sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (75)
    • medya (2)

    75. Kitabı okumuş ancak sadece fikri beğenmiştim,yazarın dili ve olayları anlatış biçimi etkileyici değildi.Dizisi is oldukça başarılı.

    daha önce beni bu kadar rahatsız eden bir şey izlememiştim.Kadınların içinde bulunduğu duruma karşı kurabildiğim empati,her distopyada olduğu gibi çok uzak şeyler gibi kurgulanmış olsa da temelini gerçek hayattaki problemlerden alıyor oluşunun yarattığı huzursuzluk,yaşattığı gerilim ve daha birçok açıdan beni çok etkiledi.

    Bence bir kadın bu diziden bir erkeğin etkileneceğinden çok daha fazla etkilenir ancak herhangi birinin etkilenmemesinin imkanı yok.

    özellikle ilk iki sezonu izlerken zorlandım çünkü anlatamayacağım bir gerilim,huzursuzluk hissediyordum.

    Distopyaların kötü sonuçlanmasını seviyorum ben ancak bu dizi için kalbimden geçen tam tersinin olması ama yine de kötü bir son her zaman daha etkileyici gelir bana.

    ---spoiler---

    serena dizide en sinir olduğum karakter olabilir.Erkeklerin bu dünyadan sorumlu olması bir yana bir kadının kendi ve hemcinselerinin özgürlüğünün kısıtlanıp böylesi iğrenç bir duruma duşmesine neden olması fazlasıyla iğrenç ve akıl almaz bir durum.(gizlinot: bu bir yerden tanıdık geliyor ama...)

    nick'in geçmişi ve geleceğini merak ediyorum.

    dün 00:14

    74. washington bölümü (gizlinot: 3. sezon 6. bölüm) çok etkileyici bir bölüm, üçüncü sezonun şimdiye kadarki en ağır bölümüydü hatta.

    ...(gbkz: spoiler)...

    washington damızlık kızları neydi yarabbi? bildiğin kabus malzemesi. iki gündür gözüme uyku girmiyor.

    ayrıca washington' daki martha' ların baş örtüleri ve kumandan karılarının başlarındaki aksesularlar ile "blessed are the meek"(gizlinot: itaatkar olan kutsaldır) lafının "blessed are the silent"(gizlinot: konuşmayan kutsaldır)a evrilmesi gilead' ın daha muhafazakar olmaya yöneldiğini gösteriyor.

    bir de ne kadar muhafazakarlaşmış olsalar da en yüksek komutadaki adamların cinsel yönelimleri yine kendine bir yol bulmuş, bütün olay kadınlarla sınırlanmış. ayrıca o kumandan karısı olivia' nın gilead hayat tarzını bohem vegan tarzı gibi serena' ya güzellemesi de çok mide bulandırıcıydı. zerre etkilenmemiş abla ya. midesiz. evinde ağzı dikili insan var ya, insan...

    nick' e girmeyeceğim bile...

    bir de artık june' un serena' dan medet umma olayı bitsin artık, baydı ya... emily olsa otuz kere ümüğünü sıkmıştı serena' nın.

    ...(gbkz: spoiler)...

    29 haziran 02:04

    73. Rahatsız eden dizilere çok güzel bir örnektir. 1. sezonu ağzım açık bitirdikten sonra 2. sezonu blu tv hariç hiç bir sitede bulamıyorum. allahını seven 2. ve 3. sezonu üstüme atsın.

    28 haziran 14:05

    72. Üç günde iki buçuk sezon izlediğim, beni ekrana bağlayan dizi. Çok sinirlenirim, izleyemem diye düşünüp başlamayı ertelemiştim ama izlediğime memnunum. Tek bir sıkıntısı var, bazı yönlerden türk televizyonundaki dizilere çok fazla benziyor. O kadar uzun bakışmalar, müzik eşliğinde kesişmeler, ağır çekim yürümeler vs. Var ki bazen ileri alıyorum. Ama yine de çok hoşuma giden bir dizi oldu. En sevdiğim sahnesi de (link: https://youtu.be/JQtazjD5kps Şu)dur hatta.

    -(bkz: Spoiler)-

    Dizinin en rahatsız edici yönlerinden birisi çok gerçekçi olması. Gerçekten de bir gün iş yerindeki belli bir kesimi eve yollayabilirler ve yapacak bir şey olmaz. Aniden maaşları ödemeyi bırakabilirler. Yavaş yavaş tüm hakları alabilirler. En acısı da bu sistemi bir başka kadın (serena) oluşturmuş olabilir. Kendi kuyusunu kazdığının farkında olmayarak.

