yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (59)
    • medya (0)

    1. en uyuz olduğum, ince hesapların insanıdır. öncelikle tutumlulukla alakası yoktur. bu yüzden ikisini karıştırmayalım. tutumlu kişi gereksiz harcama yapmazken cimri kişi hiç harcama yapmamak için kastırır da kastırır. ince hesaplar yaparak hesabı arkadaşlarına kitleyebilir, arabasının benzinine para isteyebilir, yeri gelince bir çay parasından kaçar. bu gözler bunları gördü, hem de en yakın denilenden gördü. patlaşamamaları yüzünden böyle insanların çok yakın arkadaş olabileceklerini neredeyse imkansız olarak görüyorum. çünkü cimrilik çıkarcılığı da beraberinde getiriyor ve eğer bir şeyini veriyorsa ben ondan ne alırım ya da bu açığımı nasıl telafi ederim diye şark kurnazlığı yapmaya başlıyorlar. tamin edildiği gibi, eş/sevgili olaraksa hiç çekilmezler çünkü para kazanmak için canını dişine takar ama harcamaz da harcatmaz da.

    ukte: nişandaşım (yazar: sutlukahve) (gizlinot: swh)

    4 kasım 2015 20:45

    2. (bkz: ilk buluşmada hesabı sodexo ile ödeyen erkek) bakın bu bir dramdır ahahahsjsk.

    24 kasım 2015 21:13

    3. ablamdır. En yakınımdaki insanlardan olduğundan iyice inceleme ve tanıma fırsatım oldu.

    Evine hastane sonrası kahvaltı etmek için aradığımızda peynir yok al şu da yok bu da yok diyen bir insan. Evinde oldu misafir ağırladı diyelim kesinlikle iki gıdım yapar ve yetmez o yemekler. Düğünlere bebek doğumlarına takı takmamak için gitmez her kuruşun hesabını yapar.

    En çok dokunan olaylardan biri de son zamanlarda olmuştu. Tavukgöğsü tatlısı istemiştim ondan. Bilen bilir malzemesi azdır masraf olmaz bir türlü yapmadı bana o tatlıyı. Ben de sinir oldum ve bir daha ne evine gittim ne bişey istedim. Geçenlerde de tatlıyı kendim yaptım ve yedim. Peki sonra ne oldu biliyor musunuz çok geçmeden bizim eve sığınmak zorunda kaldı. Ve ben en güzel şekilde kahvaltı hazırladım ona. Omletine kadar yaptım. Utanır da belki daha küçük hesaplar yapmaz da diye. Mesajı anlamış olacak ki sadece tavukgöğsü değil sevdiğim tüm tatlıları yaptı. Küçük hesaplara tabi tutulmak kadar berbatı yok sanırım.

    Bir diğeri de oda arkadaşım. Ablam kadar olmasa da o da aynı şekilde canımı cimriliğiyle sıkan insanlardan . Dün yemek yemeye gittik dışarı nakit param az kaldığı için yemekleri kartla ödeyip ondan nakit almayı teklif ettim kabul etti saolsun. Sinemaya da aynı şekilde oldu. Yemek + sinema 25 tl kusür tuttu ben 25 versen yeter dedim . O da 25 ne ya falan dedi. Yemek 19 değilmi falan. Ben de evet ama sinema da vardı dedim. Çok zor durumda olduğumu bildiği halde yaa geçen sefer ben ısmarlamıştım amma neysee yaptı. Şok oldum. Sinema ısmarlama durumu olmadı ama onun kastettiği geçen sefer kavga kıyamet ısmarladığı çaylardı. Yani keşke olsa da ısmarlasam yani biliyosun ne durumda olduğumu dedim. Sonra yeaaa şaka yaptm falan dedi. Allahım hakikaten bu zamana kadar başka insanların parasına gözümü dikmedim. Hep allah bir kapı açar dedim. Ama daha dün 400 lira (aylık) burs çıkmışken bu neyin kavgası. Gerçekten çok sinirlerim bozulmuş bunu anladım. Gerçekten sınandığımı düşünüyorum artık. ama artık bu arkadaşla arkadaşlık kurmak gezmek tozmak istemiyorm. içten içe üzüleceğime kafam rahat takılırım daha iyi.

