sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (8)
  • medya (0)

1. İçinden nehirlerin aktığı, osmanlı’nın, avusturya-macaristan imparatorluğu’nun ve eski yugoslavya’nın görkemini yaşamış, şu anda biraz eskimiş, biraz yorulmuş ama hala güzel ve hala ihtişamlı, sırpça söylenişi ile “beyaz şehir” beograd, günümüzde sırbistan’ın başkenti ve yaklaşık 1,5 milyon nüfusu ile eski yugoslavya’nın en büyük şehri.

İstanbul’dan thy veya pegasus ile 1,5 saatte ulaşabiliyorsunuz ve işin güzel tarafı sırbistan’ın vize uygulaması yok. Biz 2,5 gün kaldık ve büyük ölçüde gezilmesi gereken yerleri gezdik ama 3-3,5 gün de ayırılabilir. Belgrad, şehir merkezi, yeni belgrad, zemun gibi bölgelere ayrılıyor. Gezilecek kısım büyük çoğunlukla merkezde kalıyor tabii, yeni belgrad kısmında tito zamanında yapılmış toplu konut tarzı yerler, daha modern binalar ve alışveriş merkezleri var. Bizim de kalmak için tercih ettiğimiz zemun bölgesi ise tuna nehri kıyısında, yürüyüş yollarının, nehir manzaralı küçük cafe ve yüzen restoranların, eski mimariyi yansıtan arnavut kaldırımlı mahallelerin olduğu sakin ve şirin bir yer. Merkeze vızır vızır otobüs gittiğinden ve yolculuk 10-15 dk sürdüğünden ulaşım gibi bir problem de yaşanmıyor.

Merkez’de ise en önemli atraksiyon “kalemegdan” adı verilen belgrad kalesinin kalıntıları ve içindeki büyük park. Özellikle Stambol (istanbul) kapısından girip dümdüz ilerlediğinde surların sonundan görünen tuna ve sava nehirlerinin birleşimi ve şehrin panaromik görünümü harika bir manzara. Biz sonbaharda gittiğimizden nehir üzerindeki yemyeşil adacıklar sarılarla,kızıllarla kaplanmıştı. Güzel havalarda buradan gün batımı izlemek de çok romantik olabilir. Onun dışında kalemegdan’a ulaşmak için yürünen, trafiğe kapalı, birbirinden gösterişli tarihi binalarla süslü, bir sürü cafe ve ünlü markaların olduğu caddenin adı “knez mihailova”. Bu caddede, bir paralel caddesinde veya ara sokaklarında yiyip, içip alışveriş yapabilirsiniz.

Knez Mihailova’nın başlangıç kısmına sırtınızı dönerek ilerlediğinizde karşınızda st.sava kilisesinin kubbelerini göreceksiniz. Dünya’daki en büyük ortodoks kilisesiymiş ve güzel bir mimarisi var fakat içi şu anda tadilatta. Ayrıca yakın görünmesine rağmen yokuş yukarı yürümek gerekiyor. Otobüs daha mantıklı olabilir. Onun dışında yine knez mihailova’nın giriş kısmında yer alan “republic square” yada sırpların dediği gibi “kod konja”’da yer alan ulusal müze ve ulusal tiyatro binaları da görülmeye değer. Müze şu anda tadilatta o yüzden maalesef içini gezemedik. Merkezde bir de “skadarlija” yada “bohemian quater” diye anılan bir sokak var. Knez mihailova istiklal caddesi ise burası da nevizade diyebiliriz. Otantik sırp yemeklerinin ve canlı balkan müziğinin olduğu şirin lokantalar ve salaş barlar var. Bunlar dışında Nikola tesla ve nobelli yazar ivo andrevic müzelerini ziyaret etmek, bot turu, nehir üzerinde yer alan adaları gezmek, zemun’da kalmıyorsanız o tarafa da 1 gün ayırmak güzel seçenekler olabilir.

Fiyatlar türkiye’nin büyük şehirlerine göre oldukça uygun kalıyor ve porsiyonlar büyük ama gerçekten büyük. Pizzaları falan hep iki kişi paylaştık. Meşhur yemekleri ise bütün balkanlarda olduğu gibi cevapi adı verilen inegöl köfte benzeri köfte ve hamburger köftesi benzeri bütün sunulan (ve 1 porsiyonu kafam kadar olan) pljeskavice. Bunları kajmak (bizdeki kaymak gibi değil de daha çok krema gibi) ile denemenizi tavsiye ederim. Domuz etine hassasiyetiniz varsa sorabilirsiniz,ayrıca bizim türk olduğumuzu anlayan bir iki yerde garsonlar biz sormadan köftelerin dana eti olduğu konusunda bilgi verdiler sağolsunlar. Onun dışında nehir üzerinde yüzen restoranlarda balık ve deniz ürünü çeşitleri ve bira da güzel bir seçenek. Yaklaşık 118 dinar 1 euro. Pizzalar ve köfteler 550-650 dinar, biralar 190-250 dinar, tatlılar 300 dinar civarı.

Son olarak belgrad’dan kozmetik olarak ne alalım diyen süslüler için “dm” adı verilen gratis benzeri (ama çok daha büyük ve çeşiti bol) drugstore’ları tavsiye ederim. Bilinen markaların bizde olmayan ürünlerini bulmak ve yeni/ucuz ürünler denemek için idealler. “usce” isimli büyük ve merkezi alışveriş merkezlerinde ise (gbkz: sephora), (gbkz: nyx) ve (gbkz: china glaze) standı var. Özellikle nyx ve seviyorsanız china glaze’leri tavsiye ederim türkiye fiyatlarından ucuzlar. Ayrıca knez mihailova’nın paralel caddesinde (gbkz: inglot) ve yeni belgrad tarafında (gbkz: kiko) mağazaları var. “jasmin” isimli daha high end ve parfüm ağırlıklı satış yapan zincir mağazaları ve knez mihailova’da tamamen high end satan “glamour” isimli bir mağaza da dikkatimi çekti. Çalışanları ingilizce biliyor, bilmeyenler de çok tatlı ve ilgilililer. Yalnız alışverişlerimde hiç tester veren olmadı onu da belirteyim.

9 ekim 2014 10:10

2. benim şehrim. (ybkz: grade moj )

bir gün yaşayacağım şehir.

3 kasım 2014 12:23

3. çok gitmek istediğim ve birkaç hafta içinde (inşallah) gideceğim şehir... Özellikle Kiko mağazasının yerini öğrenmek istiyorum. Bolca ürün alıp deneyimlerimi paylaşacağım.

4 ocak 2016 23:27

4. Çok güzel olan ama kışın asla gidilmemesi gereken yer. Yeni döndüm ancak hiçbiyere giremedim gece klupleri kapalı muzeler tadilatta. Gezinizi kesinlikle yaza bırakın.

20 ekim 2016 12:26

5. geçen mart ayında 1 haftalığına kısa bir sırbistan gezisi yapınca tanıma fırsatı bulduğum güzel şehir. görmeyi planlayanlar için benim öneri ve notlarım şu şekilde:

- seyahat planınızı "kesinlikle" yazın yapmaya çalışın. (gizlinot: bildiğin yünlü montla götüm dondu)

- bu şehirde korsan taksi çok, hem de sizi soğana çevirecek cinsten. taksi ile bir yerlere gidecekseniz mümkünse duraktan binmeye çalışın. yol kenarına dizilmiş taksilere binmeyin.

- aşırı ucuz bir şehir. aklınıza gelebilecek her şey çok ucuz burda.

- bi akşam cantina de frida'ya gidin mutlaka. beton hala denilen yerde yer alıyor. canlı müziği çok iyi, garsonlar ilgili, etler içkiler şahane.

- yerel biraları Nikšićkoyu tadın.

- bir öğlen yemeğinizi Restoran Lovac'da yiyin. av yemekleriyle aranız iyiyse tabi. geyik, domuz ve ördek etleri lezzetli. diğer belgrad restoranlarına göre burası biraz tuzlu gelebilir.

- bi gün de Snezana'ya gidin pizza yemeye. ben burdaki pizzaya en yakın tadı ispanyada yemiştim. bence yarışır.

- meşhur pazarları Kalenić pijaca'yı görün. ben gördüm hiç bi şey yoktu çünkü mevsim yeni kıştan çıkmaydı :( ve pazar yarım gün açılıp kapanmıştı bile. bir gün yolum düşerse yeniden uğramak isterim, antikalar, renk renk çiçekler ve badem ezmeleri için.

bunun dışında yapılacak ve görülecek illaki yerler var ve bir çok gezi bloglarında bunlar yazılı. maksimum 3 günde belgradı tamamen alt üst edebilirsiniz çünkü o derece küçük bir yer.

21 ekim 2016 11:35

6. geçtiğimiz ramazan bayramında "baştan başa balkan turu" kapsamında ilk günümüzü geçirdiğimiz sırbistan şehri..

gezilecek yerlerin başında tesle müzesi geliyor bence.. şehrin yapılaşması, binalar, atmosfer inanılmaz güzel. tesla müzesinin arka sokağında adını şimdi hatırlayamadığım, turistik olmayan ama orada yaşayanların tercih ettiği bir restoran var; geyik eti ve ev yapımı sosis tatma şansınız yüksek..

biz aperatiflerle dahi doymuştuk.. değişik biralar tatma ve vegan dondurma bulma şansınız da var..

biz eşimle yeniden 2-3 günlüğüne gitmeyi planlaıyoruz..

21 ekim 2016 11:48

7. 2 sene önce 4 günlüğüne gittiğimiz şehir. büyük bir şehir değil, üç dört günlük bir tatiliniz varsa vize sorunu da yok değerlendirebilirsiniz. uçaktan inince körüğün çıkışında ab vatandaşı olmayanlara kontrol vardı. (niye geldiniz, nerede kalacaksınız gibi klasik sorular soruyorlar. benim schengen vizem olduğu için yalnızca pasaporta bakmakla yetinmişlerdi)

kalemegdan, tesla müzesi, knez mihailova caddesi (istiklal gibi uzun bir cadde sonu kalemegdana çıkıyor), skadarska (arnavut kaldırımlı, iki tarafında mekanların bulunduğu şirin bir sokak, bir akşam uğrayıp yemek yiyebilirsiniz) tavsiye edebileceğim yerler.

deniz olmamasını sava nehrine (tuna) baraj kurarak çözmüşler. etrafındaki yarım ada 'ada ciganlija'. bulunduğunuz yere göre 10 veya 15dk otobüs yolculuğu ile gidebilirsiniz. biz temmuz ayında gittiğimizden, gündüz sıcağında gezmekte zorlandık. çözümü sabah biraz etrafı gezip öğle yemeğinden sonra 3 gün boyunca buraya giderek bulduk. kıyı boyunca şezlong bulabileceğiniz mekanlar var. şezlonglar ücretsiz, yalnızca yiyip içtiklerinize para veriyorsunuz. pahalı bir yer değil zaten genel olarak. akşam üzerine doğru bisiklet veya paten kiralayıp yarımadanın çevresinde tur atabilirsiniz. biz bisikletle gezerken fark etmiştik bir ucunda çıplaklar plajı da var.

ayrıca halkı spora çok meraklı. parklarda sürekli koşanlar, bisiklete binenler, basket oynayanlar görmek mümkün. zaten etrafınızdakilerin fiziklerinden de anlıyorsunuz.

22 ekim 2016 11:57 23 ekim 2016 12:36

8. Birkaç aya gideceğim ve tadacağım şehir. Her zamanki gibi gitmeden önce bir sürü yerini araştırdım. Nereleri görmeliyim nerde ne yenir ne alınır gibi. Özellikle gece hayatında efsane olduğunu duydum ve evimi kulüplere yakın seçtim. Otelde değil de burada evde kalacağım. Daire kiralamak daha ucuza geliyor bu şehirde ve gerçekten koskoca daire size ait. Mutfağı da var acıkınca bir şeyler yapmaya birebir sabaha karşı. 3 gece 4 gün umarım yeterli olur.

26 ocak 18:51

ilginizi çekebilecek benzer başlıklar