yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer

    içerik listesi

    henüz içerik eklenmemiş.

    2.8
    girdi yaz
    medya ekle
    değerlendir
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (12)
    • oylar (5)
    • medya (3)

    1. parfümörleri araştırmaya başladığımda karşıma çıkan dünyanın bence en iyi parfümörlerinden biri olan francis kurkdjian şaheseri.

    bu parfümü ilk kokladığımda çok etkilenmediğimi söylemeliyim, ancak açılıştan kısa bir süre sonra kolumda denediğim bu kokuya aşık oldum. tüm kokularım bir yana bu koku bir yana. çok özel bir parfüm olduğunu düşünüyorum. oryantal, sıcak, şekerli aynı zamanda odunsu ancak olduğu gibi kalan bir parfüm değil. kalıcılığı o kadar yüksek ancak bu süreç içerisinde oturup kalmayan inanılmaz güzel bir değişim geçiren bir parfüm. kalıcılığı ise bu zamana kadar kullandığım tüm parfümlerden açık ara iyi, o kadar uzun süre kalıcı ki tenimde pahalı fiyatına rağmen normalde kullandığım 5 fıs yöntemini kullanmadığım tek parfümüm.

    safran'ın ve amber'in en güzel yorumu diyebileceğim bu koku, seksi koku olur mu diye düşünenlere cevap olacaktır. gece kokusu olduğunu düşünmekle beraber gündüz sıktığınızda zaten ertesi gün akşama kadar sizi takip edeceği için gündüz ve gece kokusu olacaktır. o kadar sıcak, insanı kendine çeken bir koku ki kullanmaya başladığım ilk hafta iş yerimde defalarca iltifat almama sebep oldu. imza koku olabilecek bir koku. silajı da yüksek olmakla beraber, 3 fıs kullandığım günlerde bana yaklaşan kişilerden iltifat aldığımı da söyleyebilirim, bir parfüm patlaması yaratmak istemediğim için ben böyle kullanmadım.

    notaları da pek bilinen notalardan oluşmuyor. üst notalarda yasemin ve safran orta notalarda amberwood, ambergris, alt notalarda köknar rezin, sedir bulunmakta. bence kış mevsimine daha uygun olmakla beraber istediğiniz zaman kullanabilirsiniz.

    ilgili medya:
    1
    7 aralık 2018 17:37

    2. Maison francis kurkdjian parfümevinin şimdiye dek kullandığım parfümleri arasında açık ara en az kalıcı olanı. Daha önce lumiere noire, apom, absolue pour le soir gibi, oud silk mood parfümlerini kullandım içlerinde en beğendiğim baccarat oldu fakat kalıcılık bence markayı aşağı çekecek kadar kötü. Bunun şişesini almadım onu belirteyim, güvenilir bilinen bir instagram dekant hesabından dekant edindim. Elimde muscent’ten aldığım baccarat da var ve kalıcılık olarak kıyasladığımda muscent bir tık daha iyi. 

    Kokuya gelirsem bence muhteşem bir koku. İlk sıkıldığında amber ve kan portakalı patlaması var. Açılışa özellikle bayılıyorum, amber o kadar tatlı ve doğal ki. Yalnız buradaki tatlılık şekerlilikle karıştırılmamalı kesinlikle la vie e belle tarzı şekerli bir koku değil. Bende bu açılış çok çok kısa sürüyor, abartmıyorum 5 dakika diyebilirim. Daha sonra çok ince doğal, belli belirsiz bir yasemin ve sedir gelmeye başlıyor. Amber alttan kendini az az hissettirse de koku burada unisex bir hale evrilmeye başlıyor bence. Buradan sonra düz bir çizgide ilerliyor zaten. Çok sürmüyor, ben malesef bir saat sonra kokuyu alamamaya başlıyorum. Başka alışverişlerim olmasa dekanttan şüphe duyacağım ama aldığım diğer parfümlerde koku, kalıcılık ve diğer konularda hiçbir sorun yaşamadığım için topu üzülerek sana atıyorum MFK.  

    Diğer MFK parfümlerinden aşina olduğum gibi bunda da yüksek silaj beklentim yoktu fakat kalıcılık beni üzdü. Ne diyeyim, benim sadık yarim No 5 imiş. 

    14 mart 2019 16:05 17 eylül 2020 13:30

    3. geçen bahar dekantını edindiğim parfüm. bahar ve yaz mevsiminde beş altı defa kullandım. koku şahane, yukarıda yazıldığı gibi kan portakalı patlamasıyla açılıyor. yalnız bu başlıkta göremediğim fakat koku hakkında konuştuğum herkesten duyduğum bir tabir var. 'hastane kokusu' başlangıçta bu kokuyu aldığını söyledi bana etrafımdakiler. yani ecza kokusunu andıran, tanımlayamadığım bir koku. ama bunu olumsuz manada kullanmıyorum. aksine, asla sabit kalmayan ve değişim geçiren bu parfümün her halini çok sevdim. silaj ve kalıcılık benim açımdan önemlidir. silaj, daha önemlidir. kalıcılığı tatmin etmeyen ama silajı kuvvetli kokuyu tazelersin ama silaj yoksa, yoktur. baccarat rouge yazın denediğimde benim tenimde bu noktada sınıfta kaldı. o nedenle kenara attım, kullanmadım bayadır. ama bu sabah elim gitti, dedim olmazsa tazelerim bitiririm artık çok durdu. ama süslüler, mevsimden midir, soğuktan mıdır bilinmez, yazın bileğime sıkıp millete koklattığımda gelen koku, bu kez etrafımda bir huzme halinde dolaşıyor. baccarat rouge aurası ile yürüyorum. sıcak mevsimlerde deneyip verim alamayan süslülere, bir de bu kış aylarında denemelerini tavsiye ediyorum. 'kokuların performansı mevsime göre değişir' önermesi açısından iyi bir örnek oldu.

    20 kasım 2019 09:40 20 kasım 2019 14:56


    4. innnanılmaz derecede ağır, kalıcı ve seksi bir koku.

    fragrantica'da birisi eğer bordo rengi bir koku olsaydı böyle kokardı yazmış, sonuna kadar katılıyorum.

    bu parfümün sıktıktan sonra bir noktada yanık odun kokusu alıyorum. şekerli, gurme bir koku olduğunu söylemişler ama ııh, benim aklımda şömine karşısında oturan inanılmaz bakımlı bir kadın canlanıyor ve bu parfüm odanın kokusu, kadının değil.

    hastane kokusuna gelince, kesinlikle böyle bi şey var, hani dişçiye gittiğinizde dolgu yaptırırken bir şeyler sıkarlar ağzınıza, hatta uyuşturulduğunuz için kendi kanınızı fark etmezsiniz de kokusunu alırsınız ya. hani çok ama çok keskin bir koku ve tat daha vardır orada. hastanelere özgü. heh bu parfüm o kokuyu da bünyesinde taşıyor.

    açıkçası zaten designer parfümlerden farklı bir klasmanda olduğu için, belki direkt dümdüz pahalı olduğu için insanlar bu parfümü "zengin" kokuyor diye tanımlandırıyor, başkasının üzerinde koklamadığım için ilk izlenim tarzı bir şey de söyleyemiyorum, fakat kendimle asla özdeştiremediğim ve gidip de almayacağım bir koku oldu benim için.

    6 temmuz 2020 21:31

    5. Hayatımda gördüğüm en kalıcı koku diyebilirim ve en ağır.Bir kez sıkın ve saatlerce gitmesin.Hatta bileklerinizi sabunlasanız bile çıkmıyor.Keşke sevdiğim bir koku olsaydıda hiç çıkmasaydı.Bana aşırı ağır geldi.Denemeden benim gibi almanızı tavsiye etmem.Fakat kalıcılık 10 üzerinden 10

    ilgili medya:
    2
    17 eylül 2020 00:45

    5

    6. Ben hastane kokusunun bir mit olduğunu sanırdım ama kolumda denediğimde gerçekten öyle olduğunu anladım rahatsız ediyor mu? Asla ama göz önünde bulundurun enteresan bir detay

    19 mart 11:44

    7. hayatımda kokladığım en güzel şey ve kalıcılığı muazzam. ben bu parfümü beymende denemiştim, elimde yok. bir parfüme bu kadar para verebilmem mümkün değil, verirsem geceleri rahat uyuyamam o nedenle satın almadım tabii. olur da bir gün bir yerlerden elime savurunca içimi acıtmayacak miktarda para geçerse. o gün satın alacağım lol.

    parfümün kokusuna gelecek olursak, ben herhangi bir şeye benzetememiştim. hastane kokusuna benzetenlerin olduğunu duydum burda da yazılmış ama bence alakası yok, bilmiyorum belki tenden tene değişiyordur. oldukça ağır bir parfüm, ben ağır parfümlerden aslında pek hoşlanmam ama buna bayılmıştım. unisex diye geçiyor ama bana sorarsanız direkt kadın parfümü bu. erkekte düşünemiyorum bile çok feminen gelmişti bana kokusu.

    kalıcılığı da şaka gibi. 1 kere bileğime fısladım ve bileğimden kokusu 1 hafta boyunca her gün duş almama rağmen geçmedi. bileğimdeki koku o gün giydiğim kıyafetlerime sindi. akşam kıyafetlerimi çıkardım ve kirlilerin arasına koydum. tüm kirli sepeti buram buram parfüm koktu. bir kere yıkadıktan sonra bile kokusunu aldım. artık içine ne koydular da bu kadar kalıcı bilemiyorum, çok ilginç.

    19 mart 21:44


    3

    8. İlk sıkışımda bana baya ilginç gelen, durdukça yavaş yavaş neden insanların burberry her'e benzettiğini anladığım (yalnızca benzerler, muadil olacak kadar yakın olduklarını asla düşünmüyorum), saatler sonra tenimde ekşimsi bir kokuya dönüşe yazan parfüm. Sanırım tenimle pek uyumlu olmadı, bir de kıyafetlerimde deneyeceğim bakalım alt notaları kendisini nasıl gösterecek. Başlangıçta herkesin aldığı hastane kokusu bana da geldi (kısa bir süre sonra geçti bence ama), bir doktor adayı olarak inceden hoşuma gitti desem yalan olmaz. Bu sene uzaktan üniversite 1 okumamın acısını çıkarmak adına birazcık hastane koksam fena olmaz (parfüm anlatıyordum nereye geldim kusura bakmayın, pandemi bit artık nolur)

    14 temmuz 02:31

    9. Herkesin Hastane, ilaç kokusu gibi dediği benimse yoğun bir citrus kokusu aldığım, asla ağır gelmeyen hatta kalıcılığını yeterli bulmadığım için extrait olanını daha çok beğendiğim parfüm. Diğer bir kaç mfk kokusuyla beraber sample'ını aldım bakalım. Severek kullanmaktan korkuyorum zira en küçük boyu 320 Euro. 

    16 temmuz 20:15

    4

    10. parfüm dünyasını kasıp kavuran koku, malum parfümlere meraklıyım bu kokuyu da hiç koklamamıştım extrait versiyonunu bugün denedim. öncelikle hastane kokusu muhabbeti hep dönüyor bu parfüm için ve bu beni çok korkutmuştu çünkü çocukluğu hastanede geçen biriyim çocukken her haftasonu doktordaydım dedim eyvah bu beni o günlere getirecek bunun ameliyatı var travmaları var.. neyse öyle olmadı, ilk açılışta evet medikal koku aldım ama bende hemen geçti bu yerini yavaş yavaş yumuşayan yanık şeker, pamuk şekeri taze bir şeker kokusu aldı. ama bu asla öykk şeker kokuyor çok ağır bir şekilde derin narin narin zarif bir şekilde geliyor ayrıca kokuya şekerli demem tatlı denilebilir. buna rağmen derinden halen o keskin hafif medikal koku varlığını sürdürüyor yani yüzde 20 medikal koku devam ediyor diyebilirim ama benim burnumu tırmalamadı. keza ben amber notasını çok severim demek ki safran ve diğer notalarla da anlaştı burnum. kısaca ben kokuyu gayet beğendim ama çok fazla vakit geçiremedim tam boyunu almak konusunda kararsızım bugün dekantını edindim kokuyla biraz vakit geçireceğim dışarı çıkarken, topluma karışacağım bir ortamda deneyeceğim insanların tepkisini merak ediyorum çünkü ben maskeyle bile insanların kokularını duyuyorum. bunlara ek olarak a la rose isimli kokusunu da deneyimleme şansım oldu mfk'in ve işte bu işşştee bu oldum. nasıl güzel taptaze misler gibi bir gül kokusu aman allahım o kadar güzel blend edilmiş ki narin kırılgan bir gül kokusu çıkmış ortaya. ben loccitane'ın rose isimli kokusunun el kremini kullanıyorum ve böyle düz bir gül kokusunu uzun zaman aradım mfk bu parfümle kendini aşmış bence gül kokusu seviyorsanız mutlaka bir deneyin.

    bir klasik olarak bu iki kokuyu birer kadın tiplemesiyle eşleştireceğim. bence baccarat kendini işine vermiş bir kadının kokusu, sanki bu kadın aşktan büyük darbeler yemiş ağzı yanmış biraz ve demiş ki başlarım aşka duygulara bu dünyada tek gerçek var o da başarı ve huzur. sonra gitmiş kendini işini kurmuş , başarılı da ama hayatına kimseyi almıyor hani bazen çok başarılı kadın veya erkeklerin özel hayatını inceleriz kimse yoktur kendini arayışta halbuki insanların ağzı da torba değil ki büzesin herkes merak eder bu kadar hoş ve başarılı bir kadının neden hayatında biri yok hah işte bu o kadın. bilmiyorum neden ama benim kafamda böyle biri canlandı. gizemli, esrarengiz özeline çok düşkün mesafeli bir kadın eski aşk defteri kabarık ama şimdilerde kendini işine gücüne vermiş biri. hatta öyle ki bu kadın toplantıdan toplantıya koşuyor. kendi işini kurmuş onu büyütmek için çabalıyor da çabalıyor alfa bir kadın gözümde şöyle canlanıyor uzun paltosu milmem kaç bin dolarlık çantasıyla sokaklarda hoplaya zıplaya koşuyor neden mi? çünkü büyük bir iş almış mesela. güçlü, çalışkan bir kadın bilmiyorum sizin kafanızda ne kadar uyar ama benim baccarat kadınım budur.

    gelelim a la rose'a bu kızımızla baccarat ablası aynı kulvarda değil bir kere onunla başlayayım. a la rose kadını sanki daha tecrübesiz hala aşka inanan arayan birini canlandırdı bende. genç, romantik filmleri izleyip ne zaman aşk beni bulacak diyerek sitem eden biri sanki. bu sizi yanıltmasın bu kız yüzeysel değil sadece henüz tecrübesiz. zaten izlediği veya okuduğu kitaplar öyle köpük falan değil kızımız klasik seviyor, gurur ve önyargı, jane eyre, uğultulu tepler gibi. yani nasıl desem zengin bir kız bu zenginliği de aileden geliyormuş olsun. ailesi de onu korumak kollamak için hep kendi çevresinde tutmuş hatta camdaki kız gibi evet hemen hemen öyle bir karakter diyebilirim duru, güzel saf ve narin hassas bir kız. bu arada koku oturdukça musk çok devreye giriyor kuruyuşa doğru yoğun musk ve gül kokusu alıyorum. gül dediysem portait of a lady gibi dikenli zor bir gül değil. portait o a lady siyah veya kırmızı bir gülken bu pembe gül sanki. yoğunca taze ve saf bir gül.

    not: ikisini de beğendim, ikisi de kışın kazaklarımdan paltolarımdan yükselmesini isteyeceğim kokular. baccarat daha çok sonbahar için uygun geldi yani şu dönemlerde güzel gider. soğuk havalarda tatlı kokuları seviyorum o yüzden baccarat'ı sıkacağıma eminim. ekstradan son bir karşılaştırma yapacağım, baccarat daha önce kokladığımız kokulara benzemediği için evet bariz bu kokuya para verilmiş gibi duruyor. hani yanımdan bu kokuyla biri geçse kokusuna epey para bayılmış derim a la rose ise gül notasından dolayı bana fiyatını çok hak etmiyor gibi geldi. biz türk toplumu olarak gül suyu, gül yağı gibi şeylere aşinayız o yüzden gül notası sanki basit bir şeymiş gibi gelebiliyor bir çok buruna.

    8 eylül 18:12 8 eylül 19:28