    27 ekim 2016 19:15


    4. Babamdır.bugüne kadar 1 tane 0 telefon kullandım onu da çalıştığım yaz kendi paramla biriktirerekalmıştım.onun haricinde daima babamın eskilerini kullandım.telefonum bozuldu bana telefon almak yerine kendine yeni telefon alıp bana eskisini verdi.

    Kendine 500 liraya ceket alırken anneme senin montun varya dedi.

    Drone,kamera o kameranın binbir çeşit lensini aldı bize bir kere bile dokundurtmadı.

    Şuanda yazmakta olduğum ipad bile onun 6 yıl önce kendine almış olduğu ipad,bilgisayar ihtiyacım olduğunu söylediğimde kendine yenisini alacağını şuan kullandığını bana vereceğini söyledi.

    Ve hayır durumumuz kötü değil.kötü olsa çöp dahi istemem ama varken evladına,eşine yaptığı cimrilik en kötüsü.

    Eski sevgilim babamın bir üst modeliydi.cüzdanını evde unutmuş gibi yapıp hesabı ödettikten 10 dakika sonra cüzdanım burdaymış yaa diyip telefonuna tl yükletmişti,evlilikte herkesin kendi maaşını harcaması gerektiğini savunuyordu ve daha kötülerini.

    Paranın lafını yapan insanları anlamıyorum.parayı çok savuran insanı da doğru bulmuyorum ama 3 kuruşun hesabını yapmak cidden sadece materyalist bir düşünce yapısı gerektiriyor.duyguların,o anki ortamın içine etmeyi zerre önemsemeyip sadece aman cebimden para gitmesin diye düşünmek,ne bileyim..

    27 ekim 2016 19:26

    5. Nefret ettiğim insan tipidir. Orta okulda bir arkadaşımız vardı. Biz iki kişi yemek yerken kendi yemek istemezdi. Sonra bende bi patates alayım derdi gidip en küçüğünden alırdı. Annem birgün bizimle geldi. Bu anneme açım dedi. Hayır parası olmasa neyse ama dolu. Biriktiriyordu. Bizde keriz miyiz ya? Hatta avm nin yanında bir dere vardı (gizlinot: boklu dere) orda otururuz avmye gitmeye gerek yok diyordu. Sabır sabır diye diye neyseki görüşmüyoruz.

    27 ekim 2016 20:11 27 ekim 2016 20:13

    6. patronumdur kendisi

    27 ekim 2016 20:43

    7. reşit olana kadar imkanları dahiline evladına bakmakla yükümlü ebeveynleri tenzih ederek söylüyorum, sizi kullanmıyor, ne bileyim borç takıp kayıplara filan karışmıyorsa ne yediğinin (veya yemediğinin), kendisini nelerden mahrum bıraktığının sizi germemesi gereken insanlardır.

    buluşmada hesabı sodexo ile ödeyen erkeğe gelince, evet çok "şık" bir hareket değil ama -hele ki ödenen hesaplardan birisi de sizinkiyse- affedin, cimrilikle alakasını ben göremedim. bize ne ki adamın bütçesini nasıl idare ettiğinden, hesabı ister nakit öder, ister kredi kartıyla, isterse de para yerine geçen biletlerle. ha diyorsan ki michelin yıldızlı restoranda sodexolarını saydı, yerin dibine geçtim, bir daha görüşme, olsun bitsin.

    27 ekim 2016 20:47 27 ekim 2016 20:56


    8. benden uzak, Allah'a yakın olsunlar

    aman diyim

    27 ekim 2016 22:29

    9. çok özür dileyerek bazı girdilere çok güldüğüm başlık.

    hayır hayır, dalga geçmiyorum. bazı yazarların çevrelerindeki cimri insanlarla yaşadıklarını anlatırken öyle naif ve masum cümleleri var ki (o anda yaşanırken her ne kadar can sıkıcı olsa da) şimdi burda okurken insanı güldürüyor. ya da ben böyle 'çok can yakacak kadar ağır olmayan ama kızdıran bir olayı tüm masumiyetiyle anlatma' işine dayanamıyorum, çok tatlı geliyor dinlemesi n'apayımm (ybkz: dolayısıyla paylaşan tüm yazarlara teşekkürler:) ama tabii iyi sabretmişler diye de çok kez geçirdim içimden okurken.

    tanım; kıtlık bilincine sahip insandır. üçün beşin hesabını yapması da, kendince küçük kurnazlıklar içine girmesi de bundandır.

