girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (12)
  • medya (0)

1.  Evrim, hipergami, 80/20(pareto Principle) gibi teorilerden yararlanarak en sonunda kadınların aşık olmadığını, sadece en güçlü erkeklerle birlikte olup diğerlerinin yüzüne bakmadığını, evlenme çağı gelince de o yüzüne bakmadığı erkeklere mecbur kaldığını vs söyleyen pseudoscience. 

 

The red pill’e göre kadınlar mantıklarını kullanamaz, güce tapar, kendilerini güçlü olana ödül gibi sunar, erkekler gibi aşık olamaz erkekleri kullanırlar. The red pillcilerse büyük oyunu görmüştür, kadınlara harcayacakları zamanı spora, kendini geliştirmeye, para kazanmaya  harcayarak alfa erkek olmaya çalışırlar.

 

Bu pseudoscience’ın bu kadar tutulmasının sebebi Evrimden vs yararlanarak söylenenlerin sanki çok bilimsel ve mutlakmış algısı oluşturması. Ama bu yararlandıkları bilimden çıkan sonuç kadınların aşağılık(!) yaratıklar olması ve sapına kadar cinsiyetçilik. Üstelik bunu da “biz kadınları suçlamıyoruz bu onların doğası” diyerek yurtturmaya çalışmaları. Çözüm olarak da kendilerini geliştirmeyi sunuyorlar ki bu doğru zaten. Bu tüm insanlık için geçerli bir şey kendimizi sürekli geliştirmeliyiz. Red pill yararlı bir şey öneriyor aslında çözüm olarak. Fakat kendimizi geliştirmeyi karşı cins odaklı yaparsak o okunan kitaplardan, yapılan sporlardan gerçekten bir netice alınabileceğini düşünmüyorum.(trp kadınlar için uğraşmayın kendinizle uğraşın diyor ama bunu gerçekleştirirken bile akıllarında hep Seks var aslında) 

  Mgtow ve trp aynı zamanda evlenilmemesini, kadınlar için fedakarlık yapılmamasını, erkeklere kendilerini kullandırmamayı öneriyor. Evliliği, sevgililiği, bir kadınla seks haricinde herhangi bir iletişim kurmayı kendilerini kullandırmak olarak gören erkeklere ne desem bilemiyorum. Bir ilişki için kendinden ödün veren sadece erkekler değil. Üstelik eğer bir ilişkide tek bir taraf çaba harcıyorsa o ilişki, ilişki değildir. Evliliklerde de şiddet gören, baskı gören, en iyi ihtimalle evin temizliğini, yemekleri, çamaşırları vs evin her şeyini halleden kadınlarken kendilerini damızlık olarak görenlerin erkekler olması beni şaşırtmıştır. Eğer o kadar evrim diyorsanız kadını çalıştırmayın tüm gün evle uğraşsın. Bu sefer de olmaz sen erkeği banka, soyulacak enayi olarak görüyorsun parasından, gücünden, etinden,sütünden faydalanıyorsun derler.

 (yazar: groundcontrolformajortom) Uktesiydi.

25 aralık 2017 15:05 25 aralık 2017 15:24

2. daha aklı başında bir tane savunucusunu görmediğim öğreti. ekseriyetle kadın düşmanı tiplerin yine o düşman oldukları kadınlar tarafından tercih edilmek istemeleri ve akabinde tercin eden kadını "şutlayarak" ego tatmini yapmaya çalıştıklarını görüyorum.

tüm bu tartışmalar, okuduklarım ve çıkarımlarım malesef bu insanların rasyonel düşünmekten uzak olduğu yönünde. fakat onlara göre rasyonel olan bu, tüm kadınlar hipergramik hareket eder ve alfanın peşinde koşar, senden daha alfasını bulduğu an seni terk eder kendini en alfanın kollarına atar.

yanlışlar silsilesi.

kendilerini yanlışladığınız, sosyolojik araştırmaları kanıt olarak sunduğunuz zaman ise sizin sunduğunuz örneklerin istisna olduğunu ve kendilerinin haklı olduğunu ısrarla savunurlar. bu insanlara göre anneleri de babalarından daha alfasını bulduğu an gider alfaya kaçar, çünkü "kadın" budur.

peki gerçek hayattaki tezahürü?

