yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (48)
    • medya (0)

    48. Bu serkan da yetti artık dizi tarihi böyle alttan su yürüten bi karakter görmedi sanırım. Yaptığı her karaktersizliğe cevap olarak eee bu sektör böyle demez mi bi de deliriyorum ya.

    Barış dicle sahnesi güzeldi diclenin ettiği laflar, beni hem bu kadar mutlu edip hem nasıl hayal kırıklığına uğratıyorsun demesi falan çok haklıydı. gerçekten barışın kıraç olayını bildiğini, berenin bi işler çevireceğini dicleye söylemesi lazımdı.

    Sanırım bu bölümde barışın emirden neden hoşlanmadığını, dicleye yakıştıramadığını da anlamış olduk. şu ozanın ifşasını yapan kız aynı şekilde emiri de ifşalamış yani emiri #dicbar ilişkisi bozulmasın diye ona buna yürüyen biri olarak gösterdiler, fena numara değil.

    Genel olarak bu bölümü sevdim. Senaryoya müdahale etmek isteyen kızlar da çok iyi düşünülmüş senaristler resmen şov yapmış bizim yaptığımız iş de kolay değil karışmayın işimize demişler.

    30 kasım 02:08

    47. senarist hanım eleştirilere dayanamamış olsa gerek 'yiyosa gel sen yaz' minvalinde bölüm yazmış. kız bu ne alınganlık iyi olsan iyi derdik (gbkz: swh)

    29 kasım 23:29

    46. Artık baygınlık veren ve başka bir şeyle uğraşılmadan izlenilmeyen dizi.

    Serhat teoman'ı severim ama serkan karakteri bu dizinin kimyasına uydu mu şimdi? Call my agent yetmedi bir de you'yu uyarlayalım dediler herhalde, ego'nun her oyuncusunu her yerde röntgenlemeler, Kurt menajerler Feris ve çınar'ın serkan'ı her yediği halttan sonra aklayıp iyimser davranmaları falan.

    Feris çok agresif davrandı ama dicle'yi kovmakta yüzde yüz haklıydı. Barış'a tamam dedik, emir'le de yüz göz olması hoş olmadı. Profesyonelliğe aykırı olmasını geçtim dizide aşk üçgenleri, ağır akan ve mantık dışı entrikalar izlemek insana sinir krizi geçirtiyor. Kafa dağıtmak için izlediğimiz dizi menajer dizisinden günlük diziye evrildi.

    ayrıca dicle de dicle. Yeni asistan kız safın önde gideni diyelim, dicle annesinin karnında mı öğrendi her şeyi? Gülin'e başlarda sinir oluyordum ama son iki bölümdür hak vermeye başladım. Dicle'yi insanüstü, süper zeka bir prenses olarak çizmeleri seyir zevkini azaltıyor. Geçen hafta barış'a attığı tirat iyiydi ama geç kalmıştı, ercan kesal'ın galasına gittikleri akşam söylemesi gereken şeyleri emir'le tanıştıktan sonra söylemesi sinir bozucuydu. Bu saatten sonra ne yapılsa toparlanmaz, ne isa'ya ne musa'ya yaranılır. (gizlinot: Umarım uzun sürer, iki sezon olur dediğim dizi bitsin diyorum artık. Şu şartlarda çalışan set işçilerine ve başarılı oyunculara rağmen final yakın gibi. Neden ekin atalar, neden? Yazık oldu.)

    Edit: ufak tefek cinayetler tablosunu sonunda gördük, çınar ece'yle sohbet ederken.

    senarist bizimle dalga geçmiş ama biz ütopik aşk hikayeleri istemiyoruz, entrikası az eğlencesi ve menajer kısmı çok bir dizi istiyoruz. Ratingler demeyin, ilk bölümler seyircinin istediği gibiydi ve ratingler daha yüksekti. (gizlinot: Kendimi ergen fanlar gibi hissettim, "biz"li konuşmalar falan, oldu olacak change.org'da imza kampanyası başlatayım.)

    29 kasım 22:17 29 kasım 23:40


    45. ilk bölümlerini çok severek izlemiştim. şuan asla sarmıyor tamamen dicle'nin aşk hikayesine dönmüş dizi :( bu arada orjisini de izledim bizdeki oyuncuları çok iyi seçmişler.

    23 kasım 21:49

    44.   Fransız versiyonunu bayılarak izlemiştim akıcı bir şekilde gitmişti, sıkılmamıştım; menajerler, büroda geçen olaylar ön plandayken bizdekinde Dicle nin hikayesini görüyorum sadece. Orijinalinde her bir karakter üzerinde çok güzel ve sıkıcı olmayacak şekilde durulmuş. Yerli versiyonda ilk bölümler Güzel giderken sonradan sıkıcı oldu. Oysa başrol oyuncularını görünce tam çerezlik dizi diye başlamıştım. Ama hakkını yemeyeyim Türk dizisi  olmasaydı merak edip orijinaline bakmazdım.

    23 kasım 21:39

    43. Yerli versiyonunu bilmem de fransız versiyonu çok hoşuma gitmişti. Eski fransız oyuncuları görmek de keyifliydi. Karakterleri hemen benimsedim, komedi dozu da iyiydi öyle kahkaha atmalı değil ama güzel. Özellikle Oyunculuğu çok çok beğendim. Bir de O lezbiyen karakteri yerli versiyonda nasıl yansıttılar acaba hahahaahh neyse 4. Sezon halen netflix'e gelmemiş, indirip izleyeceğim artık.

