yeni
popüler
    güncel
    popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    • girdiler (3254)
    • medya (366)
    5

    1. yerli ve cruelty free syorell markasının 30 koruma faktörlü vegan güneş kremi. etik seçimler sayesinde keşfettiğim ve çok memnun kaldığım bir ürün oldu (onun yorumu da (link: https://www.instagram.com/p/CDyYyLJA0rp/ burada) ). (no: 1249847) şu girdimden sonra çok fazla mesaj aldım böyle bir krem bulursan haber verir misin diye, o yüzden ürünü orada yazdığım kriterler üzerinden değerlendireceğim.

    -en az 50 gkf olması: sağlamıyor. 30 ile 50 arasında çok az bir fark olduğunu biliyorum ama güneş kremlerinin etiketlerindeki korumayı sağlayıp sağlamadıkları şu aralar bir muamma olduğu için böyle bir kriter koymuştum, en azından yüksek yazması bir tık daha garanti diye. artık syorell'e güvenmek istiyorum. markanın da "doktorlar tarafından önerilen 30 spf'tir" diye bir görselleri vardı, buraya ekleyiyorum onu da.

    -avobenzone ve türevini içermemesi: sağlıyor, tik.

    -parfüm, kurutucu alkol vb. gibi alerjenler içermemesi: sağlamıyor, parfüm ve limon kabuğu yağı (bkz: uçucu yağ) içeriyor.

    -a vitamini içermemesi: içermiyor, tik.

    -beyazlık bırakmaması, pul pul dökülmemesi. güzel durması: tik. aslında bu güneş kremi de %100 mineral (bkz: zinc oxide) bir güneş kremi ve beyazlık bırakmayan mineral güneş kremlerine normalde güvenmediğimi yazmıştım, ama bunda kullanılan zinc oxide micno diye patentli bir teknolojiyle üretilmiş, beyazlık bırakmamasının sebebini bu teknoloji ile açıklıyorlar. nano gibi burundan solunmuyormuş ama duruşu nano gibiymiş.(gizlinot: ya da öyle bir şey) zaten patlayan bazı güneş kremleri gibi tamamen şeffaf değil, yani az da olsa bir beyazlığı ve yapış yapışlığı var, mineral güneş kremi sürdüğünüzü anlayabiliyorsunuz. ama buğday tenli olmama rağmen kesinlikle hayalet gibi de göstermiyor, cilt rengimle bütünleşiyor. pul pul dökülme sorunu yok denecek kadar az. bu zaten her güneş kreminde yaşadığım bir sorun olduğu için direkt yok kabul ediyorum, gün sonuna doğru yanaklarımda çok az fark ediyorum sadece. yapısı yağlı ve iyi nemlendiriyor. ama bu yağlı ve parlak yapısından dolayı bir de komedojenik olduğu için yağlı ciltler memnun kalmayabilir. üstüne pudra istiyor.

    -coral safe olması: tik.

    -filtre yüzdeleri yazmıyorsa suya dayanıklı olması: tik. suya dayanıklı, zinc oxide'in yüzdesi yazmıyor çünkü yerli ürün. bildiğim kadarıyla abd'de var bir tek o olay.

    -bilinmedik filtreler içermemesi: tik.

    -cruelty free olması: tik.

    maalesef bu krem de tümünü karşılamıyor ama şimdilik memnunum. parfüm herhangi bir hassasiyet yaratmadı neyse ki. koruma kısmı da artık markaya güveninizle alakalı sanırım. bana güven verdi gibi, kullandıkları teknoloji de avrupa birliği inovasyon ödüllüymüş. yalnız markanın internet sitesinde içerik listesi (link: https://syorell.com/urun/gunes-koruyucu-krem/ eksik). üts'den kontrol ettiğimde -ve sonrasında ürün elime ulaştığında- son birkaç içeriğin sitedeki listeye eklenmediğini gördüm. aynı durumu markanın başka ürünlerinde de fark ettim. bilinçli olmadığını umuyorum. o yüzden parfüm görünmüyor sitedeki içerik listesinde. hassas ciltler için olanında parfüm yok ama beyazlık bırakma konusunda risk almak istemedim çünkü etik seçimler'in gönderisinde gördüğüm ürün buydu. kullanan varsa onun için de bir başlık açılırsa çok güzel olur.

