sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (26)
  • medya (0)

1. ahh ah. Belki en acını vereni belki en eğlencelisi ve belkide en safça olan duygular

24 ağustos 2014 19:05

2. 30 yaşına yaklaştıkça azalan durum. şahsen 27 yaşımdan sonra bir daha böyle bir şey yaşamadım. haa kaç kere yaşadım derseniz 2 kere oldu. o kişiyle karşılıklı aşk yaşarsanız emin olun aşk meşk o ölçüde kalmayacaktır. önemli olan uyumdur. uyumlu olunca, aşk da olunca evlilik olur. evlilik olunca bunlara ek olarak alışkanlık olur. eşinizin elini kolunu kendi eliniz kolunuz gibi hissedersiniz belli bir süreden sonra. ki emin olun bu aşktan sevgiden bile daha güçlü bir duygu...

edit: bu arada çok konuşmuşum ya...

24 ağustos 2014 23:03 24 ağustos 2014 23:03

3. birini delice seversin. kafanda allahım neler dolanır neler. aradan yıllar geçer ve o kişiyi görürsün. kafandakinden daha beter görünümdedir. dersin ki len ben bunca yıl buna mı aşık olmuşum. bence bi an önce gerçek dünyaya geri dönmeli.

yada tam tersi evlendin diyelimki bu aşkınla. evdeki hal ve hareketleri yine senin kafanda hayal ettiğinle hiç alakası yok. naman nallahım diyorsun. aşk evliliklerinin kısa sürmesinin sebebi belki de bu. ne hayal, ettik ne çıktı misal.

25 ağustos 2014 16:24

4. Bir noktada önünü almak gerekir. Tamam belki bir süre birini uzaktan sevmek tatlı gelebilir ama kimse platoniğinin düşündüğü kadar mükemmel değildir. Sadece biz onu çok idealize ederiz.

Gerçeklerden kopup kendimizi gereksiz üzüntülere sokmamak için önce platonik etraflıca araştırılmalıdır. Eğer hayatında biri varsa hiiiç bulaşmamakta fayda var. unutmayın yuva yıkanın yuvası olmaz.

Eğer yalnızsa çevresine dahil olup, ne yer ne içer ne sever öğrenip oradan yürünebilir. En olmadı gider konuşursun, sen lafını ortaya koy sonra o düşünsün.

Ne yaparsan yap yıllarca platonik takılıp kısmetini bağlamaktan iyidir. Hayat o derece uzun değil çünkü.

10 eylül 2014 21:55

5. Sanırım hayatta yaptığım en büyük aptallıktır bu, çok acı çektim bu takıntıdan kurtulmak için psikoloğa bile gittim.Şahsen gerçek aşk budur karşındakinden hiçbir beklentin yoktur öyle saf saf hayaller diyarında yaşarsın bir müddet sonra gerçeklikten kopar orada yaşama devam edersin öyle ki ben üniversite tercihimi onun okuluna göre yapmıştım hala pişmanım ne oldu derseniz hiçbir şey,artık bu durumu trajikomik buluyorum hala aklımda 4 sene oldu rekora doğru koşuyorum bence

14 eylül 2014 21:22

6. Annem hiç sevmezdi hatta nefret etti sevgilisi olduğunu öğrendiğim zaman onun için deli gibi ağladığımı gördükten sonra. Seneler sonra bir araya geldik dizi izledik uyukladık yemek yedik. Beraber uyuduk bir şey yaşayamadık dokununca bir tuhaf geldi ısınamadım. Arkamı döndüm uyumaya çalıştım ama ne mümkün hayatımdaki en berbat en sesli horlama. Sabaha kadar gözümü kırpmadım horladıkça horladı. Sabah beni işe bıraktı ve hoşçakal. Hayaller falan hayal işte olmuyor kısacası. Bir araya gelince bu mudur oluyor. Horlama değil sebep. Sen hayalindeki bekliyorsun ama o aslında hiçbir zaman hayalindeki insan olmamıştır olamayacaktır.tabi bunu bir araya gelip gerçeği göremeden idrak edemiyor insan.

14 eylül 2014 21:54

7. Son 4 aydir karşı komşumuzun oğlu olan zat-i şahaneye beslediğim his. Bazen kendi kendine "ergen misin yavrum, git evlen coluk cocuga karış, ne platonigi allasen" diye kizsam da çok güzel kirpikleri var zalimin ya :) tabii onun benimle muhabbeti "Günaydın" "iyi akşamlar"dan bir adım öteye gitmiyor. Bunda benim ev hali, perisan, makyajsız bir halde balkonda gobegimi şişire şişire sigara içmemin, onun balkona çıktığını fark etmeyip über detone sesimle "sıla mıaa gurbet miie adını sen kooooy" şeklinde şarkı söylememin de etkisi büyük tabii.

Evlensek be ! :)

25 eylül 2014 10:00

8. lisedeyken yaşamıştım. hepsi bu.

ondan sonra da; ohhoo.. aklında yoktuysa da ben soktum (gizlinot: (;)

25 eylül 2014 13:07

9. onun çok beğeneceğine emin olunan bir şeyi internetten zar zor almak, içine notlar yazıp adresine kargolamak, kargoyu bizzat kendisinin teslim aldığını öğrenmek, karın ağrısı ile söyleyeceklerini beklemek, günler-haftalar-aylar geçmesine rağmen hiçbir şey söylememesi.

otobüste yanımda oturan kişi hapşurduğunda bile "iyi yaşayın" derim ben.

o bana birşey demedi.

tek bir kelime söyleseydi platonik olmayacaktı. o günden beri "platonik" kelimesi anlam kazandı.

25 eylül 2014 14:40

10. Ben bu meret yüzünden neredeyse fenafillah'a erişiyordum :)

Şaka bir yana hala aklıma gelince içim burkulur...

26 kasım 2014 22:21