    23 kasım 21:25

    42. youtubeda diziyi izleyip yorum yapan kitleyi kesinlikle anlayamıyorum. feris'in dicle'yi kovmasına yapılan yorumlar o kadar saçma ki. feris dicle'yi kovmakta %100 haklıydı. bu işe girerken oyuncularla iş dışı bir ilişkisinin olmaması gerektiğini dicle'ye söylemedi mi? evet söyledi. ee o zaman? dicle'nin hem barışa dibi düşüyo, hem de emirle bildiğimiz randevulara çıkıyo. yani sonuçta barış'la da aralarındaki bir tension vardı, şimdi emirle de aralarında bir şey var (vardı diyorum çünkü yeni senarist dicle'nin barış'ın birbirine aşık olduğunu unuttu!). bu durumda feris dediklerinde haklı. ayrıca kendisine bu kadar güvenirken asıl feris'i sırtından bıçaklayan, iyi niyetini suistimal eden ve de yalan söyleyen dicle oluyo. o yüzden ne b*k yersen ye lafını da sonuna kadar hak ediyo. o barış'a yaptığı benim yolum belli yannız !!11!!! konuşmasını yaparken emir'le yasak olmasına rağmen date'lere çıktığını, emir'den hoşlanmasa da bile çocuğun ona karşı olan ilgisine bir nevi karşılık verdiğini, bunları yaparken de aslında işinin kuralı gereği bunları yapmaması gerektiğini ve aslında barış'a aşık olduğunu unuttu sanırım.

    bir diğer konu dizideki main ship dicle ve barış olmasına rağmen, dicle ve emir yapılmaya çalışılması. bence emir aşırı sığ bir karakter. dicle'nin kendisinden hoşlanmadığını bilmesine rağmen ısrarla üzerine düşmesi, mesaj atması falan gerçek hayatta başımıza gelse bu çocuktan nasıl kurtulurum acaba yaa diye düşüneceğimiz bir tip. barış ise son bölümlerde tamamen senaristin yazım şekli ile hurdaya dönmüş bir karakter. özellikle dünkü bölümde feris'in barış'a sen böyle biri değildin seni tanıyamıyorum artık demesi sanki benim iç sesimdi. bu bile aslında barışın ilk bölümlerde yaratıldığı karakter çizgisinin dışına çıkarılmasını gösteriyor ve diziye bi olmamışlık havası veriyor. bu nedenle de reytingleri düşüyor. ayrıca dizideki diğer asistanların hiçbir hikayesi yok ve bence kesinlikle olması gerekiyo. ama yazılan sahneler o kadar sıkıcı sahneler yazıyolar ki izlerken uyuyakalıyorum falan. o nedenle şu an hiç olmasa daha iyi olur.

    son olarak da uzun bir aranın ardından irem derici ile nihayet düzgün bir hikayesi olan konuk oyuncu alındı. mesela hazal kaya gibi bir oyuncuyu çağırıp çöp bir kurgu yapacağınıza hiç çağırmayın daha iyi..

    neden bu kadar uzun yazdım bilmiyorum ama sanırım dizinin göz göre göre kötü yollarak gitmesine gönlüm razı gelmiyor. bir de senarist büyük ihtimaller bütün yorumları okuyo ve senaryoyu ona göre şekillendiriyor. o nedenle eyy senarist lütfen insanların ne dediklerini takmayın.

    23 kasım 20:52 23 kasım 20:54


    41. dicle'nin barış'ı reddettiği sahneyi beğenenlerle aynı diziyi izlemiyorum herhalde ben. dicle'nin yok yolu belliymiş de, yok efendim barış ona üç gün öncesine kadar ismiyle bile hitap etmiyormuş da. dicle'nin üç gün öncesine kadar dibi düşüyordu bu çocuğa, bitki çayım dediği sahnede kikirdeyen kız barış'ın söylediklerinden şimdi mi rahatsız olmaya başladı?

    ekin atalar hanımefendi zahmet olmazsa kendinden önceki bölümleri bir izlesin, böyle bir tutarsızlık olamaz çünkü.

    23 kasım 20:25

    40. ——spoiler——

    Dizi klişe ve gereksiz uzun bir hale gelmeye başlamışken Dicle’nin barış’ı reddetme cümlesi çok hoşuma gitti. “Benim yolum belli, çizgim belli, ne yapmak istediğim belli. Yolumu çizdiğimde de beni gerçekten seven değerimi bilen biriyle olacağım. ” burada da yolunu çizmeye çalışan herkese tavsiye olmasını dilerim. güçlü ve entrikasız kadın karakter görmek ilaç gibi geliyor bana, ben bu yüzden diziyi izlemeye devam edeceğim. 

    ——spoiler——

    23 kasım 12:43

    39. Normal hayatta olsam mantıklı düşünüp emir derin ama barış'a eriyorum ne kadar tatlı çocuk. O yüzden ikisi arasında kararsızım. Bir de Emir biraz ergen irisi gibi dururken barış daha yakışıklı geliyor. Ayrıca emir tamamen duygusuz gibi, barışın iyi ya da kötü duygu durumu daha güzel yansıtılıyor. emir karakterinde hiçbir şey görmedik. Karakteri nasıl geçmişi nasıl bilmiyoruz. Barış karakteri yaşadıkları vs. Daha dizi için dolu gibi geliyor.

    Ayrıca senarist değişikliği diziyi ciddi anlamda kötü yaptı. Ben yazsam daha çok sahne çıkartırım. Mesela diğer asistanlarla ilgili hiçbir şey yazılmıyor. Bu bölüm çınar hiç yoktu neredeyse. Dizi baba-kiz ilişkisi üzerine kurulu ama bu bölüm 1 dakika bile o ilişkiyi görmedik. Sırf oyuncuları ve konuyu sevdiğim için izliyorum yoksa gitgide kötülemeye başladı dizi. Halbuki 2 saatten uzun bir dizi nasıl güzel doldurulur.

    23 kasım 12:15

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar