sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (5)
  • medya (0)

1. bebeğin, vakti geldiğinde doğum kanalından inerek anneden ayrıldığı doğum çeşiti.

hamilenin doğumu bu yöntemle gerçekleştirebilmesi için leğen kemiğinin boşluğunun (gizlinot: çatısının) ortalama bir bebeğin kafasının geçebileceği genişlikte olması gerekmekte. bu genişliğin uygun olup olmadığı dışarıdan bakılarak anlaşılşamamakta. doğum zamanı yaklaşırken doktor "elle muayene" ile buna bakar, hafif can yakan bir kontroldür ancak gereklidir. bazı durumlarda leğen kemiği boşluğunun ortasından da bir kemik geçebiliyomuş, bu durumda normal doğum mümkün olmadığı için bu kontrolün muhakkak yapılması gerekmekte.

bazen önce amnion kesesi (gizlinot: suyun gelmesi) bazen de sancının başlamasıyla doğum başlar.

eğer su sancıdan önce gelirse hastanede serumla birlikte suni sancı da verilir, bunun sebebi eğer plesentanın suyu erken biter ve bebek hala doğum kanalına inmemiş olursa oksijensiz kalma riski vardır. bu da bebekte dönüşü olmayan mental reterdasyona sebep olur.

ben sancılar 3 dakikaya indiğinde daha fazla dayanamadım ve (bkz: prenses doğum) denen, omurgadan verilen ağrı kesiciyle (bkz: epidural doğum) yaptım. ancak ilk doğumumdu ve "ıkınmayı bilmediğimden" doktorun karnın üzerine, bebeği aşağı doğru itecek bir baskı yapmasıyla doğurdum.

ıkınmaktan kasıtları kabız ıkınması değil :) doğum ıkınması farklıymış ve ben sürekli baskıyı bele yapıyormuşum, aşağı yapmam lazımmış, beceremedim işte :))

edit: plesenta ile amniyon kesesini karıştırmışım (yazar: tolgelif) uyardı ^_^

1 şubat 2016 17:00 2 şubat 2016 09:11

2. 39+5 ile her an bekledigim dogum sekli.cok korkuyorum.basima neler gelcek tahmin edemiyorum.olumlu dusunmeye calisiyorum bakalim olcak.dogum sonrasi editlerim.

Edit: 1 nisan cumartesi suyumun gelmesiyle baslayip sezaryenle biten sakaci oglumun dogumunu (bkz: sezaryen ) basliginda ayrintili anlaticam ilk firsatta.

28 mart 2017 22:02 3 nisan 2017 00:25

3. kolaydı. yada bana kolaydı. bence kendinizi fazla yıpratmayın. bağırarak enerjiyi boşa harcamayın. çünki sonrasında bebek, tüh annem çok acı çekti. ben, en iyisi şöyle kıvrılayım, uyuyayım demiyor.

benim şansıma, doğumdan sonrası zordu. her doğum kendine özgüdür. kimsenin doğum hikayesini okumayın. son haftaya kadar yürüyün. zor yada kolay. herşey unutuluyor. bebek zaten unutturuyor herşeyi.

30 mart 2017 19:45

4. ohh nihayet vakit buldum kafamdakileri toparlayabilecek.doğumdan sonra 7 ay geçti asdfgh.neyse efenim gözünüzü korkutmak istemiyorum.umarım isteyen herkes anne olur etrafında ona yardıma koşacak bol bol akran dost olur deyip hikayeme başlayayım.

hamileliğinin son zamanlarını tek bir kelimeyle anlat deseler 'sıcak çok sıcak' derdim.ağustos'un sonlarına doğruydu.sıcaktan pek evden çıkamıyordum rutin haftalık kontroller dışında.doğumdan önceki hafta ablam beni ziyarete gelmişti.bi sonraki hafta yani doğumum olacağı hafta için eşiyle birlikte antalya'da ön ödemeli lüks bi otelde yer ayırtmışlardı.uçak biletleri filan her şeyleri hazır.bana dedi ki 'doğuracaksan doğur haftaya tatile gidiyorum'.tam olarak böyle demese de sürekli gözlerimin içine bakıp 'sancı var mı' diye sormasından anlıyordum durumu.haftasonu sürekli gezdik ablam sıkılmasın diye.ben de ne sancı ne bi ağrı dolanıp duruyordum.derken pazartesi sabahı çamaşırımda kırmızı bi leke gördüm.'aha doğuruyorum' dedim ama aklımda herhalde nişan gelir bi iki güne doğururum fikri var sancım olmadığından.hatta suni sancı verirler diyorum içimden.

ben,ablam ve eşimin kardeşi hastanenin yolunu tuttuk.nst ye girdim doktora gösterip çıkacağım diye düşünüyordum.bu arada ben üniversite hastanesine gidiyordum kontrollere orada çalıştığımdan dolayı daha kolay oluyordu.asistanlar da beni artık tanıyordu.nst de kasılma yok ama asistan biliyordu 40.haftada olduğumu. 'bi de alttan bakalım' dedi.o da ne 4 cm açık!!!nerdeyse ayakta doğuracağım ama ağrım yok.bana dedi ki 'hadi yatış işlemlerini yap bu arada şu kesen patlar belki'.sağolsun hastanedeki bürokrasi bizi ordan oraya sürükleyince açılmam ilerlemiş.bir yandan da ben eşimi,eşimin annesini arıyorum.neyse hallettik işleri doğum odasına girdik.6 cm olmuş nerdeyse yani direk aktif eyleme geçeceğiz. ben de bir heyecan.ablam pijamalarımı giydirdi.bu sırada ablamın eşi sabiha gökçen havalimanında ablamı bekliyordu antalya'ya gidecekleri için.ablam tabi

'kalayım gözüm tatil matil görmüyor' dese de ben ısrar ettim gitmesi için.

burda bir parantez açmak istiyorum.ablam benim doğumumdan 3 ay önce düşük yapmıştı.ilk gebeliğiydi.bana baktığında hep o hüzünlü bakışlarını fark ediyordum.ablam benim mutluluğuma benden çok mutlu olur bunda şüphem yok.ama ben de onun üzüntüsüne ondan çok üzülüyorum.biraz onu korumak istedim açıkçası.içinin hafif de olsa cız edeceğini biliyordum.(şükür kendisi şu an 6 aylık hamile o günler geride kaldı.)

ablamı yolladım.kaldım tek başıma.tam olarak neyle karşılaşacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu.nst bağlandı damar yolu açıldı.bekliyorum öyle.gene bi parantez açıyorum.doğumdan 1 ay önce eşim bir müşterisinden 'doula' yani doğum koçu diye bir şey duymuştu.kadın çok memnun kaldığından bahsetmişti.biz tabi hemen araştırdık nedir ne değildir.çünkü doğumda yalnız kalmak istemiyordum.üniverisite hastanesinde yanına birini sokmuyorlar.apartman tarzı bi hastane kesinlikle istemedim ne olur ne olmaz.tam teşekküllü özel hastaneler çok aşırı pahalı geldi bize.doula fikri hoşumuza gitti.hem yalnız olmayacaktım hem de eşim,kayınvalidem değil de bu işi profesyonel yapan biri olacaktı yanımda.kuzenimden duymuştum annesi onu sancı çekerken görünce baya yaygara koparmış,işler daha zorlaşmış.böyle olmasını kesinlikle istemedim.

araştırmalarımız sonucu doğum akademisi diye bi kurum karşımıza çıktı.bize en yakın nişantaşı şubesiydi.ben gidemediğimden eşim gitti konuşmaya.biz ebelik hizmeti istediğimizi söylememize rağmen ısrarla uzun bi eğitim vermek istediler.yanlış olmasın belki politikaları gereğidir ama bu şekilde fiyat 2 ye katlanıyordu.biz de alternatifleri düşündük.ınstagramda kendi ilanını vermiş olan bi doula ile anlaştık.genç,dinamik ve çok tatlı bi kadındı.38.haftamdi sanırsam evimize ziyarete geldi.doğumdan konuştuk uzun uzun.doğumu kolaylaştıracak egzersizler önerdi.plan şuydu:sancı vs başlayınca onu arayacaktım.hangi saat olursa olsun gelip benimle uygun açıklığa kavuşana dek doğum sancılarını karşılayacaktı ve eşimle beni sakinleştirip ne yapmamız gerektiğini anlatacaktı.fetal eko cihazı da vardı portabl.böylelikle bebeğin kalp atışını da izleyecektik.kendisi aynı zamanda ebelik fakültesi mezunu olduğu için içime sinmişti tüm bunlar.fiyat konusunda 1250 tl ye anlaştığımızı da belirtmek isterim.

hastane odasına geri dönelim :).pijamalarımla çatal denilen koltuğa oturdum.aklıma doulam geldi.ev olayını by-pass edince acaba aramasam geçti artık diye düşündüm.ama o sırada gerçekten yanımda birilerine ihtiyacım vardı ve insan bu tür büyük olaylarda geriye baktığında mutlu anılar kalsın istiyor.rahat ve mutlu bir doğum yapmak istiyordum neticede.aradım tabi hemen.sağolsun 10 dk ya geldi yakınlarımdaydı kendisi.hayatta aldığım en doğru kararlardan biriydi evet.

8 cm açıklık olana kadar sancıları karşıladık.bir yandan da muhabbet ediyoruz.yerde-koltukta hareketler yapıyoruz baya bildiğin ıkınıyorum.bacaklarıma yağlarla masaj yapıyor.sakince konuşup ne yapmam gerektiğini söylüyor.sancılar inanılmaz boyuta ulaşıyor ama gösterdiği hareketler sayesinde bi nebze çekiliyor.asistanlar bize bakıp duruyor şaşırıyorlar ama bi yandan bravo filan diyorlar.doula olayını hiç görüp duymamışlar :)).

artık travay dedikleri bebeğin çıkış zamanına geliyoruz.ha bi de hastaneye geliş ve travay arasında 4 saat var.benim gibi tez canlı biri için mucize!!!

asistanlar doluşuyor öğrenci filan da var biraz kalabalık ama gözüm görmüyor kimseyi.işte o noktadan sonra malesef doula kar etmiyor.en son kadını tırnaklıyordum zor kaçtı elimden asdfgh.

evet devam.bebeğimi aksam üzeri 5'te kucağıma aldım.dediğim gibi hastaneye varış sonrası geçen 4 saat su gibi akıp gitmişti ama o son 1 saat var ya...bana 'ıkın' diye bağırıyorlar ama ben sanki beynimin patlayacağını zannediyorum.hatta doktora soruyorum aralarda 'patlar mıyım?' diye asdfgh.tarifi çok zor.tek düşündüğüm bir an önce bitmesi.kafanın bir kısmı çıkmış ama ben hala orda 'yok olmayacak galiba sezaryana gidicem' diyorum :).uzman asistana tamam çok zorlama nasıl olsa doğacak diyor bi yandan da doula ile muhabbet ediyor nasıl bir iş yaptığını filan soruyor.sonunda asistan gazı veriyor,doula gözümün içine bakıyor,uzman karnımdan bastırıyor ve son bir ıkınmayla kızım canım ciğerparem dünyaya geliyor!

normalde bebeği alıp giydirmeye gidiyorlar.doulam rica ediyor anne-bebek teması önemli diye kucagıma veriyorlar.videoya da çekmiş hatta.biz bakışıp tanışıyoruz kızımla.mememi veriyorum.duygusal anlar tabi.orda bi asistan 'fransız tarzı doğum yaptırıyoruz' diye kendince dalga geçiyor.bence her annenin bu şekilde doğar doğmaz bebeği kucağına verilmeli.benim dikişlerim atılıyor.epizyotomi şart mı diyenlere doğumu değil 15 dk, 1 dk kısaltacak her yönteme varım diyorum.tamamen şahsi fikrim.hem kendiliğinden gelişen yırtıklar daha zor iyileşiyor.

bi ara hasta bakıcı bebeği alıp bekleme odasında kayınvalidem ve eşimin yanına götürüyor.söylememe gerek yok bahşiş için.neyse toparlanıp servise çıkıyoruz +1'imizle.mutluluk çeneme vuruyor.sürekli konuşuyorum aslen serçe parmağımdaki kaslar bile sızlıyor kasılmadan dolayı.can sıkıcı diyebileceğim bir olay yaşıyorum.üzerimi değiştirmek için ayağa kalktiğimda tansiyonum düşüyor ve dünya kararıyor.cok korkuyorum bebeğim annesiz mi büyüyecek diye milyon tane düşünce geçiyor aklımdan.kan kaybettiğim için bir anda vücudum adapte olamıyor.beni acile indirip usg ye sokuyorlar.ekg filan çekiliyor.ama malum işler yavaş yürüyor.bebeğimden 4 saat ayrı kalıyorum.olsun buna da şükür beterin beteri var.her şeyin yolunda olduğu anlaşılınca tekrar yavrumun yanına gidiyorum.müthiş bir yorgunluk,müthiş bir enerji ve mutluluk.öfori hali kısacası.uyku yok kesinlikle beynim rüya görmüyor.böyle sanki fotoğraflar gösteriyor hızlıca.kıl testereyle ahşap oyulduğunu görmemi başka nasıl açıklayabilirim ki :))

dediğim gibi 7 ay geçti o günün üzerinde ve hatırladıkça yeniden yaşıyor mutlu oluyorum.herkes umarım içine sinen şekilde doğumunu gerçekleştirir.aklıma ayrıntılar geldikçe editlerim.sevgiler...

4 nisan 2017 15:38 4 nisan 2017 18:18

5. Yapmak istediğim ama nasip olmayan Doğum şekli. İyi ki de olmamış bi bakıma sancısı çok çok çok kötü. 

Normal Doğum için yatış yaptım. Açılmam bir parmak kadar dı günüm geçmişti. Suni sancı verdiler hem damardan hem alttan. 10 saat o sancıyı cektim açılmam sadece bir buçuk parmak oldu. Suyumu açtı doktor yine bi açılma yok. Ve kendimi o kadar kasıyorum ki bağırmıyorum bağırsam. O kadar kasmıycam aslında. Neyse bebeğe birşey olmasın diye sezeryana alındım. İlk 15 dk sonunda oğlum çıkmış. 2 saat geçiyor ben sen ses seda yok. Ailem telaşlanıyor. 2 saatin sonunda doktorum çıkıyor ve anlatıyor. Meğer benim rahimimin tek tarafı gelişmiş bebekte o gelişen tarafta gelişmiş. Son zamanlar da ondan kilosu boyu hep aynıymış gelişecek alan kalmamış. Ve atoni kanamam olmuş baya bir kan kaybetmişim. 

Ölümden döndüm kısaca. 

Neyse sadede geliyim hamilelik düşünmeden önce mutlaka kapsamlı bi testten geçmek gerek bu rahim anormallikleri kolay kolay anlaşılmıyor Muş. Benim rahim tipimde olanlarda genelde hamilelik düşük,ölümle sonuclanabiliyor Muş. Tahmin bile edemeyeceğin bir sonuç oldu yani benim için. Herşey nasip kısmet. 

28 aralık 2017 00:22