yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (12)
    • medya (0)

    1. erkek dünyası ve özelikle "sırtlanlar" hakkında bilgiler veren youtuber, yazar. Ancak kendisine ne yapmış bilmiyorum ama ne yapmışsa gayet iyi olmuş şimdiki hali. Eski fotoğrafları için,

    (link: http://www.isfikirleri-girisimcilik.com/wp-content/uploads/2014/09/bovizza.jpg )

    (link: https://i.imgyukle.com/2019/07/16/ke44be.png )

    bilmeyenler için son hali,

    (link: https://www.magazinizmir.com/images/haberler/27163.png )

    edit: spor tarzın ve zayıflığın bir insanı daha genç gösterdiğinin kanıtı.

    16 temmuz 2019 14:02 16 temmuz 2019 14:15

    2. harika youtube kanalı olan neşeli bir kişilik, aynı zamanda yazar. kendisi erkekler dünyasından çeşitli tavsiyeler vererek, erkeklerin düşüncesini açığa çıkarıyor.verdiği taktikler takdire şayan olduğu gibi kendisi aynı zamanda spritüel konularla da ilgili. Anlatımlarının çoğunda, kişinin kendine saygı duyması gerektiğini, öz-sevginin (self love) önemini vurguluyor.

    Genç kızların edinmesi gereken düşünce, tavır ve zihniyeti tüm videolarında dile getiriyor. erkekleri sırtlan ve aslan (alfa) olarak ikiye ayırıyor ve hangi niyetle yaklaşanın tek gecelik ilişki peşinde sırtlanlar olduğunun tiolarını veriyor. Özellikle 16-21 yaşlarda bazen aşıkken bunu göremeyen genç kızlarımızın kulağına küpe olması gereken tavsiyelerdir. kızım olsa kesinlikle bu kanalı izlemesini tavsiye ederdim.

    "adil bey ya giderse diye soruyorsunuz sana değer vermeyeni bırak gitsin sana başka erkek mi yok" spoilerını vermeden edemeyeceğim. bu, birkaç videosunda kullandığı bir cümle olmakla birlikte kendi kendine attığı şen kahkasıyla sanki komşu çocuğu erkek kankamızın verdiği ilişki tavsiyeleri samimiyetinde.

    izleyicisi bol olsun. adil yıldırım eğer burayı okuyorsan sevgiler.

    (link: https://www.youtube.com/channel/UCBcWPEzjAZVwfe7x2ELEYHw/videos link eklemesek olmazdı)

    4 mart 2020 14:29

    3. Yaz sonu gibi keşfettim sanıyorum. Yaşıtım oğlak erkeği. Enerjisi güzel ve birini okuduğum, diğeri bekleyen iki kitabını da aldım videolarını izledikten sonra. Kişisel gelişim kitapları değil belirteyim. Pembe dizi kıvamında çok da edebi bir beklenti içine girmeden okuyabilirsiniz. Lakin ana karakter anladığım kendisi. Zaten pek çok videosunda kendinden örnekler verir. Zamanında kendinin de sırtlan diye bahsettiği erkek modeline yakın olduğunu düşünüyorum. En azından çok çapkınmış. İtalya' da uzun süre kuaför salonları ile çalışmış loreal bünyesinde. Kadınlar sayesinde kadınlara dair çok şey öğrendim diyor her zaman.

    Aslında herkesin belki bildiği ama görmezden geldiği noktaları derleyip biraz gözümüzü sokuyor kendisi. Spritüel konulardan da bahsediyor ve genel olarak aynı bakış açısına sahip olduğumuz için haklı yanları olduğunu düşünüyorum ama videolarına bazen adil'ciğim gereksiz gizem yaratıp uzatıyorsun. Biz seni böyle de seviyoruz papatyam. Cayır cayır yakıyorsun konularınla takipteyiz.

    5 mart 2020 00:12


    4. erkekler ve ilişkiler hakkında güzel tavsiyeler veren, güzel bir youtube kanalı olan ilişki terapisti. 

    benim hoşuna giden bir videosunun içeriğinden bahsetmek istiyorum. yazı uzun olabilir, videodan öğrendiklerimi aktaracağım. aslında sağlıklı bir ilişki için de gerekli bi durumdan hatta.

