sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (24)
  • medya (0)

1. öncelikle yazacaklarım iş deneyimi olan büyüklerimden derlediklerim ve kendi minik 2 yıllık özgeçmişimden ders aldıklarımdan ibarettir:

evet çalışmak ve kendi paranı kazanmak çok güzel bir duygu, fakat benim için önemli olan birkaç şey var; 1. yaptığım işi sevmek, çalışırken zevk almak, 2. çalışanlar arasında iletişim ağının kuvvetli olması ve huzurlu çalışmak, 3. patron, yönetici, lider artık başınızdaki her kim ise işin en başında bu kişi ile oturup iş yerindeki görev ve sorumluluklarınızı netleştirmek.

Şu 3 madde ilk işimde eksik olduğu için benim çok çabuk çökmeme sebep oldu ve çalışma motivasyonumu kaybettim sonuç olarak ilk işimden ayrıldım, elbette maddiyat önemli fakat iş hayatı dediğimiz süreç de malesef bir üniversite gibi 4-5 yılda sona erecek bir hadise değil, bu nedenle iş hayatını artık yaşamımızın bir parçası haline getirmemiz gerekiyor ve hayatımdan memnun olmayı, maddiyattan bir tık önde tutuyorum, saygı ve sevgiler :)

8 mart 2018 21:30

2. Yaklaşık 18 senelik iş deneyimimle basit iki kural söyleyebilirim, birincisi herkese herşeyinizi anlatmayın, inanın böylede arkadaş olurlar sizinle. İkincisi kimseyi satmayın, gün gelir sizi de satışa getirirler. Ve bilgi, malzeme, fikir vb. her ne olursa çalmayın, yolunuz açık olsun.

8 mart 2018 22:14

3. İş hayatında üstünüz ile mesafenizi daima siz belirleyin.

Üst yüzünüze gülüp daima çok iyi de davransa, sizi her an yerin dibine de soksa aradaki mesafe sizin belirlediğiniz kadar olsun.

Hiçbir zaman kaybetmezsiniz.

8 mart 2018 22:42

4. baştan şartları iki tarafın da ileride sorun yaşamaması açısından konuşmaktan çekinmeyin. uygun bir dille yeri geldi mi maddi konuları dahi konuşmakta yarar var. yeniyim diye her şeyi kabullenici olmayın. uyumlu ve anlayışlı bir çalışan olmak başka, haklarınızı ve işin konumu nedeniyle altına gireceğiniz borçları bilerek çalışmak çok daha başka bir konu çünkü.

altında imzanız bulunan belgeleri mutlaka detaylı bir şekilde okuyun. prensip gereği o kişi patronunuz bile olsa boş kağıt altına imza atmamaya çalışın.

4857 sayılı iş kanununu yani iş ilişkisi nasıl kurulur, haklarınız nelerdir ve tabii beraberinde çıkan torba yasa ve bu bağlamda kanun kapsamında yapılan değişiklikleri bilmenizde yarar var. gündemi takip etmekten çekinmeyin. bir işe girdin diye iş adamı mı oldun sanki hemen havalara girme diyenler her zaman olur, siz kimseye aldırmayın.

e-devlet şifreniz ve tc kimlik numaranız yardımıyla ara ara, yani birkaç aylık dönemler halinde işe giriş tarihinizle birlikte hizmet dökümünüzü ve genel sağlık sigortası kapsamında sağlık provizyon aktivasyon sisteminizi(gizlinot: yani kısaca spas) de sorgulatmanızda yarar var. tabii işe girdikten sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için, spas sistemine giriş yaparak sistemi aktif hale getirmeniz gerek ilk etapta.

9 mart 2018 01:11

5. en önemli tavsiyeyi açıklıyorum. 'hayır' demeyi bilin. Gerçi bu hayatınızın her alanında geçerli olmalı ama, İş hayatında daha bir gereksinim duyulduğunu, yaşadığım tecrübelere dayanarak söyleyebilirim. Zor değil inanın. tek kelime... Hayır!..