    bir önemli not daha: hepsiburada'da bu ürün için yapılmış bir yorumda ürünün iki versiyonu olduğu, eskisindeki micno teknolojisinin beyazlık bıraktığı, yenisinin bırakmadığı yazılmış. bunun üzerine markaya ulaşıp hangisini sattıklarını sordum, online platformlarda "syorell" adlı mağazalarında satılan tüm ürünlerin yeni formüllü olduğunu ama eskisinin satışının da devam ettiğini söylediler. alırken o da aklınızda olsun.

    ürün 100 ml, şu an için internet sitesinde 130'dan 117 tl'ye düşmüş görünüyor, ben hepsiburada'daki resmi satış hesaplarından kargo dahil 100 tl'ye aldım. havaların ısınmasıyla cildimdeki duruşu ne kadar değişecek bilmiyorum, performansında ciddi bir düşüş gözlemlersem editlerim.

    ilgili medya:
    1
    17 dk önce

    69. yüzüme sivilce tedavisi görürken gidip pahalı dermokozmetik markalarının güneş kremlerini alıp sürdüm ve sonuç hüsran olup sivilcelerimi tetiklediler. ben de güneş kremine küstüm. Yazlık yerde oturuyorum, denize 2 gibi gidiyorum 7 ye kadar kalıyorum, sadece ayaklarımın üzerine ve dövmlerime güneş kremi sürüyorum. Ama güneşin altında yatmıyorum çünkü beyaz tenli olduğum için hemen çok kızarıyorum ve canım yanıyor. Açıkçası bu güneş kremi furyasına da anlam veremiyorum. küçüklüğümden beri annem saatlerce güneşlenir hatta bronzlaştırıcı yağlarla beraber ama lekeleri çok çok az. benim güneş kremini evde bile süren arkadaşlarımdan daha lekesiz bir cildim var. Bence kişinin cildinin yapısına göre değişiyor. ben gerekli görmüyorum zaten sivilce yapıyor cildimde.

    1 saat önce

    68. öncelikle bu bir tercihtir ve kimse birbirini bu nedenle eleştiremez. ancak pozitif bilimlere inanıyorsanız güneş kreminin yaşlanmayı geciktirdiğini ve cilt kanserini önlediği gerçeğini yadsıyamazsınız. bu nedenle bir pazarlama ya da satış stratejisi değilidir, bu sigara içmek kanser yapmaz demekle aynı şey bana kalırsa, ama sigara içen insanlar yok mu, var tabii.

    gördüğüm kadarıyla skin bloggerları bu işi dallanıp budallanıdırdıkça radikalleşmeye başladılar, böylece güneş kreminde bile taraflar ortaya çıkmaya başladı swh

    bu konuda sosyaleczacı'yı çok beğeniyorum, çok temiz ve net açıklamalar yapıyor, bakabilirsiniz. bana kalırsa cilt bloggerlarını takip etmek yerine dermotolog ya da eczacıları takip edin, makale okumakla uzman olunmaz. ne kadar 'biz uzman değiliz' açıklamaları da yapsalar cilt bakımıyla ilgilenen insanları çok fazla etkilediklerini fark ettim.

    kendi deneyimimi aktamam gerekirse aktif olarak akne tedavisinde olduğum için evde güneş kremi sürüyorum odam çok güneş alıyor, dışarı çıkıyorsam bir miktar daha fazla sürmeye çalışıyorum.

