girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (11)
  • medya (0)

1. ukte: (yazar: pizzalife)

şeker konusunda araştırma yaparken burada adını görüp izlediğim belgesel. genel olarak şeker bağımlılığını anlatıyor.

sağlıklı beslenmeyi hayatına adapte etmiş bir kişinin günlük aldığı kalori miktarını değiştirmeden, beslenme düzenini, diyet gıdalar ve sağlıklı olmayan beslenme şekliyle değiştirmesi ve vücudundaki değişimleri konu alıyor.

Tüm bu değişimleri 40 çay kaşığı şekerle anlatıyor. Alınan şeker de sağlıklı sandığımız diyet ürünler, abur cubur gibi yiyeceklerle sağlıyor.

Şekerin nasıl bağımlılık yaptığı ve nasıl zarar verdiği ile alakalı izlenmesi gereken bir belgesel.

izlemek isteyenler için : altyazılı link

http://www.hdfilmsaati.org/that-sugar-film-izle.html

11 eylül 2016 00:10 11 eylül 2016 00:33

2. şekerin zararlarını kanıtlarıyla gösteren belgesel/film. izledikten sonra insan resmen şekerden ve o güne kadar tüketmiş olduğu tüm şekerli şeylerden iğreniyor. benim için hayatımdan şekeri tamamen çıkarmak mümkün değil ancak bu filmden sonra en azından yaptığım keke, içtiğim çaya daha az şeker atmaya başladım, kolaydı gazozdu falan içmeyi nerdeyse bıraktım.

25 kasım 2016 03:56

3. şeker orucuna girmemde bana motivasyon sağlamış film.

---aşağıda filme dair spoiler sayılabilecek bilgi bulunmaktadır.---

gayet sağlıklı beslenen ana karakter, günde 2300 kalori tüketiyor.

2 ay boyunca 2300 kaloriyi geçmeden diyetine 40 kaşık şeker ekliyor.

Ve bu şekeri çikolata, şekerlemelerden değil; üzerinde "diyet", "sağlıklı", "fit" yazan paketli ürünlerden, meyveli yoğurtlardan ve meyve sularından alıyor.

2 ay sonra (aynı kaloride beslenmesine ve sporuna devam etmesine rağmen) hem kilo alıyor, hem de göbeği büyüyor. üstelik karaciğer yağlanması tehlikesi ile karşılaşıyor. depresyona giriyor, sürekli bitkin hissediyor ve dikkatini eskisi gibi toparlayamıyor.

Şekerin vücudumuza verdiği zararlar kadar, beynimize de nasıl zarar verdiğini çok güzel işliyor film. ayrıca zayıflamaya çalışırken kalori sayımının işe yaramadığını da gösteriyor.

sadece sağlığa zararı değil, gıda firmalarının ürünlerini sattırmak için gerekirse sağlık raporlarını değiştirdikleri gibi daha birçok şaşırtıcı bilgiyi öğrenebiliyorsunuz.

--spoiler sonu--

14 aralık 2016 01:30


4. "Bir film izledim, hayatım değişti." İşte o film bu film diyebilirim kendi adıma. Mutlaka izlenmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum. "Şekersiz 21 gün"ün 7. Günündeyim bugün. Ama bu filmi izledikten sonra rafine şekeri elimden geldiğince hiç tüketmemeye çalışacağım, 21 günden sonra da devam etmeye çalışacağım. elim her çikolataya, pastaya gittiğinde açıp izlerim ben bu belgeseli, durdurucu bir gücü olacağına inanıyorum.

