sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (3)
  • medya (0)

1. tüm hafta çalışıp cumartesiyi yarım günle kurtardığım için çok kıymetli benim için.bugünkü örnek programım da,sephora,gratis,yemek ve ev!!! pijamalarımı giyip tv yi açıp uyuklamak şu anda en çok ihtiyacım olan şey!

14 mart 2015 13:47 14 mart 2015 18:16

2. Cumartesi benim için pazar gibidir. Ertesi gün iş var anlamına gelir. Pazar itibarlı hafta bana başladıgı için çok zor hayat :( Hiç sevmiyorum hiç hiç hiç

15 mart 2015 02:29

3. (hikaye)

Atanıp çalışma hayatına geçene kadar kara cumartesi diye adlandırırdım bugünü. oturduğumuz yerin pazarı cumartesi günüdür ve pazar nispeten anneannemlerin evine yakın olduğu için aynı zamanda haftalık ziyaret günü olarak karar kılınmıştır yıllardır. yanlış anlaşılmasın çok severim anneannemi de dedemi de, cumartesiyi kara yapan çetin koşullar...bu koşullar özellikle araba satıldıktan sonra güçleşmişti.şöyle ki depremden sonra yapılan kalıcı konutlar adlı yerleşim yerinden çarşıya otobüs var ama konutların kendi içini gezen bir otobüs yok. dahası bizim bulunduğumuz yerden anneanneme 2 vesaitle bile olsa gidemiyorsun. illa ki bir yerleri yürümen lazım. birde cumartesi günlerine özel ücretsiz bir sefer koydular saat başı. bizim pazar otobüsü diye adlandırdığımız.ondan öncesini hatırlamak bile istemiyorum. size cumartesi rutinimizi anlatayım;

*sabah 10-11-12 gibi kalkılır duruma göre, ama 1 olamaz dikkat :)

*kahvaltı sonrası annenin tüm yardım istekleri kibarca reddedilir ve tipi düzeltmek adına biraz saç biraz makyaj yapılmaya çalışılır

*otobüs saati sorunsalı başlar. 12 ye yetişecek misin ? 1'e mi kaldık? 2 çok geç olur...

*pazar otobüsünden pazarda inilir ve pre-pazar olarak adlandırdığımız ilk kısım başlar. akşamüstüne kalmayan otlar alınır, anneanneme gidecek olan bazı sebze meyveler alınır.yeni sayısı çıkmış ise saffet dedeye de atlas veya gezi dergisi alınır. ve ülvişin yolu tutulur. (gizlinot: ülviş anneannem oluyor.sürekli uzun uzun yazmak istemedim :))

*varıldığında güzel bir karşılama eşliğinde içeri girilir. amanda benim patatesim gelmiş, nerlerdesin sen. burada mısın değil misin anlayamıyoruz biz artık.haftada bir olmuyor ki vb...

*yaklaşık 2-3 saat kalınır. alınan malzemeler takdim edilir. evde bir iş varsa anne ile birlikte yardımcı olunur. yazsa salonda kışsa ekstra elektrik sobası bulunan küçük odada oturulur. dedenin gündemindeki olaylar dinlenir. ve dede asla boş konuşmaz her anlattığını pür dikkat dinler yeni şeyler öğreniriz (tarihi olaylar, sağlık, ailenin geçmişi, kişiler ve kişi analizleri gibi konular işlenir) ve merak ettiği şeyleri internetten bak bakalım diye cumartesi gününe biriktirir hep. bu saatler sırasında daha eskiden ülvişin cumartesi börekleri yenirdi fakat son bir kaç yılda hem hali olmadığı için hemde kalori almamazı istemediği için börek faslı iptal oldu ve yerini mevsim meyvalarına bıraktı.

*ülvişten ayrılınır ve tekrar yola çıkılır. peki nereye? yine pazara(post-pazar)

*gelirken uça kaça indiğimiz yokuşlar şıp şıp terleyerek kah yorulup dinlenerek, kah yanımızdan geçen arabalara söverek çıkılır.

*evet işte tekrar pazardayız bu sefer kendi evimize lazım olan şeyleri alacağız ve dönüşü 15 kalalarda olan pazar arabasını yakalayacağız.

*pazarcıların bunlar zaten gelmemiş miydi bakışları arasında pazar yapılır, bazıları dayanamaz sorar anneme ''kız siz günde kaç kere geliyonuz buraya ?'' iyiden iyiye yorulmaya başlamışızdır ve pazarı bitirip otobüse yetişiriz.

*bu otobüsün güzergahı çok ilginçtir, fazla ayrıntıya girmeyim diyorum ama şöyle belirteyim bizim evin dik yokuşunun başladığı yerden çıkmak yerine başka bir bölgeyi döner dolaşır ve bir yerde 10 dakika mola verir. bizde o yokuşu malzemelerle çıkamayacağımız için, otobüsün dönüşte evin önünden geçeceği zamana kadar inmeyiz. o yüzden çok uzun bir yolculuktur bu.

*sağ salim eve dönülür ama çile bitmemiştir. cumartesi günü babamızın alkol alma günüdür ve yanında mutlaka bir kaç çeşit meze olmalıdır.

*yorgun bünyeler biraz dinlenip tekrar işe koyulur. annem yemekleri hazırlarken bende yardım ederim hummalı bir çalışma ile geçen 1-2 saatin sonunda da babam gelir ve kışsa mutfaktaki yerine yazsa balkonun en güzel köşesine kurulur.

*hayır hala bitmedi. lokantada yediği et türevlerini soğumaması için az şeklinde bir kaç kez söyleyen babamın bu davranışı evde de gerçekleştirmesi gerektiğinden hiç şüphesi yoktur ve köftelerini en az 3 postada pişirttirir :)

*derken saat 11-12 yi bulmuşdur bile. bundan sonrası bir sakinlik... herkes kendi kabuğuna çekilir falan. ama günün nasıl geçtiği belli bile olmazdı.

Şimdi hem evlendim hem de çalışmaya başladım. her şey çok farklı.cumartesi demek market alışverişi günü demek. dönüldüğünde de otur yat dinlen. özel bir anlamı yok. ailemden çok uzaklardayım ama annem kardeşimle bu geleneği sürdürüyor.(gizlinot: gelenek haha )yazları gittiğim zaman bende tekrar müdahil oluyorum ama konsepti biraz değiştiriyoruz. pazar otobüsü yerine taksi kullanmak gibi. umarım en kısa zamanda memleketime yakın bir yerlere döner ve arabamı almış olurum. kara cumartesiyi herkes için yok edeceğim!

15 mart 2015 10:51