yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (9)
    • medya (0)

    1. hukuk fakültesi mezunu, meslek öncesi zorunlu stajını tamamlamış, yaşadığı yerin barosuna kayıtlı serbest veya kuruma bağlı olarak mesleğini yürüten, yargının savunma ayağını oluşturan mesleği icra eden kişi. ülkemizde her ne kadar değeri olmasa da, toplumumuzun büyük bir kısmınca soyguncu vs. olarak tanımlansa da önemli bir mesleğin icrasıdır. bu tamamen kendi işim olmasının dışında bir düşüncem. çünkü yaptığımız iş asla sadece iki dilekçe yazıp iki duruşmaya girmekten ibaret değildir. gecenin bir yarısı müvekkilin seni saçma sapan bir soru sormak için arayabilir, telefonun açık olmak zorundadır. bayram ya da tatil dinlemeksizin müvekkillerinize vakit ayırmak zorundasınızdır. müvekkilinize çoğu zaman psikoloji mezunu birinin destek olması gerekirken bu işi de siz yaparsınız. üzgündür gelir saatlerce bir şeyler anlatır, diğer işleriniz o an kimsenin umrunda olmaz mesela ama o an o kişiyi rahatlatmak sizin vazifenizdir. o kişinin sadece vekili değil bazen aylarca çoğu zaman yıllarca her şeyi olursunuz. iş koşturması bir yana sorumluluk anlamında zor bir iş, güven vermek zorundasınız ve müvekkilinizin beklentisini yoketmemeniz gerekir. iş biter kazanırsınız ve sıra vekalet ücretine geldiğinde iki dilekçe yazdın yani ne var ki derler, ücretinizi hakettiğinize inanmazlar. zor bir meslek, ben sabır konusunda çok zorlanıyorum. dilekçe yazmak duruşmaya girmek çok zevkli ama iş müvekkile laf anlatmaya gelince zorlanıyorum ama zamanla aşılan bir durum bu bence.

    ama yine de birdaha dünyaya gelsem yine tercih edeceğim meslek olur muhtemelen.

    ukte: (yazar: tubilokko)

    5 ocak 2016 17:33

    2. Ülkemizde muhamat kanunu ile 1924 te meslek haline gelmis olan, 4000 yıllık bir geçmişe sahip olan,"şu fakülte bitince mensubu olmak istemediğim tek meslek" olan..

    6 ocak 2016 15:38

    3. tüm meslektaşlarımın günü kutlu olsun. umarım her geçen gün zayıflayan adalet inancını bizler de kaybetmeyiz.

    5 nisan 2016 12:03

    4. dahil olduğum meslek grubu. barolar birliği'nin attığı mesajda dediği gibi tüm zorluklara rağmen meslektaşlarımın avukatlar günü kutlu olsun. adalete inancın tam olarak sağlandığı günler görebilmemiz dileğiyle.

    5 nisan 2016 13:04

    5. Zaman öyle hızlı geçiyor ki, ne ara hukuk bitti ne ara avukat oldum inanamiyorum. Ancak hukuk fakültesini bitirdikten sonra bu mesleği secmek her zaman en büyük iyikimdir.

    25 mart 2018 17:27

    6. zor ama keyifli meslek. parası ve statüsü de güzel. baro aidatları boynumuzu büküyor gerçi. ama sevdiğim yanı çok. twitter'da ve benzeri sosyal aglarda 100 profilden 99 u ya tıpçı ya da hukukçu. sosyal medyada sıklıkla karşılaşabilirsiniz.

    7 temmuz 2018 17:28

    7. mahkeme süresince davacı ya da davalıların işlemlerini yapan ve özel tüzel kişilerin haklarını savunmakla görevli olan kişilerdir. avukatlar dava süresince gerçeği açığa çıkarmakla değil, müvekkilinin lehine yani menfaatine davranmakla yükümlüdür. yani müvekkili aleyhinde olan delilleri kullanmaz, söz ve davranışlarda bulunmaz.

    5 nisan avukatlar günü kutlu olsun adalet peşinde koşan avukatlarımızın.

    bugün oy sayımı sürecinde kıdemli ysk memuruna küfür eden akpli avukatı da kınıyorum. yazıklar olsun. (link: https://youtu.be/Nz2DCpmx01U utanmaz avukatın videosu)

    5 nisan 23:36 5 nisan 23:48

    8. Bu mesleğe başlamadan evvel suçluyu "kötü", hakimi, savcıyı, polisi, hiç ceza evine girmemiş, yargılanmamış vatandaşı "iyi" zannederdim. Dünyayı da siyah beyaz...

    Mesleğe girdiğinden bu yana mülteci, çocuk, lgbtiq+ ve kadın alanlarında çalışma fırsatı buldum. Ve gerçekten o suçlu dediğimiz insanların ne kadar da mağdur olduğunu gördüm.

    Sırf çinçinde yaşıyor diye doğru düzgün kanıt olmadan uyuştucu satıcılığından 12 buçuk yıl alan 18 yaşında çocuklar gördüm. Suçu olmadan yatan onlarca insan gördüm. kendini savunmasa öldürülecek kadınların kendini savundu diye aldığı cezaları, sırf rant başka derneklere geçsin diye bir dernekte çalışan tüm afrikalıların idam edilecekleri ülkeye sınırdışı edildiklerini gördüm.

    En son dün 16 Yaşında 2 kişinin tecavüzüne uğramış erkek çocuğu karakola götürdüğümde "avukat hanım bu afganlarda afedersiniz 'arkadan ilişki' çok oluyor, şikayet edecek pek bir şey yok çoğu şikayetçi olmuyor" diyenleri gördüm... Arkadan ilişkiyi tecavüzden daha kötü gören zihniyet gördüm...

    Neyse uzun lafın kısası şunu gördüm; sistem sizi 1(bir) kişinin iftirasıyla yıllarca yargılıyor 2(iki) kişinin iftirasıyla yıllarca hapis yatırıyor. Ve işin en kötüsü hepimiz "benim başıma gelmez niye onların başına geliyor" diye güvenle yaşıyoruz.

    İşte avukat bu sistem sizi 2 kişinin sadece lafıyla hapse atıp yıllarca tutuklu yargılarken yanınızda duracak tek kişidir. Anneniz babanız bile durmayacak, madem bulaşmış çeksin cezasını diyecek. İşte o an gerçekten "masumiyet karinesi"ne ihtiyaç duyduğunuzda masum olma ihtimalinizi sadece avukatınız savunacak...

    Allah kimseyi avukata muhtaç etmesin, kimseyi de avukatsız bırakmasın...

    Nihayet dışarıda çok fazla suçlu içeride çok fazla masum olduğunu anladım, nihayet insanların siyah ve beyaz değil gri olduğunu anladım...

    6 nisan 10:32

    9. Stajyer avukatlık aşamasının kaldırılması gereken meslek dalı. eğer anne-baba yada abi ablanız avukat ise çok şanslısınız demektir. zaten bu mesleğin içine doğmuşsunuz.

    ailenizde avukat yok ise; okul biter, staj yeri ara her şeye yine sıfırdan, hiç bilmediğin bir dünya. Staj biter şimdi napacağım derdi başlar. maaşlı mı çalışsam yoksa ofis mi açsam? ofis açarsam hiçbirşey bilmiyormuş hissi asla beni yalnız bırakmaz çünkü gerçekten hiçbir şey öğrenmemişsindir, öğretmemişlerdir. her iş geldiğinde gece cmk görevi geldiğinde telefona sarılıp sizden daha tecrübeli arkadaşlarını arayamazsınız. nereye kadar. stajda sadece ucuz hatta kimi zaman bedava işçi olarak görülen bir varlıksın ofiste.

    maaşlı çalışırsın. ilk görüşmede senden aidiyet isterler.biz burda bir aileyiz derler. Dosyaları sanki 50 bin liralık vekalet ücretini kendiniz alacakmış gibi sahiplenin isterler. Ama günün sonunda bana kalan aylık kazanç/30 gün işte.

    yine her şeye rağmen elinden geleni yaparsın. Yaptığın zaman istediğim şey teşekkür bile değil sadece bir gülümseme. evet gülümsüyor ama hemen ardından ekliyorlar.''' ben de maaşlı çalışırken bir merhaba bile demeden defteri açar şunu şunu yaptın mı diye sorarlardı , bu iş böyle xxxcim''' diyor bana. Sonra diyorum zaten yırtma kendini artık. çünkü yanıma kar kalan ekstra bir şey yok öğrendiklerimden başka.

    Bu yoldan geçmek zorundayım. Buna katlanmak zorundayım. gelecek günler daha güzel olacak diye düşünürken sonra bir an duraksıyorum. gelecek mi? bu ülkede mi? 12 derece miyop gibi hisediyorum.

    Ailesi çok zengin olan meslekştaşlarıma bakıyorum. zaten çoğunun yaptığı şey ruhsat alır almaz lüks bir plaza da ofis açmak, son model bir araba ve en sinir bozucu tarafı ise kendisinden kıdemli meslektaşı kendi işlerini yaptırmak için ofsinde maaşlı çalıştırması. her gün mutlaka instagram a bir selfi atılır ama işimizin başındayız. off duruşmalar,dosyalar diye ve günün sonunda kazanan onlar olur. bu iş böyle işte....

    20 mayıs 10:01