yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (86)
    • medya (28)

    1. anlatılmaz yaşanır derim, susarım. çünkü onlara olan sevgimi kelimelerle anlatabileceğimi sanmıyorum.

    günümüzde bazıları var ki kedileri sadece instagram malzemesi olarak kullanıyor. pet shoptan aldığı binlerce liralık cins kedilerle fotoğraf çekiliyor, altına canım kedim yazıyor, ama sokaktaki kedilere yem vermeye bile yanaşmıyor. herkes kedi sahibi olabilir zor değil. asıl önemli olan sokaktaki canlara da evindekine yanaştığın gibi yanaşmak. onları unutmamak, sularını vermek, ellerinle beslemek.

    (yazar: gtugcek) uktesi

    5 nisan 2016 19:37

    2. Size bir olay anlatmak istiyorum, geçen haftalarda annem hamile bir kedi buldu, bir kaç aylığına boş olan evimize getirip orada sıcakta güvenli bir şekilde doğurmasını istedik. Bütün hazırlıkları yaptık, doğurdu doğuracak diye düşünüyorduk, eve getirdik. O kadar tatlı o kadar güzel bir kediydi ki getirdiğimiz kafeste bile mirliyordu. Ama sonra fark ettik ki karnı çok yumuşak bebek yok gibi içinde. Biz de apar topar acaba hasta mı diye veterinere götürdük. Veteriner "2 ay" dedi sadece. Doğuracak minik bebekleri olacak diye düşündüğümüz dünya tatlısı kedinin iki aylık ömrü kalmış yani. Kahrolduk ne yapacağımızı bilemedik. Evde bakacak olsak yalnız başına her gün yavaş yavaş çöktüğünü izleyecektik ve her seferinde üzerimizi dezenfekte edip evdeki kediye bulaştırmamamız gerekecekti. Kedi boş evde tek başına kalacaktı hep. Bencilce de olsa aldığımız parka, ailesinin yanına geri bıraktık annemin ofisinin yakınında olduğu için arada bir gidip bakıyor. Karnının sis olmasından başka da bir belirtisi yoktu ama yavaş yavaş çökecekmiş. Hastalığın adı fib. Tedavisi yokmuş, veteriner kendi kedisini de bu şekilde kaybetmiş. Corona virüsünün mutasyona uğraması sonucu oluşuyor. Ve Corona virüsü çok yaygın şu an ülkemizde. Üstelik bulaşıcı bir virüs, tükürükten ve dışkıdan bulaşabiliyor yani siz sokaktan bir kedi seviyorsanız ve o bu virüsü taşıyorsa, evdeki kedinize bulaştırabilirsiniz. O yüzden ben artık dışarıda ne kadar sevsem de hiçbir kediye dokunamıyorum sürtünmesine izin vermiyorum. Lütfen siz de dikkat edin tedavisi yok çünkü.

    5 nisan 2016 20:04 5 nisan 2016 22:37

    3. bagajında paket paket mamayla dolaşmaktır.evde yiyecek bitse markete gitmeye üşenen bünyenin mama bitince koşa koşa markete gitmesidir.yolda gördüğü her kediyle sesli konuşup insanların tuhaf bakışlarına maruz kalmaktır.karı koca ikisi de kedi delisi olduğu için birbirlerine aşk sözleri yazacaklarına kedi fotoları göndermeleridir.uzun tatillere çıkamamaktır .karayolunda ezilen kedi gördüğünde hönkür hönkür( anırarak) ağlamaktır.gece yatağın minicik bir tarafında yatabilmek hatta sadece kıvrılabilmektir. "nankör hayvan , hiç sevmem" diyenlerin ağzına ağzına kürekle vurma isteğini şiddetle hissetmektir.

    5 nisan 2016 21:30 13 nisan 2016 08:00


    4. Götünü yirim *-*

    5 nisan 2016 21:54

    5. güne patilerinin altını öperek başlamaktır,bebekliğinden beri o kadar çok konuştum ki onunla söylediklerime farklı tonlarda miyavlayarak cevap veriyor.mis kokusuyla tüyleriyle oyunlarıyla hayatınızın tamamı olur.

