yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (15)
    • medya (0)

    15. Annelik kendini ve kendi çocukluğunu yeniden keşfetme dönemi. 

    1 yıllık ana olarak yeni doğum yapanlara minik bir tavsiye. Saldığınızdan çok daha kuvvetliler. Biraz salabilirsiniz kendinizi.Ve bilin ki siz onun için dünyanın en özel insanısınız.

    Anne olmayı düşünenlere; olmadan evvel psikoloğa gidin. Kendinizi bulun çünkü bilin ki siz onun için dünyanın en özel insanı olacaksınız.

    Not: çok güzel sarılıyorlar.

    5 aralık 2021 12:40

    14. 40 gündür içinde olduğum durumdur. Bi canlının sorumluluğunu taşımak hem çok korkutucu hem çok güzel bi his. 

    5 aralık 2021 02:49

    13. Yeni nesil annelik de diğer her şey gibi sosyal medyada tuhaf görünmeye başladı. Hamileler birkaç aylık anne olmuş bloggerların sayfalarında onlardan medet umar olmuş. Sanki 6 aylık ilk bebeğine sahip olmuş biri uzman olmuş gibi davranıyorlar. Bu kişiler kendilerince iyilik yaptıklarını düşünüp soru cevap yapıyorlar, anneler yahut anne adayları da bunlara yok bebeğin kaç cc süt içiyor, ek gıda ne yiyor, nerede uyuyor vs gibi sorular soruyorlar. Sevgili anneler her çocuk kendine özeldir. Cevap o bloggerlarda değil. Cevap kendi bebeğinizde. Onu gözlemleyin, onunla rutinler oluşturun. Kendinizi başkaları ile kıyaslamayın, bunun kimseye faydası yok. Son olarak ve en önemlisi sosyal medyada hiçbir uzmanlığı olmayan bloggerlardan medet umacağınıza okuyun, çünkü eğer okusanız kimseye bu soruları sormazdınız eminim.

    4 aralık 2021 09:54


    12. Farkında mısınız ama mutlu aile kavramı günden güne o kadar azalıyor ki? Özellikle de bilinçsiz yetiştirme, aldığı eğitime rağmen ebeveyn olma konusunda sıkıntılar yaşayan, kendi özgürlüğü bulunduğumuz toplumda giderek azalan insanların çocuklarına aksettirdikleri... Anne olmayan anlayamaz, anne değilsin ki nerden bileceksin? Sen bekar hatun; söylesene kaç defa bu taciz ile karşı karşıya geliyorsun günlük hayatında? Belki çok istedin istiyorsun, ama dışsal nedenler ya da sağlık sorunları yüzünden sahip olamadın, olamıyorsun. Belkide donanımsal olarak anne olmaya nail olmuş pek çok kadından daha güzel bir anne olman mümkünken.

    En çok empati kurması gereken kişilerin başında gelmelerine rağmen ne yazık ki o empatiyi kuramamış pek çok anne karakteri ile karşı karşıyayız artık, özellikle sosyal medya sayesinde. Daha geçtiğimiz anneler gününde bir defa daha kahrettim, yanında annesi olmayan, olamayan çocuklar için. Arkadaşım sen belki sağlıklı bir şekilde yavrunun yanındasın ama işte az yukarıda bahsini ettiğim empatiden yoksun birisin. Şayet olsan kendin dışında da insanların olduğunun, çocuk kalbinin farklı attığının nasıl bir şey olduğunu bilirdin. Kimse annelik kutsal falan demesin artık. Popüler kültürün en çok dayattığı konuların başında geliyor bu ve beraberinde evlenmemiş insanlara yaşatılan terör. Hakkıyla çocuk dünyaya getirip yetiştiren anne babaları tenzih ediyorum ama pek çoğu da farkında aslında ne kadar zor olduğunun, aldıkları sorumluluğun. Her kadın belki teknik açıdan anne olacakmış gibi dünyaya geliyor evet. Ama zamanla belki fiziken belki ruhen aksaklıklar meydana geliyor. Fiziki olan bunun çok farkında olsa da ruhen eksik olanın dünya umurunda olmadığı gibi tek bir defa bunu sorgulamış da değil eminim.