    2 parmak kuralı, ayda 1 güneş kremi bitirmek gibi söylemler bence insanları kötü etkiliyor, 'hayır! iki parmak sürmüyorsan hiçbir işe yaramaz!' gibi sert çıkışlara gerek yok, evet kanıtlanmış bir gerçek ama insanlara dikte etmeye de gerek yok, söyle geç. açıkcası o kadar bütçemiz de yok yani napalım. sürebildiğim kadar güneş kremi+şapka+gözlük ile devam ediyorum ben hayatıma. hani 10 paket siagara içen bir tiryakiye, 'yok ya bırakmıyorsan azaltmana da gerek yok, böyle devam et' mi demek lazım?

    başka bir mevzu da otu çöpü doğal, test edilmiş kremleri kimyasal sınıfına koymak, tıp bilimine gönül vermiş biri olarak beni çok üzüyor bu durum, dilimde tüy bitti, ne desem bilemiyorum, aktarlara mucize gözüyle bakmak 21. yüzyılda bana abes geliyor, en basitinden zehir ve ilacı dozajı belirler ve testler bunun için vardır. aspirinin içindeki asetilsalisilikasit söğüt ağacından elde ediliyor, kan sulanıdırı olarak söğüt ağacı kullanılabilir mi şimdi size soruyorum.

    falanca tanıdığım kullanmıyor, ama cildi çok güzel demek de şöyle yanlış, o kişinin güneş kremi kullansaydı yüzünün nasıl olacağını bilmiyorsun ki, neye göre karşılaştırma yapabiliriz? zaten cilt güzelliğinin belki yüzde 60'ı genetiğime kodlanmış.

    toplamam gerekirse, güneş kremi kullanmak bence kişinin hassasiyetine bağlı, kullananlar saplantılı, kulanmayanlar cahil değil :) şuan burdaki kimsenin soloryuma gittiğini, güneş kremsiz güneş altında yattığını düşünmüyorum, bence bunlardan kaçınmak çok önemli. kimseyi hedef alarak yazmadım, bazı girdilere cevap gibi oldu, başlığı hızlıca okuyup kendi fikirlerimi paylaşmak istedim. dediğim gibi böyle konularda radikalleşmeye gerek yok, herkesin kendi cildi, kendi fikri.

    bugün 02:18 bugün 02:24


    67. Akne tedavisi görürken kullanılan ilaçtan ötürü cilt bariyeri hassaslaştığından bende doktoruma güneş kremi kullanmalı mıyım diye sormuştum.Bana yazın şemsiye ile gez demişti espri sanıp gülmüştüm.Fakat adam bir hayli ciddiydi.Bana yüze sürekli bir şeyler sürmek cildin florasını bozar bu yüzden güneşte çok fazla durmamaya özen göster demişti.Tabi bende o zamanlar ergenlik çağında bir çocuk olduğumdan etkilenip güneş kremi kullanmayı bırakmıştım.Tedavi yazın da devam ettiğinden cildimde kahverengi lekeler baş gösterdi.Pirinç suyu toniği yaparak kurtuldum lekelerimden.Bu güne gelecek olursak güneş kremi kullanmıyorum çünkü yüzüme krem ve benzeri şeyleri sürmek istemiyorum onun yerine doğal koruyuculuk sağlayan şeyleri yapıyorum.Evet tedavi görürken kullanmam gerekiyordu.Fakat şimdi pekte gerekli görmüyorum.Çevremdeki insanlar yaşlanmanın önüne geçiyor diyorlar ama baktığımda teyzemle aramızda yaklaşık 10 yaş olmasına rağmen benden küçük duruyor ve cildi bebek gibi maşallahı var.Hayatında güneş kremi kullanmamış.Tatillere falan da gider ama leke yok.Herkesin kendi tercihi açıkçası. Ben bunun birazda pazarlama taktiği olduğunu düşünüyorum.Bir güneş kremi furyasıdır gidiyor bakalım daha neler çıkacak.