9 mart 2018 14:50

6. Saldırgan değil, ama pasifize de olmayın.

İlk izlenimleri zaten silemezsiniz, ama silinmeyecek tek yer iş hayatıdır.

Biraz sakin, uyumlu olunca direkt kafadan elerler seni, o yüzden uyumlu ama dominant da olmalısın.

Soru sorun, nerede olursanız olun.

Soğuknevale değil, ama ciddiyetli durun. Ben de isterdim çalışırken öğrenci hayatı gibi kahkaha atmayı, ama türkiye de bu enayi zannedilmesine yol açıyor.

Yaptığınız iş yapılmamış gibi gösteriliyorsa yüzleşmeyi talep edin.

Biraz üzerinize gelindiği anda "Size demiştim ya zaten" gibi salak yerine koymaya çalışıyorlarsa, tam olarak neyi kast ettiğinizi biraz daha yüksek sesle tekrarlayın geri adım atıyorlar.

Tam anlatabildim mi bilemiyorum, yani şöyle ki siz başka bir şey soruyorsunuz, ama onlar başka anlayıp bir de aptal muamelesi yaparak cevap veriyor işte tam bu nokta.

Yani içine ettiğimin yerinde kurt olmak zorunda kaldık cidden başka bir ülkede doğduğundan beri sömürüldüğün başka yer var mı yaa. Yazdıklarıma üzüldüm ama oyunun kuralı bu maalesef.

Ezdirmeyin kendinizi ve ne kadar karşılığını alamadığınızı hissetseniz de adil olmaktan vazgeçmeyin.

Muhbirlik yapmayın, gerekirse yüz yüze kavga edin.

Yazdıklarım negatiflik değil, gerçekleri içeriyor. Herkese kendi hayatında başarılar dilerim.

Yılmayın, bazen yılasım geliyor ama devam ediyorum..

9 mart 2018 20:25 9 mart 2018 22:11

7. Aslında bununla ilgili tavsiyelerden kitap olur ama çok kısa şekilde 6 senelik iş tecrübeme dayanarak bu platforma yazmak istediğim ve bence çok çok önemli olan hususlar var. “Bir müsibet bin nasihattan yeğdir” sözü benim iş hayatında uygulamalı olarak yaşadığım ve gördüğüm birçok duruma uygun aslında, iş yaşamında tecrübe çok önemli. Yine de bu başlık altında yazan bütün süslülerin tecrübeleri kulağınızın bir köşesinde dursun diyerek şahsi önerilerime başlıyorum.

1) İş arkadaşlarınızın “iş arkadaşı” olduğunu unutmayın. Belli bir süre, hatta mümkünse iş arkadaşlarınız hakkında net bir fikir edinene kadar sosyal ortamınızla iş ortamınızı birbirine karıştırmayın. Aile yaşantınızdan, maddi durumunuzdan, sevgililerinizden ve sosyal hobilerinizden bahsetmeyin. Alkol kullanımınızı ya da gece hayatınızı insanların gözüne gözüne sokmayın. Bu ve akla gelen diğer şeyleri insanlardan saklamaya çalışmayın ama bu tarz durumlara hep bir acaba ile bakmaya çalışın. Örnek vermek gerekirse iş yerinizdeki x kişisinin sizin facebook’unuzda ekli olup olmamasının getireceği fayda/zarar ilişkisini her zaman göz önünde bulundurun.

2) Bekârsanız ya da başınız bağlı değilse; iş yerinde flört hususunda ekstra ekstra dikkatli olun. Kendim hiç yaşamadım ne yalan söyleyeyim ama flört bittiğinde o iş ilişkisi bir çok arkadaşım için kâbustan da beter oldu, oradan biliyorum.