    19 mayıs 2020 01:37

    11. Anne olmayanların döktürdüğü başlık...

    Bu dünyada iyi bir anne olabilmek gerçekten aşırı kutsal bir olay. Bir insanın içinde canlı taşıması, doğurması, o canlıyı büyütmek için ömrünü harcamasını nasıl küçümseyebiliyorsunuz? Kötü annelik yapanlar yüzünden iyileri nasıl harcayabiliyorsunuz? Annelik kutsal değil demek aslında yine kadının yaptığını küçümsemek, aslında önemsizmiş gibi göstermektir. Hayır arkadaşım, o iş öyle değil. 

    Ne hamilelik, ne Doğum, ne emzirme, ne uykusuzluk, ne onca fedakarlık boşa çıkartılacak kadar hafif değil. Kendinize bunu yapmayın, şu an anne olmayabilirsiniz, ilerde de olmayabilirsiniz ama bir kadına yapacağınız en büyük kötülük; bu kadar zor olan bir durumu hafifleştirmektir. 

    Ben kariyeri olan bir kadınım, gezdim de, okudum da, kendimce birçok şeyi tattım ama annelik; yaşadığım en olağanüstü deneyim. Bu hayatta gerçekten bir şey başarıyormuşum gibi hissettiren tek şey. Saf sevgi. 

    Gerçekten anne olmayanların annelik hakkında ahkam kesmesi çok saçma. Fikrin yok ki, bilmiyorsun ki. Uzayı dünyadan görüyoruz evet orada ses olmadığını, yer çekimi olmadığını gitmeden bilmiyorduk. Tıpkı onun gibi, yaşamadan söylenen herşey afaki. 

    18 mayıs 2020 23:33

    10. annelik kutsal bir kavram olmamalıdır. üstte belirten yazarlara katılıyorum, ben kendimi bildim bileli çocuk sevmedim ve istemedim. sevmiyorum kardeşim, bunu bir yerde dillendirmeye korkar oldum artık. bütün kadınlar çocuk sevmeliymiş, en büyük amaçları doğurmak olmalıymış gibi konuşuluyor, aksini söylerseniz vay halinize. ben hayatımı başka bir bireye endekslemek istemiyorum, istediğim gibi gezip tozmak, ordan oraya evde bir sorumluluğum olmadan koşturmak istiyorum. gönül rahatlığıyla çalışayım, kendim kazandığım parayı kendi hayatıma harcayayım. çocuk sahibi olmak isteyen, çocuğuna mutlu bir yuva verebilecek olanlar umarım hayallerine kavuşur, onları tenzih ediyorum. ancak toplumsal baskı yüzünden boy boy çocuk yapıp sevgisiz büyütmeyin rica ediyorum, sağda solda donuk donuk bakan mutsuz çocukları görünce çok üzülüyorum.

    18 mayıs 2020 04:24

    9. Her kadının anne olması üzerine yazilan sacmaliklara ,her annenin önemli olduğuna dair seylere inanmıyorum. Evet annelik önemli bir konu ve herkes anne olamaz.herkes anne olmak zorunda değil. Her evli (!) kadına bu sorunun yonetilmesinden bıktım. Ben kendimi annelik kulvarında göremiyorum. Hayatimi başka bir insan uzerinden kısıtlamak istemiyorum. Bunlaei söyleyince" aaa ama canım oyle deme annelik kutsaldir." Diyelere aşırı uyuz oluyorum. Arkadaşlarim çoğunun 2 yada 3 çocuğu var. Doğurmak marifet değil arkadaşlar. Ben o çocuklarda sevgi eksikliği görüyorum ,maddiyatsizlik görüyorum, ebeveyn sorunlari siddetleri görüyorum. Doğan büyür kanundan vazgeçilmeli. Dogan buyuyorda nasıl büyüyor. Eksiklikle . Kaldı ki ben zaten 2 kedi annesiyim.onlara bile yetmediğimi düşünüyorum. Herkes anne olmamali.

    18 mayıs 2020 00:16


    8. herkesin hayata karşı algısı ve kişiliği nasıl farklılık gösteriyorsa annelikte farklılık gösteren sonradan edinilen bir statü. Bu anlamda insanları nasıl var oldukları şekilde zevkleri, tutumları ve yönelimlerine karşı saygı duyulması gerekiyorsa annelik statüsündeki kadınlarında anneliklerine aynı saygı gösterilmeli. Herkesin çocuğunu eğitimesi, beslemesi, disipline etmesi ya da etmemesi kendine hastır, bu hiç bir kadını az, kötü ya da iyi anne yapmaz.

    toplumumuzun çok sevdiği başkasının hayatına müdahil olma ve had bilmezlik maalesef annelik konusunda da sınır tanımıyor. Ancak sınırı koyacak olanlar da yine bizleriz, "hayır" demeyi de öğrenmeliyiz.