    “ilişkide kontrolü/ipleri nasıl ele alırız?” 

    genelleme yapacak olursam biz kadınlar olarak erkeklere göre biraz daha duygusal, sorunları daha çok konuşarak çözmeye yatkın tarafız. ortada bi sorun, problem varken biz daha çok üstüne gideriz. ama bazen iyi olan, gereken şey hiçbir şey yapmamaktır. evet, hareketsizlik. hiçbir şey yapmamak.

    “niye böyle yapıyorsun?”, “üzülüyorum/seni seviyorum” tarzı sorunlu/kavgalı durumlarda ilgi gösterip alttan almamak. yani; doğru zamanda ilgi göstermek. sürekli “seni seviyorum” demektense bunu hiç beklemediği bir anda, aniden söylemek. belki bir davranışla, bir bakışla belli etmek. kavgalıyken alttan almak için söylememek.

    üzerine düşmemek. o, mesaj atmıyorsa siz de atmayın. hiçbir şekilde mesaj atmayın. sürekli sizin ilginize zaten alışmış olan erkeğin biraz kafasına dank etsin. her kavgada siz alttan alıyorsanız, onun hatalarında bile fedakarlık yapan sizseniz yazmayın. karşınızdaki, kaç saat oldu, kaç gün oldu yazması gerekirdi niye yazmıyor? diye merak etsin. sizsizliği bir tatsın, özlesin sizi. cepte olmadığınızı bilsin. tutuşsun biraz.

    eğer size karşı ilgisiz ise sebebini sormayın. neden ilgilenmiyorsun vs hiçbir şey sormayın, zaten görüyorsunuz size karşı ilgisiz olduğunu. sormayın hiçbir şey. size ne kadar ilgi gösteriyorsa, siz de o kadar ilgi gösterin. açıklama yapmayın. laf sokarak, trip atarak değil normal şekilde konuşarak ilgisiz davranın. umrunuzda değilmiş gibi yapın. 

    birden ilgiyi kesin, bunu hiç söylemeden yapın ama. “sen bana bunu bunu yaptın konuşmayacağım akıllan” diyerek değil. açıklama yapmadan, direkt soğuk duş etkisi yaparak ilgiyi kesmelisiniz. konuşmayacağınızı söylemeniz bile karşı tarafa aslında “ben cepteyim, aslında sadece sana tavır alıyorum” mesajı veriyor. mesajlarına altını çizerek söylüyorum tripsiz, laf sokmadan kısa ve net cevaplar verin. cevabı da mesaj geldikten bir saniye sonra yazmayın demeye gerek yoktur muhtemelen, işlerinizi halledin. sonra cevap yazın.

    tüm bunlardan sonra, karşınızdaki erkek size “n’oluyor ya?”, “neden böyle davranıyorsun?”, “neden ilgilenmiyorsun?” dediğinde; -ki zaten bunları yaparsanız istikrarlı şekilde muhtemelen diyecektir- yapacağınız şey: anlamamazlıktan gelmek. “neden bahsettiğini anlamadım?”, “nasıl yani?” demek. evet. sanki hiiiiiiçbir şey umrunuzda değil gibi. gerçekten de olmasın. siz zaten kendinizle mutlusunuz. kimseye muhtaç ya da mecbur değilsiniz. bunu ona hissettirin davranışlarınızla. sözlerinizle ya da trip atarak değil. 

    ve son not; erkeğin ilgisizliğinizi anlama süresi minimum 2 hafta falan sürer. 3. gün size gelince hemen yelkenleri suya indirmeyin. minimum 15 gün boyunca istikrarlı olun. bırakın, günaydın mesajlarını o atsın. zaten 15 gün boyunca bunları yaparsanız herhalde kendinize de güven gelir. kaybetmekten korkmayın.

    en korkulan da “ya ilgisiz bırakınca soğursa?” soğursa soğusun. sen soğumuyorsan, o da soğumamalı. arada sevgi varsa normali budur zaten.

    son bir nokta da, agresif olmayın. kavgalarda büyük tepkiler vermeyin. sakin ve kontrollü kalan her zaman ilişkide dengeyi ve ipleri elinde tutandır. ani ve fevri tepkiler vermeyin. çekilin köşenize, o hatasını anlasın. anlayana kadar siz de takılın.