    5 nisan 2016 21:59

    6. Kedim kollarımızda can vereli üç ay oldu. Yanında kurabildiğim son cümle biz onu yaşatmak için yanımıza almıştık oldu. Uzun zamandır ilk kez kendimi o an kaybettim.

    Günlerce adını her andığımızda, her eşyasında tonlarca yaş döktüm. Haftalarca dünyanın en mutsuz insanı olarak gezdim. En yakın arkadaşım ölse, ondan daha çok üzmezdi beni.

    Bendeki böyle bişey. Hala da öyle. Avuntum o yok olsa da başka canlılara karışarak yaşıyor. Balkona düşen yaprakta bi zamanlar onu yaşatan, onunla bizi yaşatan parçalar olduğunu bilmek çok güzel. Yalnızca kedilere değil, doğanın her parçasını çok seviyorum. Bütünün parçası olduğumuzu, doğada aslında bir olduğumuzu öğretti bana.

    Keşke bunu hep aklımızda tutsak.

    5 nisan 2016 23:38

    7. Kedisi ölen süslülerin yazdıklarını okurken ağlamadan duramadım... bir çocuğum olsa bu kadar severim sanırım küçük oğlum sen uzun mutlu ve sağlıklı yaşa olur mu yoksa dayanabileceğimi sanmıyorum tek tesellim daha 1 yaşında olması..

    6 nisan 2016 11:53


    8. "Kızım" yaklaşık 8-9 ay önce girdi hayatıma, apartmana girmek için kapıyı açtığımda benden önce girdi binaya, önce afalladı bi aşağı indi bi yukarı çıktı, sonra kaçtı benden, eve çıktım biraz zaman geçti kapı çalındı, misafirlerimizle birlikte o da gelmiş kapıya kadar. Çok aç ve susuzdu, salam, sosis vs. İle karnını doyurdum gitti, aradan birkaç gün geçti işe gitmek için kapıyı açtım ve karşımda :) derken bu sıpa arada bir uğrar oldu. Mama aldım,artık geldiğinde hazırlıklıydım ve mamasını veriyordum. (Çok uzatmayım)

    acayip alışmaya başladık birbirimize,tanıştıktan 3-4 ay sonra apartmanımızın içinde Doğum yaptı ve 4 Bebek verdi bize, ve zamanlama o kadar güzeldi ki çok bunaldığım bir anda kendisi, daha çok bunaldığım hatta nerdeyse depresyona girmek üzere olduğum bir başka zamanda yavruları geldi. Yavruların hepsi yaşadı, büyüdü ve ne yazık ki sahiplendiremeden gittiler, ama anne kedi "kızım" kaldı bizimle. Evde yatar, yuvasında yatar (apartman koridorunda yuvası var) canı sıkılınca ya da çişi gelince dışarı çıkmak için kapının önünde bekler...

    Çok akıllıdır, insan delisidir benim kızım, herkese sürtünür , kendisini sevdirir, ne zaman pencereden "kızım" diye seslensem koşa koşa apartmana gelir, inip almamı bekler, benden önce eve koşar, doğru peteğin üstüne yatar...

    Ama iki günü geçti yok hiçbiryerde, arıyoruz, sesleniyoruz yok, elimden bir şey gelmiyor ağlamaktan başka , çok mutsuzum sözlük , inşallah gelir yine, ve sizlerden ricam dualarınızı eksik etmeyin ...

    Bu arada isim koymadım hiç, hep kızım diye seslenirdim, öyle kaldı...

    Kızım nerdesin anne seni çok özledi gel artık...

    9 ocak 2017 01:49

    9. bilge karasu, göçmüş kediler bahçesi'nde çok iyi anlatır:

    "kedi sevmek, kedinin, kendisini seven (kendisinin de sevdiği) kişi karşısındaki umursamaz bağımsızlığını baştan kabul etmek demektir."

    11 ocak 2017 18:39

    10. kuyruğunun deterjana değdiğini düşünmek ve iyice mıncıklayarak şüphe uyandırdığı için kuyruğunu kontrol amaçlı hafifçe yalamaktır. kuyruklu bıyıklı evlattır.

    23 ocak 2017 23:40