sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (12)
  • medya (0)

1. her takım 6 kişilik olmak üzere 2 takımın karşılıklı oynadığı ana materyali top olan takım sporu. takımlar topu ortadaki filenin üstünden, sayısı 3ü geçmeyecek paslarla karşı tarafa atarlar, top hangi taraftan karşılanamazsa diğer takım 1 sayı kazanır. ayrıca topu dışarı atan veya fileye takan takım karşı takıma 1 sayı kazandırır. oyun her set 25 sayılık olmak üzere amatörde 2, profesyonelde 4 setten oluşur, beraberlik durumunda 15 sayılık +1 set oynanır.

(yazar: skyfall) uktesiydi.

23 kasım 2015 20:10 23 kasım 2015 20:12

2. lisede okulun takımında oynamaktan üniversiteye geçince yalnızca bir piknik aktivitesine evrilerek herkesin hayatına bir şekilde tutunmuş olan yegane spor.

23 kasım 2015 20:43

3. çok sevdiğim ama bir türlü oynamayı beceremediğim spor. lisede öğle araları oynardık, benim vurduğum top ya dağa giderdi ya bağa. bir de el ayasıyla mı desem hani şu dur işareti gibi vurmaca var ya, şaaak diye tokat atar gibi nasıl geçiriyonuz o topa ya :( benim vurduğum top iki metre gitmezdi . voleybolculara hep imrenmişimdir. :( (gizlinot: yazar cahillikten ve beceriksizlikten öldü :()

23 kasım 2015 22:45

4. lisede beden eğitimi hocalarım uzun boyumdan dolayı beni takıma çağırmıştı. okulum gerçekten inek sayılabilecek bir okuldu, spor kulvarında başarısızdı yani. bir futbol takımımız vardı o da zaten mezunlarla bitti. kilolarımı yeni verdiğimden dolayı da güçsüzdüm, kendime de güvenim yoktu. hocalarım sağolsun valla beni eşek gibi çalıştırdılar. tiyatro çalışmalarından çeker getirirlerdi. sonra ne mi oldu? üniversitede oynamaya devam ettim, hatta bi kulübüm de oldu, ama geçen sene yaşadığım sakatlıktan dolayı ara verdim. şimdide dönmeye yemiyor.

3 temmuz 2016 01:47

5. orta okulda lisanslı olarak yaptığım spor. antremanlar harici maçlarda top toplamak ve gittiğimiz kantinlerde ne çeşit yemekler var onları görmek için takıma katılmıştım.

edit: anlatamama bozukluğu.

23 ağustos 2017 17:05 23 ağustos 2017 17:25

6. yukarıdaki girdiyi görüyor ve arttırıyorum. ilkokulda beden dersimize birkaç hafta süreyle voleybol antrenörü gelmişti. ben de belki uzarım diye nasıl hevesliyim oynamaya ama yetenek sıfır hatta sıfırın altında ölçülen en düşük derece... top yüzüme çarpınca topa dokundum diye seviniyorum. bir de her oynayışımda uzayacağımı düşünüp ölçülüyordum. neyse bu antrenör beni yanına çağırdı "voleybolu seviyor musun?" dedi. ben nasıl mutlu oldum ama a-haa dedim içimdeki sevgiyi gördü. evet dedim "seviyorsan oynama." dedi. hayatımda hiç bu kadar utanmamışımdır sanırım. sonrasında arkadaşlarım anlamasın diye sakatlanmış gibi yapmıştım.....

24 ağustos 2017 00:42

7. voleybol bizim ortaokul-lise zamanlarımızda okulların kıyasıya çarpıştığı bir spor dalıydı.

Lise döneminde aynı mahalleden çoooooook beğendiğim bir çocuk rakip lisede ve takımın kaptanıydı. Onlarla oynanan maçlarda tribün kavgaları çıkardı.

Kavgalardan çok hatırımda kalansa o çocuğun bam bam vurduğu smaçlar ile aldığı sayılardı.

Kahrolsun ergenlik :)

24 ağustos 2017 16:20

8. ergenliğimin kanayan yarası... orta okuldayken, beden eğitimi derslerimiz diğer sınıfla ortaktı, dolayısıyla her sınıftan bir 6 kız yedekte kalıyordu voleybol oynarken. hep kenarda beklemek, ağlayarak geçen beden dersleri demek voleybol benim için. çünkü sınıfımızın diğer kızları bir milli voleybolcu edasıyla oynarlardı, toplara vuramayan bana yer yoktu. yedeklere sıra geldiğinde de bana hiç top gelmezdi, geldiği zamanda önüme biri atlardı. ne vardı yani az bana da izin verseydiniz ya kızlar? o yüzden insanlar bir top bulup çember yapıp hadi oynayalım dediğinde bile yavaşça ortamdan uzaklaşıyorum. bi de tüm arkadaşlaırımın çabasına rağmen manşet vurmayı öğrenemedim -.-

25 ağustos 2017 09:46

9. Ortaokuldayken sürekli bahçede oynardım. Beden dersinde hoca maç yaptırırken oyuna en ruhunu kaptıran, sürekli voleybol maçı takip eden bi tiptim. Hatta okul takımı seçmelerini kaçırdığımda sınıf öğretmenim beden hocasıyla görüşmüştü. Beden hocası da beni antrenmana çağırmıştı (gizlinot: Beğenseydi seçecekti belkide). Fakat beni çağırdığı gün matematik kursu vardı. Ben de salak gibi "matematik kursuna gitmem lazım.herkes bana salak diyip duruyo" diyerek gitmemiştim. Sonuç: matematikle o andan beri hiç barışamadım ve sözel bölümlerle devam ettim hayatıma. Belki o gün antrenmana gitseydim herşey farklı ilerleyebilirdi.

O günden sonra teneffüslerde oynayarak voleybol açlığımı kapatmaya devam etmiştim. Gerçi şimdi topu atsalar manşet bile atamam galiba -.-

25 ağustos 2017 09:57

10. babam da mı smaçördü be hehey.. bir çakardım smaçı parkeler kırılırdı.

25 ağustos 2017 10:30