yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (24)
    • medya (0)

    1. Ülkemizde çok abartıldığını düşündüğüm meslek. Aramızda hostes olanlar varsa yanlış anlamasın, ben ise alan kurumların belirlediği standartlar için konuşuyorum.

    Birkaç kere hem alman hem de ingiliz havayolları ile uçma fırsatım oldu ve hosteslerin birçoğunun baya yaşı vardı, vücut şekilleri ve boy ortalamarı da normaldi.

    Niye her zaman hosteslerin manken ölçülerinde olması gerektiğini bir türlü anlamamışımdır, en azından Türkiye'de.

    1 eylül 2015 22:56 ed.14 eylül 2015 19:09

    2. Benim de sürekli kafama takılan şeydir, 36 beden değil de 42 beden olunca uçak kalkmıyor mu? Nedir bu manken gibi kız sevdası acaba? Çocukken çok isterdim hostes olmayı ama bu aşırı cinsiyetçi seçimlerini öğrendikten sonra iyice soğudum. Bu kadar vücudumla ön planda olmak istesem hostes değil model olurum.

    2 eylül 2015 01:01

    3. artık sanıldığının aksine katı fiziksel şartlar aramayan meslek

    boy konusunda hala katılar sebebi de yolcuların el bagajlarının bulunduğu bölümlere rahatça erişebilmeleri

    ama kilo konusunda çok fazla aşıldığını şahsen gözlerim gördü

    2 eylül 2015 01:07


    4. çevremde çok fazla hostes-onların deyimiyle kabin görevlisi" arkadaşım olduğu için sistemlerini neredeyse ezbere bildiğim meslektir. açıkçası ekonomik avantajlarına rağmen hiç tercih ettiğim bir meslek olmadı. çünkü işe alınma standartları tamamen fiziksel görünüşe dayalı. Ben bu tip kıstaslara tamamen karşıyım. Boy ve kilom ölçülerek "2 kilo fazlan var ver öyle gel(yaşanmış hikayeler)" denilerek bir işe alınmak bana göre değil. Arkadaşım sınava girmeden iki hafta önce ölüm orucuna girmişti resmen, bünyesi çökmüştü kilo vercem diye. sınavdan sonra kendini en yakın lokantaya atmıştı. Evet dil bilmek size artı puan getirebiliyor ancak boyunuz uzun değilse ve kilonuz orantılı değilse ne yazık ki bu meslek gurubu için "bir hiçsiniz".

    İşe girdikten sonra belirli periyotlarda tartıyorlar personellerini. O aralıkta kilo alıp verebilirsiniz, ancak tartılma zamanı geldiğinde yine sınırları aşmamanız gerekiyor. Bir de torpil varsa tabi ki kilo fazlası olsa da işe girebiliyorsunuz.

    Bunun dışında evet para çok cazip; ancak çalışma şartları çok zorlayıcı. Eğer zayıf bir bünyeniz varsa sürekli basınç altında kalmaktan bağışıklık sisteminiz çökebiliyor, ya da sürekli ayakta servis yaptığınız için dizlerinizde problem çıkabiliyor.

    Çelik gibi bir sinir sisteminiz olması da cabası. Dediğim gibi bu mesleği yapan 4 ayrı arkadaşım var ve hepsi aynı şeyi söylüyor: yolcular olmasa kolay iş aslında. Yol boyu kavga edenler mi dersiniz, uçağa horozuyla binmek isteyip canlı hayvan kabine giremez dendiğinde horuzunu öldürüp cesetle uçağa binmek isteyen mi dersiniz, gece uçuşlarında çırılçıplak soyunup tuvalete giden insanlar mı dersiniz(sebebini anlayamadık), kısacası ne kadar cins insan varsa doluşuyor. Başınıza gelecek olaylara karşı soğukkanlı olmak durumundasınız.