    Serena demişken mark ile barda konuşmaları da baya iyi yazılmıştı.

    Emily'nin kucağında holly ile yürüdüğü ve birden herkesin onu alkışlamaya başladığı sahne o kadar güzeldi ki. Hayatta kalmıştı, kaçmayı başarmıştı, bebeği de kaçırmayı başarmıştı, tecavüzden sağ kurtulmuştu ve yaşadığı her şeye rağmen yürüyordu.

    Bir diğer güzel sahne de waterford alçağının odaya girip "Nolite te Bastardes Carborundorum" (gizlinot: Piçlerin seni ezmesine izin verme) yazısını kocaman kazınmış görmesiydi.

    Ama öte yandan dizi son birkaç bölüm ne yapacağını bilemiyormuş gibi davranıyor. June'un yeni ev sahibinin (gizlinot: Adını unuttum da hani emily'ye yardım etmişti) çelişkili davranışları falan epeyce anlamsızdı. Bilemiyorum belki sonra toparlarlar. Ayrıca ulan emily, cesaret etmişken şu Allah'ın cezası aunt lydia'nın öldüğünden emin olamaz mıydın? O koca gövdeye minicik bir bıçağı, üstelik de sırtından saplarsan nasıl ölsün?

    Neyse gördüğünüz gibi kendimi fazla kaptırdığım bir dizi oldu.

    -(bkz: Spoiler)-

    İzleyin, izlettirin efendim.

    28 haziran 02:02

    71. 3.sezonun ilk 3 bölümünü seyrettim, her güzel şey gibi bu dizi de bozuldu malesef, ne kadar beklemiştim oysa.. 12 haziranda diğer 3 bölüm yayınlanacakmış..

    7 haziran 10:28

    70. üçüncü sezonun ilk bölümüyle beni biraz hayal kırıklığına uğratmış dizi.sabahtan beri sayfa yenileyerek altyazısını beklediğim için ilk bölümden tatmin olamadım açıkçası.spoiler yazmayacağım o yüzden rahatlıkla okuyabilirsiniz.zaten spoilerlık yazacak pek bir şeyde yok.

    aslında 9/10'luk bir dizi olabilecekken neden bu kadar tempoyu düşürüp neredeyse her sahneyi ağır çekim yaparak izleyenleri sıkıp dizinin güzelliğini bozuyorlar anlamıyorum.hikaye, olay örgüsü, ortam, oyuncular her şey ama her şey aşırı iyiken bu tempo ve ağır çekim olayı diziyi biraz öldürüyor bence.sorun yapımın ağır olması değil ki başladığından beri aksiyonu az ve ağır ilerleyen bir yapımdı zaten.ama sanki şuan sadece ağır çekimde june'un yürümesini,oturmasını veya yakın çekim mimiklerini izliyoruz gibi.dizinin görüntü ve sanat yönetmenini epey övmüştüm sanırım onlarda yaptıkları işi çok beğeniyorlar ki güzel geçiş sahneleriyle fazla dolduruyorlar galiba diziyi.umuyorum bu sezonun devamında en azından gilead'ın diğer yüzlerini ve geçmişini daha iyi anlatırlar.

    7 haziran 00:47

    69. june beni kararlarıyla deli ediyor ama gerçekten uzun zamandır bu kadar heyecanla beklediğim bir yapım olmamıştı. kitabı daha dizinin ilk sezonunda okumuştum. normalde asla bir kitabı bir dizi/filmin önüne koymam ama burada gerçekten kitaptan daha iyi, daha güncel işleniyor konu.

    6 haziran 16:46

    68. blu tv ye para vermemek için ingilizce altyazıyla izlediğim distopik dizi. o kadar etkilendim ki izlerken her zaman empati yaptım ve Offred kadar güçlü bir kadın olabilir miydim bilmiyorum. Çok zor.

    3. sezonu, kitabı okuduktan sonra izleyeceğim. İzlerken kalp krizi geçirmemek için sonunu bilerek izlemek istiyorum.

    edit: kitabın 1. sezonla bittiğini öğrendim :(

    5 haziran 21:35 5 haziran 21:47

    67. bugün nihayet 3. sezonu başlayacak olan dizi.yarın gibi de malum ortamlara düşer büyük ihtimalle.hiçbir şeyi bu kadar heyecanla beklememiştim.

    5 haziran 17:41

    66. 5 haziran'da 3. Sezonu başlayacak dizi. 2. Sezon son bölümde bunun da içine s*çtılar ama bir yere bağlansın da bitsin artık diye izleyeceğim.

    27 mayıs 20:10