21 temmuz 2017 16:10

5. şekeri hayatımdan çıkarmayı uzun zamandır istiyordum, bu belgesel bana aradığım motivasyonu sağladı. zaten son birkaç aydır paketli gıdalar yedikten sonra pişmanlık ve tiksinme duygusu yaşıyordum (gizlinot: bence bu ilk adım) bu belgesel basit ve eğlenceli şekilde yol yordam gösteriyor. şimdi sıra daha kapsamlı araştırma yapıp mümkün olduğunca sugar free beslenmekte

22 temmuz 2017 23:47

6. karatay'ı haklı çıkaran belgesel film (gizlinot: swh)

1 eylül 2017 04:06

7. Az önce izledim. öncelikle şunu söylemem lazım, izlediği yada duyduğu şeylerden kolay etkilenen biri değilim. Geçen sene bir “sigara bıraktırma videosu” vardı, annemin ısrarıyla onu izledim ve değişen hiç birşey olmadı açıkçası. Ama bu belgesel içimi bir tuhaf yaptı. Herkesin ama herkesin, özellikle de küçük çocuk sahibi annelerin izlemesi gereken bir belgesel olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlar yukarıda link vermiş zaten, 1 saat 40 dakika birşey. 

Spoiler vermek gerektiğini düşünmüyorum açıkçası, macera filmi değil bu sonuçta, belgesel. “Ay lanet olsun süslüde daha önce okuduğum için sonunu öğrendim.” Diye hevesinizi kaçıracak birşey değil. 

Tabii ki hepimiz işlenmiş sofra şekerinin sağlığımız için kötü olduğunu biliyoruz. ama bu belgeselde yaşına göre sağlıklı (gizlinot: belgeselin esas oğlanı damon, belgeselin başında tüm vücut taramasından geçiyor, karaciğerinin ve vücut yağ oranlarının çok iyi olduğunu öğreniyor) ve sağlıklı beslenme düzeniyle günde 2300 kalori alımı olan bir adamın, 60 gün içerisinde kalori alımını değiştirmeden yine günde 2300 kalori alıp, aldığı kalorileri günlük hayatımızda farkına varmadan bolca tükettiğimiz gıdalar ve içeceklerden alarak, 2 ayda 8 kilo alışına şahit oluyorsunuz. 

günde 40 çay kaşığı şeker tüketmiş oluyor. 

kalori alımı değişmeden sadece şeker miktarının artmasıyla 60 gün gibi bir sürede 8 kilo alması inanılmaz. bel ve kalça ölçüsü değişiyor, aşk tutamaçları çıkıyor, sivilce çıkarmaya başlıyor. 

Tek problem Görünüşünde değil üstelik. asıl sorun yüzeyin altında. 2 ay öncesinde oldukça sağlıklı olan damon, şekerle geçirdiği günah dolu 2 ayın sonunda karaciğerinde yağlanma başladığını, kalp krizi ve diyabet hastalığı riski taşıdığını öğreniyor. Üstelik beyin fonksiyonları da bir tuhaflaşıyor, uyuduğu uyku rahatsız ve yetersiz geliyor, kendisini sürekli yorgun hissediyor ve şeker aldığı zamanlarda uyuşturucu alınan zamanlara benzer bir (gbkz: high) durumu yaşıyor, sık sık duygu değişiklikleri ve ani öfkeler yaşıyor ve bu öfkeler vücuda şeker alımı olduğunda sakinleşmeye başlıyor. 

Bunun yanı sıra, bilimadamlarıyla şeker üzerine görüşüyor, şekerin avustralya’daKİ aborjinler üzerinde son 40 yıldaki etkisini görüyor, büyük yiyecek içecek firmalarının para kazanmak uğruna bizim sağlığımızla nasıl oynadıklarını ve bilimadamlarını nasıl satın aldıklarını da ayrıntılı işliyor. 

Dişlerle alakalı bir kısım var, mideniz hassassa izlemeyin, amerika’nın En meşhur içeceklerinden mountain dew bağımlısı 18 yaşındaki bir gencin dişlerini gösteriyorlar. Klozetimin içi daha temiz o kadar diyeyim. 

Az önce mutfağa gittim, karnım acıkmıştı. Şöyle bir bakındım ve bir elma alıp yerime oturdum. Resmen o çikolatalar, kurabiyelere olan iştahımı yerle bir etti adam, helal olsun. Zaten kendisi belgesel bitiminde rafine şekeri hayatından çıkarıp eski düzenine döndüğünde hızlıca 6 kilo veriyor. Ve “şekere bu kadar alıştıktan sonra hayatından çıkarmak, herhangi bir bağımlılıktan kurtulmak kadar zor” diyor. 

