girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (2)
  • medya (0)

1. hırvatistan'ın türkiye'den vize istemeye başlamasıyla birlikte dubrovnik'e gidemeyen gezginler için balkan turlarının destinasyonlarına katılan karadağ'ın iki kıyı kentinden biridir. diğeri kotor'a 15 dk mesafedeki budva'dır. budva'nın "old town" kısmı olmakla beraber hem plajlarıyla hem otelleri ve gece hayatıyla kotor'dan çok daha büyük bir yerdir. yüzme ve gece hayatı için tercih edilebilir fakat biz sonbaharda gittiğimiz için önceliğimiz yüzme olmadığından çok daha otantik ve romantik olan kotor'da kalmayı tercih ettik. bu arada romantik diyorum ama sizin için diyorum yoksa ben garib anamla seyahat ettim.

kotor, azıcık nüfuslu, yemyeşil ve gerçekten de dağlık karadağ'ın adriyatik kıyısında kotor körfezi içinde yer alan, etrafı surlarla çevrili "old town" ve birbirinden güzel yazlık evlerin yer aldığı sahil yolundan oluşan küçücük fıçıcık bir yer. yarım günde gezilip bitirilir ama öyle sakin öyle huzurlu bir yer ki insanın kaldıkça kalası geliyor.

old town kısmı venedik döneminde yapıldığından tamamen italyan esintisi hakim. deniz tarafındaki büyük kapısını bir "venedik aslanı" ve tito'nun çok beğendiğim "başkasının olanı istemeyiz, bizim olandan asla vazgeçmeyiz" sözü süslüyor. kapıdan girdiğinizde ise ortaçağ'a ışınlanıyorsunuz. taş binalar, dar sokaklar, bir anda karşınıza çıkıveren minik meydanlarla bu labirent gibi yerde gezmek ve kaybolmak çok zevkli. surların tepesine kadar çıkınca manzara muhteşemmiş bu arada ama biz o kadarını yapamadık.

kalmak için old town'a sırtınızı dönünce sağ tarafta kalan kısmı tercih ettik. küçük küçük pansiyon tarzı yerler var ve önlerinden tertemiz denize girilebiliyor. ayrıca old town içinde de eski binaların çoğu butik otel olarak kullanılıyor.

karadağ'ın başkentine thy'nin seferleri var. ayrıca saraybosna ve belgrad'dan da ulaşmak mümkün ki biz öyle yaptık. para birimi ise euro ve fiyatlar henüz dubrovnik kadar coşmamış. belki sezonda daha fazladır ama biz kişi başı günlük 15 euro'ya kaldık. yemeklerde de 12-20 euro civarı ödedik. ikimiz de hasta olduğumuz için maalesef içki içemedik ama şaraplarda çok fena gözümüz kaldı. siz giderseniz bir kadeh de benim için içersiniz.

diğer gezi yazılarımda olduğu gibi bunu da kozmetikle bitirip konsepte uydurmak isterdim ama kotor en son kozmetik düşüneceğiniz yer. hele ki yanınızda sevgiliniz varsa, sarılın sıkı sıkı kaybolun sokaklarda.

9 ekim 2014 15:43 9 ekim 2014 15:52

2. gezilesi görülesi şehir. ben balkan turu esnasında gitmiştim sadece bir gün gezme fırsatım oldu onda bile hayran kaldım. çok daha fazla gezmek, en azından denize girmek isterdim. tarih orada canlı tutulmuş gibi. çok hoşuma gitmişti. yani o old town havasını çok rahat hissedebiliyor insan. zaten doğal güzellik karadağ'da coşmuş kotor bundan nasibini baya almıştı gördüğüm kadarıyla. böyle masallardaki şehirleri anımsatmıştı bana. ay geçmişe daldım ayol. keşke yine gitsem. nerde kotor günleri şimdi de Ankara'nın koyu ayazında gece götüm donuyor. (gizlinot: ashgha)

9 ekim 2014 23:55