sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (308)
  • medya (2)

1. denizi öpen kelebek

şimdi ne zaman bir kelebek görsem,

aklıma biraz sen geliyorsun.

Yolda yürürken de gülümsersem yanlışlıkla

bence senin yüzünden hep.

özledim demeyi özlüyorum bazen.

olur ya.

senin sarılıp öptüğün denizlerde kum olmayı tane tane.

altından geçtiğin köprülerin şarkısı olmayı.

sana sarılırken yorulmayı bazen de.

vaktinde orandan burandan öyle sevmişim ki

olaylar gelişmiş demek ki.

olur ya.

şimdi ne zaman bir bulut bir insana çok benzese

aklıma biraz sen geliyorsun.

gökten yağıyorsun ya bazen de.

tatlı, kibar, nazende.

ya diyorum.

olur bu.

sen şimdi beni bilinmez bir dumanın içine atsan yine kirli kirli.

gözlerimi öpsen,

en çok da saçlarımı.

olur ya.

aşık olurken sana tekrar tekrar

burnum bile kanamasa.

bakışmadan geçmese olmadık yerlerde bir saniyemiz.

o bir saniyeler

bana bir sene, inanmazsın.

istemesen de beni yalandan,

bana öyle bir sarıl ki uzaktan,

bir hayvana benzetsinler gölgemizi.

tavanları akan bir evde öğrenelim seninle el ele yüzmeyi yeniden.

ah ne kadar zalim yollar.

şimdi ne zaman biraz uzağa baksam,

aklıma biraz sen geliyorsun.

bir marş bulsak şimdi diyorum.

ne zaman aşık olsak tekrardan anasona ve üzüme.

bir arş bulsak yükselecek, yükselecek, yüksek.

tutku ne zaman vurursa çaresizliğimi yüzüme,

senin bedenin bir meyve çekirdeği

attığın o bahçelere.

şimdi ne zaman aşık olsam başka başkalarına

senin bakışın bakış değildir artık,

ve benim kaçışım film misali yalı mutfağında gizli suikast.

şimdi ne zaman bir kelebek görsem

aklıma sen geliyorsun uzaktan,

geliyorsun ve giderken

korkuyorum kendimi kırmaktan.

olur ya.

sen beni öyle güzel sevdin ki

hep sev.

ben seni sevemedimse de sevmiştir bir yerlerim,

olur da canın acırsa beni terket.

oldu da başka eller tuttu ellerin ama hala bulutlar peşindesin benzeyen insanlara.

demek ki ben korkak büyüdüm,

sevgilim beni affet…

can bonomo

10 kasım 2016 23:03

2. şiir mi bilmem okulum içimi darlamışken arka kapak dersinin kapağında gördüğüm iki dizeyi yazayım da yatayım.

deniz çölün düşüymüş belki,

ya da çöl denizin,bilinmiyor.

sanırım hasan ali toptaş'ın sözleri. yarın daha özgür daha aydınlık olur umarım iyi geceler (gizlinot: adeta bir forum insanı asdff)

10 kasım 2016 23:46

3. La vie est bréve

un oen d'amour

et puis bonjour

la vie est vaine

un pen de peine

un pen d'espair

et puis bonsoir

11 kasım 2016 00:08

4. I wonder

Whose arms i would run

And fall into

If i were drunk

In a room with

Everyone

I have ever loved.

11 kasım 2016 02:44

5. Ve bilmiyordu kimse

yüreklerimizden uçan üzgün

güvercinin inanç olduğunu

20 kasım 2016 01:39

6. Başını göğsüme sakla sevgilim

Güzel saçlarında dolaşsın elim

Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim

Sevişen yaramaz çocuklar gibi

(bkz: sabahattin ali)

(link: http://youtu.be/TB2zfHMxV74 sezen aksu'dan dinlemek isterseniz :))

21 kasım 2016 01:28 21 kasım 2016 01:31

7. En sevdiğim ikinci şairden gelsin gecenin şiiri

"uçurum diyordun bir ask uçurum özlemidir

birakiyorum öyleyse kendimi sesinin bosluguna

tutunabilecegim tüm umutlari görmiyeyim için

gözlerimi bagliyorum geceyi mendil yaparak "

Ahmet Telli

24 kasım 2016 00:49

8. FOTOĞRAF

Durakta üç kişi

Adam kadın ve çocuk

Adamın elleri ceplerinde

Kadın çocuğun elini tutmuş

Adam hüzünlü

Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü

Kadın güzel

Güzel anılar gibi güzel

Çocuk

Güzel anılar gibi hüzünlü

Hüzünlü şarkılar gibi güzel

Cemal SÜREYA

9 aralık 2016 00:29

9. eskisi kadar özlemiyorum seni,

ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda..

adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor..

yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.

biraz yorgunum..

biraz kırgın..

biraz da kirletti sensizlik beni !

nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama

“iyiyimler” yamaladım dilime.

tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,

hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..

gel diye beklemiyorum artık,

hatta istemiyorum gelmeni..

nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.

arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum

benim derdim yeter bana banane !

alıştım mı yokluğuna ?

vaz mı geçiyorum, varlığından ?

tedirginim aslında,

ya başkasını seversem ?

inan o zaman seni hayatım boyunca affetmem..

(gbkz: özdemir asaf )eskisi kadar özlemiyorum seni

8 ocak 2017 18:02

10. bugünlerde herkes gitmek istiyor.

küçük bir sahil kasabasına,

bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

hayatından memnun olan yok.

kiminle konuşsam aynı şey...

herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.

bir kendisi.

bu yeter zaten.

herşeyi, herkesi götürdün demektir.

keşke kendini bırakıp gidebilse insan.

ama olmuyor.

hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.

yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

böyle gidiyoruz işte.

bir yanımız "kalk gidelim",

öbür yanımız "otur" diyor.

"otur" diyen kazanıyor.

o yan kalabalık zira...

iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,

güvende olma duygusu...

en kötüsü alışkanlık.

alışkanlığın verdiği rahatlık,

monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.

kalıyoruz...

kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

evlenmeler...

bir çocuk daha doğurmalar...

borçlara girmeler...

işi büyütmeler...

bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

misal ben...

kapıdaki rex'i bırakıp gidemiyorum.

değil bu şehirden gitmek,

iki sokak öteye taşınamıyorum.

alıp götürsem gelmez ki...

bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,

herkes onu, o herkesi seviyor.

hangi birimizle gitsin?

"sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;

evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,

kendi imalatımız küfeler.

ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.

ölüm var zira.

ölüme inat tutunmak lazım,

inadına kök salmak lazım.

bari ufak kaçışlar yapabilsek.

var tabii yapanlar, ama az.

sadece kaymak tabakası.

hepimiz kaçabilsek...

bütçe, zaman, keyif... denk olsa.

gün içinde mesela...

küçücük gitmeler yapabilsek.

ne mümkün.

sabah 9, akşam 18

sonra başka mecburiyetler

sıkışıp kaldık.

sırf yeme, içme, barınmanın bedeli

bu kadar ağır olmamalı.

hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.

bir ömür karşılığı, bir ömür yani.

ne saçma...

bahar mıdır bizi bu hale getiren?

galiba.

ben her bahar aşık olmam ama

her bahar gitmek isterim.

gittiğim olmadı hiç,

ama olsun... istemek de güzel..

Pakize suda

8 ocak 2017 20:38 13 ocak 2017 13:03