girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (5)
  • medya (0)

1. 31. ayetin tüm mümin kadınlara flaş patlattığı suredir.

18 eylül 2016 23:52

2. 31. ayetteki "ayaklarını yere vurmasınlar" dan benim anladığım "topuklu ayakkabı giymesinler, tak tak ses çıkarıp insanların beynine beynine vurmasınlar.şüphesiz ki sessizlikte huzur vardır"

ama bir dakika! kur'an'ın gönderildiği dönemde arap yarımadasında topuklu ayakkabı yoktu ki?? burdan da kur'an'ın tüm zamanlara gönderilmiş olduğu varsayımını yapabiliyorum.

şakası bir yana, kur'an-ı kerim fonetiği, okunuşu/seslendirilişiyle huşu veriyor, meraklandırıyor. ama türkçe çevirisine daldığım anda ordan burdan çekiştirmekten bitap düşüyorum.

geçen gün farkettim ki kur'an-ı kerim aslında erkeklere yazılmış, sadece erkeklere hitap eden bir kitap. kadınlar hep erkekler üzerinden konumlandırılıyor, şekillendiriliyor. çok az kuran ayetinde direk kadınlara birebir hitap şekli kullanılmış. onda da çoğunlukla hafif bir kulak bükme niteliğinde uyarı var.

kur'an'a göre kadınlar aciz, kadınlara güvenilmez. bu yüzden kadınlar yarım hak miras alıyor. bu yüzden kadınların ancak iki tanesi bir araya geldiğinde şahitlik yapabiliyor. bu yüzden kadınlar örtünmeli. bu yüzden kadınlar, erkekler tarafından -evlenmek suretiyle- koruyup kollanmalı. nisa, nur ve benzeri pek çok surede gördüğüm çerçeve bu şekilde çizilmiş. anlamıyorum. anlayamıyorum. gerçekten ne kadar zorlarsam zorlayayım kendimi, kafam basmıyor.

bana göre ise erkek aciz. bu yüzden kadını kapatarak tahakkümü altına almaya çalışıyor. (çünkü kontrol edemediği aslında kadın değil, kendi zihni/düşünceleri) bu yüzden evlenip kendini garanti altına almaya çalışıyor. (çünkü aslında kendini ve bir evi çekip çevirebilmesi çoğunlukla zor, bir kadın hayatını tek başına sürdürmeyi becerebilir)

ayrıca beni türkçe çeviriyi okurken en çok zorlayan noktalardan birisi de; ayetlerin konudan konuya atlaması. belki hakaret ediyorum gibi anlaşılabilir bu cümlem ama okurken resmen ambale oluyorum. konu bütünlüğü olmayınca "haydaa az önce evlilikteki mehir oranlarından bahsetmiyor muyduk? ne ara oruca geçtik?" diye düşünceler üşüşüyor habire elde değil. (örnekler öylesine verilmiştir.)

mesela hala şöyle sorular sorulabiliyor internette:

(link: https://sorularlaislamiyet.com/islamda-cariyelerin-konumu-nedir-birden-fazla-cariye-edinmek-caiz-midir islamda cariyelerin konumu nedir?birden fazla cariye edinmek caiz midir?)

yıl olmuş 2016 muhabbeti yapamam, bu soru 2006'da sorulmuş ama tuhaf değil mi yine de?

cevap uzun, ben kendimce takıldığım kısmını kopyalayacağım:

"Diğer taraftan, karşı taraf, Müslümanları esir etmekten geri durmuyordu. Dengenin temin edilmesi için Müslümanların da onlardan esir almaları gerekiyordu. Böylece hem denge temin ediliyor, hem de karşı taraf kuvvetten düşürülüyordu. Ayrıca alınan esirlerle Müslüman esirler takas yapılarak, Müslümanlar esaretten kurtarılmış oluyordu. Yine esirler fidye karşılığı serbest bırakılmakla İslâmiyet'in yayılması için maddî destek temin ediliyordu.

Görüldüğü gibi, köleliği ve cariyeliği ilk defa İslâmiyet icat etmemiştir. Birtakım zaruretler sebebiyle her ne kadar ortadan kaldırmamışsa da, onu tamamen hürriyete yol açabilecek şekilde ıslâh etmiştir."

cariyeliği islam icat etmemiş evet ama net bir hüküm koyarak kaldırmamış da. istese koyamaz mıydı yani?

çok şükür ki kur'an'a yetimleri, öksüzleri koruyup gözetmekle ilgili hükümler koyulmuş. yoksa bu islam alemi onların haklarını korumayı akıl edemeyebilirdi.

"deistsen deistliğini bil, bu kadar çok soru sorup bizim de imanımızı zedeliyorsun, löyörögöt" demek isteyen varsa, başım gözüm üstüne. (link: https://gnclblg.files.wordpress.com/2010/10/layorogot.jpg löyörögöt)

19 eylül 2016 00:57

3. (bkz: thank god, i'm an agnostic!)

19 eylül 2016 02:19


4. hepsini okuduğum sure. yine kadınlar ve kadınların hayatını zorlaştırma üzerine, şaşırtıcı değil.

19 eylül 2016 15:17

5. kölelikten bahseden sure. hmm. tüm insanlığa gönderilmiştir.

19 eylül 2016 16:45