    10 nisan 2020 18:55

    5. Erkeklerin bakış açısını bize sunduğu için minnettarım kendisine. Değindiği noktalar o kadar doğru ki. Henüz kitabını okumadım fakat videolarında söylediklerinden çok da farklı olduğunu düşünmüyorum. Birkaç tüyo yazdım kenara şimdi oyunu kuralına göre oynama vakti 

    2 ağustos 2020 00:08

    6. 'erkekleri elde etmenin 5 yolu' başlıklı videolarını görüp kıytırık içerik üreticisi zannettiğim, ama hiç de öyle çıkmayan ve hem ilişki hem de spiritüel videolarıyla insana çok şey katan kişi.

    öncelikle belirteyim, bu konulara uzak birisi değilim. ilişkilerle ilgili özellikle birçok yabancı kaynağı takip ederim. şemalar (davranış kalıpları) üzerine uzman kişilerin kitaplarından oluşan bir kütüphanem var. deseniz ki neden bu konuda böyle yaptın, neden böyle insanlara aşık oluyorsun, hem kendi hem karşımdaki insanın psikiyatrik profilini çizip, bunların nerelerde çatıştığını ve ne çeşit bir toksik ilişki içerisinde çocukluğumuzu tekrar ettiğimizi anlatabilirim. ancak, bu adamın anlatımında daha önce okumadığım/dinlemediğim çok spesifik 1-2 şey var. birincisi sıcak kanlı ve babacan bir insan. insan ister istemez o anlattıkça dinliyor ve bu öğrenmenin önkoşulu diye düşünüyorum. profesörler de insan ilişkilerindeki bu dinamikleri anlatır, ama adil yıldırım anlattığında sıkılmadan dinlersiniz ve çarpıcı örneklerle onu kafanıza kazır. dinleyiciye bir güven aşılar ve bu sayede anlattığı daha çok dinlenir. ikincisi ise spiritüel yanlarını bence güzel bir ayarda bırakıyor. yani, sadece konunun geeklerinin merak edeceği enerji, frekans vs. konuları derinlemesine işlemek yerine, lazım olduğunda şapkasından çıkartıyor (gizlinot: gerçekten de hep şapkası var, hehe). bu da benim kanala bağlılığımı arttırdı açıkçası. çok kararında, tam tadında.

    aslında adil yıldırım'dan öğrenilmiş hayat değiştiren bilgiler diye bir başlık açmayı düşünüyorum. ama şimdiden bu başlık altında benim için en sarsıcı konuyu paylaşayım: iyi insan seçme konusu.

    spiritüel videolarını izledikçe kendimdeki bazı kalıpların ve değişmeyen toksik yanların aslında bildiğim zararlarını farklı bir pencereden görme fırsatı buldum. ben hep kötü arkadaşlardan şikayet ederim süslüler. hayatıma bir şekilde girmiş neredeyse tüm arkadaşlarımla kavgalı ayrıldım, bir kısmını sokakta görsem yolumu değiştirecek kadar büyük nefretle anıyorum. ben bunun faturasını hep kendime kesiyordum, zaten kafa yapım da hep namluyu kendine çeviren bir yapı. yalnız, bunun detayını tam çözememiştim. evet, kötü insanlar seçiyorum ama nasıl kötü? neresine bakmam lazım insanların? bunu nasıl önceden anlarım? benim gibi çocuklukta istismara uğramışlar bilir ki tehlike çanlarımız çok çok ekstrem durumlarda çalmaya başlar bizim. evet, bunu biliyoruz ama nasıl ya nasıl? nasıl daha erken çaldırabilirim o çanları?