çevrenizdeki kadınların kaçta kaçı gerçekten "alfa" adamlarla beraber ? ya da kaçta kaçı gerçekten "alfa" olanı bulunca beta adamı terk eyliyor ? kaç tanesi "zengin koca istiyorum" diyip gerçekten çok zengin biriyle evleniyor ? tüm bunların yanında, kaç tanesi psikolojik şiddete, baskıya, özgüven eksikliğine maruz kalıp buna yine de devam ediyor? görmez ve duymazlar. elde edemedikleri 3-5 wannabe kadın yüzünden bütün kadınları aynı potada eritip hükmü giydirirler. bu wannabe'leri elde etmenin tek yolu çok para, kariyer, kaslı vücut, bok parçasıymış gibi bir davranış biçimi olduğunun farkındadırlar. onlara ulaşmayı ve aynı yatağa girmeyi öyle çok isterler ve yapamazlar ki zamanla bu bir hırsa dönüşür. dev zengin ama habeş maymununa beş kala tiplerin yanındaki sülün gibi kadınları gördükçe sinirden delirirler. sonra bumm, bu emanet yaşantıya ve olmadıkları biri gibi davranmaya açılan kapı. para hırsı, spor hırsı, kariyer hırsı, hepsinin tek nedeni bir gün "o" kadını elde edip ertesi gün "yol" verebilmek. ortadaki tüm bu çelişkiler yumağını görmez ve bu emanetliği "ben kendim için yapıyorum" a indirgerler. peki o wannabe sana baksaydı da kendini böyle emanet bir durum içine sokacak mıydıın? cevap kesinlikle hayır.

es kelam, the red pill, kadını elde etme uğruna kadındanlardan nefrete ve tüm kadınların pislik birer para düşkünü olduğunu iddia etme durumu. sanrıları ile kendilerine başarılar diliyor, elde etmek istedikleri wannabe'ler ile kendilerine mutlu bir hayat diliyorum.

edit: yazım yanlışı.

25 aralık 2017 16:55 25 aralık 2017 16:58

3. son derece hak verdiğim ve desteklediğim noktaları olduğu kadar midemi inanılmaz bulandıran kısımları da olan öğreti. hatta çok çok çok çooook küçük bi örnek vereyim bu işin ağa babası olan birinin cümlesinden:

"sabah kalkıp karına, yatağına kahveni ve kahvaltını getirmesini söyle, getirirse hakimsin demektir<, getirmezse sana geçmiş olsun". bak seeenn, biri bana emir buyursa oracıkta kafasına kahveyi geçiririm, neyin sağlıklı ilişkisi.

27 nisan 21:36 14 mayıs 18:00


4. kadın ve erkeklerin arasındaki ilişkilerin eşitsizliğine ve erkeklerin baskın olmaları gerektiğine inanan ve tüm savlarını bunun üstüne kuran ilginç bir iddia.

gizliden gizliye bu "felsefe"ye inanan o kadar çok erkek var ki etrafımızda.

derler ki kadınlar "doğaları gereği" güçlü olana tutulur. kadınlar mantıklarını kullanamaz. aşkta hiyerarşi vardır.

benim canımı sıkan ısrarla birilerinin bunu savunmaya çalışması. yok şu açıdan bakarsan mantıklı, bu açıdan şöyle vesaire gibi laflarla bir sürü mesnetsiz iddiaların ardında durmaya çalışanların sayısı o kadar çok ki.

ha bir de bu red pill'ciler der ki bir erkek çocuğunu annesi yetiştirirse durum vahim, o çocuk hiçbir zaman erkek olamaz. "felsefe"nin doruğunu burada bırakıp gidiyorum arkadaş.

27 nisan 22:45

5. “erkek dediğin kadını şöyle bir kanatları altına almalı”

“kadın başını güvenle omzuna yaslayacak bir dağ arar”

“erkek dediğin evinin ihtiyacına yetebilmeli kadın isterse kendi için çalışmalı”

“bıktık feminazilerden erkek dediğin elbette kadından güçlüdür, kadın erekek eşit diye diye ortalıkta erkek kalmadı”

argümanlarını savunan kadınların talepleri doğrultusunda “nasıl erkek olunur?” kursu veren topluluk gibi bir şey.

bir de evrimsel dayanakları var bu adamların da bunlar sadece biyolojik evrimle ilgilenip kültürel-psikolojik evrimi hiçe saydıkları için insanı ilkel primatlarmış gibi değerlendirip yok efendim kadın sürünün alfasını ister vay efendim erkek doğurgan kadını seçer, tek eşli olmaz dölünü yaymak ister falan. kuzum yakın kuzen orangutanlarda durum bu da bizi insan yapan şey zaten akıl, mantık ve kültürel yapımızdı.

dikkate almayınız, prim vermeyiniz efendim.

27 nisan 23:09 28 nisan 21:18

6. yetersizlik/değersizlik korkusuyla kıvranan erkeklerin bilincinin son mamülü. ayyynen kadınlar güce bayılır, hee para, hee aynen kaslı güçlü köpek çeken erkek hee.

insanın zaafı dilindedir. kadınların para/güç peşinde koşan canlılar olduğunu savunan erkekler, aslında kendilerini parasız ve güçsüz görüyorlardır. yazık.

velhasıl, eskiden beni sinirlendiren ama şimdilerde ise içimde acıma ve şefkat uyandıran akımdır. buna inanarak kendilerine uygun kız bulmaya çalışan erkeklerin yaşayacaklarını tahmin etmek çok zor değil. en ufak olumsuzlukta içlerindeki nefret ve öfke büyüyecek, tepkileri artacak, şansları ve mutlu olma ihtimalleri gün geçtikçe azalacak, insan olarak yumuşacık bir yüreğe ve negatif yüklerinden hafiflemiş bir akla sahip olmanın ne demek olduğunu belki çok geç öğrenecek, belki de hiç öğrenemeyecekler.

yazık. keşke herkes kendi ruhuyla bir ve bütün olmanın getirdiği orgazmı, o ekstaziyi yaşayabilse.

işte o zaman kadınların ve erkeklerin "evrimsel" ve "bilimsel" olarak ne kadar analog, ne kadar basit ve düz canlılar olduğuyla değil; insan aklına ve kalbine sahip olmanın ne kadar yüce ve değerli olduğuyla ilgilenmeye başlıyor, karşınızdakinin beşeri yönlerini değil, insani yönlerini bulup onunla birleşiyorsunuz.

28 nisan 15:33

7. tam tatava ya. kendilerince alfa beta bir ayrım yapmışlar ya, dillerinden konuşmak gerekirse işte bunların hepsi beta erkek, kurban rolüne girip ağlamayı seven ezik erkekler topluluğu. cidden bir de öyle inanıyorlar savunuyorlar ki kendilerini. ben canlı örneğiyle tanıştım bunun.

uzun zamandır sevgilisi olmamış, yalnız kendini sapyoseksüel olarak tanımlayan bir erkekti. asosyal olduğunu söyleyebilirim, sürekli okuma araştırma vs halinde. bu tip insanlarda genelde kendini bir üstün görme oluyor. ben yalnızım, insanlar beni anlamıyor, çok zekiyim. bu redpill için argümanları işte kadınlar erkekleri kullanıyooor, evrim, alfa erkek, para, güç vs. buna inanıyorsan böyle kadınlar çıkar karşına. kadınlara sen zaten böyle bir önyargıyla yaklaşıyorsan yapabilecek bir şeyim yok. sen dışarı cikip sosyalleşme, kadınlarla muhabbet etme anca klavye başında nefret püskür ,ağla . bu argümanı savunan erkeklerin karşılarına umarım yakındıkları kadınlar çıkar . Başka türlüsünü hak ettiklerini düşünmüyorum.

28 nisan 15:47


8. iki sene önce bir mensubuyla karşılaştım. bir miktar okudum, erkeklerin görüşlerine baktım. tam bir saçmalık. hiç öyle biyolojik evrim psikolojik evrim kısmına girmeden bir şeyden bahsetmek istiyorum.

burada bir dolu kadınız. aramızda bazı "burcu esmersoy"lar var elbet. bazı başlıklarda, soru cevap kısmında görüyoruz. ama benim gördüğüm buradaki kadınların çoğu zeki, kendi ayakları üstünde durmaya çabalayan, güçlü ya da güçlü durmak için uğraşan kadınlar. burda bu kadınlar birbirlerine kitap tavsiye ediyorlar, film, dizi, belgesel öneriyorlar, dinledikleri şarkıları paylaşıyorlar. Bir konuda merak edilenin peşine düşüyorlar. daha sağlıklı beslenmeye, spor yapıp fit kalmaya uğraşıyorlar. kimisi birbirine ders çalışırken nasıl motive oluruz diye tavsiye veriyor. kimi iş görüşmesine gidecekse destek istiyor. bazen bir elbise bu ortama uygun mudur diye soruluyor. hasılı, gelişmeye, öğrenmeye, bilgi ve görgüsünü sürekli arttırmaya çalışan kadınlar görüyorum. ve bu kadınların bunlar için motivasyonu "herhangi bir erkekle" yatmak değil. elbet hoşlandıkları var ve tavlamak istiyorlar ama esas olay bu değil.