    bugün 01:18 bugün 01:19

    66. 30 yaşıma kadar tatiller harici yapmamıştım. Sonra aknetrent tedavisi görürken doktor kullanmam gerektiğini söyledi. Kış olsa bile o zamandan beri kullanıyorum. Yaştan yaşa, ciltten cilde değişiyor gibi durum. Bir de güneş de eski güneş değil. (gizlinot: çünkü ozon tabakası vs. ) mesela annem hayatında güneş kremini tatiller harici sürmemiştir ne yüzüne ne vücuduna. Tek lekesi yoktu ama geçen sene yaşın da etkisiyle ilk kez güneş lekesi oldu yüzünde. Beyaz tenlidir bu arada. Bense açık buğdayım ama benim yüzümde daha çok leke var. Bilemiyorum. Daha çok olmasın diye kullanıyorum, cildim daha toleranssız gibi geliyor. Koruduğum için korumadığım zamanlarda daha mı toleranssızlaşmış oldu ona da emin değilim. Sonuçta bu bir sektör olduğu için asla da emin olamıyorum her şeyden ama evde sürmek filan çok gereksiz geliyor bana. Sonuç olarak günde bir kez evden çıkarken sürüyorum. Tatildeyken her denizden çıktığımda tazeliyorum ama onun harici tazelemiyorum da.

    bugün 00:45

    65. Dr. Ayşegül Çoruhlu'yu takip ediyorum. D vitamini almanın öneminden bahsetti defalarca. Güneş=kardeş diye paylaşımı da var. Açıkcası işe giderken bile güneş kremi sürülmesi yıllarca anlamsız gelmişti. Kimyasal her şeyden önce. Yazın 12-1 arası güneşlenirim, ilk yarım saat kremsiz. Son yarım saat hassas yerlere 20 faktör krem sürer kalkarım.

    Yıllardır grip bile olmadım şükür.

    Yine de herkesin kendi bedeni, kendi kararı.

    dün 21:42

    64. Küçükken annem sürmek için peşimden koşarken benimse hiç önemsemediğim bir şeydi. taa ki güneş yanığı kaynaklı yüzümde iğrenç bi yara çıkana kadar.

    Bembeyaz tenliyim deniz tuzu+güneş ikilisinin birleşimiyle olduğunu tahmin ettiğim iltihaplı ağrılı yaram ne zaman yüzüm yansa tam elmacık kemiğimin üzerinde çıkar. çıkmadığı zamanda da yerinde beyaz leke şeklinde izi var.

    Çok korktuğum için yüzüme avuç avuç 50 faktör krem sürerim. Kore more yazılmış hiç o kadar para veremem bildiğimiz markaların çocuklar için olan serilerinden kullanıyorum memnunum

    dün 10:56


    63. Güneş kremi seçerken, menşei ülkenin güneşten korunmayı ne kadar ciddiye aldığına ve ürünün fiyatına değil de; ürünün içeriğine bakılmasını gerektiğinin düşündüğümdür.

    dün 10:23

    62. Kullanmamak opsiyon dahi olmamalı bence. Ama ne kullanmalı?

     Kore ve Japonya güneş koruması anlamında aşırı takıntılı iki millet. O yüzden en güzel güneş kremlerini ürettiklerini düşünüyorum.   Ama ülkemizde ne kadar satılıyor?

     

    (gbkz: Shiseido) ve Kanebo ülkemizde satılan Japon markaları.

    Kore içinse Sulwhasoo ve Hera gibi sağlam Kore markaları. Güneş kremleri de bakım kremleri de (gbkz: La Mer) ve (gbkz: La Praire)'den iyidir.

    Çünkü güneş ve lekelenme onlar için cidden önemli.

     Siz tutup da sokak markalarını bilip onlara göre tüm ülkeyi yargılıyorsanız, Fransız iyidir diyorsanız en iyi ihtimalle önyargılı birisiniz diyenilirim. Batı üstündür diye yapılan dayatmaların sonucu olabileceğini düşünüyorum.

     O Türkiye'de adı söylenen çoğu marka Fransa'nın Loreali, Yves Rocher'i en fazla( Yves Rocher'i çok severim bu arada). Sanırım hedef kitle kpop, kdrama ile ilgili gençler o yüzden fiyatları 10-30 dolar arası değişen markalar geliyor. Onlara da fiyat bindirip satıyorlar. Bu fiyata güzel ürünler vardır muhakkak ama yararsız formüle hatta zararlı formüle de sahip vardır.