    işte burada adil yıldırım verdiği örneklerle büyük bir şimşek çaktı bende. hayvanlara kötü davranma, garsona kötü davranma gibi basit şeylerin dışında, aslında (gbkz: başka) ve tercihen sevmediği insanlara kötü davranmasının, bilerek zarar vermesinin veya onun hayatını zora sokacak şeyler yapmasının bir alarm olduğunu ondan duyunca şoke oldum. beynime bir anda eski arkadaşlarımın pek sevmedikleri 3. kişilere nasıl davrandıkları flaşlanmaya başladı. aynı şey eskiden kalbimi kırmış erkekler için de geçerli tabi ki.

    mesela bir arkadaşımın ilişkisi olan bir erkekle beraberliği oldu. çocuk, kısa bir süre içinde ciddi yola girmiş ilişkisini bir kenara atıp, arkadaşımla beraber olmaya başladı. arkadaşım bunun suçluluk duygusunu yaşadıysa da nihayetinde yaptı mı, yaptı. kızın o adamı geri döndürme çabaları sırasında kızı kıskandı mı, kıskandı. daha sonraları yine bu çocuk yüzünden aramız bozuldu (zira ben bu konuda çocuğu suçluyordum ve ikiyüzlü buluyordum). şimdi ise aslında arkadaşımın bilerek başka bir insana zarar verdiğini ve 2 kötünün tam birbirini bulduğunu anladım. zamanında arkadaşımın iyiliği için onu uyarmaya çalışmakla çok büyük hata etmişim. o zaten namluyu başka insanlara yöneltebilen birisiymiş ve sıranın bana gelmeyeceğini düşünmek büyük bir hataymış.

    ayrıca, bunları gözardı etmemizin sebebi de tamamen kendi bencilliğimiz. o sırada o insanlar bizim bir ihtiyacımızı gideriyor. yalnız olmak istemiyoruz, sevgi görmek istiyoruz, arkadaşım olsun dertlerimi kusayım istiyoruz. bu kibirimizin karşılığında burnumuzun ucundaki sinyalleri göremeyip kocaman bir tokat yiyoruz. biz de masum değiliz, hem de hiç.

    bu hikayede benim ihtiyacım bir dosta duyduğum dehşet özlemdi. ailede sıkıntı yaşıyordum ve her şeyden çok bir arkadaş istiyordum.

    bir başka örnek, başka bir arkadaşım 3. bir erkeği ona karşı duyguları olmamasına rağmen kullanıyordu. böyle diyince konu çok net gözüküyor, ama yaşarken tam ne olduğu belli değildi. hepsi arkadaş grubu içerisinde olduğu için arkadaşça gözüküyordu. ama nihayetinde kullandı mı, kullandı. kendisini geri çekmedi. canı sıkıldığında ona ağladı, onunla dertleşti. bu arkadaşımla da aramın bozuluğunu söylememe gerek yok herhalde.

    başka bir arkadaşım konusunda ise şüphedeydim. bu farkındalıktan sonra emin oldum. bu kız kasıtlı olarak insanları üzebilen birisi çünkü. arkalarından hemen dalga geçer, ben bencil birisiyim ve o yüzden çocuk istiyorum der çekinmeden, insanların hayatlarını çok merak eder ve sürekli dedikodularını yapar. bende şimşek çakan olay ise şu, parası yokken taksiye binmiş ve acelesi varmış. taksiciye bankamatiğe uğrayalım deseymiş taksici daha hızlı sürmezmiş, o yüzden bankamatik yanından geçene kadar bir şey dememiş. bu olay çok küçük gözükebilir, ama adil yıldırım haklı. birden çok küçük olay birleşince o kişinin karakteri ortaya çıkar. dürüstlük ve insanları kullanmayla ilgili bir problemi olduğu aşikar ve bu namlunun da bana çevrilmesi an meselesi. aramızda mesafe vardı, o mesafeyi korumaya devam etmeye karar verdim.

    off, böyle o kadar çok örnek verebilirim ki. aslında tamm da gözümün önündeymiş her şey. başka insanların kurnazlıklarını halı altına süpürmemek gerekiyormuş.