    24 temmuz 2019 16:04 25 temmuz 2019 10:32

    7. bu aralar gördüklerim karşısında çokça düşündüğüm, ara ara da kendimi sorguladığım şey. artık emin olduğum bir şey var ki, her kadın anne olmamalı. gerçekten isteyen her kadına nasip olsun bu duygu. bir süredir sınavlara hazırlık sürecinde birlikte çalıştığımız gençler var. bizimki öğretmen öğrenci ilişkisinden çok, artık abla kardeş gibi olduk. özellikle de ikisiyle. ikisinin de hazırlandığı sınavlar farklı olsa da, yaşadıkları stres ve buna sebep olan şeyler aynı. ikisi de annelerinin onları oldukları gibi kabul etmemesi ve birey olarak kararlarına saygı duymaması nedeniyle oldukça gergin ve nispeten mutsuz bir hazırlık dönemi geçirdiler. arada sohbet etme imkanı bulduğumuzda ikisinden de benzer cümleler duydum. biraz da tesadüf olsa gerek. biri ailesinin, en çok da annesinin yanlış yönlendirmeleri nedeniyle geçen sene istediği okullardan birine girebilecek olduğu halde mezuna kaldı. bu sene de sınavı iyi geçmesine rağmen, yine ailesine bölüm beğendirmeye çalışmak gibi bir hata yapıyor ne yazık ki. diğeri de kendi çabasıyla, her gün senden bir şey olmaz, boşuna uğraşma nasıl olsa yapamayacaksın, başarılı olsaydın şimdi böyle uğraşmak zorunda olmazdın sözleri eşliğinde dün sınava girdi. beklediğimden daha iyi geçti demesine rağmen, evde psikolojik şiddet görmeye devam ediyor.

    bunlar yetmezmiş gibi bugün başka bir olaya daha şahit oldum. otobüs durağında beklerken annesiyle birlikte otobüse koşarken elindeki dondurmayı yere düşürdüğü için gerek otobüse binmeden, gerekse otobüste azarlanan çocuğu görmem son damla oldu. düşen de yarısı yenmiş, çoktan bitmek üzere olan bir dondurma yani ve çocuk 5-6 yaşlarında en fazla. o yaştaki çocuğa beceriksiz, salak şey, bir daha sana dondurma yok, anneannene söylemek de yok bunu eğer söylersen kızarım şeklinde tehdit ve küçük düşürücü bir sürü söz. otobüste yanımdaki hanımla biz önce bir şaşırdık, sonra da çocuğun halini gördükçe üzüldük. çocuk istemeden oldu anne dedikçe kadın daha da köpürdü. yanımdaki hanım dayanamadı bir daha dikkatli olur bu sefer düşürmezsin değil mi dondurmanı diye çocuğa laf attı. çocuk kafasını sallarken, annesi düşürür bu salak çünkü dedikçe çocuk yine ağlayacak gibi oldu. derken bu sefer benimle göz göze geldi. ben çocuğa gülümseyip göz kırptım, adını falan sordum derken annesi biraz sustu böylece. sanırım bizden pek hoşlanmadı. iki durak sonra da indiler zaten. inerken çocuk bize el salladı, kadın da somurtup geçti yanımızdan.

    hep kötü anne örnekleri vermiş oldum belki, ama bunlar hayatın içinde fazlasıyla yaşanan türden şeyler. çocuklarınızı olduğu gibi kabul edemeyecek, küçük yaştan itibaren ruhlarında derin yaralar açıp onları örseleyecek türden şeylerle zarar verecekseniz, özellikle de psikolojik sorunlarınız varsa lütfen anne olmadan önce birkaç kez düşünün.

