girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (59)
  • medya (2)

59. önce kitabını okudum şimdi 1. sezonu bitirmek üzereyim.ilk defa dizisi/filmi kitabından daha çarpıcı olan bir kurgu izliyorum. dizi kitaptaki boşlukları dolduruyor resmen.

5 kasım 13:32

58. Gerçekten çok iyi fazla iyi. Çok dizi izlemişimdir ama bu çok başka bir distopya. Black mirror izlerken de böyle tepetaklak olmuştum. Sindire sindire gidiyorum ve bazı bölümleri ciddi anlamda kaldıramıyorum kesinlikle soluksuz izlenecek bir dizi ama soluğum kesiliyor çoğu sahnede.

18 ekim 18:59

57. Romanı okumuş, dizinin de 2. sezonunu bitirmiş biri olarak yazıyorum romanda atwood sadece ana fikri vermiş. Bruce miller bu fikri almış, yürümüş. Diziyi çok beğendim, romanı da okumak isterim, derseniz okuyun ama okumazsanız kurgu açısından bir kaybınız olmaz.

18 ekim 18:19


56. Ders çalışmadan önce bir bölüm izleyeyim diye 2. Sezona başladım, bölüm sonunda şarap açıp diğer bölüme geçtim. Gelmiş geçmiş en gerçekçi distopya.

30 eylül 16:57

55. ----spoiler-----

sırf çocuk için bütün rejimi değiştiren tüm özgürlüğü kaldıran kadının bir anda bebeği kaçırması için offred'e vermesi çok mantıksız. son bölümde tam kaçması için fırsat varken gillead'da kalmayı tercih etmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. 2 sezondur olay örgüsü sürekli aynı evin içinde geçiyor. 3. sezon da evde geçecek anlaşılan. halbuki kanada'ya geçip oradan gillead'ı devirme planları yapıp örgüt tarafından ve kendisi aracılığıyla kızına kavuşmasını izlesek daha heyecanlı olabilirdi. sürekli kaçmaya çalışıp aynı eve dönme hikayesi bir yerden sonra sıkıyor.june ile nick'in beraber olmasını bekliyorum. nick ölürse çok yazık olur. gerçekten çok karizmatik bir karakter. önceki sevgilisi luke kanada'da keyfine bakıyor resmen. ne june ne de kızı umrunda değil. nick dururken bu adamla tekrar birlikte olmasını hiç istemiyorum.

aunt lydia umarım gerçekten gebermiştir. darısı fred şerefsizinin başına.hamile bir kadına tecavüz etmek şerefsizliğin hangi seviyesi. acı çekerek gebermesini görmek istiyorum.

yvonne strahovski'nin oyunculuğuna gerçekten bayıldım. ruh halindeki dalgalanmaları gerçekten çok iyi yansıtılmış. karakter geçişleri mükemmel. elisabeth moss'un mimiklerini aşırı kullandığını düşünüyorum. üzgün olduğu zaman gülüyormuş gibi görünüyor. duyguyu kesinlikle veremiyor

----spoiler-----

7 eylül 13:53

54. uzun bir süre merak edip bir türlü fırsat bulup başlayamamıştım. the sinner'dan sonra yine "din baskısı" tabanlı bir dizi daha izleyip bitirince psikolojim iyice alt üst oldu. kafamdakileri toparlayıp buraya yazamadım bile. fakat yine de her türk kadınının izlemesi gereken bir dizidir. din olgusunun abartılması, çıkarlar için kullanılması dünyanın neresinde olursa olsun pislikleri doğuruyor bunu gördüm. ve yine her zaman olduğu gibi erkeklere hiç zarar gelmezken kadınlara dünya zindan oluyor ve birbirinin ezilmesine susan kadınlar yüzünden düzene baş kaldırılamıyor. gerçekten dizinin bir çok bölümünde ağladım ve izlediğim günlerde ruh gibi gezdim. o kadar yakınız ki dizideki tabloya, korkuyorum... belki damızlık olmayız ama zamanla susturulup tüm haklarımız elimizden alınabilir. o yüzden susmayın arkadaşlar. feminist olmanıza gerek yok. kahkaha atma hakkınızı, özgürce giyinme hakkınızı, istediğinizi yapma hakkınızı savunun. kimse bir anda sizi eve kapatmayacak zaten, böyle yavaş yavaş yapacaklar herşeyi. hiçkimseye hiçbir zaman özgürlüğünüz hakkında taviz vermeyin.

7 eylül 11:37

53. Türkiye'de (gizlinot: ya da ortadoğuda) (gizlinot: sakın avrupa kıtasındayız diye savunmayın lol)yaşayan her kadın için feminizmin ne kadar önemli olduğunu her bölümde gözüme sokan dizidir. Girdiyi okuyup da izleyemeyeni, izlemek isteyen, bulamayan tüm kadınlara link atabilirim yeter ki izleyin.

Zaten inancım yoktu ama diziden sonra dini ve korkuyu kullanarak tüm kadınları nasıl dize getirdiklerini görmek iğrenç.

Dizide bir söz geçiyor. 'Erkekler kadınların onlara gülmesinden, kadınlar erkeklerin onları öldürmesinden korkar.'

Sindirilmek istemiyorum,istemiyoruz. Pes etmeyelim kızlar boşverin evliliği çalışalım başaralım. Kadın olarak kendimizi yönetelim, erkeklerin olduğu yerlere biz geçelim.

Molly June'a evlenmesi için çok erken olduğunu, 25 yaşındaki enerjisini evliliğe değil sokaklara çıkıp haklarını savunması için harcaması gerektiğini söylemişti. June geç kalmıştı. Ya biz de geç kalırsak?

6 eylül 19:35


52. -spoiler-

beni dizide en çok etkileyen karakter Serena Joy oldu. bir kadının bu noktaya gelişi, iç çatışmaları, tutarsızlıkları, güçlü olmaya çalışması, içindeki iyilik ve kötülüğü... karakterin çok iyi yansıtıldıgını düşünüyorum.

finalinde June ve Nick'in beraber olmasını istiyorum, kocasıyla olursa bildiğin üzüleceğim.

bir notum da Eden için... içim paramparça oldu

3 eylül 15:53

51. (bkz: torrentcouch.com)

yayınlanırken takip edip izlediğim ve bitirdiğim, bulması zor olan dizi.

2 eylül 22:24 2 eylül 22:25

50. Distopik şaheser. Sadece tc vatandaşı olmak seyri biraz daha travmatik hale getiriyor. İzlandalı olsam ruhumu daha az yaralardı. 

2 eylül 13:09