76.
birisi yorumlarda anonim olarak şöyle bir şey yazmış.
belki o yorumunu silip gidecek ama ben bu kadar akıllıca bir çözümlemenin ortadan kaybolmasına izin veremezdim. o kadar güzel açıkmış ki, bu tecrübeler çok kıymetli. yapıştırıyorum alta, iyi okumalar ^^
"aslinda "evlenmeden once sevismeyin, erkegin ayagina gitmeyin, buyuk hediyeler almayin, hesaplari odemeyin"in altinda sandiginiz gibi muhafazakarlik veya kadin narin bir cicektir, erkek gucludur ve kadina para harcamalidir" gibi bir fikir yok. cok daha onemli bir fikrin iliskisel pratikleri bunlar. bazi ilkelerin nasil uygulanmasi gerektigini dogrudan soylemis oluyorlar. mesela, "seni somurmeyi hedefleyen bir sistemde, sana zarar vermesi muhtemel bir canliya karsi sinirini ciz, ozel ve kiymetli seylerini onlara degeyecegini kanitlamayan insanlara sunma, zihinsel, fiziksel ve maddi imkanlarini sunmadan once karsidaki kisinin sadece bunlari somurme amaci tasiyip tasimadigini gozlemle, bu kavramlarin karsi taraf icin ne ifade ettigini ve senin icin ne ifade ettigini dusun, nasil bir insan istedigini ve karsindakinin buna ne kadar uydugunu, iliskiden ne bekledigini iyice anla" demek o kadar havada kaliyor ki. kadinlarin cogu sinir cizmesi gerektigini biliyor, nasil cizecegini bilmiyor. ama kadinlarin cogu ilk bulusmada sevisme, ust uste hesaplari oduyorsan bi dur dusun, ozel gunlerde hic cicek gelmiyorsa iliskiyi sorgula" tarzi seyleri daha kolay pratige dokebiliyor."
34.
Bu nasıl yapılıyor biri bana öğretsin ya. Oğlana nasıl gel gel yapılır :D
Şaka bir yana da, artık neredeyse 30 olmuş bir ablanız olarak flörtle vakit kaybedemediğimi fark ettim. Flörtler beni yalnızca ufaktan heyecanlandırıyor. Hayatın tuzu biberi diyor ya.
Beklentim "bir kahve içebilir miyiz? Ben seni tanımak istiyorum." Noktasında.
Bir flört ya nettir, ya göttür 👍🏻
5.
Kaç kere izledim belli değil o kadar güzeldi. Unutup tekrar izliyorum. Amsterdam versiyonunu yeni gördüm ona başladım. Hiç bitmesin istediklerimden..
4.
Güçlü kadın hikayelerini izlemeyi her zaman çok sevmişimdir bu dizi de tam olarak o türde. Gerçek duygusal ve yer yer zorlayıcı ama bir o kadar da ilham verici. Ana karakterin yaşadıkları hayata tutunma çabası ve anne olarak verdiği mücadele beni çok etkiledi.
Dizi yoksulluk, sistemin adaletsizliği, anne-kız ilişkileri ve hayatta kalma mücadelesini sade ama çok etkileyici bir şekilde anlatıyor. Keşke daha önce izleseymişim dedim. Uzun zamandır bu kadar duygusal ama umut dolu bir yapım izlememiştim. İzlemeyi düşünenlere kesinlikle tavsiye ederim.
1.
Sevgilimle evlilik düşünüyoruz kendisinin eski evliliğinden bir çocuğu var(benim eski öğrencim) ve benden çocuk istemiyor ayrıca eski eşi ondan mal koparabilmek için boşanmış o yüzden kimseye güvenim kalmadı nolur beni anla dedi ve evlilik sözleşmesi istediğini ama bunun sadece kendini güvence altına almak olduğunu beni çok iyi şartlarda yaşaracağını söyledi. Ben eğer çocuk istememeye devam edersen ayrılırım ben bir aile kurmak istiyorum dediğimde sen de haklısın ama ben olmasam zaten bekarsın hem biliyorum sen benden ayrılamazsın diyor birbirimizi seviyoruz diyor beni kaybetmekten çok korktuğunu söylüyor bunu belli de ediyor uçan kuştan kıskanıyor ama böyle talepleri var sizce ben ne yapmalıyım
8.