    Güney Kore'ye ve Japonya'ya giderseniz cilt bakımının, kozmetiğin halk tarafından ne kadar ciddiye alındığını bilirsiniz, o kadar çok marka var ki inanılmaz. High end ürün de var, dermakozmetik de, geleneksel Kore tıbbı da, öyle zannedildiği gibi daha ucuz alternatif değil.  En son Japonya'dan aldığım sadece yüz temizleme yağı 80 dolardı (bkz: shu uemura) Kore marka nemlendiricim ise 110 dolar (bkz: sulwhasoo). Cc kremim chanel cc kremden daha iyiydi (bkz: Hera) Bak daha seruma girmedim. Onlar da segment segment anlayacağınız.

    Elbetteki burada kastettiğim şey en iyi ürünler pahalı ürünlerdir demek değil. Fransız ve Kore kozmetiği karşılaştırılırken yanlış karşılaştırılıyor bunun altını çizmek. ben para saçmak için değil, kısıtlı zaman olduğu için alanının en iyi markalarına yöneldim, muhakkak muadilleri de vardı ama bakmadım. Bir de o dönem dolar 2 liraydı, onun da etkisi var.

    Türkiye'de şu an Kore'den tanıdığım bir kaç marka var onlar da sephora'da, clinique ayarında olan Laneige, dr jart.

     Skinfood, tonymoly ise low end markalar. Flormar gibi düşünebilirsiniz.

    O sebeple güvenilir bir güneş kremi için nasıl flormarı tercih etmiyorsak ben o segmentteki Kore marka güneş kremi tercih etmem. Onun yerine gidip (gbkz: la Roche possay) almak çok daha mantıklı. Çünkü Fransız ulaşılabilir dermakozmetik markalarının ciddi bir güneş koruma geçmişi var, yani bu alanda yatırımı ve deneyimi var. 

    (gbkz: Edit): Bu arada içerik okuyun da formülasyonu ve oranlarını bilmiyorsunuz, çok bilir gibi ahkam kesmemek lazım. (Çisem'i de çok tatlı buluyorum ama kek tarifi okur gibi içerik okuyor ve en son oxybenzon emilirse emilsin bence sıkıntı yok dedi ben şok, hamilelikte bebekte kalıcı hasara sebep olabilen bir madde)

     Ülkenin güneş bakımını ciddiye alması demek de şu, ülkenin kozmetik markaları bu alandaki arge çalışmalarına yatırım yapıyor.

     Ve regülasyonları sebebiyle meşei de önemli, her ülkeden gelen ürünü güvenle kullanamazsınız.

     

    Çok dağınık yazdım farkındayım.

    Okumaya üşenenler için özet, güneş kremi kullanın, ülkedeki Kore güneş kremlerinden ziyade Fransız dermakozmetik orta segment güneş kremi kullanın.

    Ama bu Kore kötüdür demek değil. Okurken başı şişenler için özür dilerim :) 

    dün 09:19 dün 19:07

    61. evde yaptığım eylem dışarı çıkarken de bazen unuttuğum oluyor açıkçası. çok büyütülmemesi gerektiğini düşünüyorum bu olayın. şehir içindeyseniz direkt güneş altında değilseniz kullandığınız kremin filtreleri yeni nesil kolay bozunmayan filtrelerse yüzünüzü silmediyseniz terlemediyseniz (gizlinot: yazın pek mümkün değil şahsen bu) sabahtan sürüp çıkmak sizin için bu kadar külfet olmamalı yani. influencerlar gibi evde sürülmesi gerektiğini ben düşünmüyorum şahsen direkt cam kenarında oturmuyosanız aynı şekilde. komple güneş kreminden kaçmayı da sağlıklı bulmuyorum bu arada cilt kanseri şakaya gelcek bir olay değil anti age özelliklerini geçtim odak noktamız en başta bu olmalı

    kısacası her şeyin ortasını bulmak gerek ya şu an cilt bakım rutinimde en çok değer verdiğim ürünüm güneş kremi buraya harcadığım paraya acımıyorum çünkü önemli temizleme jelimi gerekirse 13 liralık beebauty alırım nemlendiricimi simpledan alır kullanırım 30 liraya ama güneş kremime yine yatırımımı yaparım.

    dün 02:37