yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (16)
    • medya (0)

    1. Bu derse ne çok antipati duyuluyormuş.

    Sınavlarda okuduğunu anlamaya yönelik sorular da soruluyor. Bilgi sorusu ve okuduğunu anlama sorusu karma yapılıyor. Bu zamana kadar hiç kimseden halifelerin doğum tarihinin sorulduğunu duymadım.

    Biraz çarpıtılmış kusura bakmayın. Şuan fen derslerini tamamen müfredattan kaldırıp din dersi veriliyor gibi yazılmış. Daha fazla uzatmayacağım. İsteyen açıp müfredata bakabilir.

    1 ocak 2017 23:31

    2. eğer kastedilen okulda verilen dersse başlık yanlış açılmış çünkü dersin adı din kültürü ve ahlak bilgisi bu isimle çok şirin gözüküyor gerçekten her din hakkında üç aşağı beş yukarı fikir veren onların felsefelerini anlatan ve varsa kaynak kitaplarını okumaya yönlendirilen bir ders olsun çok isterdim çünkü bu din tarihi ve inanç sistemleri benim özel ilgi alanım. her insanın da bir dine mensup olmadan en azından o dini iyice araştırmış olması gerektiğine inanıyorum ben kendimce inanç sistemimi oluşturana kadar okuduğum kitapla iki üç tur ilahiyat bitirirdim. ama ne yazık ki türkiye'de bu islam üzerinden verilen bi ders tabi hristiyanlık ve yahudik de anlatılıyor bir iki ders ama genel kanı o dinlerin bozulmuş olması ve islamın tek hak din olması bir de mezhepler konusu var ki o bence daha fena bilhassa alevi ailelerin çocukları için dışlayıcı ve travmatik boyutlara ilerleyebilir hocanın tavrı. ben okurken zorunlu dersti sanıyorum hala zorunlu ders yani isterseniz budist olun ister pastafaryan çocuğunuz bu dersi almak zorunda son zamanda bu değişti mi bilmiyorum ama bu kadar çok din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenin atandığı ülkede ders seçmeli hale getirilmiş gibi durmuyor.

    dini eğitim hakkında beni en çok rahatsız eden şey ise çocukların yaşı. ilkokula giden bir çocuğa soyut kavramları anlatmak özel uzmanlık gerektirir ben küçük çocuklara tanrı, ölüm, cehennem, melek gibi kavramların korkuyla karışık anlatılmasına da karşıyım. işte allah çarpar, cehenneme gidersin vb.

    inandığın dine ait eğitim çok güzel ve gerekli bir şeydir ama kendine din seçemeyecek yaştaki çocuklara bu kadar hassas bir konuda tek ve sığ bir bakış kazandırmak bence çok tehlikeli. hele eğitim sistemimizi düşündükçe beni daha da korkutuyor çocukların dine bakışı ve ileride inançlarının ulaşacağı boyut.

    bunlara cepte ama ümmeti muhammed aşkına, yüce isa adına, yerlerin ve göklerin yaratıcısı yehova adına tarihten örnek vermeyin, hele ki osmanlıyı hiç vermeyin. osmanlı pozitif bilimlere okulda bize 'gerileme' olarak anlatılan ama gerçekte 'modernleşme' olan dönemde hiç olmadığı kadar önem vermiştir. dini eğitimi ve pozitif bilimleri ayırırdı osmanlı ve bugün osmanlının verdiği dini eğitim gibi fıkıh dersi verilse ilahiyat fakültelerinde, inanın bugün hiçbir şarlatan kendine bu okullardan yandaş toplayamazdı. muhtelemen mahalle mektebi ve modern ilkokulu karşılaştırıyorsunuz siz ama aslında onun da osmanlının yıkılma süreciyle bir bağı yok. neyse hakkında az bilgi sahibi olduğumuz ne yazık ki liselerde aşırı boktan bir biçimde öğrendiğimiz tarihi karıştırmadan da kişisel görüşümüzü söyleyebilir ve haklı olabiliriz.

    2 ocak 2017 00:09

    3. din dersinde gerçekten dinler anlatılsa anlayışla kabul edebileceğim derstir. ama ben ne kendi eğitim hayatımda ne de çevremin eğitim hayatında islam dışında kalan dinlere ait bilgileri detaylı işlemiş olan birine rastlamadım.

    dersin adı islam kültürü olsa ve tarih, kültür bilgisi verilse yine olumlu yaklaşırım.

    kendi eğitim hayatıma baktığımda din dersi adı altında islam ezberi aktarıldığını söyleyebilirim. diğer dinlere ait bilgiler 'evet birde bu dinler var' dan öteye geçemedi ne yazık ki. dua ezberleme zorunluluğunu asla anlayamadım (gizlinot: neyse ki ailemde bu konuda anlayışlı oldular). isteyen, inanan öğrenir ve duasını eder. hoşgörü dini olarak geçen bir inanışın zorla ezberletilmesi çok ters değil mi? ben aynı sınav kağıdında istiklal marşının yazarı kimdir sorusunu da gördüm, şu halifenin babası kimdi kaç yılında doğmuştur sorusunu da gördüm. o yaşta bu detayın bana ne faydası olabilir? tarihte ne şekilde gelişmiş, neler olmuş ne şekilde etkileşime geçmiş ne bileyim islam nasıl bir kültür bunları öğretseler keşke.

    benim tecrübe ettiğim gibi bir din bilgisi dersine kendi çocuğum maruz kalsın istemem. öğrenmek istediği için ve doğru şekilde gereksiz ezberler olmadan öğrensin isterim.

    2 ocak 2017 00:28


    4. okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi ismiyle okutulan genelde öğretmeye ve öğrenmeye değil de ezberletmeye dayalı bir ders.

    ilkokulda din kültürü denince aklımda kalan tek şey sureleri ezberlerdik, hoca sözlü yapar eğer ezberimizden doğru bir şekilde okursak geçer not alırdık. işin uygulamadaki kısmı, yani ezberleme durumu sıkıntılı olduğu ve herkesin de buna mecbur bırakılmasını doğru bulmasam da bu sayede 4 tane sure öğrenmiş oldum o yıllarda tek karım bu oldu sanırım.

    ortaokuldaysa din kültürü adı altında hocayla din ve insan ilişkileri konusunda sohbet ederdik, hayatın içinden olduğu için zevkli geçiyordu. sevdiğim bir hocam olmasına rağmen, hiç unutmuyorum bir kere sınıfta bu bayram kaçınızın ailesi kurban kesti diye bir soru sormuştu. sınıfta 10 kişi kadar el kaldırdık ama o kadar tuhaf histi ki anlatamam. yani sınıf içinde ne gerek vardı bunu sormaya o zaman da anlam verememiştim, bugün de veremem hala. biz ibadetin gizli olanı makbuldür diye öğrenmiştik hani. ilk defa doğru bildiklerimizle çelişen bir durumla karşılaşmama neden oldu bu soru.

    liseye geçtik bu sefer de okulda din felsefesi ve dinlerin doğuşu konularında bir şeyler görmeye başladık. kaç kişi dinliyordu dersi bilmiyorum ama haftada 1 gün o da sadece 1 saat olan ders için hoca abartısız 500 tane soru verir, bizden cevabını araştırıp bulmamızı isterdi. sınavda da haliyle bu sorulardan sorumlu olacağımız için biz de deli gibi o soruların cevabını araştırıp bir yandan da mecbur ezberlerdik. şimdiki gibi google'a girip cevabını bulma imkanı da pek yoktu hani malum teknoloji okullara pek teşrif edememişti.

    bunları neden anlattım peki onu da açıklayayım. okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi gibi bir dersin olup olmasından çok uygulamadaki hali, yani dersin işleniş şeklinde hep bir problem vardı. biz yıllarca bunlardan şikayet ettik mesela.

    din eğitimi adı altında belli kalıpların ezberletilmesi yerine, öğrencinin yaşı göz önünde tutularak bu konuda düşünebilmesi ve sorular sorarak öğrenebileceği bir ortamın olmaması sıkıntı yaratıyordu en çok. okutulan ders kitapları da şimdiye oranla çok daha farklıydı, yazarlar ve görüşleri en azından belli kesimleri yücelten cinsten değildi. şimdiyle aradaki en bariz fark bu sanırım.

    zorunlu olması ya da olmamasını geçtim eğer okullarda okutulacak bir ders olacaksa din kültürü her şeyden önce ona uygun bir işleniş şekli olmalı. din işte budur, müfredatın öğrenmen için dayattığı şeyler de bunlar eğer ezberler, bir yerde hatim edersen sınıfını geçersin yoksa bu dersten kalırsın gibi bir anlayış olursa öğrenci en baştan dersten soğuyor.

    öğrenci hocam peki neden bu böyle, niye böyle yapılıyor diye bir soru sorduğunda dersi kaynatma ya da git camideki hocaya sor gitmişken de iki rekat namaz kılar hem de sevaba girersin denirse bunun adı din eğitimi vermek olmuyor ne yazık ki.