3) Alacak ve borç ilişkisine bir süre girmeyin. Zaten apaçık uzak durulması gerektiği ortada ama olur da mevzusu olur diye belirtiyorum, kefalet ilişkisine hiç girmeyin. Ayrıca işiniz haricinde bir gelir kaynağınız varsa, mesela ticaret yapıyorsanız ya da başka bir meslekte çalışıyorsanız da bunu açık açık belirtmeyin. Çok gariptir ki bu durumda insanlar size “banka kredisi” muamelesi yapabiliyor.

4) Siyasi düşünceniz, dini inanışınız vb. hassas konularda tartışmalara girmeyin. Hatta bence bir süre bu tarz hassas konular ile ilgili düşüncelerinizi paylaşmayın.

5) Kariyer planlarınızdan açıkça bahsetmeyin. Biliyorum ne alaka diyeceksiniz ama insanların kafasından geçenleri ve hangi mevkilerde kimi tanıdıklarını bilemiyorsunuz. Siz masumca yurt dışında yaşama hayallerinizden bahsederken, terfi durumunuz konuşulmadan önce birileri patronlarınıza “bu zaten bu ülkeyi sevmiyor, başka ülkelere gitmenin peşinde sosyetik” bile diyebiliyor.

6) Günlük bitirebileceğiniz işleri ertelemeyin, gününde bitirin. Zaman yönetimi konusunda kitaplar okuyun ve bu konuda elinizden gelenin en iyisini yapın. Kalan vakitlerinizde de kendinizi geliştirmeye yönelik faaliyetlerde bulunun.

7) İş yeri bilgisayarınızda kişisel veriler bulundurmayın. Bununla birlikte, evden girilecek sitelere iş yeri bilgisayarınızdan girmemeye çalışın. Mesela ben şimdi bu girdiyi yazarken süslü sözlükteyim ve bu kuralı ihlal ediyorum. Ancak daha tehlikeli örneklerini siz yapmayın. Sabahtan akşama kadar alışveriş sitelerinde gezen bir yığın insan tanıyorum. Yöneticilerin çoğu bu konuya haddinden fazla bile takık olabiliyor, unutmayın.

8) Dış görünüşünüze maksimum özen gösterin. Her zaman bakımlı bir şekilde işe gelmeye çalışın. Yağlı saçlarla, ütüsüz kıyafetlerle ya da bakımsız dişlerle, tırnaklarla işe başlamayın. Bu bakım mevzusundan kasıt asla full makyaj, kopkoyu ojeler, yüz metre öteden belli olacak nitelikte dikkat çekici kıyafetler demek değil tabii ki. İş yerinizin giyim kurallarına uygun giyinin. Hassasiyet içeren mesleklerde çalışıyorsanız her daim nüfus cüzdanınızdaki kimliği değil kurumunuzun ve mesleğinizin kimliğini taşıdığınızı ve insanların dış görünüşünüzden sizi Ahmet Mehmet, ayşe Fatma diye değil de avukat, doktor, polis, gibi genellemeye sokacaklarını ve bu konu ile ilgili şikayet dahi alabileceğinizi unutmayın. (şahsım adına Türk kızılayı’nda çalıştığım için giyim kuşamımdan tutun da, alana giderken kafamdaki gözlüğü çıkarmaya, koyu renk ojelerle, şıngır şıngır takılarla insanlarla konuşmamaya kadar her şeye ekstra özen gösteriyorum. Çünkü üstümde taşıdığım yelek Türk Kızılayı yeleği, Kurumuma gelecek laftan sözden korktuğum kadar hiçbir şeyden korkmuyorum ve bence bu husus yani kurumsal kimlik taşımak ve aidiyet duygusu, iş yaşamında başarının da önemli bir noktası.)

9) İş yaşamınız boyunca da kariyerinizin devam ettiğini unutmayın. İşten arta kalan vakitlerde cv’nize yazabileceğiniz yetenekler, nitelikler edinmeye devam edin. Kurslara gidin, online eğitimlere katılın, dil öğrenin, bilgisayar ve program kullanımınızı geliştirin vs. Öğrenmenin yaşı olmadığı gibi kariyere de katkısı çoktur, bunu hatırlayın.

10) Birikim yapın. Maaşınızı almaya başladıktan sonra ister bireysel emeklilik hesabı olsun ister başka bir araçla olsun, ayda 100 TL bile olsa kenara koyun. Bunun önemini zaman geçtikçe daha iyi anlayacaksınız.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Ha bir de son olarak, insanların ne dediğini çok da kafanıza takmayın. Gerçek eleştiri niteliğinde olan şeyler ki iş yaşamı neyin boş laf neyin yapıcı eleştiri olduğunu bir süre sonra insana çok güzel öğretiyor, insanların hakkınızda ne düşündüğünü çok da umursamayın. İşinizi mümkün olan en güzel şekilde yapın, sevdiğiniz işi yapın. Yaptığınız işi gerçekten sevmediğinizi fark ederseniz de sevebileceğiniz bir işi yapmanın yollarını arayın.

edit. imla.

13 nisan 2018 12:39 13 nisan 2018 12:46

8. 1. patronlar aba altından sopa göstermeyi çok sever. hep o piyasa küçüktür, hep oradan çıksan iş bulamazsındır vesaire... kanmayın.

2. sözleşme yapın ve sözleşmenize sadık kalın, kaldırtın. getirdiğin proje başına prim vereceğini iddia ediyorsa işvereniniz, yazılı ve imzalı olarak saklayın bu sözü. yoksa getirdiğin o projeler "ay benim arkadaşımın zaten", "ay ben halletmiştim onu zaten" diye bir bir elinden alınır sen de lafını açarsan "amma paragöz insan" olarak köşede kalırsın.

3. iş tanımı! ne kadar bahsetsem az. sorumlu olduğunuz şey nedir kesin olarak söylesinler. yazılı ve imzalı, unutmayın. başka bir işe de bulaşmayın. o "biraz inisiyatif alın" lafları var ya gün gelir ilk sizin aleyhinize kullanılır.

4. patron, patrondur. arkadaş değildir. iş ortamı aile ortamı değildir. "biz aile gibiyiz" diyen bir ofis, iyi bir ofis değildir. bol bol manipülasyon, emek sömürme ve kaçakçılık vardır.

5. sizden evvel işe başlamış ve ayrılmış son arkadaşın halini hatrını sorun. niye işten çıkmış? ne zaman girmiş ne zaman çıkmış? ondan beklentileri neymiş? bunu sık sık laf arasında sorun. inanın cevaplar arada çok değişiyor.

6. hak ettiğinizi düşündüğünüz miktarı istemekten çekinmeyin. "ilk işim, deneyim olsun" diye parasız çalışmayın. asla ama asla deneme sürelerindeki maaşlarınız, normal maaşlarınızın 100 tl altında bile olmasın.

7. google' dan araştırın şirketi. adam gibi bir siteleri yok ise, etrafta adamları tanıyan kimse yok ise çekinin.

8. ilanlardaki gramer hatalarına dikkat edin. çok gramer hatası varsa başvurmayın bile.

9. iş arkadaşın ile konuşmandan rahatsız olan patrondan huylan! ikinizi birbirinize düşürerek iş yürütmeye çalışıyordur. insan, çalışanlarının seviyeli muhabbet kurmasına sevinir, odasına çağırıp iki saat "neden bununla konuşmamalısın" sunumu yapmaz.

10. istifa etmekten çekinmeyin. dünyanın sonu değil. gerçekten değil. içine sinmiyorsa bas gitsin. unutmayın, siz onların lütfuna değil, onlar sizin emeğinize muhtaç. siz iş yapmazsanız kaybeden onlar olur.

15 nisan 2018 01:30

9. *sakın sakın sakın duygusal zayıflıklarınızı belli etmeyin,iş yerinde yakın arkadaş kavramı sosyal hayattan çok farklıdır,hele yeni girdiğiniz işte kimse sizin arkadaşınız değildir.iyi niyetinizle paylaştığınız zayıf yanlarınız gün gelir sizin alehinize kullanılır.Gerekirse duygusuz görünün,yıllar sonra bunun getirisini profesyonellik olarak alırsınız.

*işinizle ilgili aldığınız olumsuz geri dönüşleri,hayatınızın en kötü haberi gibi karşılamayın,bunlar sizin bir nevi dayanıklılık testinizdir ve veren taraf da bunu çok iyi bilir kısaca çok da saf görünmeyin.Aldığınız dönüş sizin işinizi yapamadığınızı dahi ima etse,bu sizin öyle olduğunuz anlamına gelmez.

*özel hayatınızla ilgili kesinlikle bilgi vermeyin,bu sizi daha saygın yapar bırakın arkanızdan ketum desinler,emin olun başınız çok rahat olur.

*bir şeyi bilmiyorsanız direkt bilmiyorum demek yerine o şeyi sessizce yapmaya veya öğrenmeye çalışın.(açık arayan çakallar her daim etrafınızda olacak)

*asla cıvık şakalara alet olmayın,size yapılsa bile ciddiyeti elden bırakmayın.

*size yapılan saygısızlıkları asla tolere etmeyin,neyse sizi rahatsız eden bunu açıkça dile getirin,otorite her şeydir ve her daim saygı duyulan biri olursunuz,bunu deneyimle bir ilgisi yok.

*gardınızı alın,işe yeni başlamış bir kişi olarak orada çalışanların rütbelerini ve karakterlerini bilemezsiniz,sessizce gözlemlemeye çalışın.

*gelirinizi yakın arkadaşınız dahi olsa kimseyle paylaşmayın.

*unutmayın nasıl başlarsanız öyle gider,baştan tavrınızı net koyun.

şimdilik aklıma gelenler bunlar yenisi geldikçe editlerim.şimdiden herkese bol şanslar,mutlu işler dilerim.

6 haziran 2018 07:50

10. Aslında bu diyeceklerim stajyerler için. Zorunlu olanlardan değil de gönüllü olanlardan bahsediyorum.

"aman bana nasılsa bir şey ödemiyorlar" diye bir şey kazanmadığınızı düşünmeyin ve işe asılın. Kapabildiğiniz kadar şey kapmaya bakın. Buraya para kazanmak için değil, ileride daha fazla kazanmak için geldiniz. Öğrendiğiniz her şey ve edindiğiniz her tecrübe ileride sizin lehinize olacak.

Soru sormaktan çekinmeyin ama cevabını google'da bulabileceğiniz şeyleri sormayın.

Sadece kendi üstünüzden değil, boş kaldıkça farklı insanlardan da iş isteyin. Bulunduğunuz sektörün farklı yönlerini de öğrenmeye çalışın. Belki de farklı bir pozisyonu kendinize daha uygun göreceksiniz, kim bilir?

Bol bol araştırın. Meraklı olun. Sektörle ve yapılan işlerle alakalı fikirleriniz olsun.

Feedback isteyin.

İşten kaçmayın. Daha ilk haftadan "benlik bir şey yoksa ben çıkıyorum" moduna girmeyin.

Fikirlerinizi belirtmekten korkmayın ama üstlerinizin fikirlerine saygı duyun. Ukalalık yapmayın.

"anlamıyorum, yapamıyorum" demeyin. Buraya zaten öğrenmeye geldiniz ve 5+ sene deneyimi olan biri kadar hızlı olamayabilirsiniz. Kendinize gereksiz yüklenmeyin. Adım adım olacak.

Bunlar benim işe yaradığını gördüğüm şeyler. Bu şekilde Üç ayın sonunda beklediğimden daha hızlı bir şekilde, daha üst bir pozisyonda işe alındım.

28 temmuz 2018 22:16