    erkeklerden bahsedeyim. en son erkek arkadaşım bana eski sevgilisini aldattığını anlatmıştı. şöyle olmuş, kız başlarda çok kıskançmış. göz açtırmıyormuş. bir gün kız telefonunu onun yanında unutup duşa girmiş ve o sırada kıza "geçen geceyi düşünüyorum çok seksiydin" gibi bir mesaj gelmiş. ekrandan bunu okuyunca hiçbir şey çaktırmayıp kendisi de onu aldatmaya başlamış. benim gibi salaklar bunu yer, yiyor. hikayenin yalanlığıyla bir sorunum yok bu arada. yalan olduğunu düşünen insan zaten kendini korur. gerçek olduğunu düşününce burada 2 seçenek var, 1. adamı haklı bulmak, 2. adamı karaktersiz bulmak. ben biraz hak vermiştim adama ve sonra cevabımı aldım. beni aldatmadı ama başka bir şekilde kalbimi kırdı. yine aynı yere geldik bak, başkalarına bilerek kötülük yapmak. bunu gördün mü kaaaaaaaç.

    bu hikayede ise benim ihtiyacım şefkat görmekti. çok yıprandım ve son zamanlarda bana şefkat gösteren babacan erkeklerin hatalarını örtpas ediyorum.

    özetle, insanların özellikle pek sevmediklerine karşı davranışları sizinle olan ilişkisinin geleceğinin bir fragmanıymış süslüler.

    edit: benim için en yıkıcı tecrübelerden birini söylemeyi unutmuşum. okulda 3 kişilik bir ödev grubuyduk ve grubumuzda benim sonradan gönül maceram olacak olan kişi, ödev çözmek için toplanmaya hazırlıksız gelirdi ve konuyu 3. arkadaşımıza anlattırırdı. sonrasında o da çözerdi ama yükün çoğu 3. kişideydi ve ben dersi zaten bırakmanın eşiğindeydim (sonra dersi bıraktım zaten). aslında böyle anlatınca ne kadar fena değil mi? ne kadar ayıp, o kız senin uşağın mı sana bu dersi niye o anlatıyor? ben de bilmiyorum ben de yapamıyorum ama en azından dersi bırakacak cesaretim var. başkasının emeğine çöreklenmiyorum. neyse, bu adam beni öyle bir kullandı, öyle bir kullandı ki aklınız şaşar. en üzüldüğüm şey beni maddi olarak fiziksel kullanması değil. en çok kalbimi kıran benimle dertleşmesi, benimle eğlenmesi, duygularını bana boşaltması ve yanımda neşe dolup deşarj olması. sonra ise tabi ki "ben ciddi bir şey aramıyorum" diyip kanada'ya şeyoldu gitti.

    bundaki en büyük ihtiyacım ise sevilmekti. sevgi kırıntısı görmekten memnun olduğum için onun bu sinyallerini yoksaydım.

    19 aralık 2020 23:15 20 aralık 2020 04:01

    7. Uzun ve duygu yüklü bir girdi geliyor benden size. Benim gibi hisseden başkaları da vardır eminim. İçimden geldi. (Seda sayan tonlamasıyla yazdım bu kısmı asffasf) 

    Ben (soru cevaptaki anonimler gibi olacak ama gerçekten) iyi bir mesleği olan, güzel, modern bence tatlı bir kızım. Terazi burcu olmamdan da anlayacağınız gibi hem çok bakımlıyımdır, hem de romantik. Çevremdeki herkes, tüm kız arkadaşlarım, kuzenlerim, kız kardeşlerim hepsinin aşk hayatı normal gidiyor. Ayrılıklar olsa da hepsi en azından yılı deviren uzun ilişkiler yaşayabiliyor. Benim ise hep gözlerden kalpler fışkırtarak başlayan mükemmel flörtlerim, ilişkilerim birkaç ay içerisinde kocaman bir hayal kırıklığı ile bitiyor. Seneler içinde hep mutlu çiftlerin yanında yeni terkedilmiş yalnız kız olmaktan ötürü çeşitli özgüven problemleri, güven sorunları, aşırı hareketler, yeme bozuklukları, depresyonlar çeşitli sorunlar yaşadım. Tabii abartı gibi gelebilir size ama ben bi terazi burcuyum. İlişki benim için çok önemli. Birini sevmeden, biri tarafından sevilmeden yaşamak istemiyorum. Yaşayamam demiyorum bakın, yaşıyorum pekala ama istemiyorum. 