    Bir de tabi bulaşıcı hastalıkların ve ölüm riskinin fazla olduğu ülkelere mecburen gitme zorunluluğu var. Afrika uçuşlarından fellik fellik kaçmaya çalışan çok hostes oluyor. biliyorsunuz bu sene sıtma yüzünden hayatını kaybeden kabin görevlileri de oldu. Ayrıca uçakta bu tip bulaşıcı hastalık taşıyıcısı varsa, her ne kadar aşı olmuş olsanız da bu hastalığı kapma ihtimaliniz var.

    Yakınında hostes olan ya da kendisi hostes olan süslüleri tenzih ederek söylemek istediğim bir şey var. bu mesleği yapan kimle tanıştıysam hepsi bir süre sonra çok yüzeysel insanlar haline gelmeye başladılar. Bir keresinde arkadaşımda kalırken yakınlarda oturan bir kaç hostes arkadaşı daha gelmişti. 5 saat boyunca tek konuşulan konu "o arabadan sıkıldım şimdi bunu alıcam, para, para, para, estetik mi yaptırsam, para, para, para, bakın bunu yeni aldım, para, para, ..." kendimi uzak diyarlardan gelen uzaylı gibi hissetmiştim. Yani bir süre sonra dertleri güçleri gerçekten para oluyor. Ayrıca kabul etmek istemiyorlar ama aslında kendileri de bir nevi hizmet sektöründeler, izin günlerinde pahalı restoranlarda garsonlara burnu büyüklük edip kapris yaparken, havada aynı işi kendilerinin yaptığını idrak edemiyorlar.

    Kısacası sadece fiziksel özelliğinizle seçildiğiniz, iyi para kazandığınız(özellikle thy için söylüyorum), iyi para kazanma sebebinin yapılan işin "havada" gerçekleştirilmesi olan bir meslek. En büyük artısı kazanılan para olsa da zorlayıcı da çok fazla noktası var.

    2 eylül 2015 08:37 8 eylül 2015 10:59

    5. kilo konusunda sırf fazlanız varsa değil, belirlenen aralıklardan daha düşük kilodaysanız da alınmıyorsunuz. çok güzelseniz de alınmıyorsunuz. kilonuz uygun ama vücudunuz orantısızsa yine alınmıyorsunuz. yani kısacası sizden standart bir tip olmanızı bekliyorlar.

    2 eylül 2015 14:59

    6. Özel bir havayolu şirketinde 4.5 yıl yaptığım meslek..Halen havacılığın içindeyim ama uçmuyorum.Fakat şöyle bir durum var,hepimiz farklıyız insan olarak,farklı karakterlerimiz var,Hostesler de aynı şekilde farklı karakterlere sahip yani bildiğin insan,abartmamak lazım.Para meselesine gelince evet iyi kazanıyorsun ama para para para diye bağıran bir kişi ile karşılaşan arkadaşıma sesleniyorum bu tam görgüsüzlük..

    Onun dışında bu mesleği yaptığım süre boyunca keyif aldığım,zorlukları çok olan, ama şuan "Allah bu işe muhtaç etmesin" dediğim meslektir.Zordur insanlarla uğraşmak..

    3 eylül 2015 11:07

    7. çoğu kişinin olmak istediği. en azından uzaktan hoş gözüküyor.

    bir kaç hafta önce kabin memuru ilani açıldı, başvurular yine yoğun. ilk önce ingilizce ve envanter sınavı oluyor, duyduğum kadarıyla ingilizceyi geçip kişilik envanterinden kalanlar oluyormuş. dövmeden ya da 1 cm'den adam eliyorlarmış direkt.

    ing sınavı başlangıç aşamasında, hatta beginner sorular da soruluyormuş. tabi sorular pc başında cevaplanıyor, listening sorular oluyor. daha önce bu süreçlere dahil olanlar varsa, bildiklerini soru tarzlarını vs yazsa güzel olur. kadınlara yönelik bu sözlükte hakkında daha çok entry olmalı bence.

    16 ekim 2015 10:56


    8. iş ilanlarında, yüzme bilmesi gerek deniliyor.

    16 ekim 2015 12:29

    9. Okulum bittikten 2 sene sonra başvurduğum fakat sonradan özel sektörde kendi branşımda iş bulunca eğitimlerine gitmediğimdir.