Velhasıl beni asıl şaşırtan, bu kadar (gizlinot: kullanacağım dil için kusura bakmayın ama) göte göt diyen bir adamın, kapitalizmin devi coca cola’ya delilleriyle çomak sokan bir adamın hala ortalıkta rahatça gezebiliyor olması. 

Bizde olsa faili meçhuldü şimdiye...

17 ekim 2017 19:25


8. Bana şekeri bıraktıran belgesel. 

18 ekim 2017 13:09 18 ekim 2017 13:10

9. Şekeri bırakmaya karar vermişken bu isteğimi körüklemek adına izlediğim belgesel kendisi. Avusturalyalı olan Ana kahramanımız, sağlıklı bir yaşam sürerken şekerin vücuda etkilerini kanıtlamak adına şeker alımına başlıyor. Üstelik bunu sadece 40 çay kaşığı şekerle yapıyor. Aldığı gıdalara şekerlemeler dahil değil. Sağlıklı olduğu sanılan gıdaları tüketiyor. Her yediği yiyecek için şeker hesaplaması yapıyor ve siz onu izlerken far görmüş tavşan gibi kalıyorsunuz. Neden mi? Çünkü içtiğimiz içeceklerden tutun da kahvaltılık gevreklere kadar hepsi şeker bombası. 40 çay kaşığı 2'ye hatta 3'e katladığım günler kesinlikle olmuştur diye düşünüp durdum. Mesela Amerika'da İçtiği bir içecekte 39 çay kaşığı şeker vardı. (gizlinot: 39 diyorum!!) yediklerinizi düşünmeden edemiyorsunuz gerçekten. Şekerin; Dişlere, vücuda, beyne, ruh halimize nasıl etki ettiğini çok net şekilde gösteriyolar. Doktorlar sonuçları inceleyince oldukça şaşırıyorlar çünkü araştırmaya başlamadan önceki ölçümleri oldukça sağlıklıydı ve iki aylık süreçte karaciğer yağlanması gibi sorunlar baş göstermeye başlıyor. Arkadaşlar sadece 40 çay kaşığı şekerle beli 10 cm kalınlaşıyor. Yuh artık dedim ohaa. Öhömm, kusura bakmayın. Kalçası genişliyo, cildi eskisinden kötü gözüküyo, ve hep yorgun. Üstelik günlük kalori alımında eskiyle arasında bir fark bile yok. 60 gün sonunda şekeri bırakmaya çalışırken gerçekten zorlanıyo. Vücudunun şeker istediğinden bahsediyor. Ama bir haftada 2 ya da 4 kez vücudumuzun şeker isteğini reddedersek başarılı olucağımızdan bahsediliyor. Bir doktor şekersiz sadece 5 gün geçirin sonra farkı hissediceksiniz demişti. Başka bir doktor da çikolatayı çok sevdiğini ama günde bir parça yediğinden bahsetti. Ben bir tableti tek başıma gömen insanım. Vücudunuza yaptıklarınız pişman hissettirmeye başlıyo kesinlikle ve şeker endüstrisinin planlarını, bazı bilim insanlarının iki yüzlülüğünü izledikçe tiksiniyosunuz. İzleyin kesinlikle.

17 şubat 09:45

10. Farkındalık yarattı bende. Şekeri zaten pek kullanan biri değildim yani ben öyle sanıyordum oysa basbaya kullanıyormuşum şekeri. Paketlenmiş olarak aldığım her ürünün kalori değerlerini incelerdim ama benim odağım yağ - karb olurdu. Şimdi gözüm ilk şekere bakıyor. Ve çok severek tükettiğim (sağlıklı sandığım) bir çok ürüne veda ettim. İzlenmeli ve hatta herkese izletilmeli.

17 şubat 22:43