    Adil yıldırımı keşfetmem hayatımda bir dönüm noktası oldu. Neyi farkettim? Yalnız değilmişim. Adamın ağzından hep örnek olarak çıkan şeyler benim başıma gelenler. Kelimesi kelimesine aynı ya. Senaryo hep aynı. Diyorum ki e bütün kadınların başına geliyormuş bunlar. E sorun bende değilmiş yani. Sorun erkeklerdeymiş! Marifet sandığım şeylerin konu erkekler olunca hata olduğunu da anladım. Ben kendi hatalarımın farkındaydım zaten. Aynı zamanda neleri doğru yaptığımı da anladım. Mesela benim ilk buluşmadan sonra beni bir daha aramayan bir tane bile flörtüm olmadı. Benim ilişkilerim hep çok yüksek başlar. Farkettim ki ben duygusal olarak zamanla bağlanınca kaybetme korkusuna kapılıp hatalar yapıyorum. Karşımdakine cepte olduğumu hemen hissettiriyorum ve hepimiz artık biliyoruz ki erkek cepte gördüğü kadından hep soğuyor. Soğur soğumaz da ben hata yapmaya başlıyorum işte. Kaybetmemek için daha da üstüne düşmeler. 

    Adam diyor ki ayrıldıktan sonra otuz gün kuralı sessiz kal. Ben ayrıldıktan bir hafta sonra özledim mesajı atmdan duramam... tutamazdım kendimi daha doğrusu. Tutmam gerektiğini de düşünmezdim. Hep duygularımla hareket ederdim. Hele bazı ayrılıklarımı düşünüyorum ki... adil yıldırımı tanısaymışım o zaman parmağımda oynatırmışım. Aslında bana karşı nasıl güzel yoğun duygular hisseden adamları kendimden nasıl da uzaklaştırmışım. 

    Adil yıldırımın üslubu çok güzel. Dergilerden çıkma başlıklar falan da hep dikkat çekmek için. Aslında her videonun özünde aynı şeyi anlatıyor. 

    Bu adam bakın gerçekten, gerçekten doğruları anlatıyor. Kimseye boş ümit vermiyor. Söylediği her şeyi ben bizzat yaşadım. Şunu yaparsanız böyle olur dediği her şeyi ben yaptım ve öyle de oldu. O yüzden ilişki konusunda sorunlar yaşıyorsanız, hep aynı adamları buluyorsanız adil yıldırımı oturun dinleyin. 

    20 aralık 2020 01:01


    8. Üç dört videosunu izledim, durduk yere attığı kahkahaları beni biraz korkuttu nedense. (gizlinot: 😅)

    anlattıkları sözlükte sorulan ilişki sorularına cevap niteliğinde bence. Kızlar arasında konuştuğumuz "arama boşver kızım" tarzındaki muhabbetleri derleyip toplayıp sunmuş. Ben ekstra bir şey göremedim izlediğim kadarıyla.

    21 aralık 2020 00:46

    9. ilişkilerden ziyade son zamanlardaki kişisel gelişim videolarını daha başarılı bulmaya başladığım beyefendi. bence zaten karşı cinsle ilgili vereceği bilgiler tükenmişti ki sayesinde ilişkilere bakış açım da değişti ama kanalının son haliyle kendisine yeniden abone oldum twitterdan yeniden takibe başladım.

    3 ocak 11:11

    10. İlk entryi görünce kısa süreli şok yaşadım. Bu adam gerçekten böyle miydi? Şu anki havasıyla alakası yok. Çok farklı hoş bir tarzı var şu anda. Eski halini söylememe gerek yok sanırım.:(

    4 ocak 02:37 21 nisan 20:47