Geçen mart ayı kadıköy civarında dükkan bakıyorum, gümüşçü açacağım. Ailemle ortak bir birikim var, daha doğrusu ailemin zar zor biriktirdiği azıcık bir para. İşte anca dükkanı kiralamaya yetecek kadar bir miktar diyeyim. Bir dükkan buldum, o kadar merkezi bir konumda ki önünden insan geçmediği an yok. Bölgeyi bilenlere Tam konum vereyim, Çilek sokak ile bahariye caddesi arasında bir yerde. İspark var ya onun yanında. Kira ucuz ama dükkan çok eski ve çok fazla eksiği var diye (gizlinot: Wc yok, kepenk kötü ve cam vitrin gibi bir şey yok. ön kısmı allaha emanet) öyle herhalde diyorum. Geziyoruz kardeşimle, kolonlar patlak. Orada bir işkilleniyorum, emlakçı sıva çatlağıdır diye geçiştiriyor ama kuşku düşüyor içime. Neyse çıktık adama düşünelim tekrar konuşalım minvalinde konuşuyoruz, yanda bir börekçide son derece yaşlı ve tuhaf giyimli bir kadın bana eliyle gel işareti yaptı. Emlakçı aman boşverin delidir herhalde gibi bir şey dedi, başka bir iki şey konuştuk ve adam ayrıldı. Bizim de o kadının tarafından yürümemiz gerekiyor caddeye çıkmak için, tam yanından geçerken kadın bizi çağırdı sesli bir şekilde. Kadın gerçekten hem çok yaşlı hem de konuşması asla anlaşılmıyor. Bağırarak bir şeyler anlatmaya çalıştı bize ama asla anlayamadık. Yanında genç bir çocuk oturuyordu, muhtemelen o börekçide çalışıyordu. Dedi ki "teyze mahallemizin demirbaşıdır, buradaki herkesi tanır ve her şeyden ilk onun haberi olur. Baktığınız dükkanın olduğu bina kentsel dönüşüme gidecekmiş, orayı kiralarsanız zarar edersiniz diyor" dedi. Teşekkür ettik, ayrıldık.
Birkaç ay sonra sırf merakımdan o dükkana gittim. Arkadaşlar bizim paramız gerçekten son kuruşuna kadar helalmiş onu anladım. Dükkan bizden sonra tutulmuş, dizayn da edilmiş belliydi ama kepenkler kapalı. Hem de gün içi. yanında o kadının oturduğu börekçi bile kapatmış ve camları sökülmüş. Binaya baktım yarısının perdesi yok taşınmışlar. Ben borç edip girecektim o dükkana. Belki bir kuruş kar edemeden kapatmak zorunda kalacaktım.
Hızır aleyhisselam kadın kılığına girmez derler ama o teyze benim için hızırdı. Allah ondan razı olsun, hala bir yerlerde iyi insanların olması çok güzel...
3.
Kendine iyi davran, seninle yaşamak bir ömür sürecek.
75.
Her şeyin en iyisine layık olduğumuza önce kendimiz inanmazsak, çöp gibi değersizleştiriliriz.
74.
Bunu hem yasayip tecrube ettigim hem de cok sevdigim, iliskiler hakkinda videolar paylasan bir influencer'dan duydugum bazi seyleri paylasacagim.
İliskide her zaman sevilen ve deger goren olmak istiyorsak her zaman enerjimizi kendimiz ustunde tutmamiz gerekiyor.
Karsi taraf sana cicek aliyor, seni tatile goturuyor, en sevdigin filmi hic tarzi olmamasina ragmen seninle izliyor, birsuru jest yapiyor falan filan...
Kadin olarak dusunce seklimiz "yaa ne kadar iyi bi erkek!! Ne kadar dusunceli, ne kadar ince" vs vs diye bir suru dusunce. Hepsi de "ona" dair.
Ama Bunu degistirince her sey degisiyor. Dusunce seklimiz soyle olmali; ben mukemmel bi kadinim tabii ki cicek alinmasini hak ediyorum, degerli bir kadinim tum bu jestleri zaten yapmasi gerekiyor?? Diye dusununce bizi daha da memnun etmek icin ugrasiyor karsi taraf. Biz erkekler icin iyi bi sey yaptigimizda bizim ne kadar iyi birisi oldugumuzu degil, "kendilerinin ne kadar super" olduklarini dusunurler.
O seni seviyor, o seni sevdikce sen de kendinin ne kadar mükemmel bi kadin oldugunu dusunup "kendini" seveceksin. Sen kendini sevdikce, o seni sevecek. Yaptigi jestler onunla degil, senin bunu hak ediyor olmanla ilgili.
Enerjiyi kendimize cevirdigimizde insanlarda daha fazla baglanma duygusu yaratiyoruz.
3.
Bana kendi hayatımı derinden sorgulatan ve diziye değil, kendi hayatıma hüngür hüngür ağlatan bir dizi oldu. Alex'e eşinin fiziksel şiddet uygulamadığı halde hiçbir güvencesi olmadığı yokken evi çocuğuyla beraber terk edişi ile kendimin alkolik eşim tarafından fiziksel şiddete maruz kalmama rağmen çocuğumla evi hiçbir zaman terk edemeyişim... Oyuncaklarına, kıyafetlerine takıntılı bir çocuğum var ve her gün kreşe giderken farklı oyuncaklarını seçip çantasına koyması, giyeceği kıyafeti kendi seçmesi ve bunun gibi daha birçok detay... Yani Alex gibi bir sırt çantası alıp çocuğun elinde tek bebekle yollara düşemem. Ama kendi evimizde kendi savaşımı verdim, çok uzun sürdü ama alkolü bıraktı. Bize, özellikle de bana karşı ilgisizliği devam ediyor. Bakalım o zamanla düzelecek mi? Bu arada aile durumum Alex'ten daha kötü. Babam felç, annem ona bakıyor, düzgün evleri yok.