    29 ekim 2016 00:07

    10. en yakın arkadaşımın internetten tanıştığı bir sevgilisi vardı, çocuk istanbulda yaşıyordu, 2 haftada bir geliyordu buraya, bir gece arkadaşında kalıyor ya da günü birlik gelip akşama geri dönüyordu, işi- gücü olan orta halli bir insandı kendisi, çok uzun bir süre internetten görüştüler, ilk buluşmalarında sabah kahvaltıya gitmişler, arkadaşım hesabı hep kasada öder, yine öyle yapmış, kalkmışlar, sevgilisi demiş işte ne kadar diye, 35 lira demişler, haa azmış ya falan demiş çocuk, sonra cüzdanını aramış biraz üstünde başında falan, 10 dakika falan dikilmişler öyle arkadaşım ben ödeyeyim demiş, olmaz demiş ödemiş sevgilisi, sonra biraz dolaşmışlar 3-4 gibi başka bir yere yemeğe gitmişler hesabı istemiş çocuk, sonra arkadaşıma dönmüş cüzdanını yakına koysaydın sonra ben ödemek zorunda kalıyorum hesabı demiş. arkadaşım şaka yaptı diye düşünmüş, sonra her buluşmalarında çocuk otelde kalmaya başladı, parasını hep arkadaşıma ödetmiş. arkadaşım çok uzun bir süre anlamadı olayı.

    üniversitenin ilk yıllarında bir arkadaş ortamında tanıştığım bir sevgilim olmuştu, çocuk istanbulda yaşıyormuş, arkadaşlarını görmeye gelmişti, o evine döndükten sonra telefondan görüşmeye devam ettik, sevgili olduk, beni görmeye geldi ankaraya bir kaç kez, ben de geleyim dediğimde olmaz falan dedi kabul etmedi, hem ben arkadaşlarımı da görmüş oluyorum falan diyordu hep, kendisi vakıf üniversitesinde burssuz okuyordu ve bu okuduğu ikinci üniversitesiydi, ilkini de yine burssuz okumuş, hali vakti yerinde yani. bir kaç buluştuk, ortak ödedik hesapları bir kaç kez, onun dışında ben ödedim hep, bir süre sonra, benim maddi durumum kötü olduğu bir dönem oldu, cebimde sadece yol paramın olduğu bir gün beni görmeye geldi yine, kahvaltıya gittik, cebimdeki son parayla kahvaltısını ödedim, çok mecbur kalırsam bir ara çalıştığım bir işten kalan 150 lira kredisi olan maaş kartını kullanırım diye düşünüyorum bir taraftan da, sinemaya gidelim diye tutturdu tamam dedim, gittik istediği filmi seçti, ben geçiyorum içeri, sen biletleri al gel dedi, aldım biletleri, film aşırı kötüydü, çıkar çıkmaz acıktım ben yemek yiyeyim sonra uçağa yetişirim dedi, peki dedim, istediği yere gittik, sadece o yemek yedi, üstüne 3-4 tane de çay içti, sonra hesabı istedi, geldi hesap, garson başımızda bekliyor tabi, e hadi ödesene dedi bana, ben mi ödeyecektim dedim, yemeğe gidelim dedin ya dedi, ben sen ödersin diye düşündüm dedi, kart geçiyor mu dedim, o da geçmiyormuş, üff paran yoksa niye kart geçen yere gitmedik dedi, azarladı beni garsonun yanında, bankadan çeker veririm dedim, e bi zahmet dedi, çıktık oradan banka nerde diye sordu direk, caddede vardır dedim, gittik 100 lira çek dedi, çektim verdim, çok moralim bozuldu, yaptığına inanamadım bir an, vedalaştık falan gitti, ertesi günü telefon mesajıyla ayrıldı benden. birbirimize uygun değilmişiz, ilişkide çok farklı şeyler arıyormuşuz. (gizlinot: swh)

    29 ekim 2016 02:09