    1 temmuz 2019 22:43

    6. hem kültürden kültüre, hem de insandan insana etkilerinin farklı olduğunu gözlemlediğim şey. 

    iş çevremde biri 4 biri 7 aylık hamile 2 hatun var. Hala işe topukluyla gelirler, full makyaj, önlerinden göbeği alsan hamile demezsin yani. ikisinde de bir bıkkınlık söz konusu. Bugün kahvaltı için bir kaç arkadaşla beraber bendelerdi ikisi de, ikisine de fenalık gelmiş durumda. Türkiye’de gözlemlediğim genelde hamile kadınlarda aşırı bir anaçlık ve koruma güdüsü iken, burdakiler “içimden çık artık, yerim kalmadı” falan diyorlar bebeğe. sevmiyorlar mı, onlar da seviyorlar bebeklerini tabii ki, ama sanırım toplumda “cennet annelerin ayaklarının altındadır” gibi bir bilinç olmadığından, bebeğe daha doğmadan birey gözüyle bakıyorlar sanırım. mesela 4 aylık hamile olan arkadaşım, şimdi adını hatırlamadığım, normal hamilelerden çok daha fazla kusma ve baş dönmesi yaşatan bir sendroma sahip ve doktoru tarafından Doğuma kadar bu sendromun devam edebileceği söylenmiş Kıza, günlük hayatını inanılmaz etkileyen birşey aslında ama kız umursamadan işini vs aksatmamaya çalışıyor. Hatta Kahvaltıda da karnına bakıp “keşke seni içimde büyütmektenSe bahçeye dikebilseydim de, büyüyünce dalından düşüp bana gelseydin” Dedi mesela. hepimiz gülüştük. sonra onlar gidince annemle skype’tan konuşuyorduk, işte arkadaşlarım geldi falan diye anlatırken, komik olduğunu düşündüğüm için bu bahçeye çocuk dikme olayını anlattım. Anaa olay çıktı. benim her konuda mümkün mertebe anlayışlı ve farklı fikirlere saygılı annem cinnet geçirdi. Vay efendim ondan anne olur muymuş, çocuğuna yazıkmış, insanın evladını içinde büyütmesi çok büyük bir mucizeymiş, onun yerinde olmak isteyen binlerce kadın varmış da bilmem ne. 

    onlar bu işe “üremek” kadar basit bakarken, biz herşeyde olduğu gibi fazla duygusal bakıyoruz. bu yüzden yurtdışında anne/baba olmak adına evlat edinen insan sayısı çok fazlayken, ülkemizde millet tüp bebek için milyarlar harcıyor. Olay ebeveyn olmak, bir evlada annelik yapmaksa annesi/babası, yuvası olmayan bir çocuğu evlat edinmek benim gözümde doğurmaktan çok daha yüce, çok daha kutsal bir durum. Ama doğurabiliyor olmak hala göklere çıkarılıyor Türkiye’de. 

    burada kadın doğuruyor, doğurana kadar çektiği sıkıntıları dile getirmekte bir problem de görmüyor. “belim ve kemiklerim ağrıyor, doğsa da kurtulsam, mide bulantılarından bıktım, duygu değişimleri beni çok sıktı” falan gibi şikayetler burada çok normalken, Türkiye’de bunu söyleyen kadınlara nasıl davranılacağını hayal bile edemiyorum. Türkiye’de hamile kaldıysan şikayete hakkın yok, ikiz doğuran bir arkadaşım Doğum sonrası ciddi iskelet sistemi sıkıntılarıyla uğraştı mesela, fıtıkları falan oldu ama şuram ağrıyor dediğinde ailesinden “2 tane çocuk büyüttün içinde, olacak o kadar” gibilerinden tepkiler aldı. Evet doğurmak, anne olmak onun seçimiydi ama en çok istediğimiz şey bile arada bizi yorup, üzebilir zarar verebilir. Bizde böyle bir algı yok. 

    söylemeye çalıştığım şey, annelik toplumsal ve kültürel açıdan lokasyona göre farklılık gösteriyor gerçekten. Burada anne olduğunuzda sizin hala kendi düşünceleri olan bir kadın, bir birey olduğunuzun farkındalar, hamilelik veya çocuk büyütme sürecinin her anından ölesiye keyif alıp Şükran duymanızı kimse beklemiyor sizden. Ama Türkiye’de annelik, Doğumdan itibaren bir kimlik haline geliyor maalesef. Tüm memeli hayvanların yapabildiği birşeyi yapabildiğiniz için, önce insan veya kadın DEĞİL, “anne” oluyorsunuz. Ve bu bir şekilde kutsallaştırılıyor. sanırım anne olmak istemememin esas sebebi, o kültürün içine doğmuş ve büyümüş olmam. 

    22 aralık 2018 16:54