    (Burdan çok güzel olduğum hatta güzellikten öldüğüm sonucuna da varabilirsiniz kipss)

    Niye hostes olmak istedim ?

    Çünkü işsizdim.

    Çünkü okuduğum bölümle alakali devlet işlerine giremiyordum, çünkü torpilim yoktu.

    Çünkü kendi mesleğimde özel sektörde çalışmak için çaldığım her kapı "tecrübeniz var mı ?" Diyordu.

    Vazgeçtigime de köpek gibi pişmanım.

    Onu bi kenara koyup çalışmaya başladığım iş iflası verince aynen kapıya koyuldum.

    Malum özel sektör arkadaşlar. Bugün var yarın yok.

    Iyi abileriniz yoksa devlet işi de zor.

    E güvence ve para istiyorsanız böyle seçeneklere başvuracaksınız.

    O aptallığı yapmasaydim bugün ev bark sahibi olmuş ve kredi ödeyen bi insan olurdum.

    Şimdi işsizim.

    Yarın işim olur, kredi çekip bi şey sahibi olayım derim, bi anda çıkışımı verirler, g*t gibi kredi borcuyla ortada kalırım.

    Kadroluysan şahane.

    Sözleşmeliysen de ekonomik açıdan ona göre adım atıyorsun zaten.

    Her zaman derim; mesleğinin ne olduğu önemli değil, çalıştığın yerin ne kadar sağlam olup olmadığı önemli.

    Edit: entry ucuş hostesliği için yazılmıştır.

    Stand hostesliği, fuar hostesliği vs bilemem, hiç bir fikrim yok.

    16 ekim 2015 12:41 16 ekim 2015 12:46

    10. kabin memuru.

    4 sene kadar önce sınavına girmiştim.iki aşamalı bir elemesi vardı.müracaat edip ilk gün mülakat tarihi ve saat seçiyorsunuz.

    ben gittiğimde çok kalabalıktı ve çok değişik tipler vardı.hatta mülakattan sonra direkt uçuşa gidecekmiş gibi fularıyla topuzuyla hazır bir kızcağız bile vardı.

    neyse uzun zaman oldu tabi ama hatırladığım kadarıyla boy kilo ölçümü, dövme kontrolü oluyor.orada elenenler oldu.sonra bilgisayarda ingilizce sınav oldu ve basitti benim için.ordan grup mülakatı oluyor.bu grup mülakatında yaklaşık 10 kişi bir odada iki gözetmen eşliğinde dağıttıkları kağıtta yazılı konuyu tartışıyorsunuz.bana denk gelen konu reklam metni yazarlığı için başvuran iki adaydan hangisi uygun gibi bir şeydi.

    bu da bitince tekli mülakat oldu.bana neden bizim firmamız, neden iş değiştirmek istiyorsunuz ve genel müdürlerinin ismini sordu.ben cevabı bilmiyordum.

    bu mülakat ile ilk gün bitiyor.siz eve varana dek ikinci mülakat için olumlu olumsuz karar açıklanıyor.

    mülakatta genel müdürün ismini bilememiş olmama rağmen ikinci gün mülakata çağırılmıştım.

    ama o zamanki kafa gitmedi, şimdi az buçuk pişmanlık var.

    bu işi yapan çok yakın arkadaşlarım var.malesef çalışma saatleri vs. düzenli olmadığı için aile hayatı açısından zor.ama özellikle yurtdışı uçanlar için ayda neredeyse 15 gün kadar çalışıp geri kalan 15 gün evde olmak demek, gördüğü yerler cabası.ayrıca thy gibi büyük bir hava yolu firmasının çalışanlarına sağladığı imkanlar da gayet iyi.elbette yönetimlerin farklı uygulamaları olabiliyor.

    bu mesleğin güzel taraflarından biri de erken emeklilik avantajı.yanlış bilmiyorsam 15 yıl gibi bir süre çalıştıktan sonra emekli olunabiliyor.

    16 ekim 2015 12:49