    2 ocak 2017 02:02

    5. Turkiye müfredatında din kültürü ve ahlak bilgisi olarak geçmesine ragmen din kültürü ile alakasi olmayan ders. Sadece islam tarihinin ve islamin nasil harika bir din oldugunun anlatıldığı yetmezmis gibi herkese zorunlu olan bir ders olmasi da cabasi. Ben egitim hayatim boyunca mantikli sorular sordugumda memnun olan ve samimiyetle cevaplamaya calisan bir din dersi öğretmenine ne yazik ki rastlamadim. Sorulara acik olan öğretmenleri olanlar bence cok sansli. Simdi durup düşündüğümde lisedeki din ogretmenim tarafindan sarfedilen su cumle aklima kazinmis: "hıristiyanlar zaten cehenneme gidecek çünkü hıristiyanlar." Daha da diyecek laf yok zaten bunun uzerine. Bu ülkenin önce egitimcilerini egitmesi lazim.

    2 ocak 2017 03:01 2 ocak 2017 03:07

    6. Aklıma gelen tek din kültürü öğretmeni var, naif mütevazi görünümlü bir adamdı. Bu müdür yardımcısı oldu sonra; değişimini hayal dahi edemezsiniz. Çirkeflik nedir? İktidar sahibi olunca bir insan ne kadar değişebilir sorusunun ayrıca cevabıydı...

    2 ocak 2017 07:10

    7. İlkokul ve lisede 2 din hocası tanıdım.

    İlkokuldakine "deli sülo" denilirdi ki öyleydi. Kaçıncı sınıftayken tam hatırlamıyorum ama arkadaşımın sırtında din kültürü kitabını parçalayısı, o yaprakların havaya uçuşu gözümün önünden gitmiyor. Bir de başka bir arkadaşımı kapı önünde tekmelemesi. Bak düşündükçe gene sınır oldum.

    Lisedeki ise insanların özellikle kızlar erkeklerin direk gözüne bakarak konuşmamalı, başka yere bakarak konuşmalı temalı 2643 kere konuşna yaptı. Sonuç olarak baya uzunca bi süre erkeklerin gözüne bakarak konuşamadım.

    Kısacası efendim, din dersi de hocaları da pek iyi çağrışımlar yapamıyor bana.

    2 ocak 2017 08:34


    8. Okul hayatım boyunca en iyi not ortalamasını aldığım dersti. Bütün duaları ve sureleri, herkesten önce ezberlerdim. Yazılı ve sözlü sınavlarından, 100'den aşağı düşmedim bile. Sonra mı ne oldu? Nur topu gibi bir deist olarak, yaşamıma devam ediyorum :)

    2 ocak 2017 09:25

    9. "çocuğa din eğitimi verilmemeli" cümlesi bir çocuğa din eğitimini henüz hazır bulunmadığı derecede ağır vermek kadar lümpen bir tavır. bir insana din eğitimini vermeye tanrı tahayyülü hangi yaşta oluşuyorsa o yaşta başlanmalıdır. zaten bundan kaçmak mümkün de değildir. siz bu alanda bilgi vermeyi reddederseniz çocuk bu ihtiyacı farklı yerlerden de olsa mutlaka karşılayacaktır. ki bu da neredeyse erken çocukluk dönemine tekabül ediyor. bu elbette 5 yaşında çocuğa cehennemi, hatta cenneti, din savaşlarını, hafızlığı, şehadeti anlatmak demek değildir. bunların her birini açıklamak için önünüzde çok uzun yıllarınız olacak. ama eğer varoluşsal sorulara verecek felsefik cevaplarınız yoksa(ki bu o yaş grubu için dini bir yanıttan daha ileri derecede bir hazır bulunuşluluk gerektirecektir) ya da bir dini inancınız varsa çocuğunuzun bu tahayyül karşısındaki merakını "büyüdüğünde anlatırım şimdi böyle şeyler düşünme şeklinde" geçiştirmeyi düşünmüyoruzdur herhalde. yani din eğitimi spontane bir şekilde zaten küçük yaşlarda başlıyor. çocuk zaten hangi aşamada gidilmesi gerektiğinin sinyallerini kendisi veriyor. anlayana.

    mebde verilen din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin müfredat sorununa girmeye gerek bile görmüyorum. söz konusu dinse bırakın diğer dinler karşısında herhangi bir dinin durumunu mezheplerin bile birbirine düşmanlıkla baktığı bir dünyada hangi müfredatın daha doğru olduğuna kimin hangi ölçüyle karar vereceği de ayrı bir problem. zira kuran merkezli bir islami eğitimi bırakalı çoook uzun zaman oldu ne yazık ki. referanslarımızı nedense yan kaynaklardan alır olduk. elimizde orijinali varken neden böyle bişey yaptık? gerçekten bilemiyorum.

