyorum.

Ben artık insanlığın malıyım.bir süs eşyası gibi kendi doğamdan ayrılıp onların cebine para doldurmak için bir kafesin içerisinde hayat geçiriyorum.kimi zaman karnım yeterince doymuyor,ait olmadığım mevsimlerde çok mutsuz bir hayat geçiriyorum.benim bu hale düşmeme sebep olan bu bahçeye gelenlerdir,onlar gelmese belki bir gün gerçek evime dönebilirim.

Hayvanat bahçelerine gitmeyin ki oradaki zavallı hayvanlarda gerçek evlerinde kalabilsin.

24 ocak 2017 23:47

4. şimdilerde batı'nın büyük utancı olan "insanat bahçeleri" gibi yok olup gitmesini temenni ettiğim hayvan hapishanesi.

25 ocak 2017 13:21

5. bir hayvana parmaklıklar ardından, camların ötesinden bakmanın ne gibi bir eğlencesi olabilir ki? çocuklar canlı bir zürafa ya da fil görmeyince gelişimine mi engel oluyor? ya da insanların başka vakit geçirecek alanları mı yok? sömürü dışında bir şey değil ve buna destek verip hala gidenler sadece cani ve vicdansızdır. o hayvanların yaşaması gereken yer ve koşullar bunlar değil.

25 ocak 2017 23:11

6. hayvanat bahçesine gitme niyetine her girdiğinizde hatırlamanız, gitmeyi düşünenlere hep hatırlatmanız gereken, binlerce güzel ve masum hayvan gibi arturo'ya da mezar olmuş hapishane.

(link: https://gaiadergi.com/kutup-ayisi-arturo-30-mutsuz-yilin-ardindan-hayvan-hapishanesinde-delirerek-oldu/ dünyanın en mutsuz hayvanı-arturo)

19 şubat 2017 11:15

7. günümüzde (link: http://aa.com.tr/tr/turkiye/kutup-penguenleri-istanbulda-ziyaretcilerini-bekliyor/712849 alışveriş merkezlerinin) yavaş yavaş yerini aldığı hapishanelerdir.

19 şubat 2017 12:05

8. Anlam veremiyorum. Buna ortak olan insanların yaşam standartlarının çok dışında bir ortamda, ormanda aslanların maymunların vs. Bilimum hayvanın arasına bir kafese kapatılıp koyulması gerekiyor. Eminim ki bir insan çok daha çabuk delirir öyle bir ortamda.

Gerçekten hayvanların bizden daha az hakkı olduğunu, bizim onlardan üstün olduğumuzu mu düşünüyorsunuz? Evet, akıl olarak üstün olabiliriz, ama eğer bakarsanız şuan aynı coğrafyada yaşadığımız tüm canlılar yüzyıllar boyunca bizimlr aynı doğal seleksiyona maruz kalmış ve hayatta kalabilmiş canlılardır.

Onların evlerine, yuvalarına yeterince zarar vermedik mi? Yeterince hırpalamadık mı?

Acilen kapatılması gereken hapishanelerdir, en yakın zamanda. Tüm petshoplar ile beraber..

20 şubat 2017 10:53

9. esir kamplarından hiçbir farkı olmayan, doğal ortamlarından kmlerce uzakta yaşamaya mahkum edilmiş hayvanların, zorla yaşamak zorunda bırakıldığı alan. camın arkasından size bir hayvanı yakından görme imkanı verip, o hayvanla aynı karede fotoğraf çekebiliyor oluşunuz sempatik gibi gösterilse de aslında birer modern hapishane hepsi de.

insan elinin değdiği her alan, hayvanlar için birer doğal yaşam alanı olmuyor ne yazık ki. doğal içgüdüleriyle avlanamadıktan, canları istediği anda diledikleri gibi çiftleşemedikten sonra. kontrolsüzce el attığımız her alanda hayvanlara zarar veriyoruz. hayvanat bahçesinde doğmuş, çok küçükken esarete alışmış canlıları istediğimiz kadar iyi bakım altında tuttuğumuzu zannedelim onlar aslında acı çekerken. yaşamaları için yapay alanlar oluşturup, aç bırakmadan onlara yaşam hakkı verdiğimizi zannetmek sadece insanoğlunun vicdanını bir nrbze rahatlatmasından ibaret.

işin arka planında o hayvanların oralara gelmesi için aracılık eden bir yığın kişi var. tam bir ekip çalışması yapılmak zorunda. gerekli anlaşmalar ve yasal prosedürler, hayvanların yolculuk yapmaya elverişli bir bünyelerinin olup olmadığına dair düzenli olarak yapılan sağlık kontrolleri, yolculuk esnasında ne kadar süreyle uyutulup, yolculuğun ne kadarını hangi dozlarda verilen ilaçlarla atlatabilecekleri, herhangi bir hastalığa karşı diğer hayvanlara bulaşmaması için karantina süreleri, hayvanların stres altında vücutları tarafından salgılanan hormonlar sonucu herhangi bir kalp krizi vakasını tetikleyip tetiklemeyeceği ve yolculuk sonunda o bölgeye uyum süreleri. Bunlar sadece taşıma esnasında dikkat edilecek hususlar. bir de geldikten sonra yeni bakıcılarıyla olan anlaşma durumları, onu kabullenebilme, yeri geldiğinde onun elinden beslenip, ona güven duyabilmeleri konusu var.hepsi de hayvan açısından bakıldığında hiç de kolay olmayan şeyler.

mesela esaret aslında çiftleşen sibirya kaplanları, doğum yaptıklarında yavrularını içgüdüsel anlamda kabullenemedikleri için, onlara annelik yapmıyor. al işte insan bakımına muhtaç bir canlı daha. genelde esaret altında daha rahat çiftleştikleri düşünülür peki ya sonra? yavruyu annesinden ayırıp, insan eliyle eğitebilme potansiyeli sağladığı ve bu sayede de hayvan gösterilerinde, sirklerde kullanabilmek için söylenen bir şey aslında bu. aynı durum dişi pandalar için de geçerli. son yıllarda büyük bir hassasiyetle yürütülen, panda koruma programının en önemli ayağı da budur aslında, üreme için doğal bir ortam yaratabilme arzusu. yani sadece üreme kısmı bile bu tip ortamlarda hayvanlar açısından ne kadar sıkıntılı. bunu bildiği halde buna devam eden insanoğlu, hayvan soyu açısından ne denli büyük bir risk aldığının artık farkına varsa keşke.

sözün özü, elektrikli teller ardında, anavatanından koparılmış, ona verilenle yaşaması istenen hiçbir canlı mutlu değildir. bu tarz yerler de en başta birer ticarethanedir her ne kadar halka hizmet, çocuklara hayvan sevgisi aşılamak vs gibi sahte bir amaca hizmet etse de.

hayvanat bahçeleri, su parkları, sirkler, petshoplar, kontrolsüzce hayvan çiftleştirilmesine olanak sağlayan kişi ve kurumlar hepsi aynı kapıya çıkıyor. hayvanlar üzerinden para kazanılmasını amaçlayan, onları tutsak bir yaşama hapsedenin kim ya da kimler olduğunun önemi yok. amaç son derece açık ve net. her canlı kendi doğal ortamında güzel ve orada mutlu. farklı nedenler öne sürerek kendimizi kandırmanın, doğrusu buymuş gibi göstermenin hiçbir anlamı olmadığı gibi.

20 şubat 2017 14:56