bu kırmızı hapçılara bakınca ne görüyoruz. kadın nasıl yatağa atılır. kadını yatağa atmak isterseniz alfa erkek olmalısınız. zengin olmalı, kaslı olmalı vs. spor yapın, şunu yapın bunu yapın diye de öğütleri var. yoksa eziliyorlar ve kimseyle de sevişemiyorlar. tabii bu arada "kolay" kadınlar var, belli işaretlerden anlıyorlar bir kadının kolay olduğunu. kim verir kim vermez analiz etmişler. öyle "kaşar" kadınları da istemiyorlar. kimdir kaşar kadın fantezileri olan, çok çok erkekle yatmış kadın. bir de lütfediyorlar, diyorlar ki geçmişinde 2-3 erkek arkadaşıyla yakınlaşmış kadınları kastetmiyoruz. hayatlarının merkezinde ne var? bütün bu yaptıklarının amacı ne? kendilerini geliştirmek mi? hayır o kadar nefret ettikleri kadınlardan birini yatağa atmak.

şu bir gerçek herkesin bir ilişkiden beklentileri farklıdır. ne bileyim ben bana çekici gelsin isterim önce, sonra zeki olsun isterim, eğer benim kadar zeki değilse karşımdaki kişi (ben çok zekiyim diyip zeka kıyaslamıyorum hemen hemen eşit derecede zeki olmayı diyorum) ancak onunla anlaşabilirim. benden çok zekiyse ya da çok daha az zekiyse nasıl ne konuşabilirim. benzer dünya görüşlerine sahip olabilmeliyiz. hoşgörülü olabilmeliyiz vs. bazı kadınlar var onlar da para bekliyorlar ve öyle adamları buluyorlar. mesela ali ağaoğlu. kendisi bilmiyor mu neden kendiyle beraber bu kadınlar. yani bu bir tercih. onaylamak ya da onaylamamak ayrı bir konu.

işte kırmızıcılar tüm kadınları aynı kefeye koyuyor. ve resmen nefret kusuyor. her ne kadar okumayacak olsalar da kırmızıcılara bir tavsiye. istediğiniz böyle kadınlarsa arkadaşlar yolunuza bakın. o da sizin beğeniniz. ki zaten hayatınızın merkezinde bu var. bunun için yaşıyorsunuz. ama diğerlerini tavlamak için boşuna da uğraşmayın. çünkü yemezler. sığ dünyanızda kendi kendinizi zehirleyin.

28 nisan 23:56

9. Bana, bedenen ve/veya zihnen sağlıklı olmayan kişilerin kendilerini iyi hissetmek için başlattığı bir akım gibi geliyor. Karşı cinsle olumsuz etkileşimler yaşamış kişiler suçu karşı cinse atarak kendilerini daha iyi hissetmeye çalışıyorlar. Bunu hem kadınlar hem de erkekler yapıyor. Karşı cinsle olumsuz bir etkileşim yaşamış bir kadın karşısındakini "yeterince erkek değil" diye aslında olmasına gerek olmayan özelliklerden mahrum görerek kendinde de olan suçu karşı tarafa yüklüyor. Olumsuz etkileşim yaşamış erkekler ise " yeterince kadın değil, yeterince saf değil" gibi yine aslında olmasına gerek olmayan, gerçek dışı isteklerle yargılıyor.

Akımın destekçileri, düşüncelerini kanıtlama ihtiyaçları için evrimi kullanmaya çalışıyorlar. Bir çoğunun evrimin ne olduğundan bile haberi olmadığını görebilirsiniz.

Elbette her insanın partner seçiminde kriterleri farklıdır. Kimse kimseyi de bu kriterler için yargılama hakkına sahip değildir. Lakin insanları kendi kriterlerine uymadığı için aşağılamak zorbalıktan başka bir şey değil.

Hiçbir erkek sevilmek için alfa olmak zorunda değildir. kimse kimseyi domine etme zorunda değildir. Hiçbir erkek sürekli güçlü olamaz. Aslında koruyup kollamam zorunda bile değiller.

Hiçbir kadın bakımlı olmak zorunda değildir. Hiçbir kadın paraya tamah etmek zorunda değil. bir kadın istemedikçe onu domine edemezsiniz. Aslında kimse kimseye zorla bir şey yaptıramaz.

Belki insanlara karşı zorba olmayı keserlerse hayal ettikleri tatmin hissini ve beğenilme ihtiyacını karşılayabilirler. Ama elbette başta dediğim gibi bunun için sağlık gerekiyor, hem zihnen hem bedenen.

29 nisan 08:26

10. günlük hayatta nasıl kız tavladıklarına dair saha raporu adı altındaki şu saçmalığı ifşa etmeyi bir borç bilirim. (link: http://erkekadam.org/category/saha-raporu/ ). umarım aramızdan kimse bu zavallıların yazdıklarına maruz kalmamıştır.

10 temmuz 23:22