    bunlara rağmen en büyük problem de öğretmen sıkıntısı sanırım. diplomanın eğitici olmak için yeterli olmadığını en fazla açık eden branş din kültürü ve ahlak bilgisidir herhalde. yine müfredatla birlikte el ele vererek bir çocuğun dini gelişimi ne kadar katledilebilirse o kadar katlediyorlar(işini büyük bir özveri ve hassasiyetle yapanlar da var elbette, onları tenzih ederek söylüyorum bunları tabi ki) ortaya da bu başlık altında yazılanlar çıkıyor. bir din kültürü öğretmeni olsaydım ve bu yazılanları okusaydım içim cız ederdi herhalde. hoş bu sorun diğer tüm branşlarda da var, genel olarak eğitim bilimleri ve tekniklerine yabancı eğiticilere maruz kaldık, kalıyoruz hepimiz ve yeni nesil öğretmenler atanamadan da çözülecek gibi görünmüyor. ama din kültürü dersinin kişinin geri kalan hayatında diğerlerine nispeten daha fazla izler bıraktığını varsayarsak bu alanda yapılan hatalı eğitim tekniklerinin (hoş bir teknik de yok ama) bedeli de daha ağır oluyor sanırım.

    sonuç olarak en doğrusu okullarda böyle bir eğitim vermemek galiba evet. yıllarca verdik. verdiğimizi zannederek katletmişiz. bu yazılanları okuduktan sonra başka türlü düşünmek mümkün değil. bir şeyi hiç öğretmemek yanlış öğretmekten yeğdir. kendi çocuğum olsa içim rahat gönderir miyim? hayır. dini eğitimini kendim veririm elimden geldiğince. peki kendisini bu eğitimi verebilecek yetkinlikte görmeyenler ne yapmalı? bunun da cevabını eğer düşünme ihtiyacı hissedip bu dersi kaldırırsa ya da revize ederse meb versin. işin "uzman"ı onlar.

    2 ocak 2017 10:42

    10. Din kültürü dersinin tarafsız, hurafelerden arınmış çağdaş öğretmenlerin vermesi gerektiğini düşünüyorum. Zira en ufak bir yorumda dahi bilinçsiz ya da bilinçli şirke düşebilirsin ve bir sürü insanın geleceğini bu şekilde şekillendirebilirsin. din kültürü dersinin gereksiz olduğunu düşünmüyorum fakat yanlış kişilerce yorumlanan dininin çocuklara bu şekilde anlatılmasını doğru bulmuyorum. gereksiz olmadığını da neden düşünüyorum dersek, yıllar yılı en zihninin açık olduğu dönemde bir yaratıcının varlığından habersiz, öyle bişey yok herşey tesadüf şeklinde öğretirseniz çocuğa, en az tersini yapmış hurafelerle dolu bir din aşılayıp çocuğu aydınlatmamış, okutmamış, bilimden mahrum bırakmış cahil bırakmış kadar siyonizme itaat edersiniz. demem o ki bu dersin vicdan sahibi, doğru eğitilmiş çağdaş öğretmenlerce verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

    öte yandan her dine aynı hoşgörüde yaklaşacak insanlar da olmaları gerektiğini düşünüyorum öğretmenlerin. ben lisedeyken aynı böyle bir din kültürü öğretmenimiz vardı. her din için aynı sayıda ders saati harcardı. Sınavları da keza kısa cevap yorumsuz sorular olmazdı, kafamızı çalıştıralım yorum yapalım isterdi sadece 2 soru sorardı. Nitekim şu an sahip olduğum anlayışı da onun attığı tohuma borçluyum.

    İnşallah bizim çocuklarımız da böyle öğretmenler tarafından eğitilir. ama gidişatı gözlemlersem bu çok mümkün değil gibi. en basit bir örnek vermem gerekirse son yıllarda bir mevlana patlaması aldı başını gitti elif şafak popülaritesiyle birlikte. Merak edip de mesneviyi okumuş insanlar varsa, mevlananın hayatını pop kültürün dışında tarafsız okumuş olanlar varsa bilirler ki; tarikatçılık yapıp din ile çok alakası olmayan kısa hikayeler söylemiştir bu hikayelerinde din ile ilgili kısımlar "allah izin verirse" "allah isterse" tarzındaki cümleleridir onun dışında bana kalırsa allah benim ruhumu üfledi ben allahım düşüncesi doğru bir düşünce değil. ben kulum çünkü. fakat işte benim görüşüme göre bu tarikat çok abartılıyor. zaten tarikatçılık da doğru birşey değil islamiyet için. neyse derine girmeyeyim daha.

    özet: eğitim çok önemli

    2 ocak 2017 11:28

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar