yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (2)
    • medya (0)

    1. (link: https://www.imdb.com/title/tt7984734/?ref_=nv_sr_srsg_0 imdb)

    fantastik / korku / dram türünde ödüllü bir film.

    1890lı yıllarda, uzak bir bölgede, nöbet devirleri gelen biri yaşlı, biri genç iki deniz feneri bekçisinin birbirleri ile yaşama ve çalışma fikrine alışmaya çalıştıkları süre boyunca birbirlerini tanıdıkça ortaya çıkan duygular, sırlar ve korkularını anlatıyor.

    filmin en takdire şayan kısımlarından biri görselliği, yaratılan deli dolu kasvetli atmosferi. 35 mm siyah-beyaz film, bölgenin sert iklim şartları (gizlinot: ki notlarda çekim ekibinin gerçekten zor şartlar altında çalıştığı yazılmış), dönemi yansıtan sade olduğu kadar kaba olan nesnelerin serpiştirilmesi ve elbette sırlarla dolu biri yaşlı, biri genç iki deniz feneri bekçisinin sert yüz ifadeleri birleşince ortaya muazzam bir resim çıkıyor. günümüzde çekilmiş bir şaheser gözüyle bakıyorum.

    sinema filmlerinde alışageldiğimiz, günümüz standartı olan 16:9 (1,77:1) çerçeve oranı yerine 1,19:1 çerçeve oranı tercih edilmiş, yani eni yeterince geniş değil ve kapana kısılmışlık hissi veriyor. film böyle bir atmosfer ile sanki gerçekten 1800lü yıllardan fırlamış gibi. ya da eski usta yönetmenlerden birinin elinden çıkmış gibi. birkaç kere daha izlenir fakat benim öyle bir zamanım yok.

    son olarak yönetmenin sinematografisine göz atınca uzun metrajla ilgili fazla bir deneyimi olmadığını görüp şaşırdım, birkaç kısa metrajlı ve bir uzun metrajlı film var the lighthouse'dan önce. bundan önceki tek uzun metrajlı filmi olan (link: https://www.imdb.com/title/tt4263482/?ref_=nm_flmg_dr_4 The VVitch: A New-England Folktale)'i bulup izlemeye çalışacağım; bayağı da ödül almış bu film. yine eski tarihlerde geçen bir film. yönetmenin (Robert Eggers) kendi fotoğrafı da1800lü yıllardan kalma gibi, sanırım kendisinde aşırı derecede geçmiş dönem merakı var.

    23 aralık 2019 16:11

    2. lighthouse olarak gördüğümüz bina boyu enine göre daha uzun, haliyle yataydansa dikey olarak görmek farklı bir his uyandırıyor. gözümüz yatay eksende değil de dikey eksende tarama yapıyor. hatta bazı sahnelerde kamera binanın epeyce dibine gelerek bütün ihtişamı ile onu aşağıdan yukarı düz bir eksende çekiyor. bu plan, yani kameranın binayı dolaşması bize göstermesi 9-10 saniye sürüyor neredeyse. daha fazla uzatmayalım, bir nevi kameranın lighthouse'u yaladığını görüyoruz, film boyunca da cinsellik belası psikolojimizi bozuyor, gerçek yapıyla metaforu anlatmış. Lighthouse'un tepesinde orgazm yaşaması da bu duyguyu güçlendirdi. 

    Filmde sinir olduğum bir şey şuydu; evin içinde kaplara tuvaletinizi yapıyorlar ve neredeyse 1 gün boyunca tuvalet dolu kaplar odada kalıyor. O kapları dökmeye o kadar uzağa gitti ki sinir oldum. Burada bir şey anlatılıyor mu bilemedim. 

    kasvetli ve üzerine düşününce çok anlam çıkarılabilir bir film. O oyunculuklar için bile izlenir.

    11 temmuz 22:38 11 temmuz 22:39

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar