sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (3)
  • medya (0)

1. Ben ilkokulda okurken öğretmenlerimizin hepsi mutlu ve çok ilgiliydi. Açıkçası öğretmenlere karşı bir saygısızlık olayı da hiç olmadı, hatta sınıf öğretmenimiz bizi evine çağırmıştı, düşünün 20 tane 4. Sınıf öğrencisi, ve ailelerimize siz gidin demişti, bize pastalar börekler yedirmişti falan.

Zira dil öğretmenlerimiz de çok ilgili ve iyiydi, sadece 1 öğretmenle problem yaşadık o da bir öğrenciye sinirlenip hakaret etmişti, okuldan atıldı.

Devlet okulunda öğretmen asar keser muhabbeti var bence birazcık, lisede devlet okulunda okudum iyiki çok sert öğretmenlerim yoktu, ama olanları da çok duydum. Özelde biraz dikkatli ve özenli olmak gerekiyor, şimdi aile olarak düşününce hak verirsiniz, çocuğunuzun sosyalleşip, daha iyi bir eğitim alması için para harcıyorsunuz, doğal olarak daha fazla özel ilgi bekleniyor. Tabi o görgüsüz yetiştirilmiş çocukları söylemiyorum onlar tamamen ayrı bir konu, dünya onların etrafında dönüyor gibi davranılırsa tabi ki öğretmenler delirir.

7 şubat 2017 09:41

2. 6 yıldır, özel kurumlarda öğretmenlik yapıyorum. 5 yıldır aynı okuldayım. Zordur. Birçok meslekten daha kolay ve tatmin edici olmasına rağmen zordur. Okullar, velilere müşteri muamelesi eder ki bu da sizi tüccar öğrenciyi mal yapar. Bazen ne öğrettiğiniz değil kendinizi ne kadar pazarladığınız önemli olur. işi çözen eski kurtlar, akademik başarıya değil sevilen hoca olmaya kasar. Ve bununla övünürler. Evladım olsa özel okula vermem diye tahmin ediyorum mesela, büyük konuşmak istemem.Ama kişisel gelişim noktasında çok şey kattı bana elbette. 

18 temmuz 2018 23:54 1 eylül 2018 02:24

3. nerden baktığınıza göre değişen öğretmenlik türü. 

4 sene dershanede öğretmenlik yaptım. haftada 72 saat derse girdiğim, hiç tatil yapmadığım, “ödüllü sınav” günü kuruma sabah 7’de girip akşam 11’de kurumdan çıkmışlığım ve bunun karşılığında 10 ay asgari ücret üzerinden sigortalandığım, maaşımın zaten asgari ücretten az olduğu, maaşı çekip üstünü kuruma iade ettiğim bir 4 yıl... 

ama deli gibi çalıştım, akademik yönden geliştim, geliştirildim. disiplin sahibi oldum. iş yapmaktan çekinmemeyi öğrendim. 

4 senedir bir özel okuldayım. artık arada not verme  ve fiyat farkı olduğu için her şey değişiyor. burası sırf evrak.dershanede koşuşturma vardı; özel okulda evrak, tutanak, komisyon, e-okul... uzar gider. öğrenci daha bir nankörleşir. ilkokul mezunu bir veli kuruma ücret ödüyor diye buraya yazmaya çekineceğim bir üslupta size mesleğinizi öğretir. ağzının payını verince kibarca uyarılırsınız. idare sizi durmadan çalıştırır. etkinlikler, seminerler, evraklar... “ooooo nihil hocam; sen çalışan, hakkını vermeye çalışan bir insansın al sana biraz daha iş daha da çalış.” çünkü asla çalışmayan “b” hocasına o işi yaptıramaz ironiktir. çünkü siz askeri disiplinle stajyer yetiştiren bir dershaneden gelmişsinizdir, kulak arkası yapmak huyunuz değildir. işimin hakkını vereyim düşüncesi başkasına insan kullanmak olarak yansır, işlerine gelir.

ama onca nankör öğrenci içinde bulduğunuz samimi, size ihtiyacı olan, sizi hocadan öte gören, “hocam, sizin sayenizde şu soruyu çözdüm / şurayı kazandım” diyen. bazen ki inanınca defalarca oldu tam düşecekken tuttuğunuz öğrencileriniz yok mu? işte onlar yetiyor bazen. 

